İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter


Geri git   İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter > HANIMLAR KOMİSYONU > Hanımlar Komisyonu > Eşler Arasındaki Muhabbetin Sırrı

Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Forumları Okundu Kabul Et

İslami literatürde evlilik ve aile kavramları

Görüntülemeler : 72  √  Cevap Sayısı : 4

Görüntüleyenler Üyeler:   √ Misafir:1

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 23-07-2008, 23:35   #1
aşküma
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 18-06-2008
Bulunduğu yer: _aksa_
Yaş: 24
Mesajlar: 14.674
Rep Gücü: 210
aşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 2719
2984 Mesajda 5141 Teşekkür Aldı
İslami literatürde evlilik ve aile kavramları

İslami literatürde evlilik ve aile kavramları

“Sizlere içinizden huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda muhabbet ve rahmet varetmesi O’nun varlığının işaret(belge)lerindendir Bunda düşünen akıl sahipleri çin nice ibretli dersler vardır” (Rum, 30/21)
Sözlüklerde aile (Ar), Ayle’den türemiş, temelini anne-babanın teşkil ettiği kan ve süt bağıyla birbirine bağlı fertlerden oluşan küçük topluluk; nesep ve evlilikle biraraya gelmiş bir çatı altında bulunan topluluk; en az evli ve iki yetişkin insandan ve çocuklardan meydana gelen kurumsallaşmış bir biyo-psiko-sosyal ve dini bir grup/topluluktur Ayrıca nikahları birbirine ebediyyen haram olan fertler de aileden sayılır Bu son tanımlama klasik tanımlamaların ötesindedir

Evlilik (Ar izdivaç) ise bir erkekle bir kadın arasında Allah’ın koyduğu prensipler çerçevesinde akdedilen muamele; evli olma hali; toplumsal kuralların ve yasaların öngördüğü şekilde karşı cinsten en az iki kişinin yaşantılarını birleştirdikleri ilişkiler bütünü gibi anlamlara gelir

Yukarıdaki tanımlarda da görüldüğü gibi evlilik ve aile kavramları (konsepti) birbiriyle içiçe girmiş grift kavramlardır Bu nedenle konuyu daha çok bu doğrultuda/düzlemde irdeleyeceğiz
Evlilik ve aile İslam’ın da öngördüğü ve benimsediği bio-psiko-sosyolojik ve teolojik (dini) birleşme sonrası ortaya çıkan bir olgudur

İlk insan Hz Adem ve Hz Havva’dan bu yana evlilik/aile mevcuttur Çünkü bu insan olmanın gereği olduğu gibi dinî ve sosyal bir vecibedir de Tarihin kaydettiği bütün topluluklarda (en ilkel klanlarda bile) evlilik ve aile vardır Bu durum dişi ve erkeğin aileler kurarak bir arada yaşamalarının fıtratı gereği olduğunu göstermektedir Evlilikte iki cins birbirlerini tamamlarlar İki vücut, iki ruh, iki kalp ve daha doğrusu iki şahsiyet birleşir

Evlilik günlük zevklerin ve ihtiyaçların ötesinde, aynı yastığa başkoyan iki farklı gönlü aynı gayeye hizmet ettiren, erkekle kadını bir birlik/müessese olarak kaynaştıran, onları aynı çatı ve aynı ideallerde kaynaştıran, aynı duyguyu ve düşünceyi oluşturan, gelecek kuşaklara bir kan yakınlığı ile bağlayan bedenî, ruhî ve ictimaî bir birleşmedir
Evlilik ve aile kurumunun kurulması öncesinde adaylar şu sorulara cevap aramalıdır

- Bu evlilikten dünya ve ahiret noktasında neler bekliyorum?
- Aile/Evlilik nedir? Nasıl olmalıdır? Ne şekilde sonuçlanmalıdır?
- Evlilik/Aile kurumunun (müessese) kutsallığı hakkında neler biliyorum(z)?
- Karı-Koca ilişkilerinde ölçü ne/nasıl olmalıdır?
- Eşler arası sevgi, saygı, fedakârlık, paylaşma, sorumluluk, iletişim vb gibi meselelerde çözüm nasıl olmalı, ölçüsü ne olmalıdır?
- Evlilikte mahremiyet ve aile içi sırlar, çocuk eğitimi, ev yönetimi ve geçimi nasıl olmalı, boyutları ne olmalıdır?

Bu soruların doğru cevabı aynı zamanda sağlık ve mutlu bir evlilik/aile yuvasının temelini de oluşturur
Bir aile kurmaya karar veren gençlerin özellikle birbirlerini çok iyi tanımaları gerekir Zira bu hususta Hz Peygamber: “Evlenirken eş seçiminde dikkatli olunuz, denginizle evleniniz Çocuklarınızı da dengiyle evlendirin Çünkü damar (huy ve karakter) soya çeker” buyurmuştur Karşı tarafın şahsiyetini, fikri yapısını, sosyal yaşantısını, aile/yakın çevresini iyi araştırmak ve elde edilen veriler Kur’an ve sünnet ölçüsünde değerlendirdikten sonra evlenip aile kurmanın ilk adımı atılmalıdır

İslam’da aile diri bir müessese olduğu kadar ictimai (sosyal) bir müessesedir Bu nedenle insanların evlenip sağlıklı ve mutlu bir aile yuvası kurmaları ayet ve hadislerle teşvik edilmiştir Çünkü aile, hem kişinin huzur bulduğu bir ortam, hem neslin devamı için bir vesile, hem de kişiyi dinen günah sayılan kötülüklerden alıkoyan bir vasıtadır “İçinizden kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda muhabbet ve rahmet varetmesi O’nun varlığının delillerindendir Bunda düşünen akıl sahipleri için nice ibretli dersler vardır” (Rum, 30/21, ayrıca bk Nahl, 16/72; Nur, 24/32) “Nikah benim sünnetimdir Kim benim sünnetimden kaçınırsa benden (benim yolum üzere) değildir”, “Evleniniz, çoğalınız Zira ben kıyamet gününde diğer ümmetlere karşı ümmetimin çokluğuyla övünürüm”, “Kişi evlenmekle dininin yarısını tamamlamış olur Diğer yarısı için de Allah’tan korksun”, “Size dininden ve huyundan memnun olduğunuz bir kimse kız istemeye gelirse onu evlendiriniz Eğer böyle yapmazsanız yeryüzünde fitne ve büyük fesat zuhur eder” diyerek bunu üç defa tekrarladı Diğer hadislerde ise “İçinizden gücü yeten kimse evlensin Çünkü iffet ve namusu korumanın en tesirli yolu evliliktir”, “Kadın şu dört şeyi için nikahlanır Malı, soyu-sopu, güzelliği ve dindarlığı; evlilikten hayır görmek için siz dindarını seçin ki eviniz bereketlensin”

Hale razı oluş şükürdür.

Konu aşküma tarafından (23-07-2008 Saat 23:49 ) değiştirilmiştir.
aşküma isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   aşküma nickli üyeye özel mesaj gönderin aşküma tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Alt 23-07-2008, 23:36   #2
aşküma
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 18-06-2008
Bulunduğu yer: _aksa_
Yaş: 24
Mesajlar: 14.674
Rep Gücü: 210
aşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 2719
2984 Mesajda 5141 Teşekkür Aldı
Diğer bir hadiste ise “Kadınlarla güzellikleri dolayısıyla evlenmeyin, olabilir ki güzellikleri onları kötülüğe sevkedebilir Malları dolayısıyla da evlenmeyin, olabilir ki malları da onları size karşı isyana sevkedebilir Fakat onlarla dinleri dolayısıyla evlenin Dindar olan siyah bir cariye dindar olmayandan üstündür” buyurmuştur

Peygamberimiz bekar yaşayan Osman bin Mazun’un bu durumun yasaklamış ve onu evlenmeye teşvik etmiştir “Benden sonra bekar kalmakla övünmek yoktur”, “Kişi kıyamet gününde nikahlı/evli olup olmamasına göre hesaba çekilecektir” hadisleriyle evliliği/nikahı teşvik etmiştir

İslam’da hristiyanlıktaki gibi ruhbanlık yoktur Bilindiği gibi hristiyanlıkta rahip ve rahibeler evlenemezlerdi Fakat bu durum insan tabiatına aykırı bir durum olduğu için gayri meşru ilişkiler meydana gelmiş, tarihçilerin kaydettiğine göre ortaçağda bu gayri meşru ilişkilerden yüzlerce düşük çocuk ve ceninler kilise havuzlarında havuzlar temizlenirken bulunmuştur İslam hukukçuları evlenmenin dini hükmünün çeşitli durumlara göre farz, vacip, sünnet, mübah, mekruh ve haram olduğunu belirtmişlerdir Kişi için ise sağlık, nefis, ruh ve bedenî, malî durumlara göre çeşitli hükümleri olduğunu belirtmiştir
İslam hukukçularına göre evlenmeye gücü bulunan ve evlenmediği takdirde zinaya düşeceğini kesin olarak bilen kimseye evlenmek farzdır Evlenme güç ve kudretine haiz olan ve evlenmediği takdirde zina edip etmeyeceğini tam bilemeyen kimseye vacip olmaktadır Evlenmezse zina etmeyeceğinden emin olan kimseye ise evlenmek sünnet-i müekkededir Evlendiği takdirde evliliğin gereklerini yerine getirememe ihtimali olan kimsenin evlenmesi mekruh, bu ihtimal kesin ise haram kabul edilmektedir İslam’da kendini ibadete vermek gayesiyle de olsa bekarlık uygun görülmemiştir Çünkü İslam dini ruhbaniye (dünyadan elini eteğini çekerek yalnız başına yaşama, evlenmeme); insanın yaratılışı ve doğasıyla çatıştığı için, onun fıtratına ters düştüğü için bekarlığı yasaklamaktadır Şeytan iki kişiden çok bir kişiye daha yakındır Bu sebeple evlenip biraraya gelen eşler o kadar çok yardımlaşma ve dayanışma içine girerler ki bu hava onları kader, gaye ve idealde birleştirir Aynı potada eriyerek kaynaşmalarını sağlar Evlilik nesep bağından bile kuvvetli bir bağ tesis eder Evlilik insanlara karşılıksız olarak birbirine yardım etme ve birbirinin ihtiyacını giderme faziletini ve fedakârlığını da öğretir

Evlilik İslam’ın insan hayatına hakim olmasını kolaylaştırıcı faktörlerden birisidir Çünkü hadis-i şerifte de buyrulduğu üzere “Evlenen dininin yarısını tamamlamış olur” İslam sosyal bir dindir Evlilik ve aile sosyalleşmede çok önemli bir unsurdur Kişinin dinini yaşamasında, dini hayatına ve çevresine hakim kılmasında evlenip aile kurmanın rolü çok büyüktür Bu nedenle “Evlilikle meşgul olmak kendini nafile ibadetlere vermekten daha faziletlidir Çünkü evlilikte nefsi haramdan koruma ve çocuk yetiştirme gibi önemli hususlar vardır” (İbn-i Abidin) kanaatine varılmıştır

İslam’da evliliğin bir gayesi de şehevi arzuların, ihtiyaçların meşru yollarla tatmin edilmesini sağlamak ve böylece zinadan korunmaktır Kur’an erkek-dişi, karı-koca olarak iki cinsten iki kişinin bir araya gelerek nikah ve hukukî bir akitle birbirine bağlanmanın sebep ve hikmetlerini kısa ama öz bir biçimde anlatır Kadınların erkekler için erkeklerin de kadınlar için birer “örtü” oldukları Kur’an-ı Kerim’de açıklanmaktadır (Bakara, 2/187) Çiftlerden herbirinin diğerine örtü olması, onu örtmesi, şehvet hislerinin açığa çıkıp, kötü yollara düşmesini önlemesi olarak yorumlandığı gibi, her birinin diğerine muhtaç olup birbirlerini her bakımdan tamamlaması olarak da yorumlanabilir Onlar sizin bedeninizi soğuktan, sıcaktan koruyan örtü/elbise gibidir Evlenip aile kurarak da aklınızı ve kalbinizi zarardan ziyandan korur Bu durum karşı cins için de geçerlidir Aile yapısında karı ve kocanın birbirinin tamamlayıcısı ve koruyucusu olduğunu güzel bir biçimde ifade eden yukarıdaki ayetin yanında Hz Muhammed’in şu hadisi de evliliğin zinadan korunma gayesini de taşıdığını ortaya koymaktadır: “Ey Gençler! İçinizden evlenmeye gücü yeten kimse evlensin Çünkü evlenmek gözü haramdan daha fazla sakındırır, iffeti daha çok korur Evlenmeye gücü yetmeyenler oruç tutsun Zira oruç şehveti kırar” Evlenmede en büyük engel olarak öne sürülen mali duruma da ayet temas etmekte fakirlik sebebiyle evlenemeyenlerin Allah’ın lütfu ve ihsaniyle zenginleşeceklerini haber vermektedir “Eğer fakir iseler Allah onları lütfu kereminden zengin eder Allah’ın ihsanı geniştir Evlenmeye güç yetiremeyenlerse Allah’ın fazlından onları zengin edinceye kadar iffetli kalsınlar” buyrulmaktadır (Nur, 24/32-33) Hz Peygamber (sav) şu üç kişiye Allah’ın mutlaka yardım edeceğini müjdelemiştir: “Özgürlüğüne kavuşmak isteyen sözleşmeli köle, haramdan sakınmak gayesiyle evlenmek isteyen kimse, Allah yolunda cihad eden kimse Konumuzla ilgili olarak şu örnek son derece dikkate şayandır: Bir gün birisi Hz Peygambere gelerek evlenmek istediğini söyledi Efendimiz adama evlenecek neyi olduğunu sordu Cevabı olumsuz olunca, “Git, ailene bir bak birşeyler bulursun” dedi Adam eli boş geri döndü Hz Peygamber: Demirden bir halka da olsa olur” dedi, adam gitti yine eli boş döndü Adamın üzerinde üst elbisesi dahi yoktu Bunun üzerine Hz Peygamber Kur’an-ı Kerim’den ezbere bildiği kısımların olup olmadığını sordu Adam birkaç sureyi ezbere bildiğini söyleyince, “Bildiğin surelere karşılık seni evlendiriyorum” buyurdular

Hale razı oluş şükürdür.

Konu aşküma tarafından (23-07-2008 Saat 23:52 ) değiştirilmiştir.
aşküma isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   aşküma nickli üyeye özel mesaj gönderin aşküma tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Alt 23-07-2008, 23:37   #3
aşküma
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 18-06-2008
Bulunduğu yer: _aksa_
Yaş: 24
Mesajlar: 14.674
Rep Gücü: 210
aşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 2719
2984 Mesajda 5141 Teşekkür Aldı
Rum Suresi, (30/21)’nde evlilik için üç büyük özellik kaydedilir: Eşlerin birbirlerine karşı ünsiyet (yakınlık) hissetmesi, bu ünsiyete bağlı olarak bedenî ve ruhî ihtiyaçların giderilmesi; ikinci olarak eşler arası sevgi ve saygının oluşması; üçüncüsü ise iki cins arasında vuku bulan şefkat Bu üçüncüsü herşeyi kapsayan pek derin ve ince bir fazilettir

Aile üyelerini birbirine bağlayan, onların karşılıklı saygı, şefkat, yardımlaşma ve dayanışma güven ve hoşgörü içinde yaşamlarını sağlayan temel duygu şüphesiz “SEVGİ”dir Sevgi sonradan eğitim kursları vasıtasıyla kazandırılabilecek teorik bir bilgi değildir Sevgi aile içinde ancak yaşanıp benimsenerek öğrenilebilir

Evlilikte cins karşı cinsi sever, aralarında sevgi ve dostluk vücut bulur Şekil ve suretteki benzerlik gönül ve düşünce benzerliğini sağlar Bundan da karşılıklı sevgi, saygı, bağlılık ve şefkat doğar Bu sebeple evlilik bedenî ve ruhî ihtiyaçları (sevme-sevilme, koruma ve korunma, sayma-sayılma, yardım etme-yardım görme vb) karşılar

Allah erkekle kadının ayrılmamak üzere birleşmelerini ve kaynaşmalarını istediğinden büyü (sihir) yoluyla eşleri birbirinden ayırmayı en büyük günahlardan saymış (Bakara, 2/102) “Allah katında helallerin en sevimsizi olarak da boşanmayı” ifade etmiştir (Hadis-i Şerif)

Kur’an-ı Kerim’de “Sizi bir tek nefisten yaratan ve gönlünüzün huzura kavuşacağı eşi de ondan var eden Allah’tır (Araf, 7/189) denilmektedir Bu ayetle evlilikte temel, ana gayenin eşler arasında sevgi ve yakınlık oluşturulmasını, eşlerin birbirleriyle huzur ve sukünete ulaşmasını temin etmek olduğunu ortaya koymaktadır

Yine Kur’an’da evlilik/nikah için “ihsan, kal’alandırma, iffetli olmak, muhafaza etmek” tabiri kullanılır Çünkü çiftlerden herbiri evlenmekle günahtan, şehvetin baskısından, hayatın tehlikelerinden korumuş olur (Nisa, 4/24 ayetinin ilk kelimesi bu manayı içerir) Nitekim gayri meşru birleşmeye(zina) de akıtmak manasından “sifah” denmiştir Çünkü her iki taraf ortaklaşa birbirinin hayat suyu olan menisini heder etmekte ve yüz suyunu akıtmaktadır Ve evlenip aile kurmak peygamberlerin yolu ve sünnetidir “Andolsun ki biz senden önce de Peygamberler gönderdik Onlara da eşler ve çocuklar verdik” (Rad, 13/38)

Evliliğin meşru kılınmasının diğer bir sebebi ihtilaf ve kavgaları önlemektir Zira gayri meşru ilişkiler tabiatı gereği kıskanç olan insanlarda ölümle sonuçlanan döğüşme ve çekişmelere yol açar Bu da can, ırz ve namus güvenliğini yok eder Toplumsal huzur ve barış bozulur Toplum fitne ve fesada düçar olur Bundaki başka bir hikmet ise insanların namusunu, iffetini, şeref ve haysiyetini korumaktır Tabii ihtiyaçlarını meşru yollardan karşılayan eşler gayri meşru yollara girmezler İnsan tabiatında ve toplum hayatında aslolan fuhuş ve arsızlık değil iffet ve hayadır Bunu da ancak meşru ve legal bir evlilik temin eder Evlilik eşleri yücelten bir müessesedir

Asrımızda bazı kişi ve ideolojiler evlilikle meydana gelen aile kurumuna cephe almışlar, İsrail’deki butzlar, komünist ülkelerde komünler; hippi tipi ve derbeder hayat sürenler, metresliği ve flörtü benimseyenler ailesiz yaşanabileceğini (ki bu toplumun ahlak yapısına dinamit koymaktır) göstermeye çalışmışlardır Fakat netice hüsran olmuştur Bireyler ve toplumlar huzursuz ve mutsuz olmuş, çocuklarda yetişme ve gelişme problemleri ortaya çıkmıştır Böylece sağlık gelişimin ancak anne-babanın meydana getirdiği bir aile birimi ve atmosferi içinde gerçekleşebileceği anlaşılmıştır

Son dörtbin yıldaki seksen uygarlıkla ilgili kapsamlı bir araştırma yapan ünlü İngiliz Antropolog John Urwin, her uygarlıkta aile bozuldukça uygarlığın da parçalanmaya başladığını ve milletin çöküşünün ailenin çöküşüyle ilgili olduğunu söylemiştir Çoğu örnekte aile biriminin çöktüğü zaman diliminde uygarlık da yıkılmıştır Urwin’in araştırmasına göre erkek, enerjisini şehvet ve arzuları yönünde kullanırken evlendiğinde ailesi için enerji harcamakta, geleceğe yatırım yaparak en iyi faaliyeti göstermeye çalışmaktadır

Tarihte evlilik ve aile kurumu olmayan bir topluluk/toplum yoktur, düşünülemez de Toplumlar ve milletler evlilik ve aile müessesesinin devamı için (dolayısıyla kendi varlık ve nesillerinin) gençlerini evlenmeye sevketmek yolunda çareler aramışlardır Örneğin Roma İmparatorluğunda bekarlık ve sefalet hayatı fazla yayıldığından aile müessesesi sarsılmıştı Bunu önlemek için İmparator Augustus’un çıkardığı yasaya göre herkes kendi durumuna/kudretine göre evlenmeye, evlenmiş olanlar ise çocuk sahibi olmaya mecburdu Yasaya aykırı hareket edenler ise şiddetle cezalandırılıyorlardı İkinci Dünya savaşında mağlup olan Fransızlar’a Mareşal Peten’in şu sözleri çok meşhurdur: “Dostlarım bizi zevkimiz mahvetmiştir Hatalarınızı tartınız, onları daha ağır bulacaksınız Siz çocuk sahibi olmak istemediniz, aile hayatını terkettiniz Fazileti ve dinî/manevî değerleri geri ittiniz Her yerde şehvetinizi aradınız”

Hale razı oluş şükürdür.

Konu aşküma tarafından (23-07-2008 Saat 23:54 ) değiştirilmiştir.
aşküma isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   aşküma nickli üyeye özel mesaj gönderin aşküma tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Alt 23-07-2008, 23:40   #4
aşküma
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 18-06-2008
Bulunduğu yer: _aksa_
Yaş: 24
Mesajlar: 14.674
Rep Gücü: 210
aşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond reputeaşküma has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 2719
2984 Mesajda 5141 Teşekkür Aldı
Allah Rasulü’nün hayatını göz önüne aldığımızda onun, toplumun fertlerini kontrol altında tutmak, insanın nefsini düzeltmek hususunda ne denli titizlik gösterdiğini açıkca görürüz Onun bu konuda titizlik göstermesinin temelinde insan gerçeğinin anlaşılması ve onun arzu ve isteklerine cevap verme duygusunun yattığını görürüz Öyle ise evlilik/aile İslami ölçüler sayesinde toplumun hiçbir ferdi yaratılışın ötesine geçemeyecek gücü ve imkanının dışında gayret sarfetmeyecek; tam aksine orta yolda (ki İslam ümmeti orta yol/mutedil bir ümmettir) yürüyecektir
Evliliğin insan üzerindeki sosyal, ahlakî, bedensel ve ruhsal birçok yararları vardır Çocuk sahibi olup nesli devam ettirme ve çoğaltma; hayırlı nesillerin birbirini izlemesi (ki, bu sadaka-i cariye/hayırlı bir iştir) ve böylelikle Allah’ın insanı yeryüzüne mirasçı kılması bunlardan sadece biridir Kur’an’da bir ayette “Allah size kendi nefislerinizden eşler yarattı, eşlerinizden de size oğullar ve torunlar var etti (Rum, 30/21) denilmekte, bir başka ayette ise kadınlar, erkekler için birer evlat yetiştirme tarlası olarak tanımlanmaktadır “Kadınlar sizin tarlanızdır” (Bakara, 2/223) buyurulmaktadır

Evlenip çocuk sahipi olmak bir takım sosyal bağların kurulmasını, akraba ve hısımlıkların meydana gelmesini sağlar Anne ve babaları vasıtasıyla nesep yakınlığına sahip olan insanlar, eşleri vasıtasıyla da sıhrî (evlilik sonucu) akrabalara sahip olurlar Bu şekilde toplumda bir yardımlaşma ve dayanışma, birbirini koruma ve kollama hali meydana gelir Böylece zayıf olarak yaratılan insan yalnızlıktan ve kimsesizlikten kurtulur Sahipleri, akrabaları, gözetenleri, destekleyicileri olan insan güvenli bir şekilde yaşama gücüne sahip olur Hayatın çekilmez yükünü rahatlıkla taşır
Evlenme ve aile sahibi olmanın en önemli gayelerinden birisi de nesli muhafazadır (ki diğer dört muhafaza dinin, aklın, canın, malın muhafazasıdır; nesli muhafaza bu dört şeyin muhafazasına da yardımcı olur) Böylece sağlıklı, dengeli ve sağlam nesiller yetişir Yeni nesil ihtiyaç duyduğu bütün dini, insanî ve manevî değerleri, beşerî hasletleri, sosyal normları, ahlakî öğretileri ilk önce ve en iyi şekilde aile yuvasından da öğrendiğinden bu müessese aynı zaman en mükemmel eğitim-öğretim yuvasıdır Yavrularına bilgi veren edep ve terbiye öğreten anne-baba da gerçek manada eğitmen ve öğretmendir Ebeveynler çocuklarını bedenen ve ruhen en iyi şekilde yetiştirmekle mükelleftirler Bunun müeyyidesi de yüreklerindeki sevgi, şefakat ve içgüdüyle zihinlerindeki çocuk sahibi olma şuur ve idrakidir
Kadın ve erkek, Allah’a kulluk bakımından, insan olma bakımından eşittirler Nitekim ilgili ayet-i kerimede “Erkek olsun kadın olsun her kim de mü’min olarak iyi/hayırlı işler yaparlarsa işte onlar cennete girerler, zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar” buyurulmaktadır (Nisa, 4/124), Al-i İmran, 3/195; Mü’min, 40/40; Nahl, 16/97 ayetleri de aynı mealde olup kadın ve erkeğin kul olarak farklı olmadığını ortaya koymaktadır Konuyla ilgili bir hadiste ise; “Şüphe yok ki kadınlar erkeklerin dengi, benzeri ve tam bir eşidir” İnsanı bir elmaya benzetecek olursak elmanın tam ikiye bölünmüş eşit parçalarından biri kadın, diğeri erkektir İkisi biraraya gelince “insan” oluyor Böylece kadın erkeği, erkekte kadını tamamlar Demek ki insan yalnız başına eksik ve yarımdır
Kadın, insan ve kul olarak erkekle aynı olan birçok hak ve sorumluluklarının yanında “kendine has” birtakım hak ve sorumlulukları da vardır Kadın tabii olarak erkek gibi hayatın paylaşılmasında, iş bölümüne göre, kendisine düşen görev ve sorumluluklara sahip olduğu haklara uygun özelliklerle donatılarak yaratılmıştır
Yukarıda mutlu ve huzurlu bir aile yuvası için kadın ve erkeğin birbirlerine karşı hak ve sorumlulukları olduğunu söylemiştik Bu görevler şöyle özetlenebilir:
İslam’ın evlilikle birlikte kadına tanıdığı, mehir, nafaka, kendi malını tasarruf, boşama hakkını alma ve üzerine evlenilmemesini şart koşabilme, kendisine iyi muamele edilmesi hakları karşısında; kadından istediği sorumluluk, iffetli olması ve kocasının meşru emirlerine itaat etmesidir İslam’da öncelikli sorumluluk erkeğin üzerine düşmektedir Çünkü Allah, onu lider, reis mevkiine koymuştur İlgili ayette: “Allah’ın bazısını bazısına üstün kılma ve onların kendi mallarından harcaması nedeniyle erkekler kadınlar üzerinde sorumlu-gözeticidir” (Nisa, 4/34) Ailenin reisi erkektir Daha öncede belirtildiği gibi yüklendiği sorumluluk ve görevler, fizyolojik/psikolojik yapısı erkeğin aile reisi olmasını tabii kılmaktadır Kur’an-ı Kerim’de “Erkeklerin meşru surette kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi kadınların da onlar üzerinde hakları vardır Yalnız erkeklerin onlardan bir üstünlük derecesi vardır” (Bakara, 2/228) denilerek erkek ve kadını karşılıklı haklarına işaret edilmekte ve erkeğin reislik görevine dikkat çekilmektedir Ailenin geçimini sağlamak erkeğin görevidir Çünkü erkekler kadınlardan daha güçlü yaratılmışlardır İslam buna o kadar önem verir ki hadiste buyrulduğu üzere: “Bir erkeğin Allah rızasını gözeterek aile fertlerine yaptığı harcama onun için bir sadakadır/mükafattır”
Karı-koca birbirlerinin eksiklerini ve kusurlarını görmemeli, namus ve iffetlerini korumalıdır Her ikisi de hayırlı/salih bir karı-koca olmaya gayret etmelidirler Bu hususta Hz Fatıma: “Hayırlı hanım eşini üzmeyen, duygu ve hayalleriyle de asla haramlarda gezmeyenlerdir” diyor Aynı görüşü Hz Ali “Hayırlı erkek de eşini üzmeyen, duygu ve hayalleriyle de olsa haramlarda gezmeyenlerdir” buyurmuşlardır
Kocanın hanımına karşı hak ve görevlerini hadisler ışığında şöyle sıralayabiliriz:
Bir kimse hanımına iyi davranmalı, onu kırmamalı, kaba davranışlardan sakınmalıdır Efendimiz şöyle buyuruyor: “Ey ümmetim! Kadınlara hayırla muamele etmenizi tavsiye ederim Çünkü onlar sizim emriniz altındadır Fazla tahakküme (Hükmetmeye) hakkınız yoktur Ancak açıktan fuhuş etmişseler o zaman durum değişir”
Koca hanımına, hanım da kocasına ilgi göstermeli huzur ve saadeti evlerinde aramalıdırlar
İffet ve namus konusunda titiz davranmalıdırlar: “Ey Rasulüm! Mü’min erkeklere söyle gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını zinadan korusunlar” (Nur, 24/30) Hz Peygamber ise bu konuda “Erkek karısını yatağa çağırdığı zaman, hanımı isteğine uymazsa sabahlayıncaya ve kocasının yatağına dönünceye kadar Melekler ona lanet eder” demiştir Buna karşılık erkeklere de bu hususta eşlerinin neşeli ve istekli zamanlarını gözetmeleri gibi birçok tavsiyede bulunulmuştur
Erkek hanımına ve çocuklara dini emirleri hatırlatmak, iyi yönde eğitmelidir “Ailene namazı emret” (Taha, 20/132), “Yedi yaşındaki çocuğa namazı öğretiniz On yaşına vardıklarında kılmazlarsa uygun bir şekilde cezalandırınız (Hadis)
Koca, kendi mal varlığı ve imkanlarına göre hanımının ve çocuklarının nafakasını sağlayıp her türlü ihtiyacını gidermekle yükümlüdür Bu hususta cimrilik ettiği takdirde hanımı ilgili yöneticilere ve yargı makamlarına başvurup durumunu anlatabileceği gibi kocasına danışmadan malından harcama yapabilir Koca hanımında asla sürekli kusur ve hata aramamalı, hanımını dövmemeli, sürekli zan altında tutup onu gizlice takip etmeye kalkışmamalıdır
Hanımının kocasına karşı görevlerine gelince ise; hanım ailenin reisi olan kocasına karşı bütün meşru meselelerde itaat eder ki, kadının kocasına itaat ile yükümlü olduğu husus ve meseleler belirlenmiş olup erkeğin bunların dışında bir itaati kadından isteme hakkı bulunmamaktadır Bu itaat kadını zelil ve sefil etmek için değil, erkek ile kadın arasında ki muhabbetin devamını temin etmek için emredilmiştir Kadının kocasına itaati İslam’ın emir ve yasaklarıyla sınırlı tutulmakta, Allah’ın emir ve yasaklarına aykırı bir isteğine itaat sözkonusu değildir Buna göre erkeğin farz namazları, ramazan orucu, tesettür, kadının kendi malından harcaması vb konularda karısını engelleme hakkı bulunmamaktadır Bunun yanında kadının nafile ibadetlerinde kocasının iznini alması gerekmektedir
Kadın, eşinin malını, ailesinin her türlü sırrını, namusunu, çocuklarını korumalıdır Kadın, kocasından gayrimeşru bir durum haricinde boşanma talep etmemeli (aynı durum erkek içinde geçerlidir) Çünkü hadiste de belirtildiği üzere cennet kokusu haram olur
“Zevk için birleşip ayrılan kadın ve erkeğe Allah lanet eylesin!” Kadın kocasından izinsiz olarak evinden dışarı çıkmamalıdır Kadının kocası memnun etmesi onun -en önemli- görevidir “Kim bir kadın, kocası kendisinden razı olduğu halde ölürse cennete girer” buyurmuşlardır Kadın kocasına anlayışlı ve olgun davranmalı, güzelliği, soyu-sopu, zenginliği ile övünmemeli, çocuklarının bakım ve terbiyesi ile en iyi bir şekilde ilgilenmeli, kocasının malını israf etmemelidir
Sonuç olarak şunları söylemek gerekirse, İslam evlilik ve aile kurmaya çok büyük önem vermiş, bu hususta kadın ve erkeğe bir çok görev ve sorumluluklar yüklemiştir Kişinin dünya ve ahiret saadet ve huzurunu yakalamasında evlilik ve aile önemli bir etkendir Evlilik/aile yoluyla toplumsal huzur ve barış sağlanır, soy-sop karışıklığı yeryüzünde fitne ve fesat önlenir Toplumun İslam terbiyesi ve metodu ile çocuklarını yetiştiren, onlara dini vecibelerini öğreten, hayatlarını her döneminde bu bilgileri taze ve canlı olarak korumaları için çaba gösteren; toplumun fedakâr, sorumluluk düzeyi yüksek, sağlam karakterli kimselere ihtiyacı vardır Bu da ancak evlenip mutlu ve huzurlu bir aile yuvası kurmakla mümkündür “Ey Rabbimiz bize eşlerimizden ve nesillerimizden gözlerimizin bebeği olarak (salih insanlar) ihsan et, bizi takva sahiplerine rehber kıl” (Furkan, 25/74) Amin

Hale razı oluş şükürdür.

Konu aşküma tarafından (23-07-2008 Saat 23:56 ) değiştirilmiştir.
aşküma isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   aşküma nickli üyeye özel mesaj gönderin aşküma tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Yandaki Kullanıcılar aşküma Arkadaşımıza Teşekkür Etti
ANKEBUT (24-07-2008)
Alt 24-07-2008, 00:35   #5
ANKEBUT
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 02-07-2006
Bulunduğu yer: Ravza-i Mutahhara
Yaş: 38
Mesajlar: 12.497
Rep Gücü: 210
ANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond reputeANKEBUT has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 2010
2226 Mesajda 3706 Teşekkür Aldı
Sağol kardeşim..ALLAH hayırlı eşler versin bizlere.



Allah'ın yakınından dostlar edinenlerin durumu, kendine ev edinen örümceğin durumu gibidir. halbuki evlerin de en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. Ah keşke bilselerdi!

ANKEBUT 41
ANKEBUT isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   ANKEBUT nickli üyeye özel mesaj gönderin ANKEBUT tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags: , , , ,

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
İslâmî Evlilik Üzerine... ANKEBUT Nasihatler 1 19-02-2010 12:30
Evlilik ve Aile Hayatı ANKEBUT Dini Kitaplar 0 19-03-2008 19:06
Evlilik Ve Aile......... ttemizsoy Eş Seçimi Ve Evlilik Üzerine Tavsiyeler 0 06-03-2008 02:48
İslam'da Evlilik ve Aile Hayatı ANKEBUT Ailenin İslamdaki Yeri 0 01-08-2007 20:21



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı


Saat 13:58.

Forum Saati + 2 Olarak Ayarlanmıştır.

Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

www.ilimhazinem.com

627 631 632 634 635 636 638 639 642 643 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 681 682 683 685 686 688 689 699 700 701 702 703 704 705 712 717 718 719 720 721 722 724 725 726 727 728 729 730 731 732 734 735 736 737 738 739 740 742 743 744 745 746 753 758 760 761 762 763 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 787 788 789 790 791 792 793 795 796 797 800 801 802 803 805 806 808 809 810 811 814 818 819 820 821 822 824 825 826 827 832 833 836 837 838 839 840 841 842 844 845 846 850 851 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 893 894 895 896 897 898 899 900 901 902 906 908 909 912 913 914 915 916 917 918 919 920 921 922 924 925 926 927 928 929 930 931 932 933 934 935 936 937 938 939 940 941 942 944 945 947 949 952 953 954 955 958 967 970 971 973 980 981 984 987 988 989 990 991 992 993 994 995 999 1000 1001 1002 1003 1004 1005 1006 1007 1008 1009 1010 1011 1013 1014 1015 1016 1017 1018 1019 1020 1021 1022 1023 1024 1025 1026 1027 1028 1029 1030 1031 1032 1033 1034 1035 1036 1037 1038 1039 1040 1041 1042 1043 1044 1045 1046 1047 1048 1049 1050 1051 1052 1053 1054 1056 1057 1058 1059 1060 1061 1062 1063 1064 1065 1066 1067 1068 1069 1070 1071 1072 1073 1074 1075 1076 1077 1078 1079 1080 1081 1082 1083 1084 1085 1086 1087 1088 1089 1090 1091 1092 1093 1094 1095 1096 1097 1098 1099 1100 1101 1102 1103 1104 1105 1106 1107 1108 1109 1110 1111 1113 1114 1115 1116 1117 1118 1119 1120 1121 1124 1125 1128 1129 1130 1131 1135 1136 1137 1138 1139 1140 1141 1142 1143 1144 1145 1146 1147 1148 1149 1150 1151 1152 1153 1154 1155 1156 1157 1158 1159 1160 1161 1162 1163 1164