İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter


Geri git   İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter > PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)'İN SÜNNETİ,ÖRNEK HAYATI VE HADİS-İ ŞERİFLERİ > (S.A.V.)'in Ashab-ı Kiramı

Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Forumları Okundu Kabul Et

Selahaddin Eyyubi

Görüntülemeler : 33  √  Cevap Sayısı : 0

Görüntüleyenler Üyeler:   √ Misafir:1

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 28-02-2007, 22:31   #1
Mc_EastSideBoy
Guest
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Mesajlar: n/a
Teşekkürler
Yenitr Selahaddin Eyyubi

Selahaddin Eyyubi Çok Sewilen Bi İslam Büyüğü Olduğu İçin Bu Bölüme Koydum



Selahaddin Eyyubi'nin Hayatı

Selahaddin-i Eyubi, Azerbaycan'ın Duvin kasabasında yaşayan, Hezbani Kürtlerindendir. Sonradan Irak'a göç eden Ravâdiye Kürt aşireti, Irak'ın Tikrit kasabasına yerleşir. Miladi 12.yy’ın başlarında Selahaddin-i Kürdi’nin dedesi Şazi başkanlığında Irak’ta Selçuklu Emirlerinden Behruz'un hizmetine girerler. Eyyubi ailesi, Selçuklu Sultanı Muhammed Tapar zamanında Irak'a göç etmişti. Selahaddin-i Kurdi'nin dedesi Şazi ibn Mervan Pers sarayında yüksek rütbeye, Selçuklu prenslerinin özel öğretmenliğine yükselir ve Bağdat şehrinin valiliğine getirilir. Şazi'nin oğlu Necmeddin Eyyub de Tikrit'e vali tayin edilir.

Selahaddin-i Kurdi babası Eyyub ibn Şazi ibn Mervan el Kürdi'nin Tikrit valiliği sırasında Miladi 1138 yılında dünyaya gelmiştir. Asıl ismi Yusuf’tur, Selahaddin adını sonradan alır. Salah-ad-din "dinin onuru" anlamına gelir.

Bir müddet sonra Selçukluların Musul emiri İmadeddin Zengi, Tikrit'i muhasarası sırasında, Selahaddin'in babası Necmeddin Eyyub ile amcası Şirkuh , zor bir anında Selçuklu emiri İmadeddin Zengi'ye yardımları dokunur. Daha sonra kazaen Selahaddin'in amcası Şirkuh'un Selçuklu emiri Behruz'un bir adamını öldürmesi ve bazı tatsızlıkların çıkmasıyla araları açılır ve Tikrit'ten çıkarlar. Bunun üzerine Necmeddin Eyyub oğlu Selahaddin ve kardeşi Şirkuh ile beraber Musul'a İmadeddin Zengi’nin hizmetine girerler. İmadeddin Zengi de Necmeddin Eyyub'u Baalbek valiliğine atar. Kardeşi Şirkuh'u da onun hizmetine vermiştir.

Selahaddin'i Eyyubi El-Kurdi'nin çocukluğunun en güzel yılları burada geçer. O, bu yıllarını ilim tahsil etmek, ata binmek, silah kullanmak, kılıç sallamak, yönetim usullerini öğrenmekle geçirmiştir.

Eyyub ve Şirkuh, daha sonra Selçuklu emiri Nurettin Mahmut Zenginin hizmetine girip Dımaşk'a yerleşirler. Necmeddin Eyyub kısa zamanda Dımaşk'ın en ileri gelen emirleri arasında yer alır. Selahaddin-i Kurdi de cihad ruhunu ve sorumluluk duygusunu Dımaşk'ta kazanır. Nurettin Mahmut Zenginin giriştiği fetihlerde Eyyubi ailesinin büyük katkıları olmuştur.

Selahaddin-i Kurdi o yıllarda ilimle uğraşıp bundan büyük bir zevk alırdı. Onun için alimlerle bir arada olmak, kitap okumak, ilmi sohbetleri dinlemek kadar güzel bir şey yoktu. Selahaddin’in devlet kademelerindeki ilk hizmeti de Dımaşk Şurta emirliği görevi idi. Bu görevi sırasında şehirdeki her türlü kötülüğü azaltmış ve özellikle hırsızların kökünü kazımıştı. Selahaddin-i Kurdi hangi işe el atmışsa o işi en güzel şekilde hakkını vererek yapmıştır. Bu da onun ileriki yıllarda çok büyük başarılar elde etmesini sağlamıştır.

Mısır Fâtımî veziri Şaver ibn Mucîr es-Sa'di rakibi olan diğer vezir Dırgam ibn Âmir el-Lahmî ile aralarındaki anlaşmazlıktan ötürü Selçuklu emiri Nureddin Zengi'den yardım talebinde bulunurlar. Bunun üzerine Nurettin Zengi, Şirkuh'u komutan, Selahaddin'i de Şirkuh'a yardımcı olarak kendisini temsilen Mısır'a gönderir. Selahaddin bu seferde savaş sanatındaki dehasını ve büyük maharetlerini ortaya koymuştur. Şirkuh ve yeğeni Selahaddin Mısır’da çok büyük kahramanlıklar gösterirler. Mısır veziri Şaver'e destek olup rakibi Dırgam'ı mağlup etmesine yardımcı olurlar.

Bu olaydan sonra Mısır veziri Şaver, Şirkuh ve Selahaddin'in Mısır'a hakim olmasından endişelenerek Kudüs Kralı Amaury'dan yardım ister. Gerek Haçlılar, gerekse Nureddin Zengi için Mısır'ı ele geçirmek en büyük istekleriydi. Selahaddin, askerlerin düşmanın çokluğu karşısında çekindiklerini görünce, onlara cihadın ne demek olduğunu şu sözlerle anlattı: "Madem ki ölümden korkuyoruz, neden evlerimizde oturup da eş ve çocuklarımızla zevk ve eğlence içinde rahatça yaşamaya bakmıyoruz. Bizim görevimiz karşımızdaki düşmanın azlığı veya çokluğuna bakmak ve ona göre savaşıp savaşmamaya karar vermek değildir. Bizim görevimiz onlarla Allah'ın adı yüce olsun diye sonuna kadar savaşmaktır". Bu sözler askere büyük etki yaptı. Kahramanca savaştılar ve Haçlıları püskürtüp geri çekilmelerini sağladılar.

Haçlıların geri çekilmesi ile Selahaddin göstermiş olduğu büyük başarılarla halkın üzerinde büyük etki bırakmıştı. Bu durumu kendi aleyhine olarak düşünen Mısır Veziri Şaver, Selahaddin ve Şirkuh' a karşı suikast hazırlattı. Bu durumdan haberdar olan Selahaddin ve Şirkuh Fatımi Halifesini haberdar eder. Fatımi halifesi de vezir Şaver'in daha evvel de yapmış olduğu bir çok hatalardan dolayı onun ölüm emrini vererek Şirkuh'u onun yerine vali tayin eder. Valilik görevinde iki ay gibi kısa bir süre kalan Şirkuh vefat etmiştir. Fatımi hükümdarı el- Adıd kimi vezir edineceği konusunda düşünmeye başlar. Nureddin Mahmut Zengi'nin Mısır daki ileri gelen kumandanları ordunun başına kimi getireceklerini tartışırlar. Bir çok bilgin Fatımi hükümdarı el-Adıd'ı ikna ederek Selahaddin'i bu göreve tayin ettirip, arkasından vezirlik görevine gelmesini sağladılar. Selahaddin bu göreve atandığı vakit henüz 32 yaşındaydı.

Selahaddin-i Kurdi, çocuklarına ve kumandanlarına durmadan Allah korkusunu anlatır; O’nun emirlerine uymalarını, yasaklarından kaçınmalarını, zulümden uzak durmalarını ve adaletle hükmetmelerini tavsiye eder dururdu. Selahaddin’in Allah'la olan bağları çok kuvvetliydi. Yaptığı her işi Allah'ın rızasını gözeterek yapar ve Allah'tan başka hiçbir güçten korkmadığı için savaştan savaşa gitmekten çekinmezdi.

Selahaddini-i Kurdi’nin ordudaki başarıları ve askerlerin ihtiyaçlarıyla yakından ilgilenmesi, hepsinin arasında adaletle hükmetmesi, hiçbir ayrım gözetmemesi, askerlerinin de ona karşı son derece bağlı kalmasını sağlıyordu. Selahaddin’in Mısır'ı büyük bir inançla savunması, Fatımilere bağlı ve Şia mezhebine mensup olan halkın Şii-Sünni ayırımını asgariye indirmiş ve iki Müslüman kitle arasında ki düşmanlığın ve dargınlığın yavaş yavaş silinmesine ön ayak olmuştur. Her iki tarafı aynı safta Dimyat ve Gazze savaşında Haçlı-Bizanslılara karşı beraberce omuz omuza savaştırmıştır.


Fatımi Halifesi el-Adıd 13 Eylül 1171 yılında vefat edince onun ölümüyle 272 yıl süren Fatımi Devleti tarihe karışmış oldu. Selahaddin Cuma günü Mısır da Abbasi Halifesi Mustazi 'bi Emrillah adına hutbe okutturdu. Fatımilerin son Halifesinin ölümüyle yıllardır birikmiş olan mal ve paralarla dolu hazineye el koyan Selahaddin, tek bir kuruşuna el sürmeden hepsini halka ve askerlere dağıttı.


Nureddin Zengi’nin de vefatıyla Selahaddin el- Kurdi, İslam Dünyasının önde gelen büyük devlet adamları arasına girer. O günkü İslam Dünyası param parça olmuştu ve Haçlılar bu fırsatı kaçırmak istemiyorlardı. Selahaddin-i Kürdi ise Müslümanları bir arada toplamak için elinden geleni yapıyordu. Mısır, Kuzey Afrika, Yemen, El-Cezire ve Kürt ülkesine sahip olunca onları tek bir sancak ve tek bir otorite altında topladığından dolayı Abbasi Halifesi Selahaddin-i Kürdiye şükranlarını ve memnuniyetlerini bildirmişti.


Selahaddin’i Eyyubi Kürt tarihinde önemli bir yere sahiptir. Üstün zekası, komuta yeteneği, taktik zenginliğiyle Eyyubi devletinin en yetenekli yöneticisidir. Ayrıca imanı ve onuru ile şanlı bir geçmişi bulunmaktadır. Bir Kürt evladı olarak ümmeti bir araya getirme, birlik beraberliği sağlamak için bir yaşam mücadelesi vermiştir. Kendilerine son derece güvenen Haçlılar Selahadin-i Kurdi’ye güç yetirememişlerdir. Selahaddin-i Kurdi, Kudüs Krallığı üzerine arka arkaya 3 saldırı düzenler. Haçlıların Kızıl Denize açılan tek limanı olan Eğle'yi hakimiyeti altına alır.


Selahaddin-i Kurdi, Mısır ve Suriye'nin tek bir yönetim altında toplanmasını sağlamak ve özellikle İslam Birliğini gerçekleştirmek için çalışır. Bu sırada Abbasi Halifesi kendisine Mısır ve Suriye Hükümdarı ünvanını verir. O günden sonra Mısır ve Suriye hükümdarı ile adına para bastırmış, hutbe okutmuş ve bağımsız bir hükümdar olarak bütün bu bölgede yeni bir devlet kurmuştur. Tarihte " Eyyubiler Devleti " olarak bilinen bu devletin en önemli özelliği; Haçlılara karşı giriştiği amansız mücadeleler ve Kudüs'ü Haçlıların işgalinden kurtarması olmuştur.


Selahaddin-i Kurdi Şam bölgesinde ki Dımaşk, Halep, Hama, Humus, Baalbek, Menbiç, Azzaz şehirlerini tamamen hakimiyetine aldığı gibi Mısır, Libya, Sudan'ın kuzeyi ve Yemen'i de devletinin sınırları içine almıştı. Selahaddin-i Kurdi her türlü engellemelere rağmen 1183'te kardeşi el-Adid'i görevlendirerek Dımaşk'ta oluşacak bir İslam birliği konferansına İslam Emirlerini davet eder.Çünkü Selahaddin-i Kurdi Haçlıların birleşerek İslam ülkelerine yapmış oldukları saldırılarda Kudüs'ü ele geçirmiş olduklarını görmüştü. Bu durumda İslam ülkelerini de ancak birleşip iman gücüyle hareket ederek başarılı olacaklarını biliyordu.


2 Ekim 1187 de Selahaddin-i Kurdi Kudüs'ü haçlıların elinden kurtarmak için İslam birliğinde yer alan ülkeleri de çağırarak büyük bir ordu ile Haçlılarla amansız bir mücadeleye girişir. Sonunda Kudüs özgürlüğüne kavuşur ve Selahaddin-i Kurdi Haçlıları mağlup eder. Bu yenilgiyi bir türlü kabul edemeyen Haçlılar bu defa ikinci kez Kudüs'e saldırı düzenlemişlerdir. Avrupa'nın en büyük devletleri olan İngiltere, Almanya ve Fransa kralı bu sefere katılmış ve büyük ordular hazırlayıp İslam Diyarını yeniden işgal etmek ve Kudüs'ü yeniden müslümanların elinden almak için adeta Avrupa'yı ayağa kaldırmışlardır. Diğer taraftan Müslümanlar da mübarek belde olan Kudüs'ü Haçlılara bırakmaya hiçte niyetli değillerdi. Bunda da Selahaddin-i Kurdi'nin büyük emeği olmuştur. Özellikle Cuma günlerinde hutbeler okuyarak halkın coşkusunu taze tutmuştur. Allah'a daha çok yakınlaşmak için bu savaşın yapılması gerektiğini söylemiştir. Müslümanların sert ve çetin direnişiyle karşılaşan haçlı orduları geri püskürtülmüştür. Bir türlü Selahaddin-i Kurdi'yle başa çıkamayan Avrupa ülkeleri, 2 Eylül 1192 günü İngiliz Kralıyla 5 yıllık Remle barış anlaşmasını imzalamışlardır.


Selahaddin-i Kurdi sonraki yıllarda Kudüs'ün imar işleriyle uğraşmıştır. Onun döneminde Şam ve Kâhire olmak üzere çeşitli kentlerde bir çok medrese, cami, vakıf ve diğer bayındırlık eserleri yapılmıştı. Ayrıca onun döneminde pek çok Kürt yazar, şair, bilim adamı ve aydın yetişmiştir. Sina yarım adasında bir kale inşa ettirmişti. Kaleye bitişik olarak iki mescit ve bir su sarnıçı yaptırıp, kapısına takvasını gösteren güzel bir hitabe yazdırmıştır. İskenderiye, Kahire Dımaşk Halep, Meyafarqin, Musul ve Elcezire de sayısız cami ve mescid imar ettirmiştir.


Remle barış anlaşmasından sonra 4 Kasım 1192 de Dımaşk'a gitmiş, bir yıl sonra malarya veya menenjit hastalığına yakalanıp 4 Mart 1193 yılında sabaha karşı Allah'ın rahmetine kavuşur. Öldüğünde 57 yaşında idi, 17 erkek ve bir kız çocuğu vardı. Selahaddin-i Kurdi ana dili Kürtçe'nin dışında Arapça, Farsça,ve Türkçe biliyordu.Savaştan savaşa koşmasına rağmen asla namazı geciktirmemiş, vakit girdiği anda at sırtında yolda gidiyorken bile hemen iner ve namazını kılardı. Sünnetleri bile asla ihmal etmezdi. Gece namazına kalkmazsa sabah namazından evvel nafile namaz kılardı. Kuran'ı hıfz etmiş bir hafızdı. Tarih bilgisinde de kendisini geliştirmeyi ihmal etmemiştir. Zamanının en güçlü alimlerinden İslam hukukunu okumuştu. Spor yapmayı ve çevgan oynamayı çok severdi.
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags: ,

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
salahaddin Eyyubi hüzünyılı Dini Filmler Ve Animasyonlar 0 19-09-2008 17:40



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı


Saat 10:09.

Forum Saati + 2 Olarak Ayarlanmıştır.

Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

www.ilimhazinem.com

627 631 632 634 635 636 638 639 642 643 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 681 682 683 685 686 688 689 699 700 701 702 703 704 705 712 717 718 719 720 721 722 724 725 726 727 728 729 730 731 732 734 735 736 737 738 739 740 742 743 744 745 746 753 758 760 761 762 763 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 787 788 789 790 791 792 793 795 796 797 800 801 802 803 805 806 808 809 810 811 814 818 819 820 821 822 824 825 826 827 832 833 836 837 838 839 840 841 842 844 845 846 850 851 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 893 894 895 896 897 898 899 900 901 902 906 908 909 912 913 914 915 916 917 918 919 920 921 922 924 925 926 927 928 929 930 931 932 933 934 935 936 937 938 939 940 941 942 944 945 947 949 952 953 954 955 958 967 970 971 973 980 981 984 987 988 989 990 991 992 993 994 995 999 1000 1001 1002 1003 1004 1005 1006 1007 1008 1009 1010 1011 1013 1014 1015 1016 1017 1018 1019 1020 1021 1022 1023 1024 1025 1026 1027 1028 1029 1030 1031 1032 1033 1034 1035 1036 1037 1038 1039 1040 1041 1042 1043 1044 1045 1046 1047 1048 1049 1050 1051 1052 1053 1054 1056 1057 1058 1059 1060 1061 1062 1063 1064 1065 1066 1067 1068 1069 1070 1071 1072 1073 1074 1075 1076 1077 1078 1079 1080 1081 1082 1083 1084 1085 1086 1087 1088 1089 1090 1091 1092 1093 1094 1095 1096 1097 1098 1099 1100 1101 1102 1103 1104 1105 1106 1107 1108 1109 1110 1111 1113 1114 1115 1116 1117 1118 1119 1120 1121 1124 1125 1128 1129 1130 1131 1135 1136 1137 1138 1139 1140 1141 1142 1143 1144 1145 1146 1147 1148 1149 1150 1151 1152 1153 1154 1155 1156 1157 1158 1159 1160 1161 1162 1163 1164