İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter


Geri git   İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter > PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)'İN SÜNNETİ,ÖRNEK HAYATI VE HADİS-İ ŞERİFLERİ > Siyer-i Nebi (S.A.V)

Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Forumları Okundu Kabul Et

Uhud´dan Sonra

Görüntülemeler : 14  √  Cevap Sayısı : 0

Görüntüleyenler Üyeler:   √ Misafir:1

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 21-05-2008, 19:34   #1
ISRA
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 09-01-2008
Bulunduğu yer: Bir Garip Yolcu
Yaş: 32
Mesajlar: 4.194
Rep Gücü: 124
ISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 218
387 Mesajda 553 Teşekkür Aldı
Bayrak Uhud´dan Sonra

Uhud´dan Sonra




Şehre vardıklarında güneş batıyordu. Mescid´e vanr varmaz akşam namazını kıldılar. Daha sonra Peygamber (s.a.v.) dinlenmek için yattı ve derin bir uykuya daldı. O kadar derin uyuyordu ki Bilal (r.)´in okuduğu yatsı eza*nını duymadı. Bu yüzden namazı daha sonra evde tek ba*şına kıldı. Ensar´ın iki Sa´d´ı 4bn Ubade ve îbn Muaz- ge*ceyi Mescidin kapısında geçirdiler. Daha sonra bu nöbe*ti başkaları devraldı. Çünkü hâlâ Kureyşlilerin geri gelip saldırma ihtimali vardı. Ertesi sabah Peygamber (s.a.v), sabah namazından sonra Bilal´e oradakilere ve uzaktaki-lere düşmanın arkasından gidileceğini duyurmasını söyle*di. «Fakat hiçbiri bize katılmayacak, sadece dün bizimle birlikte savaşanlar gelecek» dedi.

Elçiler çeşitli kabilelere vardıklarında Ashab´m çoğu*nu yaralarını sararken veya eşlerine sardırırken bul*dular. Çünkü Uhud´a katılanlardan çok azı yara almamış*tı, çoğu ise flgır yaralıydı. Fakat Peygamber (s.a.v.) ´in ça*ğırışını duyar duymaz hepsi yaralarını ellerinden geldi*ğince kapatıp tekrar yola çıkmak için hazırlandılar. Uhud´a katılanlardan sadece Malik (r,) ve Şemmas (r.) bu seferki yürüyüşe katılamiyordu. Çünkü Malik aldığı yaraların et*kisiyle zayıf düşmüş, halsiz bir şekilde ailesinin yanında yatıyordu, Şemmas´ın ise Medine´de hiç akrabası yoktu. Bu yüzden onu Aişe kendi odasına taşımıştı. Fakat Ümmu Seleme kabilesinden olan bu adama bakmanın kendi sorumluluğunda olmasını istedi ve ona bakmayı üstlendi. Hemen hemen Ölmek üzere olduğu için, Peygamber (s.a.v.) Şemmas´ı Medine´ye gömmemelerini, Uhud´a arkadaşları*nın yanma gömmelerini söyledi.

Başına nişan alınan darbenin omuzuna gelmesi nede*niyle sağ omuzunu oynatamamasına rağmen Peygamber (s.a.v.), ilk hazırlananlar arasındaydı. Talha (r.), yola çık*ma zamanını öğrenmek için Mescide geldiğinde onu ka*pının önünde at sırtında görünce çok şaşırdı. Peygamber (s.a.v.) miğferinin önünü indirmişti, gözlerinden başka ye*ri görünmüyordu. Bunun üzerine Talha, sakat olmasına rağmen hazırlanmak üzere hemen eve koştu.

Beni Selime´den yola çıkanlar arasında, çoğu on´dan i´azla kılıç veya ok yarası almış olan kırk yaralı vardı. Kararlaştırdıkları yerde Peygamber (s.a.v.)´le buluşunca sı*raya girdiler. Peygamber (s.a.v.) onların kalelerinin beden*lerinden daha güçlü olduğunu görünce çok sevindi ve şöy*le dua etti: «Allah´ım, Beni Selime´ye merhamet et!» Bü*tün kabileler arasında, Uhud´a katılmayan fakat bu kez onlara katılan bir tek kişi vardı. Bu Cabir (r.l ´di. O sabah Peygamber (s.a.v.)´in, çağrısını duymuş ve ona giderek: «Ey Allah´ın Rasulü, savaşta bulunmayı çok istiyorum. Fa*kat babam beni yedi küçük kız kardeşimin başında bı*raktı. Ben ümit ettiğim halde şehadette Allah onu bana tercih, etti. Ey Allah´ın Rasulü, hiç olmazsa bu kez seninle gelmeme izin ver* dedi. Peygamber (s.a.v.) de ona diğer*leriyle birlikte gitme izni verdi.

Medine´den sekiz kilometre ötede konakladılar. O sı*rada düşman da kendilerinden fazla uzakta olmayan Rev-ha´da konaklamıştı. Bunu duyan Peygamber (s.a.v.) adam*larına mümkün olduğu kadar geniş alana yayılmalarını ve kendileri için odun toplamalarını emretti. Her adam ken*disi için bir ateş yakacakta. Güneş batana dek beşyüz öbek odun topladılar. Gece olduğunda herkes kendi ateşini yak*tı. Çok sayıdaki ateş öbekleri uzaktan sanki büyük bir or*du konaklamış izlenimi veriyordu. Hâlâ putperest olma*sına rağmen müslümanlara dost olan Huzaa´h bir adam Etm Sûfyanfa gidip, gerçek olmadığı halde, Uhud´a katıl*mayanlar ve müttefikleri de dahil bütün Medine´lilerin sa*vaş meydanına geldiklerini haber verdi. «Tanrıya andolsun, siz anların atlarının başını görür görmez kaçmalıydınız» dedi. Kureyşlîlerden bazdan Medine´ye saldırmak istiyor*du» fakat şimdi hepsi en hızlı şekilde Mekke´ye dönme ka*rarı almışlardı. Bununla birlikte Ebu Süfyan, erzak al*mak için Medine´ye giden bir gruptan Peygamber (s.a.v.)´e mesaj göndermeyi İhmal etmedi. «Muhammed (s.a.v.)´e de ki: «´Biz .ona ve arkadaşlarına karşı çıkıp, geri kalanların hepsinin kökünü kurutuncaya kadar onlarla savaşacağız.´ Geri döndüğünde Ukaz panayırına uğra, deveni kuru üzüm*le yükleyeyim» dedi. Adamlar, mesajı Peygamber Cs.a.v.)´e ulaştırdığında, o kısa bir süre önce inen âyetle cevap ver*di:

«Allah bize yeter, o ne güzel vekildir.» (Âl-i tmran: 123).

Peygamber Cs.a.v.) ve arkadaşları Pazartesi, Salı ve Çarşamba günlerini orada her akşam ateş yakarak ge*çirdiler. O üç gün boyunca tüm müslümanlar dinlendiler ve bayram sevinci yaşadılar. Bir önceki yaz hasat çok ve. rimli geçmişti. Sa´d îbn Ubade (r.) otuz deve yükü hur*ma, diğerleri de kurban edilmek üzere hayvanlar getir*mişlerdi. Perşembe günü toparlanıp Medine´ye döndüler.

Uhud savaşından döndükten sonra Îbn Ubey´in oğlu Abdullah, savaştan sonraki ilk geceyi, çarpışma sırasında aldığı bir yarayı dağlamakla geçirdi. Bu sırada babası ona savaşa katılmasının aptallık olduğunu söylüyordu. «Tanrı*ya andolsun, sonuç tam benim tahmin ettiğim gibi oldu» dedi. Oğlu: «Allah´ın Rasulü ve müslümanlar için yaptığım şey hayırlıydı» dedi. Fakat Îbn Ubey tartışmaya açık de*ğildi. «Eğer öldürülenler bizle geri dönmüş olsalardı, öl-dürülmezlerdi» diye iddia etti. Oğlu, diğer müslümanlarla birlikte savaşta iken o Medine´de boş durmamıştı. Yahu*diler ise daha önce göstermedikleri derecede şiddeti bir kesinlikle şöyle diyorlardı: «Muhammed (s.a.v.) sadece krallık peşinde koşuyor. Hiçbir peygamber böyle bir sonla karşılaşmamıştır. Hem kendisine hem de arkadaşlarına bü*yük darbeler vurulmuş».

Yahudilerin ve münafıkların söylediklerinin çoğu, Uhud´a yakın bir yerde ateşler yakarak yapılan gösteri*den sonra şehre dönen. Ömer (r.)´in kulağına gitmişti. Ömer, bunları duyunca hemen Peygamber (s.a.v.)´e gitti ve bundan soiumlu olan kişileri öldürmek için ondan izin istedi. Fakat Peygamber (s.a.v.) buna izin vermedi. «Al*lah, dinini yüceltecek ve Peygamber (s.a.v)´ine güç vere*cek» dedi. «Ey Hattab´m oğlu, gerçekten Kureyş bize bir daha aynı günü yaşatamayacak ve gidip Köşe´yi selâmlaya*bileceğiz»[1] -Mekke´ye girip Hacer´ül-Esved´i Öpeceklerin; kastediyordu-.

Ömer´in ellerinin bağlı olmasına rağmen Ibn Ubey, ce*zasız kalmadı. O, Mescidde cuma namazları için kendine şerefli bir konum, edinmişti. Onun Medine´deki konumunu herkes bildiği için buna kimse karşı çıkmıyordu. Peygam*ber (s.a.v.), minbere hutbe ve vaaz için çıktığında Ibn Ube> kalkar ve şöyle derdi: «Ey insanlar, bu Allah´ın Rasulüdür. Dilerim Allah onun sayesinde bize merhamet eder. O hal*de ona yardım edin, onu onurlandırın, onu dinleyin ve ona itaat edin*. Daha sonra tekrar otururdu. Fakat Uhud dönüşünden sonraki ilk.Cuma namazında Ibn Ubey her za*manki gibi aynı, şeyleri söylemek için ayağa kalktığında, etrafında bulunan Ensardan müslümanlar onu iki tara*fından tuttular ve: «Ey Allah´ın düşmanı, otur. Bu yap*tıklarından sonra senin konuşmaya hakkın yok» dediler Bunun üzerine Ibn Ubey, kalabalığın arasından zorlukla sıyrıldı ve cemaati terketti. Mescidin kapısında ona rastla*yan Ensardan biri ona: «Dön ve Allah´ın Rasulünden ba*ğışlanma dile» dedi. Fakat o şu cevabı verdi «Tanrıya an. dolsun, benden bağışlanma dilememi isteyen kişiyi ben istemiyorum».

Uhud´u izleyen günlerde Peygamber (s.a.v.) savaşla il*gili birçok yem vahiyler aldı. Bu âyetlerden iki kabilenir.

de büyük bir bölümünün savaş başladığı anda alanı ter-ketmeyi düşündükleri, fakat Allah´ın onlara güç ve karar*lılık verdiği açığa çıkıyordu. Bu iki kabileden biri, düşma*nı takip etmeye gittiklerinde hemen hazır oluşlarıyla Pey*gamber (s.a.v.)´i sevindiren Hazreç´li Beni Selime kabilesi idi. Beni Selime \q Evs´li Beni Harise kabileleri bu âyet*leri (Âl-îmran : 122) duyunca, âyette kastedilen kişile*rin kendileri olduklarını itiraf ettiler. Fakat o anki zayıf*lıkları için üzülmüyorlardı, çünkü Allah onlara kendi ka*zanacakları güçten daha fazla güç ve kararlılık vermişti. Ayetler savaş sırasında birden paniğe kapılıp dağa kaçan*lardan ve özellikle şehit olmak istedikleri için Peygam*ber (s.a.v.) ´i savaşa teşvik edenlerden bahsediyordu.

«Yoksa siz Allah, İçinizden cihad edenleri belirtip -aytrdetme-den ve sabredenleri de belirtip´ ayırdetmeden cennete gireceğinizi mt sandtntz? Andolsun, siz onunla karşılaşmadan önce Ölümü te*menni ediyordunuz, işte siz -bakıp dururken- onu gördünüz de.» (Ahi lmran: 142-143).

Fakat vahiy, savaş alanında emirlere uymayan kişi*lerin cezalanın orada ödedikleri ve affedildiklerini de be*lirtiyordu, ödedikleri cezanın veya keff arf etin bir kısmı .Pey*gamber (s.a.v.)´in ölüm haberini duyduklarında çektikleri acı ve üzüntüdür (Âl-i lmran.- 152-155). Eski medeniyetle*rin harabe ve tarihlerine bakarak, Arabistan´ın gelenek*lerinin de bir gün yok olacağı ve zaferin islam´ın olacağı da anlaşılıyordu.

«Gerçek şu ki, sizden Önce nice sünnetler (kanun özelliğini ka*zanmış olaylar) gelip geçmiştir. Bundan dolayı yeryüzünde gezip dolaşın da yalan sayanların uğradıkları sonuç nasıl oldu bir görün. Bu (Kur´an), İnsanlar için ´dolambaçsız bir açıklama (beyan)´ sakı*nanlar için de bir hidayet ve öğüttür. Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer inanmtşlarsantz en üstün olan sizlersiniz.» (Âl-i lmran: 137-139).

Bir de gelecekle ilgili bir olaya değiniliyordu: 280

Muhamtned, yalnızca bir peygamberdir. Ondan önce nice pey*gamberler gelip geçmiştir. Şimdi ölürse ya da öldürülürse, sîz to*puklarınız üzerinde gerisin geriye mı döneceksiniz? iki topuğu üze*rinde gerisin geri dönen kimse, Allah´a kesinlikle zarar veremez. Mlah şûkredenleri pek yakında ödullendırecektir» f AH ttnran: 144).







--------------------------------------------------------------------------------

[1] W. 317.



ISRA isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   ISRA nickli üyeye özel mesaj gönderin ISRA tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags: ,

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
16- Bab: Güneş Meyl Ettikten Sonra Yola Çıktığı Zaman Öğle Namazını Kılar, Sonra Bine aşküma Namazın Kısaltılması Babları 0 02-05-2009 04:47
33- İkindiden Sonra ve Bir de Sabah Namazından Sonra Müstesna: Namaz Kılmayı Kerih Gö aşküma Namaz Vakitleri 0 02-05-2009 02:25
şüheda-i Uhud YASİN (S.A.V.)'in Ashab-ı Kiramı 2 01-07-2008 13:39
Uhud´a Yürüyüş ISRA Siyer-i Nebi (S.A.V) 0 21-05-2008 19:32
Uhud Savaşi ANKEBUT U'dan-V'ye 0 22-03-2008 23:14



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı


Saat 20:55.

Forum Saati + 2 Olarak Ayarlanmıştır.

Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

www.ilimhazinem.com

627 631 632 634 635 636 638 639 642 643 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 681 682 683 685 686 688 689 699 700 701 702 703 704 705 712 717 718 719 720 721 722 724 725 726 727 728 729 730 731 732 734 735 736 737 738 739 740 742 743 744 745 746 753 758 760 761 762 763 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 787 788 789 790 791 792 793 795 796 797 800 801 802 803 805 806 808 809 810 811 814 818 819 820 821 822 824 825 826 827 832 833 836 837 838 839 840 841 842 844 845 846 850 851 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 893 894 895 896 897 898 899 900 901 902 906 908 909 912 913 914 915 916 917 918 919 920 921 922 924 925 926 927 928 929 930 931 932 933 934 935 936 937 938 939 940 941 942 944 945 947 949 952 953 954 955 958 967 970 971 973 980 981 984 987 988 989 990 991 992 993 994 995 999 1000 1001 1002 1003 1004 1005 1006 1007 1008 1009 1010 1011 1013 1014 1015 1016 1017 1018 1019 1020 1021 1022 1023 1024 1025 1026 1027 1028 1029 1030 1031 1032 1033 1034 1035 1036 1037 1038 1039 1040 1041 1042 1043 1044 1045 1046 1047 1048 1049 1050 1051 1052 1053 1054 1056 1057 1058 1059 1060 1061 1062 1063 1064 1065 1066 1067 1068 1069 1070 1071 1072 1073 1074 1075 1076 1077 1078 1079 1080 1081 1082 1083 1084 1085 1086 1087 1088 1089 1090 1091 1092 1093 1094 1095 1096 1097 1098 1099 1100 1101 1102 1103 1104 1105 1106 1107 1108 1109 1110 1111 1113 1114 1115 1116 1117 1118 1119 1120 1121 1124 1125 1128 1129 1130 1131 1135 1136 1137 1138 1139 1140 1141 1142 1143 1144 1145 1146 1147 1148 1149 1150 1151 1152 1153 1154 1155 1156 1157 1158 1159 1160 1161 1162 1163 1164