İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter


Geri git   İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter > PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)'İN SÜNNETİ,ÖRNEK HAYATI VE HADİS-İ ŞERİFLERİ > Siyer-i Nebi (S.A.V)

Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Forumları Okundu Kabul Et

İftira

Görüntülemeler : 18  √  Cevap Sayısı : 0

Görüntüleyenler Üyeler:   √ Misafir:1

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 21-05-2008, 19:39   #1
ISRA
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 09-01-2008
Bulunduğu yer: Bir Garip Yolcu
Yaş: 32
Mesajlar: 4.194
Rep Gücü: 124
ISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 218
387 Mesajda 553 Teşekkür Aldı
Bayrak İftira

İftira




Medine´ye döndükten kısa bir süre sonra Aişe (r.) hastalandı. O zamana kadar, münafıkların O ve Safvan´la ilgili söyledikleri dedikodular tüm şehre yayılmıştı. Çok az kişi bunu ciddiye alıyordu. Bu olayı ciddiye alanlar arasın*da Muttalib kabilesinden kuzeni Misten de vardı. Fakat inansın, inanmasın ondan başka herkesin söylenenlerden haberi vardı. Bununla birlikte O Peygamber´de (s.a.v.) ken*disine karşı bazı değişiklikler olduğunu hissediyordu. O, kendisine diğer hastalıklarında gösterdiği sevgi ve şefkati göstermiyordu. Odaya gelir ve tedavi edenlere: «Bugün hepiniz nasılsınız?» der, onu da diğerleri araşma katardı. Buna çok üzülen, fakat gururu nedeniyle şikâyet edeme*yen Aişe (r.) annesinin evine gidip orada tedavi olmak için Peygamber (s.a.v.)´den izin istedi. Peygamber. «Nasıl is*tersen* dedi.

Neler olduğunu Aişe´nin kendi ağzından öğrenelim: «Neler söylendiğinden habersiz bir şekilde annemin evi*ne gittim ve yirmi gün içinde hastalığım geçti. Bir akşam Misteh´in annesi ile dışarı çıktık ?Onun annesi, babamın annesi ile kardeşti?. Yanımda yürürken: «Misteh tökez*lesin» diye bağırdı. Ben: «Allah aşkına ne diyorsun?» de*dim- «Bedir´de savaşmış olan bir Muhacir hakkında böyle konuşmak kötü bir şeydir». O: «Ey Ebu Bekir´in kızı,» dedi, «nasıl olur da haberler sana ulaşmaz?» «Hangi haberler?» dedim. Bana iftiracıların neler söylediklerini ve bunun nasıl halkın ağzında dolaştığını anlattı. «Bu nasıl olabilir?» dedim. Onun cevabı şu oldu: «Gerçekten olan bu!» Göz*yaşları içinde eve döndüm. Gözyaşlanmın ciğerimi çatlat*tığını hissedene dek ağladım. Anneme: «Allah seni affetsin!» dedim. «Herkes neler söylüyor da, sen bana bir tek keli*me bile söylemiyorsun.» Annem: «Kızım, bunu bu kadar ciddiye alma. Çünkü kendisini seven bir koca ile evlenen çok az güzel kadın vardır ki kumaları onun hakkında de*dikodu çıkarmasın ve diğerleri de böyle şeyler söylemesin» dedi. Bunun üzerine bütün gece uykusuz kaldım ve sürekli ağladım.»[1].

Fakat gerçekte, Peygamber ts.a.vJ´in hanımları ara*sında ne kadar kıskançlık olursa olsun hanımların hepsi de dindardı ve hiçbiri bu iftiraya katılmadı. Aksine, hepsi Aişe´yi desteklediler ve hakkında iyi konuştular. Peygam*ber (s.a.v.)´in ev halkına yakın olanlardan en çok suçlu olanı Zeyneb´in kızkardeşi Hanme -Peygamber´in kuzeni-İdi. O kızkardeşinin daha da gözde olmasını sağlamak için Aışe (r.) hakkındaki iftirayı yayanlar arasındaydı. Genel*de herkes Zeyneb´in de buna yardımcı olduğunu düşü*nüyordu, fakat Aişe (rJ için, Zeyneb tr.) Peygamber (s. a,v.)´in en gözde hanımlarından biriydi. Zeyneb, kardeşi*nin kendi adına yaydığı kötü şeylerden daha sonra da çok muzdarip oldu. Misteh´in yanısıra iftiraya katılanlardan biri de şair Hasan Ibn Sabit idi. Geri,planda ise bu iftira*yı başlatan îbn Ubey ve diğer münafıklar yer alıyordu.

Peygamber (s.a.v.) bu konuda bir vahiy gelmesini bek*liyordu. Fakat hiçbir şey gelmeyince, hanımlarını ve yakın olan diğerlerini sorguya çekti. Hemen hemen Aişe ile ay*nı yaşta olan Üsame, onu savundu ve: «Bu bir iftira. Biz onun hakkında iyilikten başka birşey bilmiyoruz» dedi Annesi Ümmü Eymen (r.) de onu savundu. Hz. Ali ise şöy*le dedi: «Allah seni sınırlamadı, ondan başka pekçok ka*dın var. Onun hizmetçisini sorguya çek, gerçeği ondan öğrenebilirsin.» Bunun üzerine Peygamber (s.a.v) Bureyre´ye haber gönderdi ve: «Ey Bureyre, şimdiye kadar Aişe´-de, ondan şüphelenebileceğin hiçbir hareket gördün mü?» diye sordu. Bureyre bu soruyu şöyle cevapladı: «Seni Hak´*la gönderene yemin olsun ki, onun sadece iyiliğini biliyo*rum. Eğer aksi olsaydı Allah, Rasulüne bunu bildirirdi. Alfe´de hiçbir kusur bulamam. O daha küçük bir genç kız. Onda gördüğüm tek hata her seferinde uyardığım hal*de, ben hamur yoğurduktan sonra ona hamuru beklemesi*ni ögütlediğim halde, onun uyuyakalması ve küçük kuzusu*nun gelip hamuru yemesidir.»

Peygamber (s.a.v.) Mescid´e gittiğinde minbere çıktı ve Allah´a hamdettikten sonra şöyle dedi: *Ey insanlar, ailem hakkında, doğru olmayan şeyleri söyleyerek beni in*citen insanlar için ne dersiniz? Allah´a yemin olsun ki ben ailemde ve onların konuştuğu kişilerde iyilikten başka bir şey görmedim. Onlar yanlarında ben olmaksızın evle*rimden hiçbirine girmezler.» Peygamber Cs.a.v.) konuşma*sını bitirir bitirmez, Useyd ayağa kalktı ve «Ey Allah´ın Basulü, eğer o dediklerin Evs´ten iseler biz onlara had*lerini bildiririz; eğer onlar Hazreç kabilesinden kardeşle*rimiz ise bize emir ver de başlarını keselim» dedi. O sö*zünü bitirmeden, Sa´d tbn Ubade (r.), ayağa kalkmıştı, çünkü iftirayı ilk başlatanlar ve Hassan bin Sabit (rj Hazrettendiler. «Allah aşkına, yalan söylüyorsun» dedi Sa´d. «Sen onları öldürmeyeceksin, öldürmezsin de. Onlar senin kabilenden olsaydı böyle konuşmazdın.» «Useyd: «Asıl yalan söyleyen sensin. Onları öldüreceğiz. Sen de münafıkların tarafını tutan bir münafıksın.» dedi. İki ka*bile de ayaklanmış, birbirine girmek üzereydi. Fakat Pey*gamber (s.a.v. J onlara sakin olmalarını söyledi ve min*berden inerek onları teskin edip evlerine gönderdi.

Eğer Aişe (r.) Peygamber (s.a.v.) ´in kendisini topluluk içinde minberden savunduğunu bilseydi, bu kadar üzül*mezdi. Fakat o zaman için bu konuda birşey bilmiyordu. O sadece Peygamber (s.a.v.)´in kendisi ile ilgili etrafın*dakilere sorular sorduğunu biliyordu. Aişe, bunun Peygam*ber (s.a,v.)´in kesin bir tutum ortaya koymaması anlamına geldiğini düşünüp üzülüyordu. Aişe (r.) ondan, kendi için*dekileri okumasını beklemiyordu, çünkü o Peygambere gayb haberlerinin Allah tarafından bildirildiğini biliyordu. O: «Ben sadece Allah´ın bana bildirdiklerini bilebilirim» derdi. O insanların düşüncelerini okumazdı. Fakat Aişe, (r.) kendisinin Peygamber´e karşı bağlılığının, suçlandığı şeyi yapmasını imkansız kılacak denli büyük olduğunu onun bilmesini bekliyordu.

Her ne olursa olsun, sadece onun, Aişe (r.) ve Saf-van (r.)´ın masum olduğuna inanması yeterli değildi. Me*sele çok ciddiydi ve onların suçsuz olduğunu tüm topluma ispat edecek bir delile ihtiyaç yardı. Bu konuda en az yardım eden de Aişe idi. Artık onun bu süregelen sessizliği sona ermeliydi. Onun söyleyeceği hiçbir şey bu meseleyi çözmeye yetmezdi. Fakat Kur´an, nüzulü sırasında sorulan sorulara cevap vereceğini vadediyordu (Maide: 105). Bu kez Peygamber (s.a.v.) sadece vahiyle bir cevap gelsin di*ye birçok kişiye aynı sorulan sormuştu. Fakat belki de bu sorunun, meseleyle en yakından ilgili olan kişiye sorul*ması gerekiyordu.

Aişe (r.): «Ben ailemle beraberdim» dedi «iki gece ve bir gün boyunca sürekli ağlamıştım. Onlar benimle birlik*te otururken Ensar´dan bir kadın bize katılmak için izin istedi. Ben girmesine izin verdim, o da oturdu ve benimle birlikte ağladı. Daha sonra Peygamber (s.a.v.) gelip otur*du. İnsanlar benim hakkımda konuşmaya başladığından beri hiç benimle oturmamıştı. Olaydan bu,yana bir ay geç*mişti, semadan da hiçbir haber gelmiyordu. Allah´tan baş*ka ilâh yoktur diye şehadet getirdikten sonra bana şöyle dedi: «Ey Aişe, bana seninle ilgili şunları şunları söyledi*ler. Eğer sen masumsan, Allah senin masum olduğunu açıklar. Eğer yasak olan şeyi yaptıysan Allah´tan bağışlan*ma dile ve tevbe et! Çünkü, kul eğer, hatasını itiraf edip tevbe ederse Allah ona merhamet eder.» O konuşmasını bitirdiğinde gözyaşlarını dinmişti. Babama, «Benim adıma Allah´ın Resulüne cevap ver» dedim. Babam: «Ne söyleye*ceğimi bilmiyorum» dedi. Anneme sorduğumda, o da aynı

3eyi söyledi. Ben ise daha küçük genç bir kızdım ve Kur´-an´dan ezberim çok değildi. Bu nedenle şöyle dedim: «în-sanların benim hakkımda söylediklerini duyduğunu ve on*ların senin kalbinde yerleşip, senin de onlara inandığını biliyorum. Eğer size masum olduğumu söylesem ki Al*lah benim masum olduğumu biliyor bana inanmayacak*sınız. Fakat eğer Allah´ın masum olduğumu bildiği şeyi yaptığımı ikrar etsem bana inanırsınız.» Daha sonra Yakup ismini hatırlamak için zihnimi yokladım, fakat hatırlayamadim. Bu nedenle şöyle dedim: «Fakat ben Yusuf´un babasının dediği gibi diyeceğim:

«Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırdır. Sizin bu dü-züp-uydurduklanntza karşı (kendisinden) yardtm istenecek olan Allah´tır» (Yusuf: 18).

Sonra yatağıma gittim ve Allah´ın benim suçsuz oldu*ğumu bildireceğini ümit ederek uzandım. Benim hakkım*da vahiy inmesini beklemiyordum. Çünkü adım Kur´an´da zikredilecek kadar değerli olmadığımı düşünüyordum. Fa-Kat Peygamber (s.a.v.)´in rüyasında benim suçsuz olduğu*ma işaret eden birşeyler görmesini bekliyordum.

*O bizimle oturmaya devam etti ve bizler de yanında iken ona" vahiy geldi: Böyle zamanlarda kendisinde meyda*na gelen kasılma yine başlamıştı ve bir kış günü olmasına rağmen üstünden terler boşanıyordu. Bu baskıdan kurtul*duğunda memnun bir sesle: -Ey Aişe, Allah´a hamdet, çün*kü O senin masum olduğunu açıkladı» dedi. Annem de ba*na: «Kalk, ve Allah´ın Rasulüne git» dedi. Ben- «Hayır, Allah´a andolsun kalkıp ona gitmeyeceğim ve Allah´tan başka da lürnseye hamdetnıeyeceğim» dedim[2].

înen âyetîer şunlardı-

«Doğrusu, uydurulmuş bir yalanla (ifkîe) gelenler, sizin içi*nizden birlikte davranan bir topluluktur... O durumda siz onu (ı)

tirayı) dillerinize aktardınız ve hakkında bilginiz olmayan şeyi ağızlarınızla söylediniz ve bunu da kolay sandınız; oysa O Aüah katında çok büyüktür. Onu işittiğiniz zaman: *Bu konuda söz söylemek bize yakışmaz. (Allah´ım) sen yücesin, bu, büyük bir if~ uradır» demeniz gerekmez miydi} Eğer iman edenlerden İseniz bu*nun gibisine bir daha dönmemeniz İçin Aüah size öğüt vermekte*dir.» (Nur: 11, 15-17).

Yeni inen vahiy, zina sorununun aslını anlatıyor ve zi*na cezası ile birlikte şerefli kadınlara iftira atanların kır*baçlanması gerektiğini de bildiriyordu. îftirayı açıkça ya*yan ve´ suçlarını itiraf eden Misten, Hasan ve Hamne´ye bu ceza uygulandı. Fakat çok sinsi olan münafıklar gizli kal*mışlar ve bu meselede paylan olduğunu itiraf etmemişler*di. Bunun üzerine Peygamber Cs.aV.) meseleyi takip etmek*ten vazgeçti ve onların cezasını Allah´a bıraktı.

Ebu Bekir (rJ, fakir olan Misteh´e bir miktar maaş bağlamıştı. Fakat onun suçlu olduğunu Öğrenince: «Allah*a yemin olsun ki, Aişe hakkında söylediklerinden ve başımı*za getirdiği belâdan sonra artık Misteh´e para verip yar*dım edemem» dedi. Fakat bunun üzerine şu âyet Tıazil oldu:

«Sizden, faziletli ve varlıklı olanlar, yakınlara, yoksullara Vt Allah yolunda hicret edenlere vermekte eksiltme yapmasınlar, af-jetsinter ve hoşgörsünler. Allah´tn sizi bağışlamasını sevmez mi*siniz? Allah, bağışlayandır, esirgeyendir» (Nur: 2).

Ebu Bekir (r.) «*Gerçekten Allah´ın beni bağışlaması*nı diliyorum» dedi. Sonra Misteh´e gidip, her zaman verdi*ği şeyleri verdi ve: «Allah´a yemin olsun ki onu hiçbir za*man terketmeyeceğim» dedi. (Peygamber (s.a.v.) de aynı şekilde belli bir zaman geçtikten sonra Hasan´a çok bü*yük cömertlik gösterdi. Mus´ab´m ölümü üzerine dul kalan kuzeni Hamne´yi de Talha ile evlendirdi. Hamne (r.)´-nin Talha (r.)´dan iki oğlu oldu.







--------------------------------------------------------------------------------

[1] B LII. 15



[2] B UI. 15



ISRA isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   ISRA nickli üyeye özel mesaj gönderin ISRA tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags:

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
İftira ISRA İslam Kültürü 0 01-05-2008 21:10
'İftira kampanyası'na cevap geldi haberci Güncel Haberler 0 24-04-2008 19:19
İftira Etmek NASIL OLUR (NO RAPİD) ttemizsoy Sesli Sohbetler 0 26-03-2008 15:12



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı


Saat 15:44.

Forum Saati + 2 Olarak Ayarlanmıştır.

Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

www.ilimhazinem.com

627 631 632 634 635 636 638 639 642 643 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 681 682 683 685 686 688 689 699 700 701 702 703 704 705 712 717 718 719 720 721 722 724 725 726 727 728 729 730 731 732 734 735 736 737 738 739 740 742 743 744 745 746 753 758 760 761 762 763 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 787 788 789 790 791 792 793 795 796 797 800 801 802 803 805 806 808 809 810 811 814 818 819 820 821 822 824 825 826 827 832 833 836 837 838 839 840 841 842 844 845 846 850 851 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 893 894 895 896 897 898 899 900 901 902 906 908 909 912 913 914 915 916 917 918 919 920 921 922 924 925 926 927 928 929 930 931 932 933 934 935 936 937 938 939 940 941 942 944 945 947 949 952 953 954 955 958 967 970 971 973 980 981 984 987 988 989 990 991 992 993 994 995 999 1000 1001 1002 1003 1004 1005 1006 1007 1008 1009 1010 1011 1013 1014 1015 1016 1017 1018 1019 1020 1021 1022 1023 1024 1025 1026 1027 1028 1029 1030 1031 1032 1033 1034 1035 1036 1037 1038 1039 1040 1041 1042 1043 1044 1045 1046 1047 1048 1049 1050 1051 1052 1053 1054 1056 1057 1058 1059 1060 1061 1062 1063 1064 1065 1066 1067 1068 1069 1070 1071 1072 1073 1074 1075 1076 1077 1078 1079 1080 1081 1082 1083 1084 1085 1086 1087 1088 1089 1090 1091 1092 1093 1094 1095 1096 1097 1098 1099 1100 1101 1102 1103 1104 1105 1106 1107 1108 1109 1110 1111 1113 1114 1115 1116 1117 1118 1119 1120 1121 1124 1125 1128 1129 1130 1131 1135 1136 1137 1138 1139 1140 1141 1142 1143 1144 1145 1146 1147 1148 1149 1150 1151 1152 1153 1154 1155 1156 1157 1158 1159 1160 1161 1162 1163 1164