İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter


Geri git   İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter > PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)'İN SÜNNETİ,ÖRNEK HAYATI VE HADİS-İ ŞERİFLERİ > (S.A.V.)'in Ashab-ı Kiramı

Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Forumları Okundu Kabul Et

Hz. Ali (ra)’den alınması gereken iki ders

Görüntülemeler : 41  √  Cevap Sayısı : 0

Görüntüleyenler Üyeler:   √ Misafir:1

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 27-09-2008, 13:56   #1
istikamet
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 17-05-2008
Bulunduğu yer: ilimhazinem 3.kat
Mesajlar: 4.795
Rep Gücü: 109
istikamet is a name known to allistikamet is a name known to allistikamet is a name known to allistikamet is a name known to allistikamet is a name known to allistikamet is a name known to all
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 1640
564 Mesajda 780 Teşekkür Aldı
Hz. Ali (ra)’den alınması gereken iki ders

Mübarek ramazan ayı aynı zamanda Hz. Ali (ra)’nin şehadet yıldönümünü de içinde barındırmaktadır. Rahmet, bereket ve bağışlanma ayında şehadet mertebesiyle yüce mevlaya ulaşmak, bir lütf-i ilahidir. O yüce şahsiyetin bu mübarek ayda şehid olması, yüce Allah’ın kendisine bir ikramıdır. Hz. Ali (ra), Rasulullah (sav)'in peygamber oluşundan hemen sonra Müslüman olmuş, daha rüşt çağına ulaşmadığı için şirk ve cehaletten tamamen uzak olmuş ve Rasulullah (sav)' ın evinde, dizleri dibinde yetişmiştir. Rasulullah (sav) o’nu kendi kızı Hz. Fatime (sa) ile evlendirmiş ve nesli de bu mübarek aile ile devam etmiştir. Rasulullah (sav) hicret ettiğinde onu yatağında bırakmış ve kendisine teslim edilen emanetleri sahiplerine verdikten sonra hicret etmesini istemiştir. Medine’de ensar ve muhacirleri birbirine kardeş yaptığında onu kendisine kardeş yapmış, hıristiyan heyeti ile lanetleşme meselesinde onu ve ev halkını ailesi olarak göstermiştir. Hz. Ali, Rasulullah (sav) ile bütün gaza ve savaşlara katılmış, Hayber fethi onun komutanlığında müyesser olmuş, Tebuk seferi sırasında Rasulullah (sav) onu yerine bıraktığında Hz. Harun’un Hz. Musa (as)’ya nisbetine kıyas ederek onurlandırmıştır. Rasulullah (sav), veda haccı dönüşünde Ğadir-i Hum’da bir hutbe irad ederek Hz. Ali’yi müminlerin mevlası, yüce Allah’tan da, ona dost olanlara dost; düşman olanlara düşman olmasını niyaz etmiş, onu ve ailesini abası altına alarak ehli beyti ve vasisi ilan etmiştir (*) Bu bilgilerden de anlaşılacağı gibi Rasulullah (sav), kendisinden sonra ümmetinin ehlibeyti ve şecere-i tayyibesini mihver edinerek etrafında kenetlenmesini istemektedir. "De ki: Vazifem karşılığında sizden bir ücret istemiyorum. Sizden istediğim, ancak akrabaya sevgi ve Ehl-i Beytime muhabbettir." (Şûrâ 23). Ayet-i kerimeden de anlaşılan onun ehl-i beytine muhabbet gerekmektedir.
Hz. Ali, Rasulullah (sav) döneminde İslam'a büyük hizmetlerde bulunmuştur. O’nun vefatından sonra Hz. Ebubekir (ra) halife seçildiğinde bazıları hilafetin kendisinin hakkı olduğunu ve bu hakkını istemesini önermiş, o ise reddetmiştir. Hz. Ebubekir’e yardımcı ve müşavir olmuş ve ona bey’at etmiştir. Hakeza Hz. Ömer ve Hz. Osman (ra)’a karşı aynı şekilde bey’at etmiş, yardımcı ve müşavirleri olmuştur. Hz. Osman’ın şehadetinden sonra kendisine bey’at edildiğinde İslam ümmeti içerisinde ortaya çıkan büyük sorunlar ve fitnelerle mücadele etmek zorunda kalmıştır. İslam idaresinin nebevi çizgiden sapmaması ve saltanata dönüşmemesi için büyük bir mücadele vermiştir. Kendi döneminde her ne kadar zor ve zahmetli meselelerle uğraşmak ve acı kararlar vermek zorunda kalmış ve geri adım atmamışsa da, bunları; İslam ümmetinin istikrar ve selameti için yaptığında şüphe yoktur. Bu gün İslam ümmetinin Hz. Ali (ra)’nin tavır ve tutumuna çok ihtiyacı vardır. Özellikle bu gün Müslümanların en çok muhtaç oldukları ve kendisine taalluk eden iki vasfından bahsedeceğim. Birincisi: İslam dini ve İslam ümmetinin maslahatını her şeyin üstünde tutarak kendi hakkı bildiği şeyden feragat edip İslam ümmetine olgu ve örnek olması, İkincisi: İslami idare sisteminin aslından sapmasına, saltanat veya başka şekillere dönüşmesine karşı durması ve tavizsiz bir mücadele vermesidir. Hz. Ali (ra), İslam ümmetinin vahdet ve selameti, birlik ve bütünlüğünün korunması, istikrar ve istikametinin muhafazası, uhuvvet ve kardeşlik bağlarının zedelenmemesi için elinden geleni yapmıştır. Hükümet merkezinin güçlendirilmesi, İslam'a davet ve tebliğin sürdürülmesi, fütuhatların gerçekleştirilmesi, İslami kurum ve kuruluşların güçlendirilmesi için çok gayret göstermiştir. Bütün bunları, kendi hak ve hukukunu bir kenara bırakarak hiçbir endişe duymadan, sadece Allah rızası için ve sorumluluğun gereği olarak yapmıştır. Çünkü onun için önemli olan; İslam ve onun asli çizgisi idi. Bunlar olduktan sonra kendi hak ve hukuku o kadar önem arzetmiyordu. O, bunu tüm benliği ile ihlas ve fedakarlıkla pratize etmiştir. İslam tarihi buna şahittir. Hz. Ali (ra)’nin halife seçilmeden önceki hayatına baktığımızda bunu görüyoruz ve ondan bu dersi almamız gerekir. Onun bizatihi içinde olmadığı bir tutum içerisinde olmak, göstermediği bir tavrı göstermek, yapmadıklarını yapmak, söylemediklerini söylemek doğru değildir. Hele hele bunu onun adına ve yolunu takip etmek adına yapmak hiç doğru değildir. Hz. Ali (ra)’nin gerek Hz. Osman (ra)’nın hilafetinin ikinci yarısında, gerekse kendisi hilafete seçildikten sonra tek gayesi; İslam idare sisteminin aslından sapmaması idi. İsyancılara karşı tavır göstermesi, hilafeti saltanata tebdil ettirmek isteyen Muaviye’ye karşı savaşması ve aşırılığa kaçan haricilerin üzerine yürüyerek onları dağıtması hep bu gaye içindi. İslam ve Müslümanların idaresi ehil olmayanların eline geçmesin diye, nebevi çizgiden sapmasın diye, çok acı sonuçlar doğurmasına rağmen Sıffin’de ve Nehrevan’da savaşmıştır. Buradaki gaye ve illetin iyi derkedilmesi lazımdır. Eğer iktidardakiler ehil değil ve onların idare sistemi İslam’ın aslına uygun, nebevi çizgi ile bağdaşmıyorsa Müslüman dahi olsa rıza gösterilmemesi gerekir. Hz. Ali, bu dersi veriyor. Ve Müslümanlar ümmet olarak bu dersi almadıkları için yüzyıllarca şahların, padişahların, sultanların ve kralların egemenlikleri ve idareleri altında yaşamak zorunda kaldılar. Ve bu hal onları öylesine uysallaştırdı ki, zalim ve tağutlara karşı dahi ses çıkarmaz, zulüm ve tuğyanlarına karşı tepki göstermez oldular. İslam ümmeti Hz. Ali’nin bu iki tavrını göstermediği için zalim ve tağutların idarelerine razı olmuş, vahdet ve birliklerini yitirmiş, istikrar ve istikametini şaşırmış, kardeşlik ve uhuvvet bağları kopmuştur. Hz. Ali (Ra) Müminlerin arasına bile bile tefrika sokmak isteyen Haricilere fırsat vermemiş, onlarla savaşmış ve hepsini dağıtmıştı. Hariciler yedikleri darbeden sonra dört bir yana dağılmışlardı. Bunlardan kin ve intikam ateşiyle dolu olanlar zaman, zaman bir araya gelerek, nasıl intikam alırız diye görüşüyorlardı. Hz. Ali’yi (ra) öldürmeye karar verdiler. Alınan karara göre Hz. Ali (ra)‘yı öldürme vazifesini üzerine alan Abdurrahman b.Melcem idi.
Ramazan-ı Şerif ayında (Ramazan ayının 19’unda) bir gün sabah namazından önce Verdan isimli bir Harici ile birlikte Halife’nin geçeceği yola pusuya yattılar beynine kadar işleyen kılıç darbesiyle ağır şekilde yaralanmış Mübarek yüzü al kanlara boyanmıştı. Bu esnada camiye doğru gitmekte olan Müminler koşarak geldiler. Kaçmakta olan Haricileri kıskıvrak yakaladılar. Hz. Ali (Radıyallahu Anh) emir verdi: O’nu hapsedin, yedirip istirihatini de temin edin, eğer ölürsem siz de onu öldürün, şayet yaşarsam kan davacısı benim, ya affederim veya kısas tatbik ederim. Hz. Ali (ra) aldığı bu darbenin ardından iki gece sonar şehit olarak ruhunu Rabinne teslim etti. (inna lillah ve inna ileyhi raciun) Hz. Ali’nin yıkama ve kefenleme işini oğulları Hasan ve Hüseyin yaptıktan sonar, namazını büyük oğlu Hz. Hasan (ra) kıldırdı ve onu Kûfe mescidi yakınına defnettiler. Aynı gün gözü dönmüş cani İbn’ü Mülcem zindandan çıkarılıp kısas tatbik edildi. Bu mübarek ayda yüce Rabbimizden İslam ümmetinin vahdetini, birlik ve beraberliğini, uhuvvet ve kardeşliğini sağlamasını, Müslümanların, Hz. Ali’nin olgu ve örnek olan tavır ve tutumundan gerekli dersleri çıkarıp pratize etmelerini, feraset ve basiret nazarlarını güçlendirip İslam düşmanlarının tuzak ve planlarını görüp boşa çıkarmaları için güç ve kudret vermesini niyaz ederiz.
Selam ve dua ile….. Said Gabari * El Bidaye/ İbn-i Kesir
istikamet isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   istikamet nickli üyeye özel mesaj gönderin istikamet tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags: , , , , ,

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
2008-2009 İlköğretim İnteraktif Ders CD’leri (Yeni) ANKEBUT Görsel Ve Yazılı Eğitim Notları 2 31-07-2009 13:05
58- Gerdanlıkların Ariyet Alınması Babı aşküma Giyim-Kuşam Bölümü 0 04-05-2009 16:38
4. Sınıf İcin Ders Notları (Tam 6 Ders) ANKEBUT DGS/AÖF 0 22-09-2008 01:55
Anadolu’da Ermeni Zulmü (okunması gereken tarihi bir yazı) ttemizsoy Türk Ve Osmanlı Tarihi 12 26-05-2008 01:00



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı


Saat 23:41.

Forum Saati + 2 Olarak Ayarlanmıştır.

Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

www.ilimhazinem.com

627 631 632 634 635 636 638 639 642 643 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 681 682 683 685 686 688 689 699 700 701 702 703 704 705 712 717 718 719 720 721 722 724 725 726 727 728 729 730 731 732 734 735 736 737 738 739 740 742 743 744 745 746 753 758 760 761 762 763 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 787 788 789 790 791 792 793 795 796 797 800 801 802 803 805 806 808 809 810 811 814 818 819 820 821 822 824 825 826 827 832 833 836 837 838 839 840 841 842 844 845 846 850 851 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 893 894 895 896 897 898 899 900 901 902 906 908 909 912 913 914 915 916 917 918 919 920 921 922 924 925 926 927 928 929 930 931 932 933 934 935 936 937 938 939 940 941 942 944 945 947 949 952 953 954 955 958 967 970 971 973 980 981 984 987 988 989 990 991 992 993 994 995 999 1000 1001 1002 1003 1004 1005 1006 1007 1008 1009 1010 1011 1013 1014 1015 1016 1017 1018 1019 1020 1021 1022 1023 1024 1025 1026 1027 1028 1029 1030 1031 1032 1033 1034 1035 1036 1037 1038 1039 1040 1041 1042 1043 1044 1045 1046 1047 1048 1049 1050 1051 1052 1053 1054 1056 1057 1058 1059 1060 1061 1062 1063 1064 1065 1066 1067 1068 1069 1070 1071 1072 1073 1074 1075 1076 1077 1078 1079 1080 1081 1082 1083 1084 1085 1086 1087 1088 1089 1090 1091 1092 1093 1094 1095 1096 1097 1098 1099 1100 1101 1102 1103 1104 1105 1106 1107 1108 1109 1110 1111 1113 1114 1115 1116 1117 1118 1119 1120 1121 1124 1125 1128 1129 1130 1131 1135 1136 1137 1138 1139 1140 1141 1142 1143 1144 1145 1146 1147 1148 1149 1150 1151 1152 1153 1154 1155 1156 1157 1158 1159 1160 1161 1162 1163 1164