İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter


Geri git   İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter > PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)'İN SÜNNETİ,ÖRNEK HAYATI VE HADİS-İ ŞERİFLERİ > Siyer-i Nebi (S.A.V)

Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Forumları Okundu Kabul Et

Huneyn Savaşı ve Taif Kuşatması

Görüntülemeler : 24  √  Cevap Sayısı : 0

Görüntüleyenler Üyeler:   √ Misafir:1

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 21-05-2008, 19:55   #1
ISRA
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 09-01-2008
Bulunduğu yer: Bir Garip Yolcu
Yaş: 32
Mesajlar: 4.194
Rep Gücü: 124
ISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 218
387 Mesajda 553 Teşekkür Aldı
Bayrak Huneyn Savaşı ve Taif Kuşatması

Huneyn Savaşı ve Taif Kuşatması





Peygamber (s.a.v.) ´in Mekke üzerine yaptığı son ve ke*sin harekete rağmen Havâzinliler kuvvetlerini arttırmayı durdurmadılar. Onun Mekke´yi fethetme ve tüm putları kırma haberi de onların düşüncelerini değiştirmedi. Kendi tanrıçaları Lâfın bir eşi olan Uzza´nm yıkılması ise onla*rın alarma geçmesine neden .olmuştu. Mekke´nin fethinden, üç hafta sonra Havâzinliler Taif´in kuzeyindeki Estas va*disinde yaklaşık yirmibin kişilik bir ordu topladılar.

Peygamber (s.a.v.), Mekke´nin başına Abdu´ş-Şemsli bir adamı bırakarak yeni Müslüman olanlara dini konu*larda yardım etmek üzere çok bilgili bir Müslüman olan Hazreçli Muaz ibn Cebel Cr.) ´i tayin ederek, şimdi ikibin Kureyşltnin de katılmasıyla daha da kalabalıklaşan tüm ordusuyla birlikte yola çıktı. Yeni katılan Kureyşlilerin ço*ğu Peygamber´e biat etmişlerdi. Fakat Süheyl ve Saffan´m da içinde bulunduğu bir gurup henüz Müslüman olmamış*tı. Ve sadece şehirlerini Havâzinlilere karşı korumak ama*cıyla orduya katılmışlardı. Yola çıkmadan önce Peygam*ber (s.a.v.) Saffan´a kendisinde bulunan yüz aded zırhı ve beraberindeki silahları ödünç vermesini rica eden bir ha*ber gönderdi. «Ey Muhammed (s.a.v.)» dedi, Saffan, «bu ´kendin ver, yoksa zorla alırım´ anlamında bir istek mi?» Peygamber (s.a.v.), «ödenecek bir borç» deyince Saffan zırh ve silahlan duracakları yere kadar taşıyacak olan yük develerini de vermeye karar verdi.

Onlara karşı hazırlanan Havazin kabileleri Takıf, Nasr, Cüşem ve Sa´d ibn Bekr idi. Bu topluluğa genç olmasına rağmen gücü ve yöneticiliği ile ün salan otuz yaşlarında bir Nasr´lı olan Malik kumanda ediyordu. Yaşlıların aksi*ni tavsiye etmelerine rağmen Malik kadınları, çocukları ve hayvanları da beraber getirmelerini emretti. Çünkü, ona göre eğer bunlar ordunun arkasında olursa askerler daha gayretle çarpışırlardı.

Mekke´den yola çıkan ordu hakkında bilgi toplamak üzere üç gözcü gönderdi. Fakat üçü de kısa bir süre sonra korkudan tüm eklemleri kontrolünden çıkmış ve konuşamıyacak derecede dehşet içinde döndüler. İçlerinden biri: «Ala atlar üzerinde beyaz adamlar gördük. Ve bir anda bu gördüğünüz hale geldik» dedi. Bir diğeri: «Karşımızdaki*ler dünya insanları değil, semadan gelen insanlar. Tavsi*yemize uyun ve geri çekilin. Çünkü adamlarınız bizim gör*düklerimizi görünce bizim gibi olurlar» dedi. Malik: «Uta*nın!» dedi. «Siz buradaki en korkak kişilersiniz.» Bu üç kişinin görünüşleri o kadar kötü ve zavallı idi ki, tüm or*duda panik yaratmamaları için onları gözden uzak bir ye*re yerleştirme emri verdi. Daha sonra etrafındakilere: -Ba*na cesur bir adam gösterin» dedi. Fakat seçilen adam da, aynı korkunç atlıları görmüş ve diğerleri gibi dehşet için*de dönerek nefesi kesilmiş bir haide «Dayanılmaz bir gö*rünüşleri vardı» demişti. Fakat Malik onu dinlemeyi red*detti ve karanlıkta, düşmanın yolu üstünde olan Huneyn vadisine doğru ilerleme emri verdi. Yolun vadi yatağına doğru alçaldığı noktada kamp kurdular. Yolun iki tarafın*da da aşağıyı rahatça görebilen, fakat aşağıdan görülme*yen vadi yatakları vardı. Bu yataklardan ikisine atlıların ço*ğunu yerleştirdi. Ve onlara bir işaret ile düşmana sal*dırma emri verdi. Ordunun geri kalan kısmını da vadinin tepesindeki yolun üstüne yerleştirdi.

Peygamber Cs.a.v.) o gece vadinin öteki ucuna yakın bir yerde kamp kurdu. Sabah namazını kıldıktan sonra

adamlarına sabırlı olurlarsa zafer kazanacaklarını müjde*leyerek yola çıkma emri verdi. Hava o denli pusluydu ki, vadi yatağına indiklerinde hâlâ etraf karanlıktı. Daha ön*ceki gibi Halid yine Süleym ve diğerlerine kumanda ede*rek öncü gurupta yer alıyordu. Onun arkasından yeni ka*tılan Mekkeli gurup geliyordu. Düldül´e binmiş olan Pey*gamber (s.a.v.1, bu kez yine etrafında Ensar ve Muhacir*lerden bir gurupla ordunun ortalarında yol alıyordu. Fa*kat bu kez etrafında kendi ailesinden kişilerde vardı. Ona Mekke´ye giderken katılan kuzenleri Ebu Süt yan ve Abdul*lah, Abbas´m iki büyük oğlu Faz! ve Kisam ve Ebu Leheb´-in iki oğlu onu çevreleyen kişiler arasındaydı. Ordunun en arkalarında ise henüz Müslüman olmamış Mefckeliler yer alıyordu.

Yarı karanlıkta karşı tarafta Havazin ordusu görün*düğünde öncü birlik henüz inişi tamamlamıştı, öncü bir*lik dehşetli bir manzarayla karşıkarşıyaydı. Çünkü ordu*nun arkasındaki develere binmiş kadınla!* veya baş deve*ler bile ordunun bir parçasıymış gibi görünüyordu. Yolun o yönü tamamen kapatılmıştı. Fakat yeni bir emir ve pla*na fırsat vermeden Malik işaretini verdi. Havazin süvari*ler hemen vadi yataklarından fırladılar ve Halid"in adam*larına saldırdılar. Atak o kadar anice ve vahşiceydi ki, Halid, geri dönüp kaçmaya başlıyan Beni Süleym´i topar-layamadı. Beni Süleym Mekkeli gurubun arkasına kaçınca önde kalan Mekkeliler de henüz indikleri yokuştan geri*sin geriye kaçtılar. Hızla saldıran at ve deve üstünde Hava-zinliler bütün geçitleri tıkadılar. Fakat Peygamber (s.a.v.) yolun biraz sağma çekilebilecek noktadaydı. Kenara çekildi. Ve yanından hiç ayrılmayan bir gurupla emniyetli bir ye*re sığındı. Yanındakiler Ebu Bekr, Ömer ve diğer Muha*cirler, bir gurup Ensar ve yanında yer alan ailesinin tü*müydü. Haris´in oğlu Ebu Süfyan Peygamber´in yanıbaşın-daydı ve DüldüFün ipini elinde tutuyordu.

Peygamber (s.a.v.) diğerlerini de kendisine katılmala*rı için çağırdı. Fakat sesi savaşın gürültüsü içinde kaybol*du. Bu nedenle çok gür bir sese sahip olan Abbas´a «Ey ağaç ashabı! Ey akasya ashabı!» diye bağırmasını söyledi. Bu çağrıya LEBBEYK (îşte emrindeyim) sesleri cevap ver*di. Peygamberin yanma Ensar ve Muhacirlerden yüz ka*dar kişi toplandı. Hepsi de geçide dağılarak birdenbire düşmanın, saldırısını kontrol altına aldılar. Abbas aynı şe*kilde bağırmaya devam etti ve kaçanların çoğu geri döndü*ler. Peygamber (s.a.v.), hem iyi görülebilmek hem de etra*fı iyi görebilmek için üzengileri üstünde ayağa kalktı. Düş*man yeni bir saldırıya hazırlanıyordu. Peygamber (s.a.v.). «Allahım, senden vadini yerine getirmeni istiyorum» diye dua etti. Daha sonra süt kardeşinden birkaç çakıl taşı bul*masını istedi. Onları eline alıp Bedir´de yaptığı gibi düş*manın yüzüne doğru fırlattı. Ve görünürde hiçbir neden olmamasına rağmen savaşın akışı birden değişti. Gerçi mü´-minler bunu görmüyorlardı, ama kendilerinin bir süre önce yaşadığı yenilgiyi şimdi düşman yaşıyordu. Daha son*ra bu olayla ilgili şu ayetler nazil oldu:

«Andolsun Allah bir çok yerlerde ve Huneyn gününde size yardım etti. Hani çok sayıda oluşunuz sizi böbürlendirip gururlan-dtnmştu Vakat size birşey de sağltyamamtştu Yer ise, bütün ge*nişliğine rağmen size dar gelmişti. Sonra arkanıza dönüp gensin geriye gitmiştiniz. (Bundan) sonra Allah, Resulü ile müminlerin üzerine ´güven duygusu ve huzur´ indirdi, sizin görmediğiniz ordu*ları da İndirdi ve küfre sapmış olanları azaplandtrdı. Bu küfre sa-pantarın cezasıdır. Sonra bunun ardından Allah, dilediği kimseden tevbesîni kabul eder. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.» (Tevbe: 25-7).

Düşman büyük bir bozguna uğramıştı. Malik önceleri cesurca doğuştu, fakat daha sonra Sakifilerle birlikte sur*larla çevrili olan Taife çekildi. Havazin ordusunun büyük bir kısmı Nahle´ye kadar izlendi ve bir çok kayıp verdiril*di. Havazinliler oradan kampları Evtas´a döndüler; fakat Peygamber (s.a.u.) arkalarından asker göndererek onları tepelere çekilmek zorunda bıraktı.

Müslümanlardan, özellikle ilk bozgunu yaratan Beni Süleym´den çok kişi savaşın başlarında öldürülmüştü. Fa*kat bu ilk bozgundan sorira çok az kayıp verdiler. Bunlar*dan biri de Üsame´nin ağabeyi Eymen idi. Peygamberin yanında iken vurulmuştu.

Arka saflarda yer alan Havazin kadınları ve çocukları esir alındı. Develer koyun ve keçilerin yanı sıra ganimette dört bin birim (ounce) gümüş de vardı. Peygamber (s.a.v.) ganimetlerin ve esirlerin tümünü Mekke´ye on mil uzak*lıktaki Ci´râne vadisine ***ürülme görevini Budeyl´e verdi.

Havazin kabileleri arasında Peygamber (s.a.v.)in ço*cukluğunu birlikte geçirdiği Beni Sa´d ibn Bekr´in bir ko*lu da vardı. Yaşlı esirlerden biri kendini esir alanlara: «Val*lahi ben reisinizin kızkardeşiyim» diyerek uyardı. Fakat adamlar ona inanmadılar, yine de Peygamber (s."a.v.) ´e gö*türdüler. «Ey Muhammed (s.a.v.) ben seninkızkardeşinim» dedi. Peygamber (s.a.v.) onu merakla süzdü: Karşısında yetmişine yaklaşmış yaşlı bir kadın duruyordu. Peygam*ber: «Bunu gösterir bir işaretin var mı?» diye sordu. O da bir ısırma izi gösterdi. Ve: «Ben Serer vadisinde seni ta*şırken sen ısırdm. Biz çobanlarla birlikteydik. Senin annen benim annemdi, senin baban benim babamdı» dedi. Pey*gamber onun gerçekten doğru söylediğini anladı-, bu kadın onun sütkardeşlerinden biri olan Şeyma-idi. Minderini ya*yarak oturmasını söyledi. Süt anne ve süt babası Halime ile Haris´i sorup, onların yıllar önce öldüğünü öğrenince gözleri yaşla doldu. Biraz konuştuktan sonra ona kendisiy*le kalma veya Beni Sa´d´a geri dönme konusunda serbest olduğunu söyledi. Şeyma Müslüman olmayı istediğini, fa*kat kabilesine geri dönmeyi seçtiğini söyledi. Peygamber ona değerli bir hediye verdi. Ve dönüşte daha da değerli*lerini vermek istediği için ondan kendisi dönene kadar kampta kalmasını istedi. Daha´sonra da ordusuyla birlikte Taife doğru yola çıktı.

Sakif kabilesi şehirlerinde kendilerini bir yıl kadar idare edecek erzaga sahiptiler. Peygamber´in son durum*da kullanılmasını emrettiği savaş makinalanna karşı da Özel savunma mekanizmaları vardı. Aynı zamanda okçu*lukta uzmandılar. Şehrin duvarları çok hızlı ok yağmur*larına sahne oldu. Fakat Müslümanlar şehri kuşatmaları*nın onbeşinci gününde hâlâ ilk günkü durumdaydılar. Ka*zanılan tek şey bazı kimselerin Müslüman olmasıydı. Pey*gamber (s.a.v.) birgün bir tellalla Sakif´li kölelerden Müs*lüman olanların özgür olacaklarım ilan ettirmişti. Yirmi kadar köle şehirden çıkmanın bir yolunu bulup Müslüman oldular. Yaklaşık bir hafta daha geçti. O sırada Peygam*ber (s.a.v.) rüyasında kendisine bir kâse tereyağı verildi*ğini, fakat bir horozun gelip yağı gagalayarak döktüğünü görmüştü. Bunun üzerine Ebu Bekir: «İstediğin şeyi bugün onlardan elde edeceğini zannetmem» dedi. Peygamber (s. a.v.) de onu doğruladı. Belki de şehri kuşatmanın Sakifli-leri yenmek için uygun bir yol olmadığı sonucuna varmış*tı. Düşüncesi her ne ise, Peygamber kuşatmanın kaldırılıp Ci´râne´ye doğru yola çıkılması emrini verdi. Şehirden ay*rıldıklarında adamlardan bazıları ona şehir halkına lanet etmesini söylediler. Peygamber (s.a.v.) hiç cevap vermeksi*zin ellerini açtı ve «Allahım, Sakîflilere hidayet veı bize ulaştır» diye dua etti.

Taif kaleleri önünde öldürülenlerden biri de Ümmu Se*leme (r.)´nin üvey kardeşi, Peygamberin kuzeni ve henüz kısa bir süre önce Müslüman olan Abdullah (r.) idi.



ISRA isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   ISRA nickli üyeye özel mesaj gönderin ISRA tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags: , , ,

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Huneyn Savaşı ISRA İslam Tarihi 0 30-04-2008 22:09
Rusya'da Çin kuşatması haberci Güncel Haberler 0 30-04-2008 17:50
Huneyn Muharebesi-3 ANKEBUT Peygamber (s.a.v.)'in Hayatı 0 05-03-2007 11:43
Huneyn Muharebesi-2 ANKEBUT Peygamber (s.a.v.)'in Hayatı 0 05-03-2007 11:42
Huneyn Muharebesi-1 ANKEBUT Peygamber (s.a.v.)'in Hayatı 0 05-03-2007 11:40



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı


Saat 13:37.

Forum Saati + 2 Olarak Ayarlanmıştır.

Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

www.ilimhazinem.com

627 631 632 634 635 636 638 639 642 643 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 681 682 683 685 686 688 689 699 700 701 702 703 704 705 712 717 718 719 720 721 722 724 725 726 727 728 729 730 731 732 734 735 736 737 738 739 740 742 743 744 745 746 753 758 760 761 762 763 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 787 788 789 790 791 792 793 795 796 797 800 801 802 803 805 806 808 809 810 811 814 818 819 820 821 822 824 825 826 827 832 833 836 837 838 839 840 841 842 844 845 846 850 851 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 893 894 895 896 897 898 899 900 901 902 906 908 909 912 913 914 915 916 917 918 919 920 921 922 924 925 926 927 928 929 930 931 932 933 934 935 936 937 938 939 940 941 942 944 945 947 949 952 953 954 955 958 967 970 971 973 980 981 984 987 988 989 990 991 992 993 994 995 999 1000 1001 1002 1003 1004 1005 1006 1007 1008 1009 1010 1011 1013 1014 1015 1016 1017 1018 1019 1020 1021 1022 1023 1024 1025 1026 1027 1028 1029 1030 1031 1032 1033 1034 1035 1036 1037 1038 1039 1040 1041 1042 1043 1044 1045 1046 1047 1048 1049 1050 1051 1052 1053 1054 1056 1057 1058 1059 1060 1061 1062 1063 1064 1065 1066 1067 1068 1069 1070 1071 1072 1073 1074 1075 1076 1077 1078 1079 1080 1081 1082 1083 1084 1085 1086 1087 1088 1089 1090 1091 1092 1093 1094 1095 1096 1097 1098 1099 1100 1101 1102 1103 1104 1105 1106 1107 1108 1109 1110 1111 1113 1114 1115 1116 1117 1118 1119 1120 1121 1124 1125 1128 1129 1130 1131 1135 1136 1137 1138 1139 1140 1141 1142 1143 1144 1145 1146 1147 1148 1149 1150 1151 1152 1153 1154 1155 1156 1157 1158 1159 1160 1161 1162 1163 1164