İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter


Geri git   İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter > PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)'İN SÜNNETİ,ÖRNEK HAYATI VE HADİS-İ ŞERİFLERİ > Siyer-i Nebi (S.A.V)

Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Forumları Okundu Kabul Et

Şehitlerin Gömülmesi

Görüntülemeler : 18  √  Cevap Sayısı : 0

Görüntüleyenler Üyeler:   √ Misafir:1

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 21-05-2008, 19:34   #1
ISRA
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 09-01-2008
Bulunduğu yer: Bir Garip Yolcu
Yaş: 32
Mesajlar: 4.194
Rep Gücü: 124
ISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 218
387 Mesajda 553 Teşekkür Aldı
Bayrak Şehitlerin Gömülmesi

Şehitlerin Gömülmesi






Peygamber (s.a.vj, arkadaşlarına düzlüğe inmelerini emretti. Haris İbn Simme tr.), önden, Hamza (r.)´mn ce*sedini bulmak üzere savaş alanına gönderilmişti. Fakat Haris, gördüğü manzara karşısında çok şaşırmış ve Peygamber´e ne diyeceğini bilemediği için geri dönmekte ge*cikmişti. Bunun üzerine Ali´yi onun arkasından gönder*diler. Ali, Haris´i parçalanmış cesedin başında beklerken buldu. Birlikte geri döndüler. Peygamber, kâfirlerin ne yap*tığım duyunca «Şimdiye kadar hiç böyle sinirlenmemiş-tim; gelecek sefer eğer Allah bana Kureyşlilere karşı za*fer verirse, onlardan otuz cesede aynı şeyi yapacağım» de*di.1. Fakat bundan kısa bir süre sonra şu âyetler indi:

«Eğer ceza verecekseniz, size ceza verilenin misliyle ceza verir ve eğer sabrederseniz, andolsun bu, sabredenler için daha hayırlı*dır* (Nahl: 126).

Bunun üzerine Peygamber (s.a.v.), biraz önce ettiği yeminden geri dönmekle kalmayıp, cesetlere zarar veriJ-mtatai de yasakladı. Yanısıra, savaş sırasında, insanın en tanrısal bölümü olan yüzüne dikkat- edilmesini istedi. «Bir darbe indireceğiniz zaman, bunun yüze gelmemesine dik*ti) 1.1. 584. 278

kat edin. Çünkü Allah, Adem´i kendi suretinde yaratmış*tır»1.

Abdullah îbn Cahş da Hamza´nın biraz ötesinde öl*dürülmüş ve cesedi tahrip edilmişti. Peygamber (s.a.v.) başka ölüleri aramak için yüzünü onlardan çevirdiğinde değişik bir manzarayla karşılaştı. Kendi akrabalarından olan Abdullah ve Hamza´nın biraz ötesinde Hanzala´nın cesedi vardı, Kureyş´in ne kadınları ne de erkekleri ona dokunmamışlardı. Hanzala (r.) orada sanki meleklerin kendisini yatırdığı şekilde uzanıyordu. Saçları, öğlenin ku*ru toprağı üzerindeki suyla ıslanmıştı. Yanından geçen herkes Allah´a şükrediyordu. Çünkü onun güzelliği şehit arkadaşlarının Cennette şimdiki durumunu gösterir bir işa*retti.

Biraz ötede Haysenıe (r.) ve Îbn ed-Dehdehe (r.)´nin cesetleri vardı. Heyseme, rüyasında şehit oğlunu gören; Sa*bit îbn ed-Dehdehe de, yetim çocuğa hurma ağacını he*diye eden adamdı. Peygamber (s.a.v.) Sabit´i gördüğünde; «Meyve yüklü alçak dallı hurma ağaçlan! İbn ed-Dehde-henin Cennette ne çok ağacı var!»3 diye buyurdu.

Evs´lilerden bir grup kendi ölülerini ararken, daha bir gün önce müslüman olmamakla suçladıkları Usayrim adın*da bir adamın cesedini buldular. Ona ne zaman İslam´*dan bahsetseler, O: «Sizin söylediklerinizin doğru olduğu*nu bilsem, hiç tereddüt etmem» derdi. Fakat şimdi savaş alanında çok ağır yaralı bir şekilde yatıyordu, henüz ölme-mişti. «Seni buraya getiren ne?» dediler, «Halkını koru*mak mı yoksa îslâmı korumak mı?» «İslam için geldim» dedi, «Birden bire Allah´a ve Rasulüne inandım ve Müs*lüman oldum. Ondan sonra da kılıcımı alıp bu sabah er*kenden Allah´ın Rasulü ile beraber olmak için buraya gel*dim. Beni yere düşüren bir darbe yiyenceye kadar da sa*vaştım». Daha fazla konuşamadı. Evs´li grup onun başın*da ölünceye dek beklediler. Daha sonra Peygamber (s.a.v.) ´eUsayrim´den bahsettiler. O da Usayrim´in Cennetliklerden olduğunu söyledi. Sonraki yıllarda Usayrim, beş vakit na*mazdan birini bile kılmadan Cennete giren adam olarak tanınırdı.

Şehidler arasında bir de yabancıya rastladılar. İlk baş*ta yabancı olduğunu sanmışlardı, fakat içlerinden biri onun Salebe kavminin Yahudi alimlerinden Muhayrîk olduğu*nu anladı. Daha sonradan öğrendiklerine göre Muhayrik o sabah erkenden halkını toplamış ve Peygamber (s.a.v.) ´e verdikleri sözü tutarak, putperestlere karşı onun yanında olmaları gerektiğini söylemişti. Onlar, bunun Sebbat anla*mına geldiğini söyleyince O: «Sebbat´a inanmayın» demiş ü. Daha sonra, öldürülürse Muhammed (s.a.v.)´in kendisi*nin varisi olduğunu duyurmuştu: «Eğer bugün öldürülür-sem, tüm mallarım, onları Allah´ın gösterdiği şekilde harcayacak olan Muhammed (s.a.v.)´indir.» Daha sonra kı*lıcını ve diğer silahlarını alıp Uhud´a doğru yola çıkmış ve orada öldürülünceye kadar savaşmıştı. Bundan sonra Medine´ye dağıtılan sadakaların çoğu, Peygamber (s.a.v.) ´e, Muhayrîk´ten miras kalan hurma bahçelerinden kaynak*lanıyordu. Peygamber (s.a.v.), Muhayrik için: «Yahudi*lerin en iyisi» demişti.

Mekke´lilerin evlerine döndükleri anlaşılır anlaşılmaz Medine´Iiler rahat bir nefes aldılar ve kadınlar öğleden be*ri kulaklarına gelen söylentilerin doğru olup olmadığını anlayıp ölülerini görmek üzere şehrin dışına çıkmaya baş*ladılar. İlk gelen kadınlar arasında Aişe, Ümmü Eymen ve Safiye vardı. Peygamber (s.a.v.), Safiyeyi görünce çok üzüldü ve Zübeyr´e: «Annene yardım et ve Hamza´nin me*zarının hemen kazılmasını sağla. Git anneni ***ür, kar*deşine olanları görmesin» dedi. Bunun ürerine Zübeyr, Sa-fiye´ye gitti ve: «Anne, Allah´ın Basulü sana geri dönme*ni emrediyor» dedi. Fakat Safiye zaten haberleri önceden öğrenmişti. «Niçin gidecekmişim?» dedi, «Kardeşimin ba*şına gelenleri duydum. Fakat bu Allah içindi. Allah´tan ge*lene razıyım, tnşaallah sabredeceğime söz veriyorum». Zü*beyr, Peygamber (s.a.v.)´e döndü, O da Safiye´nin gelmesine izin verdi. Bunun üzerine Safiye kardeşinin cesedinin yanına geldi ve şu âyeti okudu: «Biz Allah´a ait (kullar) iz ve şüphesiz O´na dönücüleriz». Bunu duyunca hepsi Bedir´den sonra indirilen âyetleri hatırladılar ve rahatladı*lar .

«Ey iman edenler, sabırla ve namazla yardım dileyin. Ger*çekten Allah, sabredenlerle beraberdir. Ve sakın Allah yolunda Öldürülenlere «ölüler» demeyin; tersine onlar diridirler. Fakat siz bunun şuurunda değilsiniz. Andolsun, biz sizi bir parça korku, aç*lık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz. Sabır gösterenleri müjdele. Onlara bir musibet isabet ettiğinde, derler ki: Biz Allah´a ait (kullar)ız ve şüphesiz O´na dönücüleriz. Rabbinden (olan bir salat) bağışlanma ve rahmet bunların üzerinedir ve hidayete erenler de bunlardır».

(Bakara: 153-157).

Safiye daha sonra kızkardeşi Umeyme´nin oğlu Ab*dullah îbn Cahş (r.)´ın cesedi başında dua etti. Fatıma (r.) da ona katıldı. İki kadın birlikte ağladılar. Peygamber (s.a.v.) de onlarla birlikte ağlayarak rahatladı. Daha son*ra Fatıma babasının, yaralarını sardı. Kuzenleri Hamne´ye kocası Mus´ab´m, erkek kardeşi Abdullah´ın ve amcasının ölüm haberini vererek üzüldüler. Savaşın ilerlediği bir an*da Peygamber (s.a.v.), hâlâ sancağ* elinde taşıyan Mus´-ab´ı görmüş ve ona seslenmişti. Fakat adam : «Ben Mus´ab değilim» diye cevap vermiş. Peygamber (s.a.v.) de, onun Mus´ab´m yerine sancağı taşıyan bir melek olduğunu an*lamıştı. Peygamber (s.a.v.) genç adamın cenazesi başında durdu ve şu âyeti okudu:

«Mü´minlerden Öyle erkek-adamlar vardır ki, üzerinde Allah ile yaptıkları ahide sadakat gösterdiler; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirdi (şehid olup sözünü yerine getirdi), kimi de beklemektedir. Onlar hiç bir değiştirme ile (sözlerini) değiştirme-diler» (Ahzab; 23).

Peygamber Cs.a.vJ, bütün ölülerin Hamza´nın cenaze*sinin yanına getirilmesini ve mezarların kazılmasını emretti. Hamza bir örtüye sarılmıştı, Peygamber (s.a.v.) onun için cenaze namazı kıldı. Bunun ardısıra diğer cenazeler için de toplam yetmişiki cenaze namazı kıldı. Bir mezar ka*zılır kazılmaz iki veya üç cenaze bir mezara gömülüyor*du. Hamza ve yeğeni Abdullah aynı mezara yan yana gö*müldüler. Peygamber (s.a.v.) gömülme işlemi boyunca her mezarın başında bulundu. «Cemuh´un oğlu Amr ile Amr´m oğlu Abdullah´ı bulun» dedi, «Onlar bu dünyada birbirin*den ayrılmaz iki dosttu, ikisini aynı mezara gömün». Fa*kat Amr´m zevcesi ve Abdullah´ın -Cabir´in babası- karde*şi olan Hind ikisinin cenazesini, oğlu Hallâd´mki ile be*raber getirmişti. Hind onları Medine´ye ***ürmeye çabala*mış, fakat düzlüğün sonunda ona, bunun Allah´ın emriyle olduğu söylendi. Bu nedenle Hind cenazeleri tekrar savaş alanına geri ***ürmek zorunda kalmıştı. Bu üç cesed aynı mezara gömüldü. Peygamber (s.a.v.} gömülme işlemi bi*tene dek mezarın başında durdu ve : «Ey Hind, Amr, oğ*lun Hallâd ve kardeşin Abdullah, hepsi beraber Cennet-teler». Bunun üzerine Hind: «Ey Allah´ın Rasulü, beni de onların yanma yerleştirmesi için Allah´a dua et- dedi.

ölülerin çoğunun aksine, Muzeyne´li adamın o anda orada hiç akrabası yoktu. Çünkü yeğeni de ölünceye ka*dar orada savaşmıştı. Bu nedenle Peygamber (s.a.v.) onun başına gitti ve: «Benim senden razı olduğum gibi, Allah da senden razı olsun»[1] dedi. Muzeyne´linin vücudunu giy*diği yeşil çizgili örtüyle kapattılar. Mezara koyduklarında Peygamber (s.a.v.), onun yüzünü kapatmak için örtüyü yu*karı çekti. Fakat bu kez de ayaklan açıkta kaldı. Bunun üzerine, Peygamber (s.a.v.), yanmdakilerden çevreden bi*raz ot toplayıp adamın ayaklarını örtmelerini istedi. Diğer cenazeler için de aynı şey sözkonusuydu. Yani toprak atıl*madan önce ölünün yüz ve ayakları başka birşeyle örtülmeliydi.

Son mezar da kapatıldığında Peygamber (a.n.v.) atım istedi ve bindi. Şafakta geldikleri yoldan geri döndüler, Medine´nin girişindeki kayalıklara geldiklerinde, çevresin*dekilere saf oluşturmalarını söyledi. Erkekler Mekke´ye dö*nük iki saf oluşturdular. Ondört kadın da onların arka*sına dizildi. Daha sonra Allah´a dua edip şükür ve hamd-lerini sundular «Allah´ım, senden selamını, rahmetini, be*reketini ve affını diliyorum, Allah´ım, senden ne sona eren, ne de solan ebedî saadeti istiyorum. Allah´ım, senden kor*kulacak günde eminlik, yokluk gününde çokluk istiyo*rum.»[2].







--------------------------------------------------------------------------------

[1] W. 277.

[2] W. 315.



ISRA isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   ISRA nickli üyeye özel mesaj gönderin ISRA tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags: ,



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı


Saat 02:04.

Forum Saati + 2 Olarak Ayarlanmıştır.

Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

www.ilimhazinem.com

627 631 632 634 635 636 638 639 642 643 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 681 682 683 685 686 688 689 699 700 701 702 703 704 705 712 717 718 719 720 721 722 724 725 726 727 728 729 730 731 732 734 735 736 737 738 739 740 742 743 744 745 746 753 758 760 761 762 763 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 787 788 789 790 791 792 793 795 796 797 800 801 802 803 805 806 808 809 810 811 814 818 819 820 821 822 824 825 826 827 832 833 836 837 838 839 840 841 842 844 845 846 850 851 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 893 894 895 896 897 898 899 900 901 902 906 908 909 912 913 914 915 916 917 918 919 920 921 922 924 925 926 927 928 929 930 931 932 933 934 935 936 937 938 939 940 941 942 944 945 947 949 952 953 954 955 958 967 970 971 973 980 981 984 987 988 989 990 991 992 993 994 995 999 1000 1001 1002 1003 1004 1005 1006 1007 1008 1009 1010 1011 1013 1014 1015 1016 1017 1018 1019 1020 1021 1022 1023 1024 1025 1026 1027 1028 1029 1030 1031 1032 1033 1034 1035 1036 1037 1038 1039 1040 1041 1042 1043 1044 1045 1046 1047 1048 1049 1050 1051 1052 1053 1054 1056 1057 1058 1059 1060 1061 1062 1063 1064 1065 1066 1067 1068 1069 1070 1071 1072 1073 1074 1075 1076 1077 1078 1079 1080 1081 1082 1083 1084 1085 1086 1087 1088 1089 1090 1091 1092 1093 1094 1095 1096 1097 1098 1099 1100 1101 1102 1103 1104 1105 1106 1107 1108 1109 1110 1111 1113 1114 1115 1116 1117 1118 1119 1120 1121 1124 1125 1128 1129 1130 1131 1135 1136 1137 1138 1139 1140 1141 1142 1143 1144 1145 1146 1147 1148 1149 1150 1151 1152 1153 1154 1155 1156 1157 1158 1159 1160 1161 1162 1163 1164