İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter


Geri git   İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter > AİLE VE İSLAMİ YAŞANTI > Ailenin İslamdaki Yeri

Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Forumları Okundu Kabul Et

Sadece Bir Yastikta Kocamak Içinmi?

Görüntülemeler : 115  √  Cevap Sayısı : 0

Görüntüleyenler Üyeler:   √ Misafir:1

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 01-08-2007, 20:31   #1
ANKEBUT
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 02-07-2006
Bulunduğu yer: Ravza-i Mutahhara
Yaş: 38
Mesajlar: 12.497
Rep Gücü: 210
ANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 2015
2227 Mesajda 3709 Teşekkür Aldı
Bayrak Sadece Bir Yastikta Kocamak Içinmi?

Sadece Bir Yastikta Kocamak Içinmi?



Evlenenlere yaptığımız bir dua var: “ bir yastıkta kocatsın!” Bu dua güzel; ancak evliliği, dünya hayatıyla sı-nırlıymış gibi ifade ediyor. Peki evlilik nasıl olmalı? "Sa-dece bir yastıkta kocamak" için değil, "Cennette de birlikte olmak" dileği ve düşüncesiyle yapılmalı ve duamız: “Ha-neniz cennet bahçesi olsun. cennette de beraber et-sin.” şekliyle kapsamı genişletilmelidir.
Meşhur fıkıh kitaplarımızdan birinin “Nikah” bahsi şu satırlarla başlamaktadır: “Bizim için Hz. Adem (a.s.) dev-rinden bugüne kadar meşru kılınmış ve cennette de de-vam eden ibadetler, iman ve nikahtır." (1) Evlilik öyle sağlam bir bağdır ki (2) cennette bile devam eder. Her akid belli bir zaman sonra biter. Fakat birbirinden mem-nun olan eşlerin aile hayatı ölümle bile sona ermez. Onun için cennetten bahseden ayetlerde “onlar ve eşleri” (3) buyrularak Müslüman eşlerin cennette de beraber olacak-ları haberi verilir.
Ailenin oluşmasında temel unsur insandır. İnsan ele alınmadan, insan anlaşılmadan, onu tanımadan alt yapı-nın sağlam temellere dayanması zordur.

Bir araba kullanmak için, ehliyet gereklidir, ehliyet için özel sürücü kurslarına gidilir, sınavlar yapılır da, aile gibi insan yetiştirecek bir kurumda görev alacaklar için acaba neden çalışmalar yapılmaz? Evlilik ciddî bir meseledir. Ta-raflara birçok sorumluluklar yükler. Rast gele, bilinçsizce, ölçüsüzce kurulan bir yuva, huzur yerine huzursuzluk kay-nağı olabilir. Onun için evlenecek kişiler, ciddî bir eği-timden geçirilmelidir.
Mutlu bir yuva kurmak önemli olduğu gibi, bunu koru-mak ve devam ettirmek de önemlidir. Bunun için nikah duasında Cenab-ı Hak'tan eşlere Hz. Adem ve Hz. Hav-va'nın muhabbetini, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi vessellem.) ile Hz. Hatice (r. anha)'nin sevgisini, Hz. Ali (r.a.) ile Hz. Fatıma (r. anha)'nın ülfetini vermesini niyaz ederiz.


DAMAT EL OĞLU, GELİN EL KIZI MI?

Sağlam aile, toplumun temelidir. Sağlam aileyi, sağlam inançlı, ahlâklı eşler kurabilir. Hz. Mevlana'nın ifadesiyle; “Eşler birbirine benzemelidir ki, işler bera-ber olsun, yürüsün. Ayakkabı ve mest çiftine bak. Ayakkabının biri ayağına dar gelse, onlar işe yaramaz, seni topal ederler. Ormandaki aslan ile kurt eş olur mu? Biri boş, diğeri malla dolu iki çuval, devenin sırtında denge de durur mu?
Ailede “ben” değil, “biz” şuurunun gelişmesi şart-tır. Evlilikte “biz” kelimesi kaldırıldığı zaman, "evlilikte yalnızlık" hadisesi ortaya çıkar. Erkek ve kadın, bir-birinin rakibi değil, birbirinin tamamlayıcısıdır. Yapı-lan bir araştırmaya göre eşlerin evdeki rollerinin belir-lenmemesi ve bir anlaşmanın sağlanamaması ka-dınların % 93'ünde problem meydana getiriyor. Ahenkli bir evlilik için kadın ve erkek birbirini tamamla-malıdır. Bir düşünür, “İnsanın, bilhassa müslümanın küçük bir dünyası, belki küçük bir cenneti, hanesi-dir.”(evidir) der. Şakik-i Belhî'nin şu sözü, ne kadar an-lamlıdır: “Hanım! Sen benimle beraber olursan, (biz olursak), Belh şehrinin halkı karşımda olsa da dinimi yaşarım. Ama sen benim karşımda olursan, Belh halkı benimle olsa da mutlu olamayız!"
İnsanlar şekliyle, rengiyle, ruhuyla, özüyle ve gön-lüyle değerlendirilmelidir. Günümüzün en önemli sı-kıntılarından biri de gelinin el kızı, damadın el oğlu ola-rak görülmesidir. Acaba doğru olan nedir? Bu konuyla ilgili güzel bir örnek nakledelim:

Hz. Mevlânâ, oğlu Sultan Veled'i, sevgili dostu Sela-haddin Zerkub'un kızı Fâtıma ile evlendirmişti.
Hz. Mevlana, düğün günü oğluna şu öğütleri verdi:
“Ey oğlum, şahımızın kızının, bizim ve bütün dün-yanın gönlünün ve gözünün ışığı olan Fatıma'mızın, bir an yanılarak bile hatırını kırma!"

Onu unutma, onu gücendirme. O sana verilmiş bir emanettir. O öyle bir kadındır ki, cevherinin temizliğin-den ötürü şikayette bulunmaz, hep sabreder. Fâtıma'yı aziz tutasın.
için, şu babanızın yüzünü, kendi yüzünü, bü-tün soyumuzun, sopumuzun yüzlerini ak etmek ister-sen onun hatırını aziz, pek aziz tut!

"Onu can ve gönül tuzağıyla avlamak için, her günü ilk gün, her geceyi de bir gerdek gecesi say. Her günü ve geceyi, bayram günü ve gecesi bilesin."
Düğünün bir anında oğlunun karşısında durdu ve ona şefkatle bakarak şöyle dedi:
'Bir gün Rasülullah (Sallallahu Aleyhi vessellem.), Hz. Ali'nin elinden tuttu ve ona şu soruyu sordu:
“Ey Ali! Ciğerimi yeryüzünde yürür görürsen ne yaparsın? 'ın aslanı:
“Bilemem Ey 'ın elçisi!” dedi. Güzeller güzeli, sorduğu sorunun cevabını şöyle açıkladı:
“Evlatlarımız, bizim yeryüzünde yürüyen ciğerleri-mizdir. Fatıma'ya öyle davran!'
Mevlana sözlerini şöyle tamamladı:
“Oğlum, ben de sana aynı şeyi hatırlatıyorum. Gö-zünün yuvasını Fatıma'ya konuk kıl. Yüreğinin içini ona yurt yap. Yine de ona bir şey yaptım sanma!”
Hz. Mevlânâ, gelini Fatıma Hatun'u öz kızı gibi gör-müş, böylece de bütün kayınpederlere ve kayınvalidele-re örnek olmuştur. Demek ki, damadı “el oğlu”, gelini “el kızı” görmez, evladımız olarak görürsek, mesele hallolur. Zira iyi bir damat, iyi bir gelin, kazanılmış iyi bir evlattır.
Büyükler küçüklerini evlat olarak görürlerse, küçük-ler de büyüklerini ata olarak bileceklerdir.
Haneleri cennet bahçesine çevirecek hususlardan birisi de budur.


HER ŞEYE KULAK VERMEYİN

Çok ve ölçüsüz konuşan bir toplum olduk. Konuş-tuklarımız yazılıyor (4) ve bunlardan hesaba çekileceğiz. Eşler birbiriyle ilgili sağın - solun haberlerine, laflarına kulak asmamalı, duyduklarını mutlaka süzgeçten geçir-melidir. Sadece kendisini düşünmemelidir. Zira sadece kendilerini düşünenlerin, kendilerinin ne önemi kalır ki?
İnsanları sürekli yargılasak, onları sevmeye zaman bulamayız. Affetmeyenler, affedilmezler.
Bir öğretmen, öğrencilerine bir teklifte bulunur:
“Bir hayat deneyimine katılmak ister misiniz?”
Öğrenciler:“Evet!” derler. Öğretmen:
“Öyleyse yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz.” Çocuklar istenileni yapar-lar. Öğretmen şöyle der:
“Şimdi, bu güne kadar affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates alın, o kişinin adını o patatesin üze-rine yazıp torbaya koyun.” Bazı öğrenciler üçer- beşer tane patates koyarken, bazılarının neredeyse torbası dolar. Öğretmen:
“Bunları bir hafta boyunca, hep yanınızda taşıya-caksınız.” der. Çocuklar, taşımaya başlarlar. Fakat sıkı-lırlar ve derler ki:
“Hocam, patatesleri taşımak zor, kokmaya başla-dılar.” diye şikâyet ederler. Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir:
“Görüyorsunuz ki affetmeyerek asıl kendimizi ceza-landırıyoruz. Kendimizi, ruhumuzda ağır yükler taşı-maya mahkûm ediyoruz. Affetmeyi, karşımızdaki kişi-ye bir ihsan / iyilik, bağış olarak düşünüyoruz. Halbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir.”

(alıntı)



Allah'ın yakınından dostlar edinenlerin durumu, kendine ev edinen örümceğin durumu gibidir. halbuki evlerin de en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. Ah keşke bilselerdi!

ANKEBUT 41
ANKEBUT isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   ANKEBUT nickli üyeye özel mesaj gönderin ANKEBUT tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Yandaki Kullanıcılar ANKEBUT Arkadaşımıza Teşekkür Etti
Cevapla
Tags: , , , ,

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
sadece bakın aşküma Diğer Resimler 0 27-01-2009 20:49
Sahabelerin Hayatları Sadece 549 kb SaNaL FaNi (S.A.V.)'in Ashab-ı Kiramı 0 16-10-2008 01:25
'Sen Benim Sadece Eşimsin!' aşküma Kadının İslamdaki Yeri 0 05-10-2008 01:50
Sadece 18 saniye ANKEBUT Karikatürler Ve Resimler 0 30-04-2008 07:17
Sadece İki Saniye SaNaL FaNi Konu Dışı Başlıklar 0 18-03-2008 22:33



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı


Saat 00:09.

Forum Saati + 2 Olarak Ayarlanmıştır.

Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

www.ilimhazinem.com

627 631 632 634 635 636 638 639 642 643 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 681 682 683 685 686 688 689 699 700 701 702 703 704 705 712 717 718 719 720 721 722 724 725 726 727 728 729 730 731 732 734 735 736 737 738 739 740 742 743 744 745 746 753 758 760 761 762 763 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 787 788 789 790 791 792 793 795 796 797 800 801 802 803 805 806 808 809 810 811 814 818 819 820 821 822 824 825 826 827 832 833 836 837 838 839 840 841 842 844 845 846 850 851 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 893 894 895 896 897 898 899 900 901 902 906 908 909 912 913 914 915 916 917 918 919 920 921 922 924 925 926 927 928 929 930 931 932 933 934 935 936 937 938 939 940 941 942 944 945 947 949 952 953 954 955 958 967 970 971 973 980 981 984 987 988 989 990 991 992 993 994 995 999 1000 1001 1002 1003 1004 1005 1006 1007 1008 1009 1010 1011 1013 1014 1015 1016 1017 1018 1019 1020 1021 1022 1023 1024 1025 1026 1027 1028 1029 1030 1031 1032 1033 1034 1035 1036 1037 1038 1039 1040 1041 1042 1043 1044 1045 1046 1047 1048 1049 1050 1051 1052 1053 1054 1056 1057 1058 1059 1060 1061 1062 1063 1064 1065 1066 1067 1068 1069 1070 1071 1072 1073 1074 1075 1076 1077 1078 1079 1080 1081 1082 1083 1084 1085 1086 1087 1088 1089 1090 1091 1092 1093 1094 1095 1096 1097 1098 1099 1100 1101 1102 1103 1104 1105 1106 1107 1108 1109 1110 1111 1113 1114 1115 1116 1117 1118 1119 1120 1121 1124 1125 1128 1129 1130 1131 1135 1136 1137 1138 1139 1140 1141 1142 1143 1144 1145 1146 1147 1148 1149 1150 1151 1152 1153 1154 1155 1156 1157 1158 1159 1160 1161 1162 1163 1164