İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter


Geri git   İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter > PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)'İN SÜNNETİ,ÖRNEK HAYATI VE HADİS-İ ŞERİFLERİ > Siyer-i Nebi (S.A.V)

Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Forumları Okundu Kabul Et

Peygamberimizin SAV 12 Yaşında Hz. Aişe İle Evlemesinin Hikmeti Nedir?

Görüntülemeler : 112  √  Cevap Sayısı : 3

Görüntüleyenler Üyeler:   √ Misafir:1

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 07-05-2008, 10:12   #1
ahiret kardeşi
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 03-05-2008
Mesajlar: 83
Rep Gücü: 0
ahiret kardeşi will become famous soon enoughahiret kardeşi will become famous soon enough
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 3
20 Mesajda 29 Teşekkür Aldı
Peygamberimizin SAV 12 Yaşında Hz. Aişe İle Evlemesinin Hikmeti Nedir?

Soru:
Peygamberimizin (asv) 12 yaşındaki Hz. Ayşe(ra) ile evlenmesindeki hikmetler nelerdir?

Cevap:
Peygamberimizin (sav) Hz. Aişe ile evlenmesi yüce Allah’ın peygamberimize (sav) hususi emri iledir. Cebrail (as) Hz. Hatice’nin (ra) vefatından sonra peygamberimize (sav) Hz. Aişe’nin resmini göstermiş ve “Allah bunun ile evlenmeni istemiştir” buyurmuştur. Bu evliliğin hikmetini anlamak için Hz. Aişe’nin (ra) hayatını ve şahsiyetini bilmek gerekir.

Peygamberimize (sav) ilk iman eden onun en sadık sahabesi Hz. Ebu Bekr es-Sıddîk'ın kızıdır. Hicret'ten dokuz veya on sene önce Mekke-i Mükerreme'de doğdu. Annesi Ümmi Rûmân binti Âmir İbn Umeyr'dir. Hz. Âişe’nin (ra) doğduğu zaman babası ve annesi Müslüman olmuşlardı. O Allah’ın ayetlerinin okunduğu, yalnız Allah’a ibadet edildiği ve bunun için çok büyük çile ve ızdırapların çekildiği bir zamanda çocukluğunu böyle bir ortamda geçirdi.Şahsiyeti:
Küçük yaşlarda iken Âişe'nin eğitim ve öğretimiyle bizzat babası Hz. Ebû Bekir (ra) ilgilenmiştir. Bütün müminlerin annesi olan Âişe validemiz daha küçük yaşlarda iken okuma yazma öğrenmiş, zekâsı ve kabiliyeti ile etrafının dikkatini çekmiştir. Öğrendiklerini unutmaz, ezbere tekrar ederdi. Hafızası çok kuvvetli idi. Akıllı, zeki, âlime, edibe, iffet sahibi bir hanım idi. Pek çok konuları şiirle anlatan sanatkârca bir ifadeye sahipti. Ashâb, karakter ve hâfızasına güvendikleri ayet-i kerime ile övüldüğünü bildikleri için birçok meseleyi ondan sorar ve öğrenirlerdi.

Hz. Âişe vâlidemiz babası Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer, Hz. Osman'ın hilâfetleri zamanında Hz. Peygamber'den işittiklerini müslümanlara anlattı. Devamlı oruç tutar ve daima gece namazı kılardı. Hz. Âişe fıkıh ve ictihadda keskin, kuvvetli görüşe sahipti. Devrinin üstün âlimlerinden ve Fukahâ-i Seb'adandır.

Hz. Âişe, güzel ahlâklı, merhamet dolu, cömert ve ibadete düşkün, çok zeki bir sahâbiydi. Hepsinin başında en mümtaz vasfı ise İslâm’a ve ilme olan büyük hizmeti idi. Müslüman bilginler arasında yaygın bir rivayete göre fıkıh ve dinî ilimlerin dörtte birini Hz. Âişe nakletmiştir.

Ebû Mûsa el-Eş'ârî (ra) “Bizler, müşkül bir mesele ile karşılaştığımızda gider Hz. Âişe'ye sorardık” demiştir. Abdurrahman b. Avf'ın oğlu Ebû Seleme (ra): Resulullah'ın sünnetini Hz. Âişe'den daha iyi bilen; dinde derinleşmiş, Ayet-i Kerîme'lere bu derece vâkıf ve sebeb-i nüzulleri bilen, ferâiz ilminde mâhir bir kimseyi görmedim” demiştir.

Hakkında İmam Zührî: “Eğer zamanının bütün âlimlerinin ve peygamberimizin diğer zevcelerinin ilmi bir araya toplansa, Hz. Âişe'nin ilmi yine daha ağır basardı” derdi.

Gelelim Hikmetlerine:
Birincisi: Hz. Hatice peygamberimizin (sav) iman davasına en büyük desteği vermişti. Hz. Aişe (ra) ise imanın gereği olan İslamı yaşama ve hayata geçirme konusunda en büyük örnek olmuştur. Kadınlara ait hususlarda Kur’anı iyi anlama ve Allah’ın rızasına uygun bir şekilde uygulama Hz. Aişe’nin (ra) hayatı ve içtihadı önemli rol oynamıştır. Kadınlara ait pek çok ahkâm Hz. Aişe’nin (ra) içtihatlarına dayanır.

İkincisi: Hz. Aişe peygamberimizin (sav) diğer hanımlarına nasip olmadığı bir şekilde Hz. Ebubekir’in (ra) ve annesinin terbiyesinde büyüdü. Doğduğu andan itibaren İslam terbiyesi ile büyümüştü. İslamın ve Kurân dışında herhangi bir kültürden ve düşünceden etkilenmemişti. Böylece Kur’anın hükümlerini doğru anlayıp anlatmak mümkün olacaktı. Bunu Hz. Aişe (ra) yaptı.

Üçüncüsü: Hz. Aişe (ra) iftiraya maruz kaldı. Bu da iftira ile ilgili hükümlerin nazil olmasına sebep oldu. Hem peygamberin hanımı olmanın bile iftiradan insanları kurtaramayacağı gerçeğini ortaya koydu. Buna karşı sabır ile mukabele etmenin örneğini bize sundu.




Resulullahın, zevcesi Hatîcetü'l-Kübra vefat ettiği zaman Hz. Aişe dokuz yaşında idi. Arabistan’ın sıcak ikliminde kızlar yedi-sekiz yaşlarında ergenlik dönemine giriyorlardı. Osman bin Maz'un'un hanımı Havle binti Hâkim, Resulullah'a gelerek Ebu Bekr es-Sıddîk'ın kızı Âişe ile evlenmesini teklif etti. Sonra da Resulullah adına Ebu Bekr'e giderek kızı Âişe'yi istedi. Hz. Âişe'nin o zaman dokuz veya on bir yaşında olduğu rivayet edilmektedir. Peygamberimiz (sav) bu işe pek razı olmadı. Ne de olsa aralarında büyük bir yaş farkı vardı. Peygamberimiz (sav) o zaman 53 yaşında bulunuyordu. Ancak Âişe validemizden rivayet edilen bir hadiste, Hz. Cebrail Âişe'nin resmini ipek bir hırka içinde Resulullah'a getirmiş ve “Bu, senin dünya ve ahirette zevcendir” demişti. Bunun üzerine peygamberimiz (sav) Allah’ın hikmetine ve rızasına uygun olduğu için evlenmeyi kabul etti. Böylece Hz. Âişe'nin Resulullah'a nişanlanması Hicret'ten bir veya iki sene önce oldu. Evlenmesi ise hicretin birinci senesinde Şevval ayında olmuştur. Evlendiği zaman Hz. Aişe (ra) 12 yaşında, peygamberimiz (sav) de 55 yaşında bulunuyordu.

Hz. Peygamber (s.a.s.)'in bakire olarak nikâhladıkları tek zevcesi validemiz Hz. Âişe'dir. Resulullah onu çok sevmiş ve ona ‘Hümeyra’ lâkabını vermiş ve: “Dininizin yarısını bu Hümeyra'dan alınız” buyurmuşlardır.

Hazret-i Âişe, Medine'de Peygamberimizin muharebelerine katıldı ve diğer sahâbe hanımları gibi harpte yaralıların tedavisiyle bizzat meşgul oldu. Uhud gazâsında sırtında su ve yiyecek taşıyarak yardım için Peygamber Efendimizin hep yanında kalmıştı. Hatta, peygamberimizin Uhud'da müşriklerin taşlarıyla yaralanan mübarek yüzlerine, hasır yakıp, külünü basarak kanlarının durmasını sağlamıştı. Hz. Âişe bir ara Uhud'da kılıçla cepheye gitmek istemişse de, Resulullah buna müsaade etmemiştir.

Âişe 15-16 yaşlarında iken Benu Mustalik (Müreysi') gazâsına Resulullah'la beraber katıldı. Gazâ dönüşü ihtiyaç için geride kalması yüzünden iftiraya uğradı; savaşa ganimet için katılan münafıklar Hz. Âişe'nin, gecikmesi sebebiyle, kâfilenin ardından yanında sahabelerden Safvan ile birlikte geldiğini görünce bunu kötü sözlerle ve çirkin bir şekilde yorumladılar. Yolda bu dedikodulara bazı müslümanlar da karışınca Hz. Âişe çok üzüldü; Medine'ye gelince hastalandı, iftira, dedikodu etrafa yayılmıştı. Rasûlullah'tan izin isteyerek babası Ebû Bekir'in evine gitti. Orada bir müddet kaldı; sabırla bekledi. Bu arada Rasûlullah diğer hanımlarına ve sahâbeden en yakınlarına Âişe'nin durumunun ne olabileceğini sordu. Hepsi de Hz. Âişe'nin temiz ve suçsuz olduğunu söylediler; “Peygamberini fenalıklardan koruyan Cenâb-ı Hak, size böyle bir şeyi revâ görmez, sabreyleyin” dediler.

Aradan bir ay gibi uzun bir zaman geçinceye kadar danışmalarını sabırla sürdüren Resulullah, sonunda Hz. Ebû Bekir'in evine uğradı. Hz. Âişe'yi, anne, babası ve sahabeden bir hanımla ağlar buldu: “Ya Âişe, senin için bana şöyle şöyle söylediler. Eğer sen, dedikleri gibi değilsen; Allah'u Teâlâ yakında senin doğruluğunu tasdik eder. Eğer bir günah işlediysen, tövbe ve istiğfar eyle! Allah'u Teâlâ, günahına tövbe edenlerin tövbesini kabul eder.” buyurdular. Resulullah'ın mübarek sesini işitince ağlamayı kesen Hz. Âişe babasına bakıp cevap vermesini istedi. Hz. Ebû Bekir ve Âişe'nin annesi böyle söylentilere ve dedi-kodu yapanlara sadece şaşırdıklarını söylediler. Hz. Âişe ise: “Allah'u Teâlâ'ya yemin ederim ki kulağınıza gelen lâfların hepsi yalandır, iftiradır, Allah biliyor ki benim bir şeyden haberim yoktur. Yapmadığım bir şeye evet dediğimde kendime iftira etmiş olurum. Sabretmek iyidir. Onların söylediği şey için Allah'u Teâlâ'dan yardım bekliyorum” dedi. Günahsız olduğundan, kalbinin temizliği ile ve kendinden emin olarak bekledi.

Bu sırada Hz. Peygamberin (sav) yüzünde vahiy alâmetleri belirdi. Hz. Ebû Bekir, Resulullah'ın başının altına bir yastık koyup üzerine çarsaf örterek beklediler. Vahiy tamamlanınca Resulullah terlemiş yüzünü örtünün altından kaldırarak: “Müjdeler olsun sana ey Âişe! Allah'u Teâlâ seni temize çıkardı. Senin pak olduğuna şahit oldu” buyurarak Nûr Suresinden, o an nazil olunan 10 ayeti okudu. Hz. Ebû Bekir hemen kalkıp kızı Âişe'yi başından öptü, “Kalk, Resulullah'a teşekkür et” dedi. Kendisi için ayet ineceğini aklından geçirmeyen Âişe şaşkınlık içinde: “Hayır kalkmam baba vallahi kalkmam. Allah'u Teâlâ'dan başkasına şükretmem. Çünkü Rabbim beni Ayet-i Kerîme ile methetti” dedi. Ama, çok sevindi. İftirada bulunanlar zamanla hakîr ve zelîl oldular.
Peygamberimiz (sav) 632 senesinde hastalanınca son gününü Hz. Âişe validemizin evinde geçirdi. Rebiü'levvel ayının on ikinci pazartesi günü öğleden önce mübarek başı, Hz. Âişe validemizin göğsüne yaslanmış olduğu halde vefat etti. Resulullah'ın vefatından sonra Ashâb-ı Kirâm, Hz. Aişe validemize müminlerin annesi adını vererek, ona büyük hürmet göstermişlerdir. Hz. Âişe de, sahâbe içinde, kırk yıla yakın bir müddet daha yaşamış ve pek 2210 hadis rivayet etmiştir.
Hz. Âişe'nin bu son kırk yıllık hayatındaki en önemli olay; Cemel Vak'ası'dır. Hz. Osman'ın karışıklık çıkaran entrikacı asiler tarafından şehit edilmesinden sonra halîfe olan Hz. Ali, katilleri bulmak ve kısas yapmak hususunda adalet-i mahza üzere hareket ederek haksız yere bir insanı öldürmekten ise suçluyu bularak kısas yapmak için sabırla hareket etmiştir. Ancak asiler suçluyu gizlemişler ve “Osman’ın katili bizim hepimizdir” diyerek Hz. Ali’nin işini zorlaştırmışlardır.

Durum böyle endişe verici bir hâl alınca Ashâb-ı Kiram'ın büyüklerinden ve Hz. Ali’ye ilk biat edenlerden Talha ve Zübeyr (ra) Mekke'ye giderek o sırada hac için orada bulunan Hz. Âişe'yi ziyaret edip, olaylara el koymasını ve kendilerine yardımcı olmasını istediler. Hz. Âişe de acele etmemelerini, sabırla bir köşeye çekilip Hz. Ali'ye yardımcı olmalarını tavsiye etti. Ashâb-ı Kirâm'ın büyükleri de Hz. Âişe'nin tavsiyesine uyarak, askerleriyle Irak ve Basra'ya gitmeyi uygun gördüler. Hz. Âişe'ye de: “Ortalık düzelinceye ve halifeye kavuşuncaya kadar bizimle beraber bulun, bize destek ol, çünkü sen müslümanların annesi ve Resulullah'ın muhterem zevcesisin, herkes seni sayar” dediler. Hz. Âişe de, müslümanların rahat etmesi ve Ashâb-ı Kirâm'ın korunması için onlarla birlikte Basra'ya hareket etti. Bu gidişi asiler, Hz. Ali'ye başka türlü anlattılar. Bu arada Hz. Ali'yi de zorlayarak Basra'ya gitmesini sağladılar. Hz. Ali de Basra'ya gelince Hz. Âişe'ye bir haberci yollayarak, olaylar ve yolculuğu hakkındaki düşüncelerini sordu. Hz. Âişe, fitneyi önlemek ve sulhu sağlamak için Basra'ya geldiğini; öncelikle katillerin yakalanmasını istediklerini halife Hz. Ali'ye bildirdi. Bu görüşü Hz. Ali de uygun bularak sevindi. Memnun olan her iki taraf üç gün sonra birleşmeyi kararlaştırdılar.
Bu barış haberini ve memnunluğu işiten münafıklar birleşmeye engel olmak için, gece karanlık basınca, her iki tarafa da ayrı ayrı askerlerle saldırdılar. Taraflara da: “Bakın, karşınızdakiler sözünde durmadı” deyip bu gece baskını ile ortalığı karıştırdılar. Karanlıkta neye uğradıklarını bilemeyen müslümanlar harb etmeye başladılar. Her iki taraf da karşısındakini suçluyordu. İşte bu iki müslüman grup arasında meydana gelen çatışmaya Cemel Vak'ası denir.

Bu vak'ada Hz. Aişe'nin ictihadı Hz. Ali'nin ictihadına uymamıştı. Buna rağmen galib olan Hz. Ali, müminlere anneliği Kur'an-ı Kerim ayeti ile sabit olan Hz. Aişe'ye ikram ve izzette bulundu. Onu bir bölük asker ve cariyeler ile Medine’ye gönderdi. Maaş bağladı ve Medine’den ayrılmamasını tavsiye etti. “Ali'yi sevmek imandandır” hadisini haber veren Hz. Âişe de Hz. Ali'yi çok severdi. Medine’den dışarıya asla çıkmadı. Daha sonra Hz. Ali'nin şehâdetine üzüldü ve çok ağladı. Çünkü sahâbiler birbirlerini çok severlerdi. Hayatının son devrelerini müctehid olarak bilhassa kadınlara mahsus hallere dair fikhî hükümlerde fetvalar vererek geçirdi. 676 yılında Medine-i Münevvere'de vefat etti. Cenazesini Ashâbtan Ebû Hureyre (r.a.) kıldırdı. Vasiyyeti üzerine Medine'de el-Bakî' kabristanına defnedildi.
ahiret kardeşi isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   ahiret kardeşi nickli üyeye özel mesaj gönderin ahiret kardeşi tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Yandaki Kullanıcılar ahiret kardeşi Arkadaşımıza Teşekkür Etti
güldeste (06-01-2009), ISRA (07-05-2008)
Alt 07-05-2008, 10:16   #2
ANKEBUT
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 02-07-2006
Bulunduğu yer: Ravza-i Mutahhara
Yaş: 38
Mesajlar: 12.503
Rep Gücü: 210
ANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 2024
2239 Mesajda 3732 Teşekkür Aldı
Salat ve selam olsun efendim (s.a.v.)'e..



Allah'ın yakınından dostlar edinenlerin durumu, kendine ev edinen örümceğin durumu gibidir. halbuki evlerin de en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. Ah keşke bilselerdi!

ANKEBUT 41
ANKEBUT isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   ANKEBUT nickli üyeye özel mesaj gönderin ANKEBUT tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Alt 07-05-2008, 10:25   #3
ISRA
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 09-01-2008
Bulunduğu yer: Bir Garip Yolcu
Yaş: 32
Mesajlar: 4.194
Rep Gücü: 124
ISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 218
387 Mesajda 553 Teşekkür Aldı
Bayrak

binler salat, binler selam Ya Resulallah(s.a.v)..



ISRA isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   ISRA nickli üyeye özel mesaj gönderin ISRA tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Alt 07-05-2008, 13:45   #4
ahiret kardeşi
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 03-05-2008
Mesajlar: 83
Rep Gücü: 0
ahiret kardeşi will become famous soon enoughahiret kardeşi will become famous soon enough
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 3
20 Mesajda 29 Teşekkür Aldı
ya rasulüm bizden sana ne kadar salat ve selam etsekte azdır gönlümüzden sana binlerce saalat ve selam geçiyor inşallah kabul edersin amin
ahiret kardeşi isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   ahiret kardeşi nickli üyeye özel mesaj gönderin ahiret kardeşi tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags: , , , , , , ,

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Bin aydan hayırlıdır denmesinin hikmeti nedir? ttemizsoy Mübarek Günler Ve Geceler 1 27-09-2008 02:19
"Aişe Validemiz" Kaç Yaşında Evlenmiş! ahiret kardeşi Siyer-i Nebi (S.A.V) 1 07-05-2008 10:30
Namazda şehadet parmağının kaldırılmasının hikmeti nedir? SaNaL FaNi Namazla İlgili Yazılar 0 23-04-2008 23:50
Kuranı Kerimde Hz. İbrahimin yolunda gidilmesini söylemesinin hikmeti nedir? ANKEBUT Peygamberler Tarihi 0 20-03-2008 19:33
Tavafta hızlı yürüyüşün hikmeti nedir? ttemizsoy Fıkıh Ve Akaid 0 15-03-2008 23:08



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı


Saat 11:08.

Forum Saati + 2 Olarak Ayarlanmıştır.

Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

www.ilimhazinem.com

627 631 632 634 635 636 638 639 642 643 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 681 682 683 685 686 688 689 699 700 701 702 703 704 705 712 717 718 719 720 721 722 724 725 726 727 728 729 730 731 732 734 735 736 737 738 739 740 742 743 744 745 746 753 758 760 761 762 763 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 787 788 789 790 791 792 793 795 796 797 800 801 802 803 805 806 808 809 810 811 814 818 819 820 821 822 824 825 826 827 832 833 836 837 838 839 840 841 842 844 845 846 850 851 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 893 894 895 896 897 898 899 900 901 902 906 908 909 912 913 914 915 916 917 918 919 920 921 922 924 925 926 927 928 929 930 931 932 933 934 935 936 937 938 939 940 941 942 944 945 947 949 952 953 954 955 958 967 970 971 973 980 981 984 987 988 989 990 991 992 993 994 995 999 1000 1001 1002 1003 1004 1005 1006 1007 1008 1009 1010 1011 1013 1014 1015 1016 1017 1018 1019 1020 1021 1022 1023 1024 1025 1026 1027 1028 1029 1030 1031 1032 1033 1034 1035 1036 1037 1038 1039 1040 1041 1042 1043 1044 1045 1046 1047 1048 1049 1050 1051 1052 1053 1054 1056 1057 1058 1059 1060 1061 1062 1063 1064 1065 1066 1067 1068 1069 1070 1071 1072 1073 1074 1075 1076 1077 1078 1079 1080 1081 1082 1083 1084 1085 1086 1087 1088 1089 1090 1091 1092 1093 1094 1095 1096 1097 1098 1099 1100 1101 1102 1103 1104 1105 1106 1107 1108 1109 1110 1111 1113 1114 1115 1116 1117 1118 1119 1120 1121 1124 1125 1128 1129 1130 1131 1135 1136 1137 1138 1139 1140 1141 1142 1143 1144 1145 1146 1147 1148 1149 1150 1151 1152 1153 1154 1155 1156 1157 1158 1159 1160 1161 1162 1163 1164