İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter


Geri git   İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter > HANIMLAR KOMİSYONU > Kadınlarda Sağlık

Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Forumları Okundu Kabul Et

Kanama deyip geçmeyin

Görüntülemeler : 65  √  Cevap Sayısı : 0

Görüntüleyenler Üyeler:   √ Misafir:1

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 09-08-2008, 23:37   #1
ANKEBUT
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 02-07-2006
Bulunduğu yer: Ravza-i Mutahhara
Yaş: 38
Mesajlar: 12.493
Rep Gücü: 210
ANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 2006
2223 Mesajda 3694 Teşekkür Aldı
Bayrak Kanama deyip geçmeyin



Kanama deyip geçmeyin


Hayatları boyunca kadınların cinsel yaşamlarını en fazla etkileyen 3 jinekolojik sorun bulunuyor. Kanama düzensizlikleri, enfeksiyonlara bağlı vajinal akıntılar, kasık ve bel ağrıları. Her 3 sorunun da büyük bölümüne ait tedavilerin mümkün olduğunu belirten uzmanlar, sağlıklı bir cinsel yaşam için bu belirtilere neden olan hastalıkların tedavisinin şart olduğunu vurguluyorlar.

Yapılan araştırmalar, kadınların yaşamları boyunca en çok kanama düzensizlikleri, vajinal akıntılar, bel ve kasık ağrıları nedeniyle doktora gittiğini ortaya koyuyor. Ancak günümüzde düzenli olarak kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarına giden kadınlar, bu sorunlardan daha erken haberdar oluyor. Cinsel yaşamlarında da bu etkenlere bağlı sorunlar yaşanmıyor.

Acıbadem Hastanesi Bakırköy Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Hakan Seyisoğlu, kanama düzensizliklerinin ortaya çıkması halinde öncelikle doktora başvurulmasının gerekli olduğunu vurguluyor. Buluğ çağına gelinceye kadar genç kızların hiç kanaması olmadığını, ilk adetin de 12-13 yaşlarında görüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Hakan Seyisoğlu, şunları söylüyor: "Buluğ çağından önce çocukluk döneminde kanama olursa bunun mutlaka araştırılması gerekir. Normal şartlarda ilk kanamayı takiben yaklaşık 2 yıl içinde adet kanamaları düzene girer. Menopoza yaklaşıncaya kadar da bu düzen devam eder. Buluğ çağında ya da menopoza yakın dönemlerde adet düzensizlikleri çok sık görülür. Bu dönemlerdeki düzensizliklerde belirgin bir anormallik görmezsek pek fazla tedavi yapma gereği duymayız. Bizim için en önemli kanamalar, beklenmedik zamanda ortaya çıkan, düzensiz ve uzun süreli kanamalardır ki mutlaka araştırma ve tedaviyi gerektirir." Bu kanamalar normalden fazla bir kanama şeklinde olabildiği gibi hafif lekelenmeler tarzında da görülebiliyor. Prof.Dr. Seyisoğlu adet dışı ortaya çıkan, beklenmedik bu kanamaların araştırılması gerektiğinin ısrarla üzerinde duruyor.

DÜZENSİZLİKLER

Menopoz döneminden sonra "miktarına bakılmaksızın" görülen her türlü kanamanın önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Hakan Seyisoğlu, diğer kanama düzensizlikleri arasında "sık adet görme", "seyrek adet görme", "hiç adet görmeme", "adet ortası kanamalar", "adet sırasında aşırı kanama ya da az kanama", "adet süresinin uzun ya da kısa olması" gibi sorunların da yer aldığını belirtiyor. Bunların yanı sıra, rahimde görülen ve selim huylu olarak bilinen "myom" adı verilen urlar, hormonal etkilerin dışında kanama düzensizliklerinin en sık sebepleri arasında kabul ediliyor.

TANI: Myomlar, yerleşme bölgelerine göre kanama miktarını artırırken, jinekolojik ve ultrason muayenesi sonucunda yeri tespit ediliyor. Rahim içindeki zarın normalden fazla gelişmesi de kanamalara yol açarken, bu zarın özellikle ileri yaşlarda aşırı olarak gelişmesi gözlem altına alınmayı gerektiriyor. Cinsel temastan sonra veya tuvalet sonrası kurulanırken de kanamaların meydana gelebildiğini ifade eden Prof. Dr. Seyisoğlu, şöyle konuşuyor: "Kanama olsun veya olmasın düzenli aralıklarla yapılan ‘smear taramaları’ kadın sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Eğer yaptığımız muayene, ultrason ya da smear sonuçlarında şüpheli bir görüntüye rastlarsak, yardımcı tanı yöntemlerini kullanırız. Bu amaçla biyopsi yaparak patolojik tanıya gidebiliriz. Bu biyopsiler kadın genital organlarının şüpheli bulunan herhangi bir yerinden alınabileceği gibi, daha çok dış genital bölge, rahim ağzı ya da endometrium adını verdiğimiz rahim iç zarından alınmaktadır."

TEDAVİSİ: Kanamanın neden kaynaklandığı ortaya konulunca, nedene yönelik tedavi yapılıyor. Hormonal bozukluk varsa medikal tedavi uygulanırken, rahim içinde organik bir sorun varsa cerrahi müdahale tercih ediliyor.

VAJİNAL AKINTILAR

Kadınların cinsel sağlığını ve yaşamını olumsuz etkileyen en önemli sorunlar arasında yer alan, daha çok da enfeksiyon kaynaklı olan "vajinal akıntılar", "normal fizyolojik akıntılar" ve "enfeksiyona bağlı akıntılar" olarak ikiye ayrılıyor.

Fizyolojik akıntılar hakkında bilgi veren Prof.Dr.Hakan Seyisoğlu, bu akıntıların şu belirtilerle ortaya çıktığını söylüyor: "Kokusuz, saydam, renksiz, adetin belirli zamanlarına göre miktarı artıp azalan akıntılar normal akıntılar olarak nitelendiriliyor. Rahim ağzından gelen sümüksü ve saydam renkli bu akıntılar hormonlar ile ilgili olduğundan belirli zamanlarda artış gösteriyor. Muayenede bulgu yoksa, normal kabul ediliyor." Enfeksiyona bağlı olarak ortaya çıkan akıntıların belirtileri arasında renkli, kokulu, rahatsız edici miktarda görülmesi ayırıcı tanı oluyor. Bakteri, mantar ya da parazit kökenli olabilen bu akıntılar, genelde gri, sarımsı gri ya da yeşil renkli olup, yanma ve kaşıntı da eşlik edebiliyor.

TANI: Klinik muayene yoluyla akıntının karakterinden etken hakkında bir ön fikir edinilebilse de mikroskop altındaki özel görünümlerine göre bu enfeksiyonların tiplendirilmesi en doğru yöntem olarak kabul ediliyor.

TEDAVİSİ: Hastalığa yol açan etken hangisi ise tedavi ona göre yapılıyor. Bu tedaviler, ağızdan alınan ilaçlar şeklinde sistemik ya da vajinaya uygulanan fitil veya kremler şeklinde lokal uygulanabiliyor. Tüm bunların yanı sıra kadının hijyen eğitimi hakkında da bilgi edinmek gerekiyor. Çünkü yanlış hijyen uygulamak, bu tip enfeksiyonların tedaviye dirençli olmasına ve sık sık tekrarlamasına yol açıyor. Ayrıca diyabet hastalığında da özellikle tedavilere dirençli genital mantar enfeksiyonları sık görülüyor. İşte bu nedenle sık tekrarlayan ya da tedavilere direnç gösteren durumlarda hijyen eğitimi ve gizli diabet olup olmadığı kontrol ediliyor. Klamidya ve gonore (bel soğukluğu) enfeksiyonları, üst genital yollarda yapışıklığa yol açıp kısırlık nedeni olabiliyor. Aynı zamanda karın iç zarını da iltihaplandırıp "pelvik iltihabi hastalık" adını verdiğimiz, kasık ağrısı ve kısırlık şikayetlerine neden olan tekrarlayıcı nitelikteki hastalığın da en önemli nedenleri arasında kabul ediliyorlar. Bu gibi durumlarda eş ile birlikte antibiyotik tedavisi uygulanması gerekiyor.

KASIK VE BEL AĞRILARI

Kasık ve bel bölgesindeki ağrılar genital organlara bağlı olabildiği gibi bu bölgede bulunan idrar yolları, mesane ve bağırsaklarla da yakın ilişkili olarak ortaya çıkabiliyor. Ağrı şikayetini değerlendirirken de, bütün bu sistemleri göz önünde bulundurmak gerekiyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Hakan Seyisoğlu, özellikle sık idrara çıkma, gece idrara kalkma ve idrar yaparken duyulan yanma hissinin, idrar yollarına ait hastalıkların en önemli belirtileri arasında bulunduğunu belirtiyor.

TANI: Kasık ve bel ağrılarına yol açan etkenlerin tespit edilmesi amacı ile jinekolojik muayene kadar idrar yollarına ve mide barsak sistemine ait araştırmalar da önemli. Bu nedenle idrar tahlili gibi basit tetkiklerin yanı sıra yine idrar ve bağırsak sistemine ait radyolojik ya da endoskopik incelemelere gerek duyulabiliyor. Tahlilin sonucu, eğer enfeksiyon varsa ortaya çıkarılıyor. Bu arada kabızlık da ağrıya yol açabiliyor. Tanıda kabızlığa yönelik de araştırma yapılıyor.

Ağrılar ani başlayan (akut) ve kronik ağrılar olarak ikiye ayrılıyor. Ani başlayan ağrılar şiddetli olmalarıyla kendini gösteriyor. Karın içinde ortaya çıkan bir kanama, yumurtalıklara ait bir kist ya da tümörün açılması veya dönerek beslenmesinin bozulması, tüplerde oluşan bir dış gebeliğin kanamaya başlaması, bu tip ağrıların en sık ve önemli nedenleri arasında kabul ediliyor. Bu durumlarda tanı konduktan sonra tedavi büyük oranda cerrahi yöntemler ile yapılıyor. Ani ortaya çıkan ağrıların yanı sıra kadınların yaşamlarında daha sık karşılaştıkları ağrı türleri arasında "kronik" ağrılar önem taşıyor. Bu ağrılar çoğunlukla uzun süreli kasık ve bel ağrıları şeklinde ortaya çıkıyor. Rahimdeki pozisyon değişiklikleri, pelvik iltihabi hastalıklar, ya da "endometriozis" adı verilen, rahim içindeki zarın karın boşluğunda odaklar şeklinde bulunmasıyla ortaya çıkan hastalık bu tip ağrılara yol açabilen en sık nedenler arasında biliniyor. Endometriozis aynı zamanda adet ağrısı ve cinsel ilişki esnasında da ağrı yapabiliyor ve tedavi edilmediği takdirde kadınların cinsel yaşamında sorunlara yol açıyor.

TEDAVİ: Kronik ağrılarda eğer tedavi gerektirecek bir durum tespit edilirse nedene yönelik tedavi uygulanıyor. Aksi halde bir bulguya rastlanmazsa ya da tedavi gerektirecek bir durum söz konusu değilse basit ağrı kesiciler ile ağrı baskı altına alınıyor. Tüm bunlara rağmen uzun süreli ağrılarda tanısal laparoskopi ile karın içine girilip neden araştırması yapılıyor. Gerekirse rahime gelen sinirler kesilip ağrının tekrarlanması önleniyor.

Genç kızların yüzde 60’ında görülen adet ağrısının kalıcı bir tedavi yöntemi bulunmamasına karşılık her adet döneminde kullanılan ağrı kesici ilaçlar ya da devamlı kullanılan doğum kontrol hapları ile oldukça başarılı sonuçlar alınmakta.

Hangi kanamada hangi tedavi?

- İlk adetten önce ve menopozdan sonra ortaya çıkan kanamaların miktarına bakılmaksızın araştırılması büyük önem taşıyor

- Düzensiz kanamalarda nedene göre ilaç tedavisi ya da cerrahi tedavi yöntemler uygulanabiliyor

- Çiftler arasında uyumsuzluklara neden olabilen cinsel ilişki sırasındaki ağrı, vajinal enfeksiyonlardan kaynaklanabiliyor

- Akıntılar kokusuz ve renksiz olduğunda büyük oranda sorun yaratmazken, enfeksiyonlara bağlı olanlar genellikle renkli, kokulu ve fazla miktarda görülüyor ve tedavi gerektiriyor.

Prof. Dr. Hakan SEYİSOĞLU

"Menopoz döneminde ortaya çıkan kanamalarda, kanamanın miktarına bakılmaksızın hastanın araştırılması ve kanamanın tetkik edilmesi büyük önem taşıyor. Ancak kadınlar kanama miktarı az olduğu için bazen önemsemiyor ve doktora gitmiyor."

İstanbul Tıp Fakültesi mezunu. Acıbadem Hastanesi Bakırköy’de Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak görev yapıyor. Cerrahpaşa Tıp Fak. öğretim üyesi.



Allah'ın yakınından dostlar edinenlerin durumu, kendine ev edinen örümceğin durumu gibidir. halbuki evlerin de en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. Ah keşke bilselerdi!

ANKEBUT 41
ANKEBUT isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   ANKEBUT nickli üyeye özel mesaj gönderin ANKEBUT tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags: , ,

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kanama durdurma YASİN İlk Yardım 1 02-03-2010 09:16
Göz atmadan geçmeyin.. ANKEBUT Bize Ayıracak Beş Dakikanız Varmı 2 13-02-2010 01:29
Burun akıntısı deyip geçmeyin YASİN Sağlık 1 13-12-2008 15:18
Kanama YASİN İlk Yardım 0 08-10-2008 13:52
Yumurta deyip geçmeyin. !!! METROPOLİS İslami Yazılar 0 28-09-2007 15:02



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı


Saat 10:59.

Forum Saati + 2 Olarak Ayarlanmıştır.

Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

www.ilimhazinem.com

627 631 632 634 635 636 638 639 642 643 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 681 682 683 685 686 688 689 699 700 701 702 703 704 705 712 717 718 719 720 721 722 724 725 726 727 728 729 730 731 732 734 735 736 737 738 739 740 742 743 744 745 746 753 758 760 761 762 763 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 787 788 789 790 791 792 793 795 796 797 800 801 802 803 805 806 808 809 810 811 814 818 819 820 821 822 824 825 826 827 832 833 836 837 838 839 840 841 842 844 845 846 850 851 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 893 894 895 896 897 898 899 900 901 902 906 908 909 912 913 914 915 916 917 918 919 920 921 922 924 925 926 927 928 929 930 931 932 933 934 935 936 937 938 939 940 941 942 944 945 947 949 952 953 954 955 958 967 970 971 973 980 981 984 987 988 989 990 991 992 993 994 995 999 1000 1001 1002 1003 1004 1005 1006 1007 1008 1009 1010 1011 1013 1014 1015 1016 1017 1018 1019 1020 1021 1022 1023 1024 1025 1026 1027 1028 1029 1030 1031 1032 1033 1034 1035 1036 1037 1038 1039 1040 1041 1042 1043 1044 1045 1046 1047 1048 1049 1050 1051 1052 1053 1054 1056 1057 1058 1059 1060 1061 1062 1063 1064 1065 1066 1067 1068 1069 1070 1071 1072 1073 1074 1075 1076 1077 1078 1079 1080 1081 1082 1083 1084 1085 1086 1087 1088 1089 1090 1091 1092 1093 1094 1095 1096 1097 1098 1099 1100 1101 1102 1103 1104 1105 1106 1107 1108 1109 1110 1111 1113 1114 1115 1116 1117 1118 1119 1120 1121 1124 1125 1128 1129 1130 1131 1135 1136 1137 1138 1139 1140 1141 1142 1143 1144 1145 1146 1147 1148 1149 1150 1151 1152 1153 1154 1155 1156 1157 1158 1159 1160 1161 1162 1163 1164