İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter


Geri git   İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter > PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)'İN SÜNNETİ,ÖRNEK HAYATI VE HADİS-İ ŞERİFLERİ > Siyer-i Nebi (S.A.V)

Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Forumları Okundu Kabul Et

İlk Vahiy

Görüntülemeler : 49  √  Cevap Sayısı : 0

Görüntüleyenler Üyeler:   √ Misafir:1

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 20-05-2008, 20:13   #1
ISRA
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 09-01-2008
Bulunduğu yer: Bir Garip Yolcu
Yaş: 32
Mesajlar: 4.194
Rep Gücü: 124
ISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 218
387 Mesajda 553 Teşekkür Aldı
Bayrak İlk Vahiy

İlk Vahiy





Otorite ve saygınlığının dışa vurmasından kısa bir sü*re sonra, Muhammed (s.a.v.) zaten bilincinde olduğu ruh*sal olayların yanısıra bazı güçlü içsel işaretler almaya baş*lamıştı. Bunların nasıl olduğu sorulduğunda onların, uy*kuda iken gelen «Şafağın söküşü gibi gerçek görüntüler»[1] olduğunu söylerdi. Bunların sonucunda tenha yerleri tercih etmeye başladı ve Mekke´nin üstündeki tepelerden birine, Hira dağındaki bir mağaraya, inzivaya çekilmeyi adet haline getirdi. Bu Kureyş geleneklerine yabancı ve ga*rip bir olay değildi. Çünkü inziva İsmail oğulları arasında gelenek haline gelmişti. Her nesilde, belirli bir süre insan*ların dünyasından el çekip yalnız kalmayı tercih eden bir*kaç kişi bulunurdu. Bu eski, fakat hâlâ uygulanan geleneğe uygun olarak Muhammed (s.a.v.), yanına biraz yiyecek alır ve birkaç geceyi Allah´a ibadetle geçirirdi. Daha sonra ailesine döner, tekrar yiyecek ve gerekli şeyleri alıp geri giderdi. Bu yıllarda arasıra, şehirden ayrılıp, mağa*raya yaklaştığında şöyle sesler duyardı: «Ey Allah´ın Rasu-ıü, sana selâm olsun»[2] Geriye dönüp kimin konuştuğunu araştırdığında ise kayalar ve ağaçlardan başka kimse göre*mezdi.

Ramazan, geleneksel inziva ay´ı idi. Kırk yaşında iken. Ramazan´m sonlarına doğru bir gece yalnızken ona insan

şeklinde bir Melek geldi. Melek ona «Oku!» dedi. O, «Ben okuma bilmem» deyince, kendi anlattığı şekliyle şunlar ol*du: Melek beni aldı ve dayanabileceğim son nok*taya kadar sıktı. Daha sonra beni bırakıp: «Oku!» dedi. Ben «okuma bilmemi» dedim, beni tekrar aldı ve sıktı ve tekrar takatimin son noktasında bırakıp, tekrar «Oku!» de*di, ben yine «Okuma bilmem» dedim. Beni üçüncü defa aynen sıktı ve bıraktığında şöyle dedi:

Yaratan Rabbinin adıyla oku

O, İnsanı bir kan pıhtısından yarattı.

Oku, senin Rabbİn en büyük kerem sahibidir;

Kİ O, kalemle (yazmayı) öğretendir,

insana bilmediğini Öğretti. (A´lak : 1-5)[3]

O, bu sözleri meleğin arkasından tekrarladı ve melek onu bırakıp gitti. Daha sonraları şöyle derdi: «Sanki keli*meler kalbime yazılmışta»[4]. Fakat O, kendisine şairlere oldu*ğu gibi bir cinin musallat olmasından korktu. Bu yüzden hemen mağarayı terketti, dağdan inerken yukarıdan bir sesin şöyle dediğini duydu: -Ey Muhammed, sen Allah´ın Rasulüsün, ben de Cebrailim». Gözlerini yukarı çevirdi, onu mağarada ziyarete gelen kimse ordaydı, fakat şimdi aslen melek şeklindeydi, tüm ufku kaplamıştı. Tekrar «Ey Muhammed, sen Allah´ın Rasulüsün, ben de Cebrail´im» dedi. Peygamber, meleğe bakmaya devam etti; daha sonra gözlerini ondan çrivirdi. Fakat nereye baksa Melek oraday*dı; doğu, batı, kuzey, güney tüm ufku kaplamıştı. Nihayet melek ondan ayrıldı, o da evine dönebildi. Hızlı hızlı çar*pan kalbiyle yatağına uzanıp Hatice´ye «Beni örtün[5] Beni| örtün!»[6] dedi. Birden telaşlanan Hatice ona hiçbir şey sor*madan bir örtü getirdi ve üzerine örttü. Korkusu biraz geçtiğinde Muhammed (s.a.v.), ona, gördüklerini ve duyanlattı; bunun Üzerine Hatice, yaşlı ve kör bir adam olan kuzeni Varaka´ya gitti ve olanları haber ver. di. O da: -Hay Mübarek» dedi, «Varaka´nın nefsine Hakim olana yemin ederim ki Muhammed´e, Musa´ya gelen Na*mus* gelmiştir. Muhammed halkının peygamberidir. Git onu teskin et.» Hatice eve döndü ve aynı sözleri Muham*med´e (s.a.v.) tekrarladı. Bunun üzerine Muhammed (s.a. v.), Tann´ya adadığı ibadet günlerini tamamlamak için gönlü rahat olarak mağaraya döndü, ibadetini bitirdikten sonra adeti üzere Kabe´ye gitti, tavafı tamamladı. Daha sonra Mescid´de oturanlar arasında gördüğü yaşlı ve kör Varaka´yı selamladı. Varaka ona: «Ey kardeşimin oğlu, bana gördüklerini ve duyduklarını anlat» dedi. Peygam*ber olanları anlatınca, Varaka ona da Hatice´ye söyledikle*rinin aynısını tekrarladı. Fakat bu kez şunları da ekledi: «Sana yalancı diyecekler, kötü davranacaklar, sana savaş açacaklar ve seni kovacaklar, ben o günleri görürsem Allah için sana yardım edeceğim»[7] Ona doğru eğildi ve alnından öptü. Peygamber daha sonra evine döndü.

Hatice ve Vuraka´nın ona güven vermesinden sonra kendisine olan güveni semadan gelen ikinci vahiyle iyice güçlendi ikinci vahyin nasıl geldiği kaynaklara kaydedil-, memiş, fakat Peygamber´e nasıl geldiği sorulduğunda, iki şekilde cev&bını vermişti: «Bazen o bana zil sesi gibi ge*liyordu, bu en zor ve ağır olanıydı; zil sesleri (çınlama*lar) mesajı anladığım anda kesiliyordu. Bazen de Melek bir insan şeklinde geliyor ve konuşuyor, ben de konuştuk*larını ezberliyordum[8]».

Bu ikinci vahiy bir tek harfle, daha sonra Kurandaki bir çok surenin başında yeralacak olan harflerden, ilkiyle başlıyordu. Harfin hemen arkasından ilâhî bir and geli*yordu. İlk vahiyde de Delirtilen Allah´ın insana Öğretme

aracı olan kalem üzerine yemin ediliyordu. Kalemden, so*rulduğunda Peygamber şöyle dedi: «Allah´ın ilk yarattığı şey kalemdi. Kâğıdı yarattı ve kaleme ´Yaz!´ diye emretti. Kalem «Ne yazayım?» cevabını verdi. Allah: «Kıyamete dek yarattıklarımla ilgili benim İlmimi yaz» dedi. Daha sonra kalem verilen emri yerine getirdi.»[9] Kaleme and iç*tikten sonra, bir de onun yazdıklarına and içiliyordu. Sema*da Meleklerin kâğıtlara yazdığı şeylerden biri de, daha sonra İndirilen vahiylerde Levh-i Mahfuz´da yazılı ´şerefi üstün bir Kur´an[10] ve kitabın anası (Ra´d: 39) olarak ge*çen, Kur´an´ra semavî arkitipidir. Yani ona da and içiliyor. Bu iki yemini teselli takip ediyor:

«Ntm. Kalemr ve satır satır yazdıklarına andolsun. Sen, Rabbinin nimetiyte bir deli değilsin. Gerçekten senin içtn ke*sintisi olmayan bir ecir vardır. Ve şüphesiz sen, pek büyük bir ahlâk üzerindesin.» (Kalem: A-4).

Bu ilk vahiyler geldikten sonra, belli bir sûre vahiy ke*sintiye uğradı. Peygamber, Hatice´nin sürekli teselli etme*sine rağmen göklerin gazabına sebep olmasından korkuyor*du. Sonunda bu sessizlik bitti ve onu temin edici bir vahiy geldi :

«Kuşluk vaktine andolsun, ´Karanlığı iyice çöktüğü» za*man geceye, Rabbin seni terketmedi ve darıtmadt da. Şüphe*siz senin için son olan, İlk olandan (ahiret, dünyadan) daha kaytrltdtr. Elbette Rabbin sana verecek, böylece sen hoşnut kalacaksın. Sen bir yetim iken. seni bulup da barındırmadı mı? Ve seni yol bilmez iken, ´doğru yola yöneltip iletmedi mi? Bir yoksul iken sent bulup da zengin etmedi mi? öyley*se, sakın yetimi üzüp-kahretme. isteyipdi Unem de azarla-ytp-çtktşma. Rabbinİn nimetini İse, durmakstzın anlat.» (Du*ka: 1-11}.





--------------------------------------------------------------------------------

[1] B. 1,3

[2] IJ. 151.

[3] B. ı, 3

[4] 1.1 153.

[5] B.I 3



[6] İlahi Kanun ve Kutsal Yazıt anlamlarına gelen Yunancı Nomos kelimesi burada Vahyi getiren melekle özdeşleştiriliyor.

[7] J. I. 153-4

[8] B. I., 3.

[9] Tir. 44.

[10] İşte islâm´ın dayanayım teşkil eden ilâhi vahiy, adını bura-ran alır. (Bürûc: ai-22)



ISRA isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   ISRA nickli üyeye özel mesaj gönderin ISRA tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags: ,

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Fetretu'l-vahiy ANKEBUT E'den-F'ye 0 25-05-2008 01:52
Vahiy Kelimesi Ile Ilgili Ayetler ttemizsoy Kur'an Fihristi 0 12-05-2008 18:37
Fetretu'l-vahiy ANKEBUT E'den-F'ye 0 23-03-2008 01:01
Vahiy Kâtipleri ANKEBUT U'dan-V'ye 0 22-03-2008 22:55
İlk Vahiy Tebliğ Ediliyor ANKEBUT Peygamber (s.a.v.)'in Hayatı 0 05-03-2007 10:05



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı


Saat 07:39.

Forum Saati + 2 Olarak Ayarlanmıştır.

Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

www.ilimhazinem.com

627 631 632 634 635 636 638 639 642 643 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 681 682 683 685 686 688 689 699 700 701 702 703 704 705 712 717 718 719 720 721 722 724 725 726 727 728 729 730 731 732 734 735 736 737 738 739 740 742 743 744 745 746 753 758 760 761 762 763 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 787 788 789 790 791 792 793 795 796 797 800 801 802 803 805 806 808 809 810 811 814 818 819 820 821 822 824 825 826 827 832 833 836 837 838 839 840 841 842 844 845 846 850 851 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 893 894 895 896 897 898 899 900 901 902 906 908 909 912 913 914 915 916 917 918 919 920 921 922 924 925 926 927 928 929 930 931 932 933 934 935 936 937 938 939 940 941 942 944 945 947 949 952 953 954 955 958 967 970 971 973 980 981 984 987 988 989 990 991 992 993 994 995 999 1000 1001 1002 1003 1004 1005 1006 1007 1008 1009 1010 1011 1013 1014 1015 1016 1017 1018 1019 1020 1021 1022 1023 1024 1025 1026 1027 1028 1029 1030 1031 1032 1033 1034 1035 1036 1037 1038 1039 1040 1041 1042 1043 1044 1045 1046 1047 1048 1049 1050 1051 1052 1053 1054 1056 1057 1058 1059 1060 1061 1062 1063 1064 1065 1066 1067 1068 1069 1070 1071 1072 1073 1074 1075 1076 1077 1078 1079 1080 1081 1082 1083 1084 1085 1086 1087 1088 1089 1090 1091 1092 1093 1094 1095 1096 1097 1098 1099 1100 1101 1102 1103 1104 1105 1106 1107 1108 1109 1110 1111 1113 1114 1115 1116 1117 1118 1119 1120 1121 1124 1125 1128 1129 1130 1131 1135 1136 1137 1138 1139 1140 1141 1142 1143 1144 1145 1146 1147 1148 1149 1150 1151 1152 1153 1154 1155 1156 1157 1158 1159 1160 1161 1162 1163 1164