Görüntülemeler : 407 √ Cevap Sayısı : 11 |
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
![]() ![]() |
Zuhuri ahir
Hicrî 5. asırdan bu yana yalnız Türkiye’de uygulanan, başka İslam âleminin bilmediği, “zuhr-u âhir ” denen, ALLÂH’ın emri, Hazret-i Resûlullâh’ın sünneti ile hiç ilgisi olmayan, Moğol istilâlarının hüküm sürdüğü bir zamanda Konya’da ihdas edilen ek ibâdet usûlü ki, namaz değildir. Hükümet ve devletin olmadığı yerde, ulü’l-emrin icra edilmediği yer -ki, darü’l-harptir- darü’l-harpte ise cuma namazı kılınmaz, diye uyduruk fetva verenler, zamanımıza kadar.. “İslam’da yeri olmayan namaz” demeye hicap ediyorum, çünkü namazın iki kaynağı vardır: 1: Kitap, 2: Sünnet. Başka kaynak aranmaz. Beş vakit namazdaki farzlar, Cumâ namazı için de geçerli olup, hutbesiz Cumâ namazı geçerli değildir. Bayram namazlarında hutbe sünnettir. Okunmasa da namaz tamamdır. Sünnetleri hafife almayasın. Kur’ân’da belirtilmemiş, Peygamber Efendimiz’in ibâdet ve amellerinde görülen hallerin cümlesine sünnet deriz. Sünnetleri emr-i ilâhînin dışında görme. Kur’ân’da sarih olarak görülmediği için sünnettir. İcmâ, kıyas edilleyi şeriye namaz için geçerli değildir. Rabbımızın lütuf ve ihsânı olan en büyük bayram olarak belirtilen Cumâ günü, âyet ve hadisle ifâde edilen öğle vaktinde Cumâ namazı.. Hutbede bulunarak imam efendiye uyup iki rekat farzı kılan kişinin ALLÂH’ın emrine göre cumâsı tamamdır. Sünnetlerini de mezhebine tâbi olunan imam efendinin içtihâdına göre kılmaktır. Çünkü imam efendilerimizin aralarında sünnetlere dâir içtihat farklılıkları vardır. Hepsi de geçerli olup, cumânın sıhhatına halel getirmez. İmâm-ı A’zam Hazretleri hicri 75 senesinde dünyâya teşrif ettiler. 150 senesinde irtihal eylediler. Makamları cennet olsun. Kendileri tâbiînden olup, ashâbın yaşlıları ile görüştüler. Ve îzah ettiler: “Hazret-i Resûlullah (s.a.v) Efendimiz mescide gelmeden önce dört rekat sünnet kılar, mescide geldiklerinde hutbe îrad ederlerdi. İki rekat cumânın farzını cemaate kıldırır, hâne-yi saâdetlerine gider, dört rekat da orada sünnet kılarlardı.” İmâm-ı A’zam Hazretleri bu türlü beyan ve içtihat etmişlerdir. İmâm Şâfiî Hazretleri, İmâm-ı A’zam Hazretleri’nden sonra dünyâya teşrif ettiler. Cumânın sünneti hakkında buyurdular ki : “Cumâdan evvel iki rekat, cumâdan sonra da iki rekat Hazret-i Resûlullâh’ (s.a.v.) sünnet kılardı.” İmâm Mâlik ve İmâm Hanbel hazretlerinin içtihatları da : “Cumâya gelmeden evvel Hazret-i Resûlullah (s.a.v.) iki rekat namaz kılar, farzdan sonra başka namaz kılmazdı.” şeklindedir. ALLAH cümlesinden râzı olsun. Cumâ Sûresi’nde de müsta’celiyyet vardır : “ALLÂH’ın zikrinden sonra yeryüzüne yayılınız, rızıklarınızı arayınız.” On altı rekatlı hiç bir mezhep yoktur. Dikkat edilirse, yalnız sünnet üzerinde ihtilaf değil, içtihat değişikliği vardır. Kimsenin namaza rekat ilâve etmesi uygun olmayıp, hatâdır. Bâzı kimseler çok ibâdet ve tâatla çok kazanacağını zannederler. Her şeyin ifrâtı yasaklanmıştır. Misâl olarak, seferde olan dört rekatlı farz namazları iki rekat kılmayı Hazret-i ALLAH emrediyor. Fazla kılarsan ne olur? Âsî olursun, emr-i ilâhîye karşı geldiğin için. “Hiç fazla namaz kıldı diye insanı döverler mi? Fazla mal göz mü çıkarır?” gibi sözlerle emr-i ilâhîyi basit bir hâdise gibi gösterip günâha girme. “Zuhr-u âhir” diye bir namaz yoktur. İslamiyette şüpheli ibâdet olmaz.şüpheli ibadete sıhhatlidir diye kimse cevaz veremez Evham, rûhî hastalıktır. Namaz husûsunda ilham ve rüyâ ile de amel edilmez. Sahîh-i Buharî’nin (Tecrîd-i sarîh Tercümesi) üçüncü cildinde Cumâ bahsinde bildirildiğine göre, Peygamber (s.a.v.) Efendimiz hutbe îrad edip, buyurdular ki : “Cumâ size kıyâmete kadar farz kılındı. İster âdil imam, ister zâlim imam zamânında olsun, kim ki, Cumâ namazını sebepsiz yere terk ederse, iki elim yakasındadır. ALLAH işini rast getirmesin.. onun Ne namazı vardır, ne orucu, ne haccı, ne de zekatı... Vaktâ ki, tövbe ve istiğfar etmiş ola.” Büyük fıkıh âlimi İbn-i Nuceym buyururlar ki : “Zuhr-u âhir kılan kişi ilim yoksunudur.” Kütüb-i sitte’den olan Sünen-i Dârekutnî Tercümesi, 2. Cilt sahîfe 10’da şöyle ifâde olunur: “Zuhr-u âhir kılan şüphesiz günahkardır.” Diyânet İşleri Başkanlığı da Şerîat-i Muhammedî’de 92 hurâfa ve bidat tespit etti. Ama umûma îlânından çekindiler. Fakat ben bu listenin bir nüshasını elde ettim ve çoğaltıp, dağıttım. Bidat ve hurafaların başına yazmışlar, zuhr-u âhir diye bir namazın olmadığını. Merhum cennet-mekan Hamdi Akseki buyuruyor ki : “İmam efendilerimizin cumânın sıhhati ve vücûbu hakkındaki ihtilafları “muhtelefun fîh”tir (kesin olmayan, ihtilaflı konulardandır). Cumânın farziyetine te’sir edici değildir. Şöyle ki, Cumânın vücûbunun sıhhati hakkında ictihâdî ihtilaflar musallînin (namaz kılanın) daha mutmain olması içindir. Hiç bir içtihat cumânın farziyetini bozmaz. Nitekim öyle olmuştur.” Türkiye’den başka İslam ülkelerinde zuhr-u âhir diye bir şey bilmezler. Çünkü kesinlikle yoktur. Bir namazın iâdesi farzın terkinden îcap eder. Vâcibin terkinden, farzın te’hirinden sehiv (yanılma) secdesi lâzım gelir. Hazret-i ALLAH Türk milletini de bu gibi anlamsız ibâdetlerden kurtarsın.Amin.
|
|
|
|
|
|
#2 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 02-07-2006
Bulunduğu yer: Ravza-i Mutahhara
Yaş: 38
Mesajlar: 12.500
Rep Gücü: 210
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Teşekkür Sayısı: 2019 2231 Mesajda 3715 Teşekkür Aldı |
Bu yazıyı alıntı yaptığın yeri de yazarsan daha iyi olur kardeş.bu bir hassasiyet meselesidir..
sen istiyorsan kılmazsın..bu konu Ömer Nasuh Nilmen hoca efendinin ilmihalinde açıklanmıştır.. kılmak diye bir zorunluluğun yok.. Mahmut Efendi Hazretleri derki:''ALLAH yarın niye kılmadın diye sormasın..niye kıldın diye sorsun'' Bu konuyu gayet iyi açıklıyor. selam ve dua ile
![]() Allah'ın yakınından dostlar edinenlerin durumu, kendine ev edinen örümceğin durumu gibidir. halbuki evlerin de en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. Ah keşke bilselerdi! ANKEBUT 41
|
|
|
|
|
|
#3 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 15-07-2008
Bulunduğu yer: umutların bittiği yerden
Yaş: 22
Mesajlar: 382
Rep Gücü: 14
![]() Teşekkür Sayısı: 39 145 Mesajda 228 Teşekkür Aldı |
cuma namazının bir çok camide kılınması caiz görmeyenlere göre bir belded kılınan birçok cuma namazlarından hangisine daha önce tekbir alınarak başlanmışsa o namaz sahih olur diğerleri olmaz
işte böyle bir ihtilaftan kurtulmak içindirki cumanın dört rekat sünnetinden sonra zuhri ahır adı ile dört rekat namaza daha kılınır çünkü cuma namazı sahih olmamışsa bu dört rekat ile o günün öğle namazı kılınmış olur eğer cuma namazı sahih olmuşsa bu dört rekatlık namaz kazaya kalmış öğle namazı yerine geçer sonuç: bu şekilde namaz kılınması ihtiyata uygun olduğndan alimlerin çoğu güzel görmüştür (Zuhr-u âhir kılan şüphesiz günahkardır.” Zuhr-u âhir kılan kişi ilim yoksunudur.” ) bunlar çok ciddi meseleler lütfen kardeşim kaynaklarına iyi bak da yaz ve yazacağın konuyu defalarca oku araştır körü körüne konu ekleme nedemek günahkardır ilim yoksunudur namaz kılınca nerde görülmüş günahkar olunduğu he birde seferi namazlarını örnek vermişsin ama yanlış örnek o namazların kısaltılması bize kolaylık içindir cuma namazına dört rekat eklemek zor gelmez zaten o da ihtiyaten ekleniyo kimse kafasına göre namaza rekat ekleyip çıkarmıyo bu zamana kadar kılan ve kıldıran bütün insanlar imamlar günahkarmı yani şimdi..?
|
|
|
|
| Yandaki Kullanıcılar kusursuzaşk Arkadaşımıza Teşekkür Etti | aşküma (02-08-2008) |
|
|
#4 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 18-06-2008
Bulunduğu yer: _aksa_
Yaş: 24
Mesajlar: 14.673
Rep Gücü: 210
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Teşekkür Sayısı: 2719 2985 Mesajda 5144 Teşekkür Aldı |
cuma namazının bir çok camide kılınması caiz görmeyenlere göre bir belded kılınan birçok cuma namazlarından hangisine daha önce tekbir alınarak başlanmışsa o namaz sahih olur diğerleri olmaz
işte böyle bir ihtilaftan kurtulmak içindirki cumanın dört rekat sünnetinden sonra zuhri ahır adı ile dört rekat namaza daha kılınır çünkü cuma namazı sahih olmamışsa bu dört rekat ile o günün öğle namazı kılınmış olur eğer cuma namazı sahih olmuşsa bu dört rekatlık namaz kazaya kalmış öğle namazı yerine geçer sonuç: bu şekilde namaz kılınması ihtiyata uygun olduğndan alimlerin çoğu güzel görmüştür (Zuhr-u âhir kılan şüphesiz günahkardır.” Zuhr-u âhir kılan kişi ilim yoksunudur.” ) bunlar çok ciddi meseleler lütfen kardeşim kaynaklarına iyi bak da yaz ve yazacağın konuyu defalarca oku araştır körü körüne konu ekleme nedemek günahkardır ilim yoksunudur namaz kılınca nerde görülmüş günahkar olunduğu he birde seferi namazlarını örnek vermişsin ama yanlış örnek o namazların kısaltılması bize kolaylık içindir cuma namazına dört rekat eklemek zor gelmez zaten o da ihtiyaten ekleniyo kimse kafasına göre namaza rekat ekleyip çıkarmıyo bu zamana kadar kılan ve kıldıran bütün insanlar imamlar günahkarmı yani şimdi..? bu yazıya imzamı atıyorum ve açılan konuda kaynak belirtmenizi bekliyoruz.
Hale razı oluş şükürdür. ![]()
|
|
|
|
| Yandaki Kullanıcılar aşküma Arkadaşımıza Teşekkür Etti | ANKEBUT (03-08-2008) |
|
|
#5 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 27-06-2008
Yaş: 54
Mesajlar: 13
Rep Gücü: 0
![]() Teşekkür Sayısı: 0 3 Mesajda 5 Teşekkür Aldı |
CUMA NAMAZI
Asırlardan beri Cuma namazını on altı rekât olarak bilir ve o şekilde kılarız. Hâlbuki Cuma namazı on rekâttır. Bunun dördü ilk sünnet, ikisi farz ve dördü de son sünnettir. Peki, o zaman bu on rekâtın hemen akabinde kıldığımız dört rekâtlık zuhr-i ahir ve iki rekâtta vaktin sünneti olarak kıldığımız namazlar nedir? Aslında Hz. Peygamber'den ve ilk dönemlerden gelen rivayetler arasında zuhr-i ahir diye bir namaz yoktur. Peygamberimiz ve dört halife döneminde Cuma namazı topluca Medine de Mescidi nebevide kılınırdı. Daha sonraki yıllarda şehir nüfusunun artması İslam’ın çok geniş bölgelere yayılmaya başlamasıyla birlikte, Cuma namazları şehirlerde birden fazla camide kılınmanın yanında, köy ve kasabalarda da kılınmaya başlandı. Bu durum İslam âlimleri arasında çeşitli görüş farklılıklarının ortaya çıkmasına sebep oldu. Mezhep imamlarının bir kısmı; Cuma namazının birden fazla camide kılınabileceği gibi, belde ve köy gibi yerleşim yerlerinde de kılına bileği hükmüne vardılar. Diğer bir kısmı da; Cuma namazının şehirde ve bir tek camide kılınması gerektiğini, aksi takdirde birden fazla camide kılınması halinde iftitah tekbirini ilk alan (Namaza ilk duran) caminin namazının sahih(geçerli), diğerlerinin fasit olacağı hükmüne vardılar. Hanefi mezhebinde İmamı Azam ve İmamı Muhammed’e göre kabul edilen görüş; bir yerleşim yerinde birden fala camide kılanın cumanın sahih olmasıdır. İmamı Yusuf ise bunun aksini düşünmektedir. İşte bu görüş ayrılıkları sebebiyle; şayet kılınan Cuma namazı caiz (geçerli) olmazsa ihtiyaten (Tedbir) olarak o günkü öğle namazının farzını da (zuhru ahir) Cuma namazının peşinden kılmayı uygun gördüler. Birden fazla camide kılınan Cuma namazının sahih olduğu ve bu sebeple zuhr-u ahir kılmaya gerek olmadığı görüşünde olanlar: Cumadan sonra zuhr-u ahir kılmak ihtiyat değildir. Esas ihtiyat iki delilden en kuvvetlisi hangisiyse onunla amel etmektir. Bu meselede en kuvvetli delil birden fazla camide Cuma namazı kılmanın caiz olmasıdır, demişlerdir. İşte bu son öğle namazı (zuhr-u ahir) böyle bir (ihtiyatın) hatta kaygının ürünü olup, “şayet cumamız sahih olmasa o günün öğle namazını eda etmiş olalım” düşüncesiyle kılınmaktadır. Fakat bu tedbirin kaynağı olan kaygı ve varsayıma mahal yoktur. Çünkü cuma namazının bir camide kılınması, cumanın anlamına uygun olmakla birlikte, nüfusu milyonlara ulaşan büyük şehirlerin ortaya çıktığı günümüzde bu şartın yerine getirilmesi mümkün değildir. Fakihlerin böyle bir şart ileri sürmüş olmasını kendi dönemlerindeki şartlarla irtibatlandırmak gerekir. Nitekim sonraki Hanefî fıkıhçılar da bu ictihad’ı fetvaya esas almışlardır. Böyle olunca, her bir camide kılınan cuma namazının ayrı ayrı sahih olması, bu yönden aralarında bir fark gözetilmemesi esas olup cuma namazı kılanların ayrıca son öğle namazı (zuhr-i ahir) kılmaları gerekmez. Zaten günümüz ilahiyatçılarının çoğunluğunun görüşü de bu istikamettedir. Bu sebepledir ki ülkemizdeki bazı illerde birkaç seneden bu yana Cuma namazının akabinde bir şüphe ve kaygı üzerine sonradan eklenen bu namazlar kılınmamaktadır. Ki, doğrusuda zaten budur. Mehmet PELVAN
|
|
|
|
|
|
#6 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 27-06-2008
Yaş: 54
Mesajlar: 13
Rep Gücü: 0
![]() Teşekkür Sayısı: 0 3 Mesajda 5 Teşekkür Aldı |
Cuma namazı ve O günkü öğle namazı
Cuma namazından sonra öğle namazı kılmak caiz değildir. Zira malum olduğu üzere Allah’ü teala kullarına bir vakit içerisinde iki farz namazını aynı anda farz kılmamıştır. O halde her kim içinde Cuma namazı kılınan bir cami ve mescitte bulunuyorsa Cuma namazını mutlaka orada cemaatle kılmalıdır. Bununla birlikte bazı şartlar yerine gelmediği için Cuma namazının geçersiz olduğunu düşünüyorsa bu durumda Cuma namazını kılması caiz değildir. Çünkü bu yanlış ta olsa söz konusu kişinin düşüncesine göre meşru olmayan batıl bir ibadete başlamak demektir. Buda Allahu Tealaya bir isyandır. Bu kişi Cuma namazının geçersiz olduğunu bile bile bu namazı kılacak olursa, öğle namazını kılmak onun boynunun borcu olur ve kılması gerekir. Bu kişinin Cuma namazı kılmak için başka insanlarla cemaat oluşturması caiz değildir. Çünkü yaptığı bu iş kendilerinden önce Cuma namazı kılan Müslüman kardeşleri ile bu kimseler arasını ayırmak anlamına gelir. Eğer kişi kıldığı Cuma namazının sıhhatinden eminse, bu namazdan sonra ne münferiden ne de cemaatle ayrıca bir öğle namazı kılması caiz olmaz. Çünkü bu uygulama ile o, dinen zaruri (bazı fakihlere göre ise kati) olduğu bilinen bir bilgiye muhalif hareket etmiş olur. Ne sahabilerden ne de müctehit selef imamlardan birinin Cuma namazından sonra öğle namazı kıldıklarına dair her hangi bir rivayet bize ulaşmış değildir. İmam Şafii Bağdat’a geldiğinde orada bir çok cami ve mescit bulunmaktaydı. Ancak ondan, Cuma namazından sonra öğle namazını kıldığına dair bir rivayet gelmemiştir. Eğer böyle bir rivayet olsaydı bile, kendisinin bu davranışı izlenecek, sünnete uygun bir tutum olmazdı. Cuma namazından sonra öğle namazını kılan kimseler “yaptığımız ilave namaz gibi hayırlı bir husustadır.” Demek suretiyle meseleyi önemsememezlik etmesinler. Çünkü bu yaptıkları Allahu Teala’nın öngörmediği bir ibadeti ihdas etmek anlamı taşıyacağından büyük bir tehlike arzetmektedir. Yegane Şari (Kanun ve yasa koyucu) yüce Allah’tır. Her kim dinde yeni bir şey ihdas etmeye kalkışırsa, Uluhiyet ve Rububiyet konusunda kendisini Allah’a ortak yapmış sayılır. Kimde böyle bir davranışı sergileyen kimseyi onaylarsa onu Allah’a ortak edinmiş olur. Nitekim Allahu Teala şöyle buyuruyor: “Yoksa onların, dinden, Allah’ın izin vermediği şeyleri dini kaide kılan ortakları mı var?” Şura 21 Peygamber (s.a.v.), Allah’ı bir taraf bırakan haham ve rahipleri rabler edinen ehl-i kitabı şöyle tanımlamaktadır: “Onlar, onlara (Yahudi ve Hıristiyan din adamlarına) tapmıyorlardı. Ancak onların kendilerine helal kıldığını helal sayıyorlar, yasakladıklarını da haram sayıyorlardı.”[1] Seyh Muhammed Şemsu’l – Hak El Azim Abadi şöyle demiştir: Cuma namazı öğle namazı yerine geçtiğinden Cuma’dan sonra ayrıca öğle namazının kılınması caiz değildir. Sahabelerden, Tabiinden, Tebe-i tabiinden müctehit ve muhaddis imamların hiç birisinden Cuma namazından sonra öğle namazı kıldığı veya böyle bir namazı emrettiği yolunda her hangi bir rivayet gelmemiştir. Cuma namazından sonra öğle namazının ihtiyaten kılınması, bu namazı kılan kimseyi günahkar yapan bir bid’attir. Kenzu’d Dekaik adlı eserin şerhi niteliğindeki el-Bahru’r Raik’ta da görüldüğü üzere söz konusu bid’ati Hanefilerin muteahhir ulemasından bazıları çıkartmıştır.[2] Ebu Muaz Seyfullah Erdoğmuş - Sahih İlmihal [1] Tirmizi (3095), İbn Cerir tefsir 1/81 hadis yolları ve şahitleriyle birlikte hasen derecesindedir. [2] et-Tahkikatu’l Ula, s.46
|
|
|
|
|
|
#7 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 15-07-2008
Bulunduğu yer: umutların bittiği yerden
Yaş: 22
Mesajlar: 382
Rep Gücü: 14
![]() Teşekkür Sayısı: 39 145 Mesajda 228 Teşekkür Aldı |
kardeşim biz senden kaynak istedik sen çıkmış bir isim vermişsin kimdir bu adam nedir nerde yazıyo bunlar kitabın adı ne kaynak veriyosun madem adam akllı bişey ver köklü kaynak olsun üstün körü değil...
|
|
|
|
|
|
#8 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 27-06-2008
Yaş: 54
Mesajlar: 13
Rep Gücü: 0
![]() Teşekkür Sayısı: 0 3 Mesajda 5 Teşekkür Aldı |
Hicri 5 asır diye başlayan yazının kaynağı bana özel.. yazının sahibinin ismini verirsem o kişiyi incitebilirsiniz o da benim maneviyetime zararlı olur.
Son mesajımı herhalde okumadınız kaynağıda var ismi de var. Cuma namazından sonra öğle namazını kılan kimseler “yaptığımız ilave namaz gibi hayırlı bir husustadır.” Demek suretiyle meseleyi önemsememezlik etmesinler. Çünkü bu yaptıkları Allahu Teala’nın öngörmediği bir ibadeti ihdas etmek anlamı taşıyacağından büyük bir tehlike arzetmektedir. Yegane Şari (Kanun ve yasa koyucu) yüce Allah’tır. Her kim dinde yeni bir şey ihdas etmeye kalkışırsa, Uluhiyet ve Rububiyet konusunda kendisini Allah’a ortak yapmış sayılır. Kimde böyle bir davranışı sergileyen kimseyi onaylarsa onu Allah’a ortak edinmiş olur. Nitekim Allahu Teala şöyle buyuruyor:“Yoksa onların, dinden, Allah’ın izin vermediği şeyleri dini kaide kılan ortakları mı var?” Şura 21 kaynaklı yazıları okumamışsız öyle anlaşılıyor.
|
|
|
|
|
|
#9 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 27-06-2008
Yaş: 54
Mesajlar: 13
Rep Gücü: 0
![]() Teşekkür Sayısı: 0 3 Mesajda 5 Teşekkür Aldı |
Allah Resurullah Aşkına mesajları dikkatle okuyun. aradığınız tüm cevaplar yazıların içinde mevcut.
Allah razı olsun.
|
|
|
|
|
|
#10 |
![]() ![]() Üyelik tarihi: 02-07-2006
Bulunduğu yer: Ravza-i Mutahhara
Yaş: 38
Mesajlar: 12.500
Rep Gücü: 210
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Teşekkür Sayısı: 2019 2231 Mesajda 3715 Teşekkür Aldı |
tevhid06
Sende önce bizim hangi namazımızı kıldığımızı bilde öyle cevap ver..biz cuma namazından sonra öğlen namazını kılmıyoruz.öğlen namazının kazasını kılıyoruz.sen istersen kılma bizi hiç ilgilendirmez.. Bu konuyu böyle değerlendirdiğinde verdiğin ayeti kerime ile ilgisinin olmadığını göreceksin.biz yeni bir şey ihdas etmedik.kılınan öğlen namazı kazasıdır.
![]() Allah'ın yakınından dostlar edinenlerin durumu, kendine ev edinen örümceğin durumu gibidir. halbuki evlerin de en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. Ah keşke bilselerdi! ANKEBUT 41
|
|
|
|
![]() |
| Tags: ahir, cuma, namazi, zuhri |
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| cuma namazında zuhri ahir problemi | derviş | Kafamızı Karştıran Mevzular | 5 | 19-02-2010 11:45 |
| Cuma namazı ve o günkü öğle namazı | tevhit06 | Namazın Önemi | 0 | 01-02-2009 08:58 |
| Cuma Namazı | ANKEBUT | Namazla İlgili Yazılar | 0 | 30-03-2008 09:25 |
| Cuma namazı | ANKEBUT | C'den-D'ye | 0 | 25-03-2008 00:07 |
| cuma namazı ve zuhr-i ahir | METROPOLİS | Fıkıh Ve Akaid | 0 | 10-03-2008 23:22 |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Saat 22:13.
Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
www.ilimhazinem.com