İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter


Geri git   İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter > PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)'İN SÜNNETİ,ÖRNEK HAYATI VE HADİS-İ ŞERİFLERİ > Siyer-i Nebi (S.A.V)

Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Forumları Okundu Kabul Et

Yuva

Görüntülemeler : 12  √  Cevap Sayısı : 0

Görüntüleyenler Üyeler:   √ Misafir:1

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 20-05-2008, 20:12   #1
ISRA
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 09-01-2008
Bulunduğu yer: Bir Garip Yolcu
Yaş: 32
Mesajlar: 4.194
Rep Gücü: 124
ISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 218
387 Mesajda 553 Teşekkür Aldı
Bayrak Yuva

Yuva





Damat, amcasının evinden ayrıldı ve gelinle birlikte yaşamak üzere onun evine yerleşti. Hatice kocasına bir eş olduğu kadar, onun en yakın arkadaşı ve ideallerini ve is-teklerini paylaşan bir dostu idi. Acılar ve kayıplar olsa da evlilikleri çok mutlu geçiyordu. Hatice, Muhammed´e (s.av.) altı çocuk doğurdu, iki erkek ve dört kız. En büyük ço*cukları Kasım adında bir oğlan çocuğuydu. Bundan son*ra Muhammed´e Ebu´l-Kasım (Kasım´ın babası) denmeye başlandı. Fakat çocuk iki yaşını doldurmadan öldü. İkinci çocukları Zeyneb adında bir kızdı, onu üç kız çocuğu daha takip etti, Rukiyye, Ümrnü Gülsüm ve Fatıma. Son çocukları ise yine çok az bir süre yaşayan bir erkek çocuğuydu.

Evlendiği´gün Muhammed (s.a.v.1, babasından miras kalan sadık cariyeyi, Bereke´yi, azat etti; aynı gün Hatice ona kendi kölelerinden birini, onbeş yaşındaki Zeyd´i he*diye etti. Bereke´ye gelince, onu Yesrib´li biriyle evlendir*diler. O adamdan bir oğlu oldu ve bundan sonra Ümmü Eymen (Eymen´in annesi) olarak anıldı. Zeyd ise kendisi gibi gençlerle birlikte, Hatice´nin yeğeni, yani Kardeşi Ni-zam´in oğlu Hakim tarafından Ukaz panayırından satın alınmıştı. Halası onu ziyarete geldiğinde, Hakim ona yeni aldığı kölelerden birini seçmesini teklif etti. O da Zeyd´i seçti.

Zeyd, atalarıyla övünürdü: babası Harise Suriye ile Irak arasında yerleşik olan Kelb kabilesindendi; annesi ise yine meşhur olan komşu Tayy kabilesindendi. Tüm Arabistan´da cömertliği ve belagatı ile şöhret salan şair-şöval ya Hatim de annesiyle aynı kabiledendi. Yıllar önce bir gün annesi Zeyd´i ailesini ziyaret etmek için kendi kabile*sine ***ürüyordu; kaldıkları köye Benî Kayn kabilesinden bir grup adam saldırdı, çocuğu kaçırıp köle diye sattılar. Babası Harise onu ümitsizlik içinde arıyordu, Zeyd de Kelb kabilesinden babasına haber gönderebileceği kimse*ye rastlayamamiştı. Fakat Kabe´ye Arabistan´ın her yerin*den hacılar geliyordu. Muhammed´in (s.a.vj kölesi olduk*tan aylar sonra bir gün, Mekke sokaklarında kendi kabi leşinden adamlara rastladı. Eğer onları bir Önceki yıl ger muş olsaydı, duygulan çok farklı olurdu. Böyle bir karşı*laşmayı uzun süredir arzuluyordu, fakat şimdi şaşkınlığa düşmüştü. Şimdi artık hiçbir şey düşünmeden burayı ter-kedip ailesine gidemezdi. Fakat onlara nasıl bir haber gön*derebilirdi? Meselenin esası ne olursa olsun, bir çöl çocuğu olarak bu durumlarda hiç bir şeyin şiirden daha anlamlı, olamayacağını biliyordu. Kafasındakileri anlatabilmek için bir kaç mısra yazdı, fakat bu mısralar ifade ettikleri an*lamlardan daha fazlasını ima ediyorlardı. Daha sonra Kelb´li hacıların yanına gitti ve kendisini tanıttı: «Aileme şu mısraları okuyun, çünkü uzun sûredir benim için üzül*düklerini biliyorum:

Kendim uzakta olsam da, sözlerimi ahu

Ve halkıma ***ürün: Ben şimdi Kutsal Ev´de

Tann´nın kutsadıgı yerde yaşıyorum.

Artık şimdiye dek çektiğimiz üzüntüleri bir kenara bırakın.

Beni aratmak için develeri yormayın. Çünkü ben, Allah´a şükür, bütün silsilesi soylu olan Büyük ve iyi bir ailenin yanındayım.

Hacılar bu haberle yurtlarına döndüklerinde, Harise hemen kardeşi Ka´b ile birlikte Mekke´ye doğru yola çıktı. Muhammed (s.a.v.)´e gidip, ondan oğlu Zeyd´i istediği fi*yata kendisine satmasını istedi. Muhammed şu cevabı verdi: «Bırakın kendisi seçsin, eğer sizi seçerse hiç bir ücret istemeden onu size veririm; eğer beni seçerse, ben beni se*çen birinin üstünde karar verici değilim.» Daha sonra Zeyd´i yanlarına çağırdı ve bu iki adamı tanıyıp tanımada-ğını sordu. Zeyd: «Bu amcam, bu da babamdır» dedi. «Be*ni tanıyorsun» dedi Muhammed (s.a.v.): «Ve benim sana gösterdiğim dostluğu da biliyorsun, o halde benimle onlar arasında bir seçim yap.» Zeyd zaten seçimini yapmıştı, he*men şöyle dedi: «Senin üstüne başka adam seçecek deği*lim. Sen bana annem ve babam gibisin.» «Ey Zeyd, köleli*ği özgürlüğe, babana, amcana ve ailene tercih mi ediyor*sun?» diye hayretle sordular. Zeyd: «Evet Öyle, çünkü ben bu adamda öyle şeyler gördüm ki kimseyi ona tercih ede*mem» dedi.

Muhammed (s.a.v.) daha sonraki konuşmaları kısa ke*serek onlan Kabe´ye davet etti. Hicr´de ayakta durarak yüksek sesle şunları söyledi: «Ey burada bulunanlar, «ahit olun ki Zeyd benim oğhımdur, ben onun, o da benim va-risimdir.»[1]

Amca ve baba isteklerini yerine getiremeden ülkeleri*ne dönmek zorunda kaldılar. Fakat kabilelerine anlatma*ları gereken hikâye, bu evlât edinmeye sebep olan karşı*lıklı sevgi, utanç verici bir şey değildi. Zeyd´in özgürlüğe kavuştuğunu ve daha sonraki yıllarda kardeşleri ve akra*balarına da faydalı olabilecek yüksek bir şerefe ulaştığını gördükten sonra teselli oldular-ve yollarına üzüntüsüz de*vam ettiler. O günden sonra bu yeni Haşimî, Mekke´de Zeyd İbn Muhammed diye anılmaya başladı.

Muhammed´le (s.a.v.) Hatice´nin evlerine en sık gelen ziyaretçilerden biri de Muhammed´in kendinden bile kü*çük olan en küçük halası, aynı zamanda Hatice´nin yenge*si Safiye idi. Beraberinde, ağabeyinin ölümünden sonra Zübeyr adını verdiği oğlunu da getirirdi. Bu nedenle Zü-beyr, Muhammed´in kızlarıyla, yani kuzenleriyle küçük yaşlardan beri arkadaşlık ederdi. Safiye ile birlikte, Hati*ce´nin tüm çocuklarının ebesi olan ve kendisini ev halkından sayan sadık hizmetlisi Selma da gelirdi.

Yıllar geçtikçe, Muhammed´în sütannesi Halime de ara sıra onları ziyarete gelmeye başladı. Hatice ona her zaman gereken saygıyı gösterirdi. Bu ziyaretlerden biri, Halime´-nin sürülerinin uzun süren çok sert bir kuraklık nedeniy*le helak olduğu bir zamana rastladı. Hatice ona kırk ko*yun ve üstünde tahtı ile birlikte bir deve hediye ettr. Hi*caz´da bir veba gibi yayılan bu kuraklık aileye yeni bir ferdin katılmasına da neden oldu.

Ebu Talib bakabileceğinden fazla çocuğa sahipti ve kuraklık onun belini kırmıştı. Muhammed (s.a.v.) bunu iarketti ve birşeyler yapması gerektiği kanaatine vardı. .Amcaları arasında en zengin olanı Ebu Leheb´di, fakat o aileden uzak dururdu. Belki bunun nedeni kendisinin, an*nesinin tek çocuğu oluşu ve başka öz kardeşe sahip olma*yışıydı. Muhammed (s.a.v,) başarılı bir tüccar olan ve be*raber büyüdükleri için kendisine çok yakın olan amcası Abbas´tan yardım istemeyi tercih etti. Muhammed (s.a.v.)´e en yakın olanlardan biri de, onu her zaman evinde hoş karşılayan ve çok seven Abbas´ın karısı Ümmü´1-Fadl idi. Onlara gitti ve iki ailenin Ebu Talib´in durumu düzelene dek onun oğullarından ikisinin bakımım üstenmesinı tek*lif etti. Hemen karar verdiler ve birlikte Ebu Talib´e gitti-[2] Onların tekliflerine karşı Ebu Talib: «istediğinizi ya*pın, fakat Akil ile Talib´i bana bırakın» dedi. Cafer artık onbe? yaşındaydı ve ailenin en küçüğü de değildi. Annesi Fatıma, ondan on yaş küçük bir erkek çocuğu daha dünya*ya getirmişti; adını Ali koymuşlardı. Abbas, Cafer´in bakı*mını üstlenebileceğini söyledi, bunun üzerine Muhammed (s.a.v.) de Ali´yi aldı. Bu sıralarda Hatice Abdullah adında bir erkek çocuğu daha dünyaya getirmişti, fakat Abdullah," Kasım´dan daha az bir zaman yaşadı. Bîr anlamda Ali onun yerini almıştı. Rukiye ve Ümmü Gülsüm´1 e hemen hemen aynı yaşta Seyneb´den küçük ve Fatıma´dan biraz büyük olan Ali bu dört kuzeniyle kardeş gibi büyüdü. Zeyd´le birlikte bu beş kişi Muhammed ve Hatice ailesinin özünü, oluşturuyordu. Fakat bunlardan başka onlara çok bağlı olan ve burada kronolojik olarak ele alınan ta*rihte küçük veya büyük roller oynayan birçok akrabalar: da vardı.

O sırada hayatta olmayan en büyük amcası Haris geri-de bir çok erkek çocuk bırakmıştı. Bunlardan biri, Ebu Süfyan*. Muhammed (s.a.v.)´in süt kardeşi idi. Çünkü on*dan birkaç yıl sonra o da Beni Sa´d´da Halime tarafından omzırümişti. Çoğu kişi Ebu Süfyan´m aile benzerliği bakı*mından Muhammed (s.a.v.)´e çok yakın olduğunu söyler. İ´tisinin ortak özelliklerinden biri de güzel konuşma sana*lı idi. Fakat Ebu Süfyan yetenekli bir şairdi -belki de amalan Zûbeyr ve Ebu Talib´den daha yetenekliydi. Oysa Muhammed (s.a.v.), arapça grameri ve güzel konuşmada rakipsiz olmasına rağmen, bir tek şiir bile yazmamıştı.

Hemen hemen kendi yaşında olan Eüu Süfyan, onun için hem arkadaş hem de bir dosttu. Kanla bağlı akraba*larından biraz daha yakın olanlar, babasının öz kardeşle*ri, yani Abdu´l-Muttalib´in beş kızının çocukları idi. Bu ku*zenlerinin en büyükleri kuzeydeki Esed kabilesinden Cahş adında bir adamla evlenen haıası Umeyme´nin çocuklarıy*dı[3]. Cahş´ın Mekke´de bir evi vardı. Kendi kabilesinden başka bir kabile ile beraber yaşayan birinin, o kabilenin bi" üyesi ile karşılıklı anlaşma yapması sonucunda, o kişi*yi haklarını ve görevlerini yerine getirecek bir temsilci olarak tayin emtesi de mümkündü. Abdu´ş-Şems soyunun Ümeyye [4]kolundan gelen kabilenin başkam olan Harb, Cahş´ın müttefiki olmuştu. Bu nedenle Umeyme´nin Cahş jle evlenmesi aynen onun bir Şems´li ile evlenmesi gibiy*di. Umeyme´nin ağabeyinden sonra Abdullah adını \ erdiği en büyük oğlu Muhammed´den hemen he*men oniki yaş küçüktü ve bu iki kuzen birbirlerini çok severdi. Umeyme´nin ağabeyinden epey küçük oian ve güzelligiyle dikkatleri çeken kızı Zeyneb de bu sevgi bağı*nın içindeydi. Muhammed (s.a.v.) ikisini de çocuklukların*dan beri çok severdi; halası Berre´nin oğlu Ebu Seleme´ye de özel bir sevgi beslerdi.

El-Emin´i çevreleyen bu sevgi ve cazibe sadece ailesi ile sınırlı değildi; Hatice ile birlikte bu sevgi çemberinin merkezinde bütün akrabalarını içeren bir daire içindeki tüm İnsanlara sevgi besliyorlardı. Hatice´nin akrabaları da bu çemberin içindeydi. Ona en yakın olanlardan biri, oğlu Ebul-As ile onları sık sık ziyaret eden kardeşi Hale idi. Hatice yeğenini, sanki kendi oğluymuş gibi seviyordu; bu nedenle Hale kardeşinden oğlu için bir eş bulmasını istedi -Hatice sık sık onların her durumda yardım isteme*lerini tembih ederdi. Halice kocasına bu konuyu açtığın*da o, kızları Zeyneb´i evlenecek yaşa geldiğinde Ebu´l As´a uygun bir eş olabileceği önerisini getirdi. Zamanı geldiğin*de Zeyneb´i kuzeni ile evlendirdiler.

Politik olarak bir arada anılan Haşim ve Muttalib soy*larının zayıflayan politik etkisini tekrar güçlendirmek için duyulan ümitler, Muhammed (s.a.v.) üzerinde yoğunlaş-nusti. Soy ayrımı olmaksızın tüm Kureyş onu, Arabistan´*da kabilelerinin şerefini ve gücünü devam ettirebilecek, neslinin en yetenekli şahsı olarak görüyordu. El-Emin´e ya*pılan övgüler herkesin dilindeydi; belki de bu nedenle Ebu Leheb yeğenine gelmiş ve kızları Rukiyye ve Ümmü Gül-süm´ü kendi oğullan Utbe ve Uteybe´ye » istedi*ğini söylemişti. Muhammed (s.a.v.J, bu İki kuzenini iyi ta*nıdığı için teklifi uygun bulmuş ve nişanlar yapılmıştı.

İşte bu sıralarda Ümmü Eymen´i yine aile fertleri ara*sında görüyoruz. Kaynaklar onun bir dul olarak döndüğü*nü, veya kocasının onu boşadığını belirtmiyorlar. Sebep her ne İse, Ümmü Eymen yerinin orası olduğunu biliyor*du. Muhammed (s.a.v.), çoğu kez ona «anne» diye hitap eder ve başkalarına «O bana ailemden kalan tek ferttir» derdi"[5]





--------------------------------------------------------------------------------

[1] I S. III/1;26

[2] i. S. l/ı, 7i.



[3] Esed ibn Huzeyme Necd ovasının en kuzeyinde yerleşmişolan Mekke´nin kuzey-doğusundaki bir kabile.

[4] Abdu´ş-Şems´in oğl" ve Harb´in babası Umeyye´nin ölümünden-sonra böyle anılmıştır

[5] I. S. VIII 162.



ISRA isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   ISRA nickli üyeye özel mesaj gönderin ISRA tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags:

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Yuva kuracak çiftler evlilik okuluna gitmeli YASİN Aile Ve İslam 0 06-01-2009 15:50
Yeni Yuva ISRA Siyer-i Nebi (S.A.V) 0 21-05-2008 18:55
Yuva Kelimesi Ile Ilgili Ayetler ttemizsoy Kur'an Fihristi 0 16-05-2008 21:40
Manda Yuva Yapmış SaNaL FaNi Karikatürler Ve Resimler 0 01-05-2008 01:20



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı


Saat 22:38.

Forum Saati + 2 Olarak Ayarlanmıştır.

Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

www.ilimhazinem.com

627 631 632 634 635 636 638 639 642 643 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 681 682 683 685 686 688 689 699 700 701 702 703 704 705 712 717 718 719 720 721 722 724 725 726 727 728 729 730 731 732 734 735 736 737 738 739 740 742 743 744 745 746 753 758 760 761 762 763 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 787 788 789 790 791 792 793 795 796 797 800 801 802 803 805 806 808 809 810 811 814 818 819 820 821 822 824 825 826 827 832 833 836 837 838 839 840 841 842 844 845 846 850 851 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 893 894 895 896 897 898 899 900 901 902 906 908 909 912 913 914 915 916 917 918 919 920 921 922 924 925 926 927 928 929 930 931 932 933 934 935 936 937 938 939 940 941 942 944 945 947 949 952 953 954 955 958 967 970 971 973 980 981 984 987 988 989 990 991 992 993 994 995 999 1000 1001 1002 1003 1004 1005 1006 1007 1008 1009 1010 1011 1013 1014 1015 1016 1017 1018 1019 1020 1021 1022 1023 1024 1025 1026 1027 1028 1029 1030 1031 1032 1033 1034 1035 1036 1037 1038 1039 1040 1041 1042 1043 1044 1045 1046 1047 1048 1049 1050 1051 1052 1053 1054 1056 1057 1058 1059 1060 1061 1062 1063 1064 1065 1066 1067 1068 1069 1070 1071 1072 1073 1074 1075 1076 1077 1078 1079 1080 1081 1082 1083 1084 1085 1086 1087 1088 1089 1090 1091 1092 1093 1094 1095 1096 1097 1098 1099 1100 1101 1102 1103 1104 1105 1106 1107 1108 1109 1110 1111 1113 1114 1115 1116 1117 1118 1119 1120 1121 1124 1125 1128 1129 1130 1131 1135 1136 1137 1138 1139 1140 1141 1142 1143 1144 1145 1146 1147 1148 1149 1150 1151 1152 1153 1154 1155 1156 1157 1158 1159 1160 1161 1162 1163 1164