|
|
#1 |
![]() ![]() |
Ömer’in yerini kim tutabilir
Abdurrahman bin Avf der ki, ben Ömer’den acaiblikler gördüm. Ne gördün diye sorulunca buyurdu ki, hayatta olsa, ben söylemeye kadir olmazdım. Birisi odur ki, her gece ikimiz şehri dolanırdık. Bir mahalle varırdık. Ömer bana derdi ki, sen burada dur. Ben de muhalefete kadir olamayıp, dururdum. Varıp, bir zamandan sonra gelirdi. Sormaya da cüret edemezdim. Vefatlarından sonra bir gece o mahalleye varıp, o ev içine girdim. Bir ihtiyar kadın gördüm. Kendi kendine acaba ne oldu ki, Ömer bu gece gelmedi, diyordu. Ben dedim, ey annem! Ömer vefat etti. Kadın bunu işitince, bir ah çekip, bayıldı. Sonra kendine geldi. Dedi ki: Ey Allah’ım! Bana yardımda bulunan Ömer’i af et. Ona dedim ki, ne yardım ederdi. Gündüz vakti üzerimi kirletirdim. Onu dışarı atardı. Kirlenmiş elbisemi yıkardı. Beni temizlerdi. Bana yiyecekten ne nesne gerek ise, getirirdi. Dedim, ey annem! Ben de Ömer’in yâriyim. Eğer o gitti ise ben sağım. Ben Ömer’in yaptığı işleri yapayım. Dedi ki, Evladım, Ömer’in yerini kim tutabilir. Eğer Ömer’in yâri isen, bana dua eyle, yardım et. Hemen ellerini açıp, dedi ki, ya ilahel âlemin! Ben o hastalığı Ömer’in yardımı ile çekerdim. Ömer gitti. Benim ruhumu kabz eyle ki, ben Ömersiz ömür istemem. Bunu dedi, o saat duası makbul olup, vefat etti. Ağladım, techiz ve tekfinini yapıp, defnettik. (M.Ç.Güzin)
Hale razı oluş şükürdür. ![]()
|
|
|
|
| Yandaki Kullanıcılar aşküma Arkadaşımıza Teşekkür Etti | Kahramankentli (04-01-2009) |
|
|
#2 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 18-06-2008
Bulunduğu yer: _aksa_
Yaş: 24
Mesajlar: 14.673
Rep Gücü: 210
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Teşekkür Sayısı: 2719 2985 Mesajda 5145 Teşekkür Aldı |
Hırkasında oniki yama vardı
Hazret-i Ömer hilafet makamına geçtikten sonra, kızı Hazret-i Hafsa [ki Resulullahın hanımı olup, müminlerin annelerindendir], muhterem babasını görmeye geldi. Mübarek yüzlerini gördüğünde, üzerinde olan hırkanın oniki yerde yaması vardı, hatta yamanın ikisi deriden idi. Hafsa validemiz, babasını bu hırka ile görünce hatır-ı şerifleri mahzun olup, dedi ki, ey gözüm nuru babacığım. Bu hırkayı bir fakire verip, kendi arkanıza bir yeni hırka yapsanız, olmaz mı? Hazret-i Ömer buyurdu ki, kızım, sen Fahri âlem hazretlerinin helali idin. Sen Ona bizden yakın idin. Bilmez misin ki, Server-i âlem bu dünyayı deniden [alçak dünyadan] ne mertebe sakınmıştır. Dünyayı hor ve zelil edip, emri altına almıştır. Ahirete teşrif edeceği zaman, bana vasiyet edip, (Ya Ömer, kıyamet gününde, benimle ve Ebu Bekirle buluşmak istersen, yolumuzdan ayrılma) diye buyurmadı mı? (M. Ç. Güzin)
Hale razı oluş şükürdür. ![]()
|
|
|
|
| Yandaki Kullanıcılar aşküma Arkadaşımıza Teşekkür Etti | Kahramankentli (04-01-2009) |
|
|
#3 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 18-06-2008
Bulunduğu yer: _aksa_
Yaş: 24
Mesajlar: 14.673
Rep Gücü: 210
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Teşekkür Sayısı: 2719 2985 Mesajda 5145 Teşekkür Aldı |
Bu çırağ şahsi malım değildir
Bir gece Hazret-i Osman Hazret-i Ömer’in huzuruna vardı. Gördü ki, acele ile mektup yazıyor. Selam verdi, ancak emir-ül müminin cevap vermedi. Mektubu bitirdi. Çırağı söndürüp, selama cevap verdi. Hazret-i Osman, neden selamın cevabını çırağı söndürdükten sonra verdin diye sordu. Dedi ki: “Ya Osman! Bu çırağ şahsi malım değildir. Beytülmaldandır. Çırağı müslümanların işi için ışıklandırdım. Korktum ki, o çırağ ışığında selamını alsam, kıyamet gününde, müslümanlar bana hasım olurlar [haklarını isterler]. Allahü teâlâ beni ondan sual edip, ben cevap vermeye takat getiremem. (M. Ç. Güzin)
Hale razı oluş şükürdür. ![]()
|
|
|
|
| Yandaki Kullanıcılar aşküma Arkadaşımıza Teşekkür Etti | Kahramankentli (04-01-2009) |
|
|
#4 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 18-06-2008
Bulunduğu yer: _aksa_
Yaş: 24
Mesajlar: 14.673
Rep Gücü: 210
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Teşekkür Sayısı: 2719 2985 Mesajda 5145 Teşekkür Aldı |
Bunlar da gazilerin hakkıdır
Hazret-i Ömer halife iken, Hazret-i Numan’ı komutan yapıp, acem diyarına gönderdi. Nihavend ile Hemedanı feth ettiler. Acemlerin ileri gelenlerinden birisi, Mugire’nin elinde esir iken, [serbest bırakırlar niyetiyle olsa gerek] koynundan bir kutu çıkarıp, babam bana bu kutuyu verdiği zaman, padişah olduğun vakit bunu açasın diye vasiyet etmişti. Ben bundan sonra padişah olacak değilim dedi ve kutuyu Mugire hazretlerine verdi. Hazret-i Mugire kutuyu İslam askeri içinde açtı. İçinde çok kıymetli mücevherler vardı. Dediler ki, bu kutu ceng ile alınmamıştır. Yine bunu aynı şekilde, Emir-ül müminin Ömer hazretlerine gönderelim. O kutuyu, durumu anlatan bir yazıyla beraber başka bir kutu içine koyup ve mühürleyip, Hazret-i Ömer’e gönderdiler. Hazret-i Ömer, kutuyu Eshab-ı güzin arasında açtı. Mücevherleri gördüler. Bunlar da gazilerin hakkıdır. Satsınlar, akçesini, gazilere taksim etsinler diye emretti. Gazalarda tahsil olunan mal ve ganimetlerden, Hazret-i Ömer bir habbesini kabul etmezdi. Cümlesini fakirlere ve gazilere sarf ederdi. (Taberi tarihi)
Hale razı oluş şükürdür. ![]()
|
|
|
|
| Yandaki Kullanıcılar aşküma Arkadaşımıza Teşekkür Etti | Kahramankentli (04-01-2009) |
|
|
#5 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 18-06-2008
Bulunduğu yer: _aksa_
Yaş: 24
Mesajlar: 14.673
Rep Gücü: 210
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Teşekkür Sayısı: 2719 2985 Mesajda 5145 Teşekkür Aldı |
Bizi bekleyen bu zat kimdir
Hazret-i Ömer zamanında bir kervan, gece vaktinde Medine’ye geldi. Kervandakilerin hepsi kâfir idi. Konakladıkları gibi hepsi uyudular. Zira yorulmuşlardı. Hazret-i Ömer nöbetçi, koruma bırakmadan hepsinin uyumuş olduğunu görünce, bunların malları çalınırsa ben mesul olurum endişesiyle Abdurrahman bin Avf’ın yanına vardı. Ya Emir-el müminin! Bu vakitte ne işe geldiniz deyince dedi ki, ya Abdurrahman! Bir kervana uğradım. Konmuşlar ve hepsi uyumuşlar. Korktum ki, malları çalınır. Bunlar bize sığınmış oldular. Bana muvafakat et, varalım, onları bekleyelim. İkisi varıp beklediler. Sabah vakti oldu. Hazret-i Ömer (Es-salat, es-salat) diye, seslendi. Uyandılar. Hazret-i Ömer: Bir daha böyle hiçbir yerde tedbirsiz (nöbetçisiz) uyumayın buyurdu ve dönüp, mescide geldi. Kervan halkından birisi, emir-ül mümininin arkasından gitti. Karşılaştığı birisine Hazret-i Ömer’i kastederek, bizi sabaha kadar bekleyen bu zat kimdir dedi. Müslümanların halifesi, emir-ül müminin Ömer’dir cevabını aldı. O kişi varıp kervan halkına, bizi sabaha kadar bizzat bekleyen şahıs, müslümanların halifesi Hazret-i Ömer’miş dedi. Kendi dinlerinde olmayanlara şefkat ve merhameti böyle ise ya müslümanlara nasıldır! Demek ki, onun dini hak dindir dediler. Hepsi kalkıp, Hazret-i Ömer’in huzuruna varıp, tamamı müslüman oldu. (M.Ç.Güzin
Hale razı oluş şükürdür. ![]()
|
|
|
|
| Yandaki Kullanıcılar aşküma Arkadaşımıza Teşekkür Etti | Kahramankentli (04-01-2009) |
|
|
#6 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 18-06-2008
Bulunduğu yer: _aksa_
Yaş: 24
Mesajlar: 14.673
Rep Gücü: 210
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Teşekkür Sayısı: 2719 2985 Mesajda 5145 Teşekkür Aldı |
Sana acımasam helal etmezdim
Hazret-i Ömer bir gün, mübarek başını koyup, tam yatacaktı. O sırada bir köle seslenip: Kalk, ya Emir-el müminin. Önce bana insaf eyle! Rabbil âlemin kıyamet günü benim hakkımı senden alır dedi. Hazret-i Ömer acele kalkıp, ne iş yaparsın, yardım edeyim dedi. O köle, ben düşkün bir kişiyim. Elbisemi yıkayasın ve temizleyesin. Düşkünlere, hastalara yardım etmek senin üzerine vaciptir dedi. Hazret-i Ömer, evet, hak senin elindedir, ne istiyorsan yapayım dedi. O kendi elbiselerini çıkarıp, ya Emir-el müminin, sen elbiselerini bana ver; giyineyim ki, çıplaklığa sabredemem dedi. Hazret-i Ömer elbisesini çıkarıp, ona verdi. Kendi beline bir peştemal bağladı. Kölenin elbisesini yıkadı. Ondan özürler ve yumuşak sözler ile helallik diledi. Köle, ya Emir-el müminin, eğer sana acımasam, helal etmezdim. Sen bilirsin ki, kıyamet gününde, şarktan-garba müslümanların çıplakları, açları, zayıfları, fakirleri ve düşkünleri haklarından seni sual ederler. Allahü teâlâ, bunların haklarından sana sual eder, sen ne cevap verirsin? Hazret-i Ömer çok ağladı. Yine köleden özürler diledi. Gönlünü hoş etti. Kendi elbisesini ona bağışladı. Ağlayarak geri döndü. (M. Ç. Güzin)
Hale razı oluş şükürdür. ![]()
|
|
|
|
| Yandaki Kullanıcılar aşküma Arkadaşımıza Teşekkür Etti | güldeste (17-02-2009), Kahramankentli (04-01-2009) |
|
|
#7 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 18-06-2008
Bulunduğu yer: _aksa_
Yaş: 24
Mesajlar: 14.673
Rep Gücü: 210
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Teşekkür Sayısı: 2719 2985 Mesajda 5145 Teşekkür Aldı |
Ömer’i Ömer’e gösteren o kadın kimdir
Bir gün Hazret-i Ömer Medine’de gidiyordu. Bir ihtiyar kadın yol kenarında durmuş idi. Bir başka kadın ona dedi ki, içeri gir, emir-ül müminin Ömer gidiyor. İhtiyar kadın, başını dışarı çıkarıp dedi ki, ona dün Ömer derler idi. Bugün emir-ül müminin mi oldu. Hazret-i Ömer o sözü işitti. Geri döndü, dedi ki, Ömer’i Ömer’e gösteren o kadın kimdir. Ömer’in kendini tanımasına, anlamasına sebep oldu. Ondan sonra her gün o ihtiyar kadının kapısına gelir derdi ki, atılacak çöpün var ise atayım, hizmetin var ise göreyim. Destin boş ise ver, su getireyim. Zira Ömer’i senden gayri kimse tanımadı. (M. Ç. Güzin)
Hale razı oluş şükürdür. ![]()
|
|
|
|
| Yandaki Kullanıcılar aşküma Arkadaşımıza Teşekkür Etti | Kahramankentli (04-01-2009) |
|
|
#8 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 18-06-2008
Bulunduğu yer: _aksa_
Yaş: 24
Mesajlar: 14.673
Rep Gücü: 210
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Teşekkür Sayısı: 2719 2985 Mesajda 5145 Teşekkür Aldı |
Sonra gelenlere rahat koymadın
Hazret-i Ömer, halifeliği zamanında, Medine’nin etrafında bir deve palanı düşmüş, onu alıp, süratle giderken terlemişti. Hazret-i Ali ile karşılaştı. Hazret-i Ali, ya Emir-el müminin, bu ne haldir diye sordu. Buyurdu ki, ya kardeşim Ali! Bu deve Müslümanların beyt-ül-malındandır. Palanını düşürüp, kaçmış. Onu bulup, yine arkasına vurmak (koymak) isterim. Böylece hilafet zamanımızda, beyt-ül-mala ziyan vermiş olmayalım. Hazret-i Ali, ya Emir-el müminin! Bir başka kimse gönderseniz, olmaz mıydı diye sorunca, ya Resulullahın amcasının oğlu! Bu iş benim ahdime lazımdır. Kıyamet günü olunca, bu işin kusurunu benden sorarlar. En iyisi budur ki, kimseye ısmarlamayıp, işimi kendim görmeliyim. Böylece, dergah-ı izzette mahcupluk çekmeyeyim dedi. Hazret-i Ali bu sözü işince derinden ah çekip, ağlamaya başladı. Dedi ki, ya Ömer, senden sonra gelenlere rahat koymadın. Zira onlar bu yolda gidemezler, sıkıntıya düşerler. (M. Ç. Güzin)
Hale razı oluş şükürdür. ![]()
|
|
|
|
| Yandaki Kullanıcılar aşküma Arkadaşımıza Teşekkür Etti | Kahramankentli (04-01-2009) |
|
|
#9 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 18-06-2008
Bulunduğu yer: _aksa_
Yaş: 24
Mesajlar: 14.673
Rep Gücü: 210
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Teşekkür Sayısı: 2719 2985 Mesajda 5145 Teşekkür Aldı |
Bir başabaş kurtulsam
Abdurrahman bin Avf hazretleri anlatır: Ömer bir gece bir tulumu su ile doldurup, arkasına almış, Medine-i münevvere köylerine giderken yorulmuş gördüm. Dedim ki, ey emir-el müminin, yorulmuşsunuz! Bana ver, biraz da ben götüreyim. Buyurdu ki, eğer bugün sen benim tulumumun yükünü götürür isen, yarın benim günahımın yükünü kim götürür. Senin ne yükün var ki, sen Resulullahın yolu üzerine yürüyorsun dedim. Buyurdu ki, Resulullahın dostu o zaman olurum ki, bu hilafetten başabaş kurtulayım. [Yani zararsız olarak kurtulur isem, Resulullahın dostu olurum.] Dünyadan göç etmezden evvel böyle buyururdu. (
Hale razı oluş şükürdür. ![]()
|
|
|
|
| Yandaki Kullanıcılar aşküma Arkadaşımıza Teşekkür Etti | Kahramankentli (04-01-2009) |
|
|
#10 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 18-06-2008
Bulunduğu yer: _aksa_
Yaş: 24
Mesajlar: 14.673
Rep Gücü: 210
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Teşekkür Sayısı: 2719 2985 Mesajda 5145 Teşekkür Aldı |
Fırat kenarında oğlak zayi olsa
Bir gün Hazret-i Ömer bir cemiyette ağladı. Niçin ağladığı sorulduğunda, buyurdu ki: (Niçin ağlamayayım ki, eğer Fırat kenarında oğlak zayi olsa, yarın kıyamet gününde, o Ömer’den sorulur.) Yine nakil olunur ki, bir gün Hazret-i Ömer eline bir saman çöpü alıp, der idi ki, ne olaydı, bu saman çöpü ben olaydım. Ne olaydı mahluk olmaya idim, validem beni doğurmayaydı. Ne olaydı, hatırlanan nesne değil de, unutulan nesne olaydım. (M. Ç. Güzin)
Hale razı oluş şükürdür. ![]()
|
|
|
|
| Yandaki Kullanıcılar aşküma Arkadaşımıza Teşekkür Etti | Kahramankentli (04-01-2009), ozlem (05-01-2009) |
![]() |
| Tags: kim, omer, omerin, tutabilir, yerini |
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Hz. Ömerin Adaleti | hüzünyılı | Dini Filmler Ve Animasyonlar | 0 | 21-09-2008 00:59 |
| Ömer | ISRA | Siyer-i Nebi (S.A.V) | 0 | 20-05-2008 20:52 |
| Hazreti Ömerin Bu Ümmete İkramı | ŞEMS | (S.A.V.)'in Ashab-ı Kiramı | 3 | 14-05-2008 01:39 |
| Avret Yerini Örtmek | ttemizsoy | Namazın Farzları,Vacibleri,Sünnetleri | 0 | 16-03-2008 01:10 |
| HZ. ÖMER r.a | ANKEBUT | (S.A.V.)'in Ashab-ı Kiramı | 1 | 25-03-2007 19:36 |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Saat 13:48.
Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
www.ilimhazinem.com