Görüntülemeler : 25 √ Cevap Sayısı : 0 |
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
![]() ![]() |
Kuşatmadan Sonra
durumu kötüye gidiyordu. Kuşatmadan çok az sonra bir gece Peygamber (s.a v) dua etti: .Yarabbi itaatla senin yolunda cahst: ve *" yapü Onun ruhununu aldığın gibi kabul ederek al» Sa´d sesin! duy,sun ey Allah´ın Rasulü, senin tebliğ dedi Peygamber (s.a.v.) evine döndü enat sonra Cebraü geldi ve ona Sa´d´m öldüğü cesedin bu kadar hafif olmasına şaştılar. Çünkü Sa´d iri cüsseli bir adamdı Bunu Peygamber (s.a.v.) ´e söylediklerinde, O .Melekleri sı gereken bir sınırla karşılaşıldığında söylenirdi. Mezar*lıktaki herkes aynı sözü tekrarladı ve tüm mezarlık Süb-han Aliah sesleriyle titredi. Daha sonra Peygamber (s.a.v.) zafer anlarında söylenen Ali ahu Ekber (Allah büyüktür) sözünü söyledi, diğerleri de bunu tekrarladılar. Daha son*raları o sırada yüzünün neden sarardığını sorduklarında Peygamber (s.a.v.); şöyle dedi: «Mezar arkadaşınızın üstü*ne kapandığında, O, bir sıkışma hissetti. Eğer bir kişi bile bu sıkışmadan kurtulabilseydi Sa´d da kurtulurdu. Daha sonra Allah ona selâmet dolu bir rahattık verdi.*[1]. Bunu takip eden günlerden bir sabah, Peygamber (s. a.v.) Ümmü Seleme (r.J´nin odasında iken ona: «Ebu Lü-babe affedildi» dedi. «Ona bu müjdeyi vereyim mi?» diye sordu. Peygamber (s.a.v.): «Eğer istersen» dedi. Bunun üzerine Ümmü Seleme (r.) mescide açılan odasının kapı*sında durdu ve yakın bir direkte bağlı olan Ebu Lübabe (r.)´ye: «Ey Ebu Lübabe, müjdeler olsun, Allah sana mer*hamet etti» diye bağırdı. Mescid´deki adamlar onu çözmek için hemen etrafına toplandılar. Fakat o onları durdura*rak. «Allah´ın Resulü beni elleri ile çözene kadar olmaz» dedi. Peygamber (s.a.v.) namaza giderken onun yanında durdu ve bağlarını çözdü. Namazdan sonra Ebu Lübabe (r.), Peygamber (s.a.v.)´e geldi ve yaptığına kefaret olarak bir bağış yapmak iste*diğini söyledi. Peygamber (s.a.v.) onun mallarının üçte bi*rini´kabul etti. Onun serbest bırakılmasını haber veren \rahiy, diğer hata eden iyi adamları da kastederek: «Onların mallarından sadaka al, bununla onları temizlemiş, arındırmış olursun» (Tevbe: 103) diyordu. Hendek savaşından yaklaşık beş ay sonra Peygamber (s.a.v.), zengin bir Kureyş kervanının Suriye´den dönmek*te olduğu haberini aldı ve Zeyd´i kervanın yolunu kesmek üzere yüzyetmiş atlı ile gönderdi. Zeyd ve adamları çoğu Safvan´a ait olan gümüşler de dahil tüm ticarî eşyayı ele geçirdiler ve adamların çoğunu da esir aldılar. Kaçmayı başaran birkaç kişiden biri de Peygamber (s.a.v.)´in da*madı Ebu´I-As idi. Mekke´ye kaçarken yolu üstündeki Me*dine´nin yakınından geçiyordu. Tam oradan geçerken ka*rısı Zeyneb´i ve küçük kızları Ümame´yi görme arzusunu duydu. Gece karanlığında riski göze alarak şehre girdi ve Zeyneb´in nerede yaşadığını öğrenmeyi başardı. Kapıyı çaldığında Zeyneb onu içeri aldı. Güneşin doğmasına az bir vakit kalmıştı. Zeyneb. Bilâl´in ezanını duyunca, Ebu´l-As´ı, Ümame ile birlikte bırakıp Mescid´e gitti v& diğer kız kardeşleri ve Peygamber (s.a.v.)´in eşleri İle birlikte erkek*lerin arkasındaki ilk sırada yerini aldı. Peygamber (s.a.v.), başlangıç tekbirini aldı, adamlar da onun arkasından tek*rarladılar. O aradaki sessizlikte Zeyneb sesinin tüm gü*cüyle: «Ey insanlar, Rebi´nin oğlu Ebu´l-As benim koru*mam altındadır» diye bağırdı ve kendisi de tekbir getirip namaza durdu. Peygamber ts.a.v.) selâm verdikten sonra kalktı ve topluluğa doğru döndü: «Benim duyduğumu siz de duydu*nuz mu?» dedi. Mescid´de onun söylediklerini tasdikleyen bir mırıltı oldu. «Nefsimi kudret elinde tutana yemin ol*sun ki- dedi, «bunu duyana kadar, bu konuda bir bilgim yoktu. Bir Müslüman´ın başka birini himayesine alması, diğer bütün Müslümanları bağlar.- Daha sonra kızına git*ti: «Onu şerefle karşıla, fakat sana bir koca olarak gelme*sine izîn verme. Çünkü sen artık onun karısı değilsin» dedi. Zeyneb babasına Ebu´1-As´m, Kureyş´f.en birçok kişi*nin kendisini emin görerek emanet ettikleri mallara karşı*lık Suriye´den aldığı mallara elkonulmasmdan büyük bir üzüntü duyduğunu söyledi. Bunun üzerine Peygamber (s a.v.) sefere çıkan ve kendisine Ebu´l-As´ın malları düden*lere haber gönderdi: «Bildiğiniz gibi bu adam bizu aittir, siz de onun mallarını aldınız. Eğer onun mallarını ona iade edecek iyiliği gösterirseniz beni sevindirirsiniz. Fakat eğer geri vermezseniz, O Allah´ın size verdiği bir ganimettir ve onun tasarruf hakkı da si/indir... Onlar, mallan geri vereceklerini söylediler ve eski su kırbalarına, tahta parçaları*na varıncaya kadar herşeyi geri verdiler. Herşey eksiksiz ona iade edilmişti. Onun îslâm´a girmekte tereddüt ettiği*ni gören bir adam: «Neden îslâm´a girip bu malları ken*din almıyorsun? Bunlar putperestlerin mallandır» dedi. Fakat o şu cevabı verdi: «Bana duyulan güveni sarsarak islâm´a girmem kötü bir başlangıç olur». Malları Mekke´ye ***ürdü ve sahiplerine verdi. Daha sonra Medine´ye dön*dü ve biat ederek Müslüman oldu. Böylece Zeyneb kocası*na tekrar dönmüş oldu ve Peygamber´in (s.a.v.) ailesiyle birlikte tüm şehir sevinçle doldu. -------------------------------------------------------------------------------- [1] W. 529.
![]()
|
|
|
|
![]() |
| Tags: kusatmadan, sonra |
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Neden Sonra.. | Leyya | Makaleler | 0 | 12-05-2009 01:40 |
| 16- Bab: Güneş Meyl Ettikten Sonra Yola Çıktığı Zaman Öğle Namazını Kılar, Sonra Bine | aşküma | Namazın Kısaltılması Babları | 0 | 02-05-2009 04:47 |
| 33- İkindiden Sonra ve Bir de Sabah Namazından Sonra Müstesna: Namaz Kılmayı Kerih Gö | aşküma | Namaz Vakitleri | 0 | 02-05-2009 02:25 |
| Hudeybiye´den Sonra | ISRA | Siyer-i Nebi (S.A.V) | 0 | 21-05-2008 19:42 |
| Uhud´dan Sonra | ISRA | Siyer-i Nebi (S.A.V) | 0 | 21-05-2008 19:34 |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Saat 23:09.
Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
www.ilimhazinem.com