|
|||||||
| Kayıt ol | Arama | Bugünün Mesajları | Forumları Okundu Kabul Et |
Görüntülemeler : 7 √ Cevap Sayısı : 0 |
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
![]() |
MÜ’MİNÛN/112,113.
“Allah onlara yine: “Yeryüzünde kaç yıl kaldınız” der. Bir gün veya daha az bir süre kaldık, sayanlara sor” derler.” Söyleyin bakalım, orada, yeryüzünde ne kadar kaldınız? Kaç yıl kaldınız dünyada? Derler ki bir gün, ya da bir günün bir parçası kadar kaldık orada. İsterseniz işte sayanlara sor derler. Evet işte dünyada kaldıkları süre bir gün, yahut ondan biraz daha az bir süre. Ashab-ı Kehf de aynı şeyi söylüyordu değil mi? Yıllarca saltanat sü-renlerin bu dünyadaki saltanatları işte bu kadar sürüyor. Yâni bir gün gelip bitecek ve asla bir daha geri gelmeyecek günler bin yıl olsa, milyon yıl olsa ne yazar da? Uzun bile olsa kısa görüyorlar bugünleri. Evet bakın işte dünya sadece bir günmüş. Sadece bir gün. Peki Firavun hanedanı binlerce sene saltanat sürmedi mi? Âd Semûd şu kadar yaşamadı mı? Nuh toplumu şu kadar payidar olmadı mı? Saltanatlar, sultanlar, devletler, egemenler ne kadar da mağrur değiller miydi dünyada? Ne kadar da müstekbir, astıkları astık, kestikleri kestik değiller miydi? Demek dünya bir gün kadarmış öyle mi? Peki o bir günlük bir dünya için zâlim olmak ne anlama geliyor? Ya da o bir günlük dünya hayatı için zâlimlere imrenmenin ne anlamı kalıyor? Bizim şu andaki çırpınışlarımızın ne anlamı kalıyor? İşte dünya bu. Yolculuğa çıkmış bir adamın yolunun üzerindeki bir ağacın gölgesinde kısa bir süre dinlenip de sonra yoluna revan olması gibi bir şeydir dünya. Hepsi bu kadar. İşte âhiretin yanında dünya bu kadardır. Şimdi söyleyin bana. Şu anda bizler bir günlük dünya hayatı için mi çırpınıyoruz? Bir günlüğüne mi evler yapıyoruz? Bir günlük için mi bu kadar saraylar peşindeyiz? Bir günlük rızık için mi bu uğraşları veriyoruz? Yâni bir günün rızkını bulamadık ta onun için mi bu kadar gece-gündüz koşturuyoruz? Bu bir günlük dünya için mi zâlimlere boyun eğiyoruz? Bir günlük dünya için mi zâlim oluyoruz? Bu nasıl bir iş? Bu nasıl bir anlayış? Bu nasıl bir hayat? Bu kadarcık bir dünya için âhiret feda edilir mi? Feda edelim mi? Hiç mi aklımız yok? MÜ’MİNÛN/114,115. “Allah: “Pek az kaldınız, keşke bilseydiniz! Sizi boşuna yarattığımızı ve Bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız? “ der.” Allah buyuruyor ki, keşke bir bilseniz siz dünyada çok az kaldınız. Siz dünyada çok az kaldınız. Çok uzun gibi geliyor bize değil mi? Rasulullah efendimiz bir hadislerinde elinizi denize sokun, parmağınız ne kadar suyla geri gelirse işte âhiretin karşısındaki dünya o denizin yanındaki o su kadardır. Âhiretin yanında dünya çok azdır. Eh şimdi bu kadar az bir dünya için âhireti feda etmenin ne anlamı var? Cenneti feda etmenin ne anlamı var? Hiç aklımız yok mu? Siz öyle mi hesap ediyorsunuz? Öyle mi zannediyorsunuz ki Biz sizi boş yere, laf olsun diye yarattık? Öyle mi zannediyorsunuz? Öyle mi kabul ediyorsunuz? Sizi eğlence olsun diye yarattık ve Bize dönmeyecek misiniz? Bize dönüp hesaba çekilmeyeceğinizi, sümen altı edileceğinizi, yok olup gideceğinizi mi zannediyorsunuz? Yâni ya-şadığınız bu dünya hayatının bitmeyeceğini, ölmeyeceğinizi, ölürseniz bile tekrar dirilmeyeceğinizi mi hesap ediyorsunuz? Dünyadaki hesabınızı bu zanna mı bina ediyordunuz? MÜ’MİNÛN/116. “Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. O'ndan başka İlâh yoktur. O, yüce arşın Rabbidir.” Hak olan, gerçek olan, Melik olan Allah’ın şanı şerefi çok yücedir. Hak olan Melik, yüceler yücesidir. Melik sadece O’dur, egemen sadece O’dur. O’ndan başka Melik, O’ndan başka egemen, O’ndan başka İlâh, O’ndan başka söz sahibi, O’ndan başka hükümdar, O’n-dan başka yetkili yoktur. İşte şu anda cennetlikler ve Cehennemlikler hakkında hüküm veren ve verdiği hükmünü uygulayarak cennetlikleri cennete, cehennemlikleri de cehenneme gönderen O’dur. Herkes o Melikin, O hükümdarın hükmüne boyun bükmüştür. O Allah ki kendisinden başka İlâh yoktur. Herkesin boyunlarındaki kulluk iplerinin ucu elinde olan sadece O’dur. O Allah Kerîm olan arş’ın Rabbidir. MÜ’MİNÛN/117. “Allah'la beraber, varlığına hiçbir delili olmadığı halde başka İlâha tapanın hesabını Rabbi görecektir. İnkarcılar elbette kurtulamazlar.” Hal böyleyken kim de Allah’la birlikte bir başka İlâha dua eder, kulluk eder, onu da hayatında söz sahibi bilirse. Bütün bu uyarılardan sonra kim ki bu dünyada Allah’la birlikte başka yetkililerin de varlığına inanır, onlara da hayatına karışma alanı bırakırsa, kim ki başkalarına sığınır, onlara dua ederse bilesiniz ki onun hesabı Rabbinin katında görülecektir. Allah onun hesabını görecektir. Böyle kâfirlerin kaçmaları, kurtulmaları da asla mümkün olmayacaktır. Kâfirler asla başarılı olamayacaklar, hiçbir zaman kurtuluşa, felâha eremeyecekler. MÜ’MİNÛN/118. “Ey Muhammed! De ki: “Rabbim! Bağışla, merhamet et, Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın.” Öyleyse sen de ki peygamberim, ey Rabbim bana mağfiret et. Ben sadece Seni Rab ve İlâh bilip gücüm yettiği kadar Sana kulluk ediyorum. Kusurlarım olmuşsa Sen beni bağışla. Bana mağfiret edip acı, merhamet et. Sen rahmet edenlerin, merhamet edenlerin en ha-yırlısısın. Rabbimiz sevgili peygamberine bunu tavsiye etti ve pişdarımız da söyledi bu sözleri. Şu anda onun yolunun yolcusu olan bizlere de bunu tavsiye ediyor Rabbimiz, inşallah bizler de hep böyle diyeceğiz, hep böyle bir hayat yaşayacağız. Hep bir kulluk, hep bir dua hayatı yaşayacağız. Gücümüz yettiği kadar Rabbimize kulluğa koşacağız, ama falsolarımız olacak, sürçmelerimiz olacak, onun için de ey Rabbimiz bizi bağışla, kusurlarımızı örtüver ve bize merhamet et, çünkü sen merhamet edenlerin en merhametlisisin diye yalvarıp yakaracağız. Bu sûrenin de sonuna geldik. Rabbim gereği gibi anlayıp, gereği gibi iman edip kulluğa yönelen kullarından eylesin. Rabbim bu âyetlerle hem kendimizi, hem ailemizi, hem de çevremizi diriltip cennete giden kullarından eylesin. Rabbim yolundan ayırmasın. Ve âhiru dâvana enilhamdü lillahi Rabbil’âlemîn.
__________________![]() ölümle nişanlıysak neden çeyiz hazırlamıyoruz ![]()
|
|
|
|
| Yandaki Kullanıcılar PERİLİÇE Arkadaşımıza Teşekkür Etti | manzer (09-02-2010) |
![]() |
| Tags: mu8217minn |
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| MÜ’MİNÛN SÛRESİ/73-74-75-76-77-78.Ayet | PERİLİÇE | Ali Küçük Hocadan Tefsir Dersleri | 0 | 09-02-2010 15:04 |
| MÜ’MİNÛN SÛRESİ/47-48-49-50-51-52-53.Ayet | PERİLİÇE | Ali Küçük Hocadan Tefsir Dersleri | 0 | 07-02-2010 21:08 |
| MÜ’MİNÛN SÛRESİ/36-37-38-39-40.Ayet | PERİLİÇE | Ali Küçük Hocadan Tefsir Dersleri | 0 | 07-02-2010 20:25 |
| MÜ’MİNÛN SÛRESİ/12-13-14-15-16-17.Ayet | PERİLİÇE | Ali Küçük Hocadan Tefsir Dersleri | 0 | 07-02-2010 14:33 |
| MÜ’MİNÛN SÛRESİ/1-2-3-4-5-6.Ayet | PERİLİÇE | Ali Küçük Hocadan Tefsir Dersleri | 0 | 07-02-2010 13:37 |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Saat 18:09.
Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
www.ilimhazinem.com