İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter


Geri git   İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter > KUR'AN-I KERİM > KUR'ANI KERİM

Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Forumları Okundu Kabul Et

Kuran'ı yaşamak

Görüntülemeler : 60  √  Cevap Sayısı : 2

Görüntüleyenler Üyeler:   √ Misafir:1

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 05-11-2009, 22:56   #1
tevhit06
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 27-06-2008
Yaş: 54
Mesajlar: 13
Rep Gücü: 0
tevhit06 is on a distinguished road
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 0
3 Mesajda 5 Teşekkür Aldı
Kuran'ı yaşamak

Tasavvuf; Kuran'ı Yaşamaktır

Yüce Allahın(cc) biz insanlara kurtuluş reçetesi olarak gönderdiği Kur'an-ı Kerim; son ilahi kitap, yaratıcımız, rızk verenimiz, sahibimiz, malikimiz, efendimiz olan Allah u Teâlâ'nın, biz insanlara buyruğudur.
Tasavvuf ise; Allah’ın kitabı ve bizlere hitabı olan bu yüce buyruğu Kur’an ve Resûlullah (sav) efendimizin sünneti üzere dosdoğru yaşamak, bid’at ve hurafelerden uzak durmaktır. Tasavvufun gayesi, nefis terbiye ve tezkiyesine, üstün ahlâka, yani Muhammedî ahlaka ermektir. Âdî düşünceleri yürekten söküp atmak, nefs-i emaredeyi (kötülük emredici nefs) aşarak, ruhu nefsin egemenliğinden kurtarıp özgürlüğe kavuşturmaktır.
Kur'an'a göre, insanın yaratılış maksadı "ibadet", yani "Allah'a güzel bir şekilde kul olmak"tir. Bunun yolu da, Allah'a tek ve kamil Rab olarak inanmak (mü'min olmak); emir ve yasaklarına boyun eğip, teslim olmak (Müslüman olmak); bu iman ve teslimiyette samimi olmak, nifaka ve riyaya sapmamak (muhlis olmak); bu ihlası ve samimiyeti zedeleyip de Rabbinin gazabını hak etmekten korktuğu gibi, sevgisini kaybedeceğim endişesi ile müthiş bir endişe ve buna paralel bir dikkat bir gayret içinde olma (muttaki olmak); dolayısıyla imanına, İslâm'ına, ihlasına, takvasına, bir diğer ifadesiyle Rabbinin şanına uygun işlerde ve hallerde olmak (salih olmak)tır. Kur'an bütün bunları "ibadet" kelimesi ile anlatır ve cinlerin ve insanların ibadet için, yani Allah'a iyi kul olmaları için yaratıldıklarını bildirir (Zariyat, 55). Bunun yolu da öncelikle Allah'ı bilmek ve tanımak olduğu için, Kur'an, çoğu ayetinde Allah'ı insana tanıtır.
Tasavvuf, Allah’ı bilmenin yolu ve metodudur. Her türlü menfaat düşüncesinden uzak olmak, Hak'tan başka hiçbir şeye boyun eğmemek, kıymet vermemek, yalnız Hakk'a teslim olmaktır. Yani tasavvuf, İslâm'ın ma'nâsını gerçekleştirme yoludur.Yoksa tasavvuf dünyadan tamamen el etek çekip, işi gücü bırakmak ve şuna buna yük olmak, sofu elbisesine bürünerek zühd gösterip insanlardan menfaat sağlamak değildir. Tasavvufta bu gibi hareketler yasaktır.
Kur'an, Allah Teâlâ'nın yanı sıra insandan, hayattan ve kâinattan bahseder. İnsana, yaratıcısını, kendisini ve içinde yaşadığı dünyayı tanıtır, fıtratına uygun insan modelini sunar. Ne yapacaklarını, nasıl yapacaklarını, nelerden sakınması gerektiğini bildirdiği gibi, bütün bu hususlarda en güzel bir örnek de sunarak, işini kolaylaştırır.
"Andolsun ki Allah'ın Peygamberi'nde sizin için, (yani) Allah'a ve ahiret gününe kavuşmaya inanan ve Allah'ı çok anan kimseler için, en güzel bir örnek vardır." (Ahzab, 21) buyurur.
Dolayısıyla insandan, örneği olmayan bir şey istenmez ve o Peygamber gibi olması tavsiye edilir. Ayrıca Kur'an seçkin ve örnek bir nesil olarak Hz. Peygamber (a.s.)'in ashabından bahseder; Allah'a kullukta Resulullah'ı örnek gösterirken, Resululah'a ümmet oluşta da, ashabı örnek gösterir.
Direkt olarak değilse de dolaylı olarak bize Resulullah gibi kul; ashab gibi ümmet olmamız tavsiye edilir; onlar Peygamberlerine nasıl ittiba etmiş, nasıl saygı ve sevgi göstermiş ise, bizim de onlar gibi Peygamber varisi olan büyüklerimize tabi olmamız, saygı ve sevgi göstermemiz istenir.
Tasavvuf kendini, "cami-i ahkâm-i Kur'an olmak" (Kur’an hükümlerini üzerimizde toplamak), "Kitab ve sünnete dört elle sarılmak", "şeriatin zahir ve batınını, ahkâm ve adabını iyi bilip yaşamak." gibi şekillerde tarif ederken, Kur'an ve Sünnet dairesinde olduğunu, gayesinin bu ikisini, yani Islâm'ı samimi bir tarzda hayata geçirmek olduğunu vurgulamaktadır. Kur'an'ın ve onun vasıtasıyla Rabbimiz'in istediği de budur.
Kur'ân-ı Kerîm ruhbanlığı emretmediği gibi Hz. Peygamber (s.a.v.) de:"İnsanın yediği en güzel ekmek, kendi elinin emeğiyle kazandığı ekmektir" demiştir.
İnsanın, iman ahkâm ve adabı ile İslâm'ı bir bütün olarak yaşamasına "ibadet" yani kulluk diyoruz. Kur'an'ın açık ifadesi ile, Rabbimizin bizim kulluğumuza ihtiyacı olmadığı gibi, isyanımızdan da bir zararı yoktur. Kulluğun insana yönelik faydası "tekamül" , yani "kemale ermek, kamil insan olmak"tır. Hak Teâlâ her insanı "kemalata erebilme" potansiyeli ile yaratır. İnsanın bu potansiyelini harekete geçirip, kemal mertebelerinde yükselmesini sağlayacak olan sey, Rabbinin ona bildirdiği reçetedir. O da Kur'an'daki kulluktur. Bu reçete ancak ciddi ve samimi şekilde uygulanırsa fayda verir, insan için yükselme sağlar. Bunu başarmanın okulu ise Tasavvuf ekolleridir.
Tasavvuf er yoludur. Başkalarını nefsine tercih edenlerin yoludur. Onun için mutasavvıfa aynı zamanda fetâ da denir. Fetâ yiğit demektir. Fetâ, yaptığı hiçbir iyilik karşısında menfaat gözetmez, her şeyi sırf Allah rızası için yapar.
İnsanın bir dış dünyası, bir de iç dünyası var. İnsan bu iki dünyasında birden yaşar. Dış dünyasına ibretle bakması gerektiği gibi, iç dünyasına da ibretle bakmalıdır. Çünkü Allah Teâlâ'nın ayet, alamet ve delilleri, dış dünyamız gibi iç dünyamızı da süslemektedir.
Rabbimiz: "Biz onlara afak ve enfüsteki, yani dış dünyalarındaki ve iç dünyalarındaki ayetlerimizi göstereceğiz ki o (Kur'an)ın gerçek olduğu onlara iyice belli olsun..." (Fussilet, 53) buyurarak buna işaret etmektedir. Dolayısıyla insan sırf dış dünyasında değil iç dünyasında da kulluk yapmakla mükelleftir ve bu açıdan iki dünya birbirini tamamlamaktadır.
Kur'an sırf dış dünyasında ilahî emirlere uyup, iç dünyasını şirkin, küfrün ve isyanın hakimiyetinden kurtarmaya gayret etmeyenleri "münafık" olarak nitelemekte ve bunun iki dünyasını da, inkara boyun eğmiş olanların halinden daha vahim saymaktadır.
Tasavvuf ehli, işte bu açıdan da bir tevhid , "birleme" içindedir. Çünkü onlar hem iç, hem dış dünyalarını imanın hakimiyetine vererek, içi-dışı, zahiri-batini bir hale gelmişlerdir. Böylece onlar Allah'ın buyruklarını, iç alemleri ve dış alemleri bir olduğu halde yerine getirmektedirler. Zaten Allah’ın kulundan istediği de budur..
Kur'an insanı bu şekilde iki boyutlu kabul edince, emir ve yasakları da iki boyutlu olarak gelmiştir. Her emir ve yasağın bir zahiri şekli var ise, mutlaka insanin iç dünyasına yansıyan bir batinî hali de vardır. Bu açıdan baktığımızda Kur'an'ın bütününün, hem dış dünyamıza, hem iç dünyamıza yönelik olduğunu ve "şunlar dış dünyamızla, şunlar da iç dünyamızla ilgili" diye ayetleri, emir ve yasakları arasında bir ayırım yapmamızın doğru olmadığını söylemeliyiz.
Namazdaki ihlası, huşuyu, namazın iç dünyamızdaki halini önemsemediğini düşünebilir miyiz? Elbette hayır... O sadece dış dünyamızdaki görünen şekli ile namazı anlatmaktadır ve bu da önemlidir . Bu açıdan, eğer "şeriat"i dinimizin ve imanımızın dış dünyamıza yansıyan kısmı olarak tarif ediyor isek, tasavvuf da iç dünyamıza yansıyan kısmıdır ve birbirinin tamamlayıcısıdırlar.. Yok eğer şeriatı, dinin bütünü olarak görüyorsak, tasavvufun ta kendisidir. Her iki açıdan da, şeriat ve tasavvuf, diğer ifadesi ile tarikat, birbirinin zıddı, karşıtı değil, kardeşi-arkadaşıdır. Her ikisinin de hedefi, inancı, ibadeti ve ihlası ile kâmil insanlar yetiştirmektir.
Tasavvuf söz değil, öz ister. Dış değil, iç ister. Bir Hadis-i Şerifte "Allah sizin şekillerinize ve mallarınıza bakmaz, fakat kalblerinize ve amellerinize bakar" denmektedir. Şeyh Sa'dî Şirazi (k.s)der ki:"Dervişlik yamalı hırka giymek değildir. Temiz derviş ol da ipek giy". Mühim olan devamlı olarak zikir halinde bulunmak, yani daima Allah'ı hatırlamak, her adımını O'nun rızasına uygun atmaktır. Çünkü O, daima bizi gözetlemektedir. Hareketlerini insanların değer ölçülerine göre değil, Allah'ın değer ölçülerine göre ayarlamaktır.Bir işte Allah'ın rızası varsa başkaları ayıplasa dahi onu yapmaktan geri durmamaktır. Çünkü Kur'ân-ı Kerîm: "Bir kınayıcının kınamasından korkmazlar" diyor.İslâm tasavvufu, inanan insanları düşman değil, dost eder. Eğer falan ekolun mensupları filân okulun mensuplarını ayıplar, onları hor görürlerse bu tasavvuf değildir. Bu İslâm’a aykırı bir davranıştır. Kur’an-ı Kerim “İnananlar Kardeştir” buyurarak Allah’ın varlığına ve birliğine inananları kardeşliğe davet etmiş,bu gerçeği de en güzel olarak tasavvuf ehli olanlar idrak etmiş ve yaşamışlardır.Gerçek tasavvuf erbabına göre Allah’ı bir bilen herkes Müslümandır. Bunlar ister Muhammedî, ister ehl-i kitap olsun fark etmez. Çünkü Allah’ın daveti Hz.Adem’den Hz.Muhammed (sav) e kadar aynıdır. Dinin esası değişmezTasavvuf kelimesi terim olarak sonradan kullanılmaya başlanmış olsa da, mahiyet ve manası itibari ile Kur'an ayetlerinde ve Kur'an'ın pratiğe aktarılması demek olan Hz. Peygamber'in hayat ve düşüncesinde nüve ve tohum olarak bulunmaktadır." Hem sonra sadece Hz. Peygamber (s.a.v.)'in hayat ve düşüncesinde değil, "geçmiş peygamberlerin Kur'an'da geçen kıssalarında da tasavvufî hayat ve tecrübenin bariz özelliklerini, veciz bir anlatım içerisinde görebiliriz. Bundan hareketle bütün semavi dinlerde tasavvufî boyutun olduğunu söyleyebiliriz." Bu neticeye mantık yolu ile de ulaşabiliriz. Çünkü aklen, Allah Teâlâ'nın bizden önceki insanlara, batınında ihlas ve samimiyet bulunmayan bir ibadetle mükellef tutan şeriatlar gönderdiğini düşünmek abes olur.Yani tasavvufsuz bir din yoktur.Miskinlik, tembellik ve pısırıklık İslam ahlak ve fazileti ile bağdaşmaz. Tasavvuf ehli kendi hak ve hukukunu koruduğu gibi başkalarının hakkına da riayet eder. Başkasının sırtından yaşamak, kendini âdeta ulûhiyyet derecesinde görmek dinle, imanla, bağdaşmaz.
Bir mürşide bağlanmak, Cenab-ı Allah’ın tertibine uymak ve manevi yolumuz olan İslam’ı, bilen bir kişinin önderliğinde yaşamak ve Allah (cc)a yakınlık kazanmak için lüzumlu ve gereklidir.
Netice olarak diyebiliriz ki; Kur’an “Fatihadan –Nas’a kadar tamamen tasavvuftur. Çünkü Kutsal kitabımız Kur’an; emirler ,hükümler ve öğütlerdir. Bunları yaşamak , uygulamak tasavvuf, yolları ise tarikatlardır.
İlahiyatçı & Eğitimci Mehmet DABAK
tevhit06 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   tevhit06 nickli üyeye özel mesaj gönderin tevhit06 tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Yandaki Kullanıcılar tevhit06 Arkadaşımıza Teşekkür Etti
PERİLİÇE (28-02-2010), SaNaL FaNi (06-11-2009)
Alt 06-11-2009, 03:58   #2
SaNaL FaNi
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 13-01-2008
Bulunduğu yer: İlimhazinem kat.3
Mesajlar: 8.595
Rep Gücü: 210
SaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 3017
1805 Mesajda 3023 Teşekkür Aldı
Allah razı olsun elinize sağlık.
Dünkü gün adil bir şahit olarak geride kaldı.
Bugün de sana adaletle şahilik edecektir.
Eğer dünü bir kötülükle geçirdiysen,
Bu gün hamd ederek güzellikle iki iyilik işle.
Sakın iyilik işlemeyi yarına bırakma,
Belki yarın olduğunda sen olmayacaksın.






SaNaL FaNi isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   SaNaL FaNi nickli üyeye özel mesaj gönderin SaNaL FaNi tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Alt 28-02-2010, 18:21   #3
PERİLİÇE
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 17-08-2009
Bulunduğu yer: TRABZON
Yaş: 25
Mesajlar: 5.939
Rep Gücü: 192
PERİLİÇE has a reputation beyond reputePERİLİÇE has a reputation beyond reputePERİLİÇE has a reputation beyond reputePERİLİÇE has a reputation beyond reputePERİLİÇE has a reputation beyond reputePERİLİÇE has a reputation beyond reputePERİLİÇE has a reputation beyond reputePERİLİÇE has a reputation beyond reputePERİLİÇE has a reputation beyond reputePERİLİÇE has a reputation beyond reputePERİLİÇE has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 2317
1869 Mesajda 2714 Teşekkür Aldı
Yüce Allahın(cc) biz insanlara kurtuluş reçetesi olarak gönderdiği Kur'an-ı Kerim; son ilahi kitap, yaratıcımız, rızk verenimiz, sahibimiz, malikimiz, efendimiz olan Allah u Teâlâ'nın, biz insanlara buyruğudur.
Tasavvuf ise; Allah’ın kitabı ve bizlere hitabı olan bu yüce buyruğu Kur’an ve Resûlullah (sav) efendimizin sünneti üzere dosdoğru yaşamak, bid’at ve hurafelerden uzak durmaktır. Tasavvufun gayesi, nefis terbiye ve tezkiyesine, üstün ahlâka, yani Muhammedî ahlaka ermektir.


Netice olarak diyebiliriz ki; Kur’an “Fatihadan –Nas’a kadar tamamen tasavvuftur. Çünkü Kutsal kitabımız Kur’an; emirler ,hükümler ve öğütlerdir. Bunları yaşamak , uygulamak tasavvuf, yolları ise tarikatlardır.


saqolasın kardeşim Rabbim razı olsun.
__________________



ölümle nişanlıysak neden çeyiz hazırlamıyoruz







PERİLİÇE isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   PERİLİÇE nickli üyeye özel mesaj gönderin PERİLİÇE tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags: , , , ,

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kuran'ı kerimin tüm dillere çevrilmiş hali SaNaL FaNi Tavsiye Ettiğimiz Siteler 0 18-09-2008 02:01
Nobre: Kuran'ı incelemeye başladım ANKEBUT Güncel Haberler 1 05-08-2008 01:51
Kuran'ı beğenmeyenler KONUSU İLE İLGİLİ AYETLER ttemizsoy Kur'an Fihristi 0 21-05-2008 21:20
Kuran'ı yanlış okuma üzerine. ANKEBUT Mehmet TALU ile soru cevaplar 0 19-05-2008 02:42
cepte kuran'ı kerim tamamı arapça SaNaL FaNi Sesli Kur'an-ı Kerim 2 01-05-2008 18:00



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı


Saat 17:09.

Forum Saati + 2 Olarak Ayarlanmıştır.

Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

www.ilimhazinem.com

627 631 632 634 635 636 638 639 642 643 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 681 682 683 685 686 688 689 699 700 701 702 703 704 705 712 717 718 719 720 721 722 724 725 726 727 728 729 730 731 732 734 735 736 737 738 739 740 742 743 744 745 746 753 758 760 761 762 763 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 787 788 789 790 791 792 793 795 796 797 800 801 802 803 805 806 808 809 810 811 814 818 819 820 821 822 824 825 826 827 832 833 836 837 838 839 840 841 842 844 845 846 850 851 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 893 894 895 896 897 898 899 900 901 902 906 908 909 912 913 914 915 916 917 918 919 920 921 922 924 925 926 927 928 929 930 931 932 933 934 935 936 937 938 939 940 941 942 944 945 947 949 952 953 954 955 958 967 970 971 973 980 981 984 987 988 989 990 991 992 993 994 995 999 1000 1001 1002 1003 1004 1005 1006 1007 1008 1009 1010 1011 1013 1014 1015 1016 1017 1018 1019 1020 1021 1022 1023 1024 1025 1026 1027 1028 1029 1030 1031 1032 1033 1034 1035 1036 1037 1038 1039 1040 1041 1042 1043 1044 1045 1046 1047 1048 1049 1050 1051 1052 1053 1054 1056 1057 1058 1059 1060 1061 1062 1063 1064 1065 1066 1067 1068 1069 1070 1071 1072 1073 1074 1075 1076 1077 1078 1079 1080 1081 1082 1083 1084 1085 1086 1087 1088 1089 1090 1091 1092 1093 1094 1095 1096 1097 1098 1099 1100 1101 1102 1103 1104 1105 1106 1107 1108 1109 1110 1111 1113 1114 1115 1116 1117 1118 1119 1120 1121 1124 1125 1128 1129 1130 1131 1135 1136 1137 1138 1139 1140 1141 1142 1143 1144 1145 1146 1147 1148 1149 1150 1151 1152 1153 1154 1155 1156 1157 1158 1159 1160 1161 1162 1163 1164