İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter


Geri git   İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter > PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)'İN SÜNNETİ,ÖRNEK HAYATI VE HADİS-İ ŞERİFLERİ > Siyer-i Nebi (S.A.V)

Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Forumları Okundu Kabul Et

Kureyş´in Teklifleri ve İstekleri

Görüntülemeler : 17  √  Cevap Sayısı : 0

Görüntüleyenler Üyeler:   √ Misafir:1

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 20-05-2008, 20:46   #1
ISRA
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 09-01-2008
Bulunduğu yer: Bir Garip Yolcu
Yaş: 32
Mesajlar: 4.194
Rep Gücü: 124
ISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 218
387 Mesajda 553 Teşekkür Aldı
Bayrak Kureyş´in Teklifleri ve İstekleri

Kureyş´in Teklifleri ve İstekleri





O günden sonra Hz. Hamza teslim oluşunu korudu ve Peygamber´in tüm isteklerine uydu. Onun İslâm´a girmesi Kureyş´i çok etkiledi; artık Peygamber´e, Hamza´nın koruya*cağım düşünerek, direkt saldırılarda bulunamıyorlardı. Di*ğer taraftan, bu beklenmedik olay onların meselenin asıl Önemini daha iyi kavramalarını sağladı ve kendilerine gö*re Araplar arasındaki yüksek konumlarına zarar verecek olan bu gelişmeyi önlemek ve durdurmak için yeni çözüm*ler arama çabalarını da artırdı. Bu tehlikeyi düşünerek taktik değiştirmeye ve Abdu´ş-Şems´in ileri gelenlerinden Utbe İbn Rebia´nın mecliste yaptığı öneriyi kabul etmeye karar verdiler. Utbe: «Niçin Muhammed (s.a.v.)´e gidip ka*bul edeceği bazı tekliflerde bulunmuyoruz?» dedi. «Kabul ettiklerini, bizi rahat bırakması karşılığında veririz.» Pey*gamber (s.a.v.)´in Kâ´be yalanında yalnız başına oturduğu haberi geldi. Utbe hemen meclisten ayrıldı ve Mescid´e git*ti. O bu görevi, Haşim´in kardeşi Abdu´ş-Şems´in torunu olduğu için üstlenmişti. Kusay´ın oğlu Abdu´l Menaf´tan sonra iki oğlu Abdu´ş-Şems ve Haşim kabileleri birbirinden ayrılmış iseler de, farklılıkları büyük atalarının ortak olu*şuyla kapatılabilirdi. Bunların yanısıra Utbe, Kureyş için*de en az şiddet taraftan olan ve daha çok uzlaşmacı ka*raktere sahip bir adamdı; aynı zaman da çok da akıllıydı"

Peygamber´e: -Ey kardeşimin oğlu,» dedi, «Sen, bildı-ğin gibi kabilenin soylulanndansm ve senin soyun sana

şerefli bir konum sağlıyor. Fakat sen halkına ciddi ve teh*likeli bir mesele getirdin, bununla onların topluluğunu birbirinden ayırıyor, onların yaşam tarzının saçma oldu*ğunu söylüyor, dinlerini ve tanrılarını küçümsüyorsun ve onların atalarına kafir diyorsun. Şimdi benim önerdikleri*mi dinle, sana uygun olanı kabul et. Eğer istediğin zengin-Ukse, mallarımızı birleştirir seni aramızda en zengin kim*se yaparız. Eğer istediğin şerefse, seni liderimiz yaparız ve senin sözünden hiç çıkmayız. Ve eğer kıral olmak istiyor*san seni kıral yaparız. Eğer sana musallat olan cinden ve hastalıktan kurtulamıyorsan sana bir hekim buluruz ve iyileşene dek senin için tüm servetimizi harcarız.» Konuş*masını bitirdiğinde Peygamber ona: «Ey Velid´in babası, şimdi beni dinle» dedi. Utbe «dinleyeceğim» deyince, Pey*gamber (s.a.v.) kendisine, yeni gelen surelerden birini oku*du.

Utbe, kazanmak istediği kişiyi etkilemek için biraz ol*sun dikkatle dinliyor izlenimi vermek istiyordu, fakat bir*kaç cümle dinledikten sonra tüm bu düşünceler yerini oku nan kelimelerin anlamlarını düşünmeye bıraktı. Ellerini arkasına dayayarak oraya oturdu, dinledikçe ellerinin üs*tüne daha çok yükleniyordu; kulaklarına nüfuz eden dilin güzelliği karşısında şaşırmıştı. Okunan âyetler[1] Vahy´in kendisinden, yerlerin ve göklerin yaratılışından bahsedi*yordu. Eski peygamberlere, onlara tabi olmayı reddeden topluluklara ve onların nasıl Cehennemi boyladiklanna de*ğinen ayetler bunu takip ediyordu. Daha sonra inananla*ra değinen ve onlara bu dünyada melekler tarafından ko*runmayı, ahirette de ebedi mutluluğa ulaşmayı vadeden bir pasaj geliyordu. Peygamber (s.a.v.) okumasın» şu cüro-leierle bitirdi:

«Gece, gündüz, güneş ve ay O´nun âyetlerindendir. Siz güne*şe de, aya da secde etmeyin. Allah´a secde edin ki, bunları kendisi yaratmıştır. Eğer O´na ibadet edecekseniz» (Fussilet: 37).

Bunun üzerine Peygamber hemen başını yere koyarak secde etti. Daha sonra şöyle dedi: «Ey Ebu´l-Velid duyduk*larını duydun, şimdi her şey onlarla (duyduklarınla) senin aranda.*

Utbe, arkadaşlarının yanma döndüğünde onlar, Ubte-nin yüzündeki İfade değişikliğine öyle şaşırrtuşlardı ki «Sana ne oldu ey Ebu´l-Velid?» demekten kendilerim ala*madılar. Onlara şu cevabı verdi: «Şimdiye dek hiç duyma*dığım sözler duydum. O şiir değil, Tanrı´ya andolsun büyü ve kehanet de değil. Ey Kureyşliler, söylediklerime kulak verin ve benim dediklerimi yapın. Bu adamla işi arasına girmeyin, onu kendi haline bırakın, çünkü Allah´a yemin ederim ki ondan duyduğum sözler büyük haberlerdir. Eğer Araplar onu yok ederse onu başkalarının ellerinde kay*betmiş olursunuz, ama eğer Araplara üstün gelirse, onun hakimiyeti sizin hakimiyetiniz, onun gücü sizin gucunuz olur. Böylece insanların en şanslısı olursunuz.» -Seni diliy*le büyülemiş» diye onunla alay ettiler. «Size benim kişisel fikrimi söyledim, neyin en iyi olduğunu düşünüyorsanız onu yapın» dedi. Onlara daha fazla karşı çıkmadı, Kur´an âyetleri onda çok kısa süreli bir etki yaratmıştı. O sırada, Utbe Peygamber´e sorduğu soruların hiçbirine cevap geti*remediği için, içlerinden biri şöyle dedi. «Muhammed´e ha*ber gönderelim, onunla konuşalım ve tartışalım ki denen*memiş hiç bir yol bırakmayalım». Bunun üzerine ona Söy*le bir haber gönderdiler: «Kabilenin ileri gelen soyluları seninle konuşmak için toplandı.» Peygamber (s.a.v onla*rın tutumlarını değiştirdiğini düşünerek hızla yanlarına gitti. Onları gerçeğe (Hakk)a ulaştırmak istiyordu, fakat onlar kendisine daha önce yapılan teklifleri sıralamaya baş*layınca bütün ümitleri kayboldu. Konuşmalarını bitirdikle*rinde onlara şöyle dedi: «Ben büyülenmiş değilim, aranız*da en şerefli olmayı veya kralınız olmayı da istemiyorum. Bilâkis Allah beni size bir elçi olarak gönderdi ve bana bir kitap verdi, sizi hem uyarmamı hem de müjdelememi emretti. Size Rabbimin mesajını ilettim ve iyi tavsiye*lerde bulundum. Eğer size getirdiklerimi kabul ederseniz,bu sizin için. hem bu dünyada hem de ahirette kurtuluş*tur; fakat eğer getirdiklerimi kabul etmezseniz, o za*man sizinle benim aramda Allah´ın hüküm vermesini bek*liyorum»[2].

Onlarıtek cevabı daha önce kaldıkları yerden devam etmeleriydi. Eğer onların tekliflerini kabul etmiyorsa, Al*lah´ın elçisi olduğunu ispatlayacak birşeyler göstermeliydi, o zaman mesele hallolurdu. «Rabbinden çevremizdeki dağ*lan kaldırmasını, toprağı dümdüz yapmasını ve ülkemiz*den Irak ve Suriye´deki gibi nehirler akıtmasını iste. Ata*larımızdan birinin, örneğin Kusay´ın dirilmesi için dua et. biz de ona Söylediklerinin doğru olup olmadığını soralım. Veya eğer bizim için bunları istemeyeceksen kendin için birşeyler iste. Allah´tan senin sözlerini doğrulayıp bizim*kileri yalanlayacak bir meirtc indirmesini iste. Sana bah*çeler, saraylar, altın ve gümüş hazineleri versin ki senin Allah katında ne kadar değerli olduğunu görebilelim.» Pey*gamber onlara şöyle cevap verdi: «Ben Allah´tan böyle şeyler isteyecek değilim, çünkü O beni uyarmam ve müj*delemem için gönderdi.» Onu dinlemeyi reddederek şöyle dediler: «O zaman gökyüzünü parça parça üzerimize in*dir.» Bunu su âyete karşı söylüyorlardı: «Eğer biz dilersek onları yerin-dibine geçirir, ya* da gökten üzerlerine parça*lar düşürürüz» (Sebe´, 0.) «Karar verecek olan Allah´tır, di*lerse yapar» diye cevap verdi Peygamber (s.a.vj.

Alaylı bakışlarla, cevap vermeden başka bir konuya geçtiler. Onlara göre, Vahyin en şaşırtıcı ve etkileyici yönü Rahman isminin çok sık geçmesiydi, bu Peygamber (s.a. v.)*in herhalde ilham kaynağı olmalıydı. Surelerden biri «Rahman, Kur´an´ı öğretti» (Banman, I.) sözleriyle başlı*yordu. Muhamed (s.a.v.)´in söylediği şeyleri Yemame´li bir adamdan öğrendiği söylentisini kabul etmek işlerine geldi*ği için şöyle diyorlardı: «Sana öğretilen her şeyuı Yema*me´li Rahman adındaki bir adamdan kaynaklandığını duy*duk, biz Bahman´a kesinlikle inanmayız». Peygamber sessiz kaldı, onlar şöyle devam ettiler- «Muhammed (s.av.1, şimdi biz sözlerimizin doğruluğunu ispatladık, ve Tanrı´va andolsun ki seni rahat bırakmayacağız, sen bizi veya biz seni yok edinceye kadar savaşacağız.» İçlerinden biri şun*ları da ekledi: «Sen bir merdiven alıp göğe tırmanıncayn ve söylediklerini doğrulayacak dört melek gelinceye dek sana inanmayacağım. O zaman bile sanırını sana inan*mam.» Bunları söyleyen Mahzum´lu Ebu Umeyye´nin oğlu Abdullah idi. Abdullah, babası tarafından Ebu Cehil´in ku*zeni oluyordu; fakat annesi Âtike, Abdu´l-Muttalib´in kı*zıydı ve kardeşinin, yani Peygamber´in babasının ölümün*den sonra oğluna onun adım koymuştu. Halkının ileri ge*lenleriyle arasındaki bu uzaklığın üzüntüsüne bir de on yakın akrabalarından birinden bu sözleri duyma üzüntüsü eklenmişti.

Kendisine karşı en fazla nefret besleyen kavim olan Mahzumilerden sadece bir kişi, halası Berre´nin oğlu Ebu Seleme islâm´a girmişti ve yine o taraftan yeni dine bek*lenmedik güçlü bir destek geiiyordu. Ebu Seleme´nın oa-basi tarafından kuzeni olan Erkam adında zengin bir ak*rabası vardı -ikisinin Mahzumlu olan dedeleri kardeşti- \c Erkam Peygamber (s.a.v.) ´e gelip «La ilahe illallah» Allah´*tan başka tanrı yoktur «Muhammedün Resulullah» Muham*med «onun elçisidir diye inancını açıkladı. Daha sonra Safa Tepesi eteklerindeki büyük evini İslâm´ın hizmetine verdi O zamandan sonra mü´minler, Mekke´nin ortasında görül*me ve rahatsız edilme kaygısı taşımadan sığınabilecek \o birlikte ibadet edebilecek bir yer bulmuşlardı







--------------------------------------------------------------------------------

[1] Kur´an´ın her cümlesi ´ayet´ adını alır, yani ders veren işa*ret.



[2] I.1.188.



ISRA isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   ISRA nickli üyeye özel mesaj gönderin ISRA tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags: , ,

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kureyş Suresi ISRA Taberi Tefsiri 0 14-06-2008 02:37
Kureyş Suresi ISRA Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir ''Mefatihu'l Gayb'' 0 05-06-2008 03:02
Vadideki Kureyş ISRA Siyer-i Nebi (S.A.V) 0 20-05-2008 20:04
Fatih Terim teklifleri doğruladı haberci Güncel Haberler 0 09-05-2008 12:32
106-Kureyş Sûresi METROPOLİS Elmalı Hamdi Yazır 3 15-03-2007 06:32



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı


Saat 22:52.

Forum Saati + 2 Olarak Ayarlanmıştır.

Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

www.ilimhazinem.com

627 631 632 634 635 636 638 639 642 643 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 681 682 683 685 686 688 689 699 700 701 702 703 704 705 712 717 718 719 720 721 722 724 725 726 727 728 729 730 731 732 734 735 736 737 738 739 740 742 743 744 745 746 753 758 760 761 762 763 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 787 788 789 790 791 792 793 795 796 797 800 801 802 803 805 806 808 809 810 811 814 818 819 820 821 822 824 825 826 827 832 833 836 837 838 839 840 841 842 844 845 846 850 851 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 893 894 895 896 897 898 899 900 901 902 906 908 909 912 913 914 915 916 917 918 919 920 921 922 924 925 926 927 928 929 930 931 932 933 934 935 936 937 938 939 940 941 942 944 945 947 949 952 953 954 955 958 967 970 971 973 980 981 984 987 988 989 990 991 992 993 994 995 999 1000 1001 1002 1003 1004 1005 1006 1007 1008 1009 1010 1011 1013 1014 1015 1016 1017 1018 1019 1020 1021 1022 1023 1024 1025 1026 1027 1028 1029 1030 1031 1032 1033 1034 1035 1036 1037 1038 1039 1040 1041 1042 1043 1044 1045 1046 1047 1048 1049 1050 1051 1052 1053 1054 1056 1057 1058 1059 1060 1061 1062 1063 1064 1065 1066 1067 1068 1069 1070 1071 1072 1073 1074 1075 1076 1077 1078 1079 1080 1081 1082 1083 1084 1085 1086 1087 1088 1089 1090 1091 1092 1093 1094 1095 1096 1097 1098 1099 1100 1101 1102 1103 1104 1105 1106 1107 1108 1109 1110 1111 1113 1114 1115 1116 1117 1118 1119 1120 1121 1124 1125 1128 1129 1130 1131 1135 1136 1137 1138 1139 1140 1141 1142 1143 1144 1145 1146 1147 1148 1149 1150 1151 1152 1153 1154 1155 1156 1157 1158 1159 1160 1161 1162 1163 1164