Görüntülemeler : 103 √ Cevap Sayısı : 2 |
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Banlandınız
|
1. "Yâ Ebâ Zer!.. (Ceddidis sefîneh) Gemini yenile, eski gemi ile yola çıkılmaz!.. Gemiyi yenile demek, imanını tazele!.. İmanını dâimâ tazele... Çünkü, esvabın çürüdüğü gibi iman da çürürmüş, eskirmiş. Onun yenilenmesi:
(Allàhümme innî üceddidel imâne tecdîden bikavli lâ ilâhe illallah, muhammeder rasûlallah) demek, ardından Âmentü'yü de okumak... (Feinnel bahra amîk) Dünya ufacık bir şey ama, çok derin... Derin denizde öyle eski gemi ile yürünmez. 2. (Ve huziz zâd, kâmilen) Gemiyi adamamakıllı doldur yiyeceklerle, içeceklerle ki, yola çıktıktan sonra bulamazsın bir şey... Nerden bulacaksın? Geminde yoksa bir şey, aç kalırsın! O da a'mâl-i sâlihadır. Ahiret yolculuğuna çıkılmıştır. A'mâl-i sâlihamız olmazsa, yolda aç kalırız, helâk oluruz. Onun için a'mâl-i sâliha; başta namaz, Allah'a ibadet ve kullara şefkat... En kısa tabirle: Allah'a kulluk, kullara şefkat, merhamet... (fe innes sefere baîd) Yol uzun... 3. (Ve haffifil hımle) Ağır yükle de bu yoldan gidilmez. Almışın altmış okka, seksen okka yükü arkana... Burdan oraya kadar ***ürüsün ama, burdan Fatih'e kadar çıkaramazsın!.. Onun için, yükün hafif olursa, kolayca gidersin. Yükün hafifliği, günahlar'ın azlığı... Günahını az et ki, kolayca gidesin!.. Günahların çokluğu ağırlık verir adama... 4. (Ve ahlisıl amel) Amelini de öyle gösterişle filân yapma! Allah için, ihlâs ile yap ki, Allah-u Teâlâ hepsini görüyor ve biliyor. ********************************************+++ Zünûbî in fekertü fîhâ kesîretün, Ve rahmetü rabbî min zünûbî evsau. "Düşünüyorum, günahlarıma bakıyorum ki, dağları aşmış, çok... İçinden çıkılacak gibi değil... Düşünüyorum ki, rahmet-i ilâhi hepsinden üstün... Ona güveniyorum." Ve mâ tamaî fî sâlihin in amiltühû, Velâkinnî fî rahmetillâhi etmau. "Yaptığım ameller; namaz, oruç, sadaka, bir çok şeylerim var... Fakat, onlara hiç güvencim yok, onlara bel bağlayamıyorum. Ancak Allah-u Teâlâ'nın rahmetinden ümidim var..."
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
Banlandınız
Üyelik tarihi: 28-08-2008
Mesajlar: 56
Rep Gücü: 0
![]() Teşekkür Sayısı: 9 14 Mesajda 19 Teşekkür Aldı |
Peygamber SAS buyuruyor ki:
(İzâ kâne yevmül kıyâmeh) "Kıyamet günü olduğu zaman, (yûdaul mîzân) terâziler kurulacak." Hak terazisi... Terazi denince, çeşitli teraziler var şimdi... Havayı ölçen terazi var, gemileri ölçen terazi var, tansiyonu ölçen terazi var, hep teraziler çeşit çeşit... Bu da Allah terasizi, bizim terazilere benzemez. "Terazi kurulunca: 1. (Feyü'tâ biehlis salâh) Namazcıları çağırırlar. (feyüveffûne ücûrehüm bil mîzân) Alın bakalım namazlarınızın sevabını derler, ölçüp verirler. 2. (Sümme yü'tâ biehlis savm) Ondan sonra, oruçluları getirirler. (feyüveffûne ücûrehüm bil mîzân) Onların da oruçlarının sevapları ölçülüp verilir. 3. (Sümme yü'tâ biehlil hac) Sonra, hacıları getirirler. (feyüveffûne ücûrehüm bil mîzân) Alın bakalım sevaplarınızı derler, ölçüp verirler onlara da... 4. (Sümme yü'tâ biehlil belâi) Ondan sonra ibtilâ sahipleri getirilir. Belâya uğramış, musîbet sahipleri çağrılır. (lâ yünsabü lehüm mîzânün) Onlara mizân konmaz. Herkese hakkıyla veriliyor, mizânla, ölçülerek veriliyor; ehl-i ibtilâya mîzan yok... (ve lâ yünşeru lehüm divânün) Onlara divan da kurulmaz. (feyüveffûne ücûrehüm bigayri hisâb) Ölçüsüz hak sevabı onlara bol keseden ihsan olunur. (Hattâ) Şu kadar ki, (yetemennâ ehlül âfiyeh) ehl-i âfiyet olan insanlar derler ki: (En lev kânû bimenziletihim min kesreti sevâbillâhi teâlâ) 'Ah, keşke biz de onlar gibi olaydık da, bu sevaplara biz de nâil olaydık!' diye temennide bulunacak sağlamlar; Allah-u Teâlâ'nın onlara ihsân ettiği sevâbın çokluğundan..."
|
|
|
|
|
|
#3 |
![]() Üyelik tarihi: 03-01-2009
Mesajlar: 6
Rep Gücü: 0
![]() Teşekkür Sayısı: 292 3 Mesajda 3 Teşekkür Aldı |
Resûlüllah (s.a.s) mü'minlerin "hesap günü"nündeki durumunu şöyle dile getirir: "Mü'min kıyamet günü Rabbine öyle yaklaştırılır ki, artık Rabbi onun sırrını mahşer ehlinden saklamış olur. Sonra ona bütün günahlarını ikrar ettirir: "Şunu işlediğini sen bilir misin?" diye sorar. O da: Ya Rabbi bilirim, der. Sonunda, mü'minin işlediği günahlar hakkındaki itirafları Allah'ın dilediği miktara ulaşınca Allah Teâlâ ona: "Şüphesiz Ben senin işlediğin günahları dünyada senin için örttüm. Bu gün de senin için günahlarını mağfiret ediyorum, "buyurur" (Müslim, Tevbe, 52; İbn Mâce, Mukaddime, 13).
Bu delillerden açıkça anlaşılıyor ki, dünyada iken Allah'a ve âhiret gününe iman ederek O'nun emirlerine uyan, yasakladıklarından sakınan ve salih amel işleyen mü'minler, kolay bir hesaptan sonra Allah'ın kendilerine mükâfat olarak hazırladığı nimetlere kavuşacaklardır. Ancak müslüman olduğu halde, mutlak sûrette cezayı hakkedecek davranışlarda bulunan kimselerin hesabı zor olacaktır.
|
|
|
|
![]() |
| Tags: eba, peygamberimizin, zernasihati |
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Peygamberimiz ( s.a.v )'ın 10 Nasihati | SaNaL FaNi | Peygamber (s.a.v.) Hakkında Yazılar | 0 | 11-01-2009 01:59 |
| Delinin Veliye Nasihati | efrahim | Makaleler | 1 | 01-10-2008 23:07 |
| Hazret-i Ali’nin oğluna nasihati; | ANKEBUT | (S.A.V.)'in Ashab-ı Kiramı | 1 | 24-04-2008 00:46 |
| Davud(a.s)’ın oğluna nasihati | ANKEBUT | Peygamberler Tarihi | 0 | 20-03-2008 22:52 |
| Hazret-i Ali’nin oğluna nasihati; | ANKEBUT | (S.A.V.)'in Ashab-ı Kiramı | 0 | 10-03-2008 04:06 |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Saat 16:12.
Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
www.ilimhazinem.com