İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter


Geri git   İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter > PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)'İN SÜNNETİ,ÖRNEK HAYATI VE HADİS-İ ŞERİFLERİ > Siyer-i Nebi (S.A.V)

Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Forumları Okundu Kabul Et

Vadideki Kureyş

Görüntülemeler : 14  √  Cevap Sayısı : 0

Görüntüleyenler Üyeler:   √ Misafir:1

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 20-05-2008, 20:04   #1
ISRA
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 09-01-2008
Bulunduğu yer: Bir Garip Yolcu
Yaş: 32
Mesajlar: 4.194
Rep Gücü: 124
ISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 218
385 Mesajda 548 Teşekkür Aldı
Bayrak Vadideki Kureyş




Vadideki Kureyş





İbrahim´in soyundan gelen en güçlü arap kavimlerin*den biri de Kureyş idi; ve İsa´dan yaklaşık dört yüz yıl sonra, Kureyş´ten Kusayy, Huzaa´nın lideri Huleyl´in kızı ile evlendi. Huleyl, damadını kendi oğullarma tercih etti; çünkü Kusayy ammanmın araplan arasında sivrilmiş bir şahsiyetti. Huleyl´in ölümünden sonra, şiddetli bir çarpış-ma oldu ve sonunda Mekke´nin yöneticiliği ve Kabe´nin ko*ruyuculuğu Kusayy´a verildi.

Bunun üzerine Kusayy yalan akrabaları olan Kureyşlileri ?kardeşi Zühre, amcası Teym, diğer bir amcasının oğ*lu olan Mahzum ve daha uzak olan bir kaç kuzenini- va*diye getirdi ve Mabed´in yakınma yerleştirdi. Bunlar ve yakınları Vadi Kureyşleri, Kusay´ın daha uzak akrabaları olan ve çevredeki tepelerde yerleşmiş olanlar İse civar Ku*reyşleri olarak tanınır. Kusayy bu iki kabileyi de kral gibi yönetiyor ve vergi alıyordu, bu parayla da kendilerini besleyemeyecek kadar fakır olan hacıları doyururdu. Bu zamana kadar Mabed´in koruyucuları onun çevresinde ça*dırlarda kalıyorlardı. Fakat Kusayy onlara, kendilerine ev*ler yapmalarını söyledi, kendisi de Daru´n-Nedve adıyla tanınan geniş bir ev yaptı.

Herşey ahenkliydi, fakat karışıklıklar çıkmak Üzere idi. Kusayy soyunun belirgin özelliklerinden biri de her ne*silde bir tek seçkin kişinin tüm kavme hükmetmesi idi Kusayy´ın dört oğlundan en şerefli ve tanınmış olanı Abdu´1-Menaf ti. Fakat Kusay, en büyük oğlu Abdu´d-Dar´ı. içlerinde en az yetenekli olmasına rağmen diğerlerine ter*cih etti ve ölümünden kısa bir süre önce ona şunları söyle*di: «Oğlum, insanlar, onları senden daha şerefli kabul etseler de, seni onların seviyesine çıkaracağım. Sen açma*dıkça Ka´be´ye kimse giremeyecek. Kureyş´in savaş san*cağı senin ellerinde olacak, sen izin vermedikçe hiçbir ha*cı Mekke´de içecek su bulamayacak, sen vermedikçe hiç*bir yiyecek bulamayacak, Kureyş senin evinden başka yer*de bir meselede anlatamayacak.[1]Kendi hak ve güçleri*nin tümüyle birlikte Darün-Nedve´nin sahipliğini de ona verdi.

Evlada yakışır bir şekilde Abdu´l-Menaf, babasının di*leklerini tartışmasız kabul etti; fakat bir sonraki nesilde Kureyş´in yansı, gününün en ileri gelen adamı olan Ab-du´L-Menafın oğlu Hagim´in etrafında toplandılar ve hak*ların Abdu´d-Dar sülalesinden Hasim´in kendi sülalesi*ne aktarılmasını istediler. Haşim ve kardeşlerini destek*leyenler Zühre ve Teymin torunları ve en yaşlı grup ha*riç tüm Kusayy soyundan gelenlerdi. Mahzum´un soyun*dan gelenler ve diğer uzak kuzenler hakların Abdu´d-Dar´-da kalmam gerektiğini savundular. Duygular o kadar şid*detlendi ki Abdu´l-Menaf soyundan bir grup kadın bir kâ*se güzel koku getirip, Ka´be´nin yanına koydular; Haşim, kardeşleri ve diğer taraftarları ellerini bu kaseye daldı*rıp, birbirlerini bırakmayacaklarına dair and içtiler ve bu anlaşmayı teyid etmek için kokulu ellerini Kabe´nin taş*larına sürttüler. İşte bu grup güzel kokanlar diye anıldı. Abdu´d-Dar´ın taraftarları da birleşme andı içtiler ve on*lara da Müttefikler adı verildi. Şiddet ve savaş sadece Mabed´İn içinde değil Mekke´yi çevreleyen büyük bir daire içinde de yasaktı. İki grup, bir anlaşmazlık çıktığın savaş etmek için bu kutsal yerden milierce uzağa gitmek zo*rundaydılar. Sonunda Abdu´LMenaf oğullarının vergi top*lama ve hacılara yiyecek ve su sağlama haklarını alma*sına, Abdu´d-Dar oğullarının ise Ka´be´nin anahtarlarına ve diğer haklara sahip olmasına ve onların evinin yine top*lanma yeri (Darü´n-Nedve) olarak devam etmesine karar verildi.

Haşim´in kardeşleri, hacılara hizmet görevini Haşim´e verdiler. Hac zamanı yaklaştığında Haşim mecliste kalkar ve şöyle derdi: «Ey Kureyşliler, siz Allah´ın komşularısı*nız, O´nun evinin yakınlarısınız, işte bu bayramda Tanrı´-ran ziyaretçileri, hacılar O´nun evine geliyor. Onlar Allah´*ın misafirleridir ve hiçbir* misafir O´nun misafirleri kadar cömertlik beklemez. Eğer benim kendi zenginliğim yetse idi, bu yükü size yüklemezdim.»

Haşim hem Arabistan içinde, hem de dışında şeref ka*zandı. Mekke´den kalkan iki büyük kervanı, Yemen´e gi*den kış kervanını ve kuzey-baü Arabistan´a, oradan Ro*ma İmparatorluğunun bir bölümü olarak Bizans yöneti*minde olan Suriye ve Filistin´e giden Yaz kervanını o dü*zenlemiştir. İki kervan da eski «misk yolu» üzerinden ge*çerdi ve yaz kervanının en önemli duraklarından biri ve ilk durağı, kuzeytte Mekke´den onblr günlük deve yolu uzak*lıktaki Yesrid vahası İdi. Bu vahada bir zamanlar sadece yahudiler hüküm sürüyordu, fakat daha sonra Güney Ara*bistan´dan bir kavim onları yönetmeye başladı. Yahudiler, toplumun genel yaşamında rol almaya ve kendi dinlerini koruyarak zenginlik içinde yaşamaya devam ettiler. Yes-rib´deki Araplara gelince, onlar ana-erkil gelenekleri de*vam ettiriyorlardı. Atalarından bir kadının ölümünden son*ra Kayle´nin çocukları adını aldılar, fakat Kayle´den son*ra kabile, oğullan Evs ve Hazreç arasında ikiye ayrıldı.

Hazreç´in en etkili kadınlarından biri. Neccar sülale*sinden Amr´ın kızı Selma idi. Haşim onunla evlenmek is*tedi. Selma, kendisiyle ilgili İslerin kontrolünün kendisin*de olmasını şart koşarak teklifi kabul etti ve ayrıca bir erkek çocuk dünyaya getirdiğinde en azından on dört yaşına dek Yesrib´de büyütmeyi şart koştu. Haşim bu şartları kabul etti, çünkü /eni gelenler için daha tehlikeli olan va*ha humması sayılmazsa, Yesrib´in iklimi Mekke´den daha sağlıklıydı. Bundan başka Haşim sık sık Suriye´ye gidiyor*du. Gerek oraya giderken, gerekse dönüşte Selma ve oğlu*nun yanında kalabilirdi. Fakat Haşîm´in yaşamı uzun sür*medi, seferlerinden birinde Filistin´de, Gazze´de hastalandı ve öldü.

Haşim´in Abdu´ş-Şems ve Muttalib adında iki öz kar*deşi ve Nevfel adında bir üvey kardeşi vardı. Abdu´ş-Şems Yemen´de ve Suriye´de ticaretle meşguldü, Nevfel ise Irak´*ta ticaret yapıyordu. Bu nedenle ikisi de çoğu zaman Mek*ke´den uzakta bulunuyorlardı. Bu ve daha başka sebepler yüzünden, hacılara su verme ve onları beslemek için ver*gi toplama haklarını Haşim´in küçük kardeşi Muttalib al*dı ve kendisinden sonra bu görevleri yüklenebilecek bir kişi düşünmeye başladı. Haşim´in Selma dışındaki diğer eşlerinden üç oğlu vardı. Fakat söylenenlerin tümü doğru ise, bunların hiçbiri -ve Muttalib´in kendi oğullarından hiçbiri- Sehna´nın oğluyla karşılaştırılamazdı. Çok genç ol*masına rağmen Şeybe -annesinin verdiği isim- liderlik için özgün vasıfları göstermeye başlamıştı. Vaha´dan gecen yol*cular onunla ilgili çok mükemmel haberler getiriyorlardı. Sonunda Muttalib onu görmeye gitti; gördükleri onu, Selma´dan yeğenini kendisine emanet etmesini istemeye yö*neltti. Selma oğlunu bırakmak istemiyordu. Şeybe de an*nesinin rızası olmadan onu bırakmayacağını söyledi. Fa*kat Muttalib´in ümidi kırılmamıştı. Mekke´nin anne ve oğu-la Yesrib´in sağlayamayacağı olanaklar sağlayacağını vur-guladı. Kutsal Ev´in bekçileri ve tüm Arabistan´daki Hacc´-în merkezi olan Kureyşliler şerefçe diğer Arap kabilele*rinden üstündüler; büyük bir ihtimalle Şeybe, bir gün ba*basının görevini üstlenecek ve Kureyş´in liderlerinden bi*ri olacaktı. Fakat bunun için Önce kendi halkıyla bütünleş*meliydi. Dışarıdan gelen bir göçmen böyle bir şerefe ta*bii ki hak kazanamazdı. Selma onun öne sürdüğü düşün*celerden çok etkilendi. Eğer oğlu Mekke´ye giderse onu

Mekke´de ziyaret etmesi veya oğlunun onu ziyaret etmesi kolay olacaktı, bu nedenle onun gitmesine izin verdi. Mut-talib yeğenini devesinin arkasına aldı ve yola koyuldu. Mekke´ye giderken yolda onlara rastlayanların, bu yaban*cı genci gördüklerinde «Abdü´l-Muttalib- yani «Muttalib1-in kalesi» dediklerini duydu. O da «bu benim kardeşim Haşîm´in oğludur» diye cevap verdi. Sözlerine karşılık ola-rak verilen selamla birlikteki gülümseme, şehirde ağızdan agıza dolaşacak olan genç adamla ilgili haberlerin başlan*gıcıydı; o günden sonra genç, Abdu´l-Muttalib olarak anıldı. Mekke´ye vardıktan kısa bir süre sonra,, babasının hak*ları üzerinde amcası Nevfel´le aralarında anlaşmazlık çık*tı : fakat koruyucu amcasının ve Yesrib´den gelen desteğin yardımıyla Abdu´l-Muttalib haklarını kazanabildi. Mutta-lib´in Yesrib´de verdiği sözlerden de ümit kesmedi. Yıllar sonra Muttalib öldüğünde hiç kimse yeğeninin hacılara yiyecek ve su sağlama hektarını almasına karşı çıkmadı. Onun bu işi becermekte .mcasını ve babasını bile geçtiği söylenirdi.





--------------------------------------------------------------------------------

[1] «el» takısının kaldırıldığı hitaplar dışında isim el-Muttalıbdir. Fakat bu belirlilik takısı transkripsiyonda zorluk ya*rattığı için, bu ve bunun gibi «el- takısı taşıyan isimlerde hitap halini kullanmayı tercih ettik.





ISRA isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   ISRA nickli üyeye özel mesaj gönderin ISRA tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags:

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kureyş Suresi ISRA Taberi Tefsiri 0 14-06-2008 02:37
Kureyş Suresi ISRA Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir ''Mefatihu'l Gayb'' 0 05-06-2008 03:02
Kureyş Sûresi ANKEBUT K'dan-L'ye 0 23-03-2008 19:24
Kureyş Kabilesi ANKEBUT K'dan-L'ye 0 23-03-2008 19:23
106-Kureyş Sûresi METROPOLİS Elmalı Hamdi Yazır 3 15-03-2007 06:32



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı


Saat 12:56.

Forum Saati + 2 Olarak Ayarlanmıştır.

Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

www.ilimhazinem.com

627 631 632 634 635 636 638 639 642 643 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 681 682 683 685 686 688 689 699 700 701 702 703 704 705 712 717 718 719 720 721 722 724 725 726 727 728 729 730 731 732 734 735 736 737 738 739 740 742 743 744 745 746 753 758 760 761 762 763 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 787 788 789 790 791 792 793 795 796 797 800 801 802 803 805 806 808 809 810 811 814 818 819 820 821 822 824 825 826 827 832 833 836 837 838 839 840 841 842 844 845 846 850 851 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 893 894 895 896 897 898 899 900 901 902 906 908 909 912 913 914 915 916 917 918 919 920 921 922 924 925 926 927 928 929 930 931 932 933 934 935 936 937 938 939 940 941 942 944 945 947 949 952 953 954 955 958 967 970 971 973 980 981 984 987 988 989 990 991 992 993 994 995 999 1000 1001 1002 1003 1004 1005 1006 1007 1008 1009 1010 1011 1013 1014 1015 1016 1017 1018 1019 1020 1021 1022 1023 1024 1025 1026 1027 1028 1029 1030 1031 1032 1033 1034 1035 1036 1037 1038 1039 1040 1041 1042 1043 1044 1045 1046 1047 1048 1049 1050 1051 1052 1053 1054 1056 1057 1058 1059 1060 1061 1062 1063 1064 1065 1066 1067 1068 1069 1070 1071 1072 1073 1074 1075 1076 1077 1078 1079 1080 1081 1082 1083 1084 1085 1086 1087 1088 1089 1090 1091 1092 1093 1094 1095 1096 1097 1098 1099 1100 1101 1102 1103 1104 1105 1106 1107 1108 1109 1110 1111 1113 1114 1115 1116 1117 1118 1119 1120 1121 1124 1125 1128 1129 1130 1131 1135 1136 1137 1138 1139 1140 1141 1142 1143 1144 1145 1146 1147 1148 1149 1150 1151 1152 1153 1154 1155 1156 1157 1158 1159 1160 1161 1162 1163 1164