İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter


Geri git   İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter > TARİH > Türk Ve Osmanlı Tarihi

Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Forumları Okundu Kabul Et

Bir Dostluk Köprüsü Ertuğrul Savaş Gemisi

Görüntülemeler : 14  √  Cevap Sayısı : 0

Görüntüleyenler Üyeler:   √ Misafir:1

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 28-04-2008, 19:30   #1
ISRA
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 09-01-2008
Bulunduğu yer: Bir Garip Yolcu
Yaş: 32
Mesajlar: 4.194
Rep Gücü: 124
ISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 218
385 Mesajda 548 Teşekkür Aldı
Bayrak Bir Dostluk Köprüsü Ertuğrul Savaş Gemisi




4 Temmuz 1889 günü öğle saatlerinde Haliç’te büyük bir coşku vardı. Büyük bir kalabalık Ertuğrul Gemisi’ni seyrediyordı. Bayraklarla donatılmış geminin askerleri güvertede toplanmış, mızıkalar ‘Ey Gazi’yi çalıyordu. Yelkenleri açılmamış gemi, çarkını işleterek yürüyordu.
‘Besmeleyle Ertuğrul’um demir aldı
Hep ahâlî sahillerde bakakaldı
Çoluğun çocuğun feryadı arşa vardı
Hak selâmet versin şanlı Ertuğrul’a.
Üç direkli fırkateyndir gemimiz
Kimimiz, bekârız, evlidir kimimiz
Gayret edin çocuklar caponya’dır yolunuz
Hak selâmet versin şanlı Ertuğrul’a.’
nağmeleri İstanbul’un her köşesine yayılıyordu. Geminin Sarayburnu’ndan kıvrılarak gözden kaybolmasıyla bu sevinç yerini, hüzne ve hıçkırıklara bırakmıştı. Ertuğrul mürettebatı sevdiklerinden ayrılmış olmanın hüznüne rağmen, Asya’daki Müslüman kardeşlerini görecek olmanın ve onlara halifenin selâmını ***ürmenin heyecanıyla doluydu.
Maddî imkânsızlıkların yanısıra, her an bir savaş olma ihtimaline karşılık Ertuğrul gibi bir geminin Asya’ya gönderilme kararı çok zor verilmişti. Fakat, siyasî bir deha olan İkinci Abdülhamid Han, bütün zor şartlara rağmen gemiyi, Avrupa’nın Osmanlı’yı hasta adam olarak tasvir ettiği bir zamanda Japonya’ya göndermeyi çok istemişti.
Bu gezinin görünüşteki sebebi, 1880 yılında bir Japon ticaret gemisinin İstanbul’a yaptığı ziyarete mukabelede bulunulması ve Deniz Harp Okulu öğrencilerinin Japon sularında tatbikat gerçekleştirmesiydi. Diğer yandan, bu gezi Osmanlı ile İngiltere’yi karşı karşıya getiren hilâfet meselesinde, sultanın İngiltere’ye karşı da elini güçlendirecekti. 1877’de, Hindistan’da imparatorluk kuran, 1882’de Mısır’ı işgal eden ve Arabistan’ı da işgal etmek isteyen İngiltere için Osmanlı siyaseti büyük önem taşıyordu. Pratikte sadece sembolik bir ünvan olarak kalmış gibi görünse de, Osmanlı padişahının bütün Müslümanların halifesi olması İngiltere için tehlikeydi. Bu sebeple İngilizler Arap hilâfeti üzerinde çalışmaya başlamışlardı. 19 Ekim 1876’da Londra’da yayına başlayan ‘Mir’ata’l-Ahval’ gazetesi Osmanlı hilâfetini kabul etmeyen Arapların sözcüsü durumundaydı. İngilizler bu gazeteye para yardımında bulunuyor, İslâm dünyasını, Türkler ve Araplar diye bölmek istiyorlardı.
Abdülhamid Han ise, İngilizlerin bu oyununa karşılık Japonya’ya bu gemiyi göndererek Osmanlı Sancağı’nı Kızıldeniz, Hint Okyanusu ve Japonya sularında dalgalandırarak, Asya’da İngiliz idaresi altındaki Müslüman toplumlarının nabzını yoklamak istiyordu. İslâm dünyasının sadece Araplardan ibaret olmadığını, Asya’daki Müslümanların da İngiliz sömürgesindense, Osmanlı’yı benimseyebileceğini bu yolla gösterecekti. Fakat bunu yaparken Türk-Japon münasebetlerinin gelişmesini istemeyen Rusları rahatsız etmek de istemiyordu.
Böyle bir ortamda Ertuğrul gemisi; Albay Osman Paşa komutasında, 54’ü subay, 553’ü er olmak üzere toplam 607 mürettebatıyla 14 Temmuz 1889’da İstanbul’dan demir aldı. Sırasıyla, İstanbul, Marmaris, Süveyş, Port-Sait, Cidde ve Aden’e uğrandı ve 20 Ekim’de Bombay’a varıldı. Halkının yarısı Müslüman olan Bombay’da Sultan Abdülhamid’e duyulan sevgiden dolayı Ertuğrul Gemisi’ne ve mürettebatına büyük ilgi gösterildi. Gemiyi bir hafta içinde 150.000 kişi ziyaret etti. Bunların arasında Müslüman olmayan, ama İngilizlerden bıkmış mihraceler de vardır. Ertuğrul’un Hindistan’a geleceği, Müslüman toplum arasında bir efsane gibi yayılmış, Lahor; Delhi ve Haydarabad’dan on binlerce Müslüman Bombay’a akın etmişti. Bombay’da yayımlanan iki gazetede Ertuğrul hakkında makaleler yayımlanmış; mürettebatın cuma günü camilerde namaz kılması, kıyafetlerinin ve ahlâklarının güzelliği halk üzerinde büyük tesir uyandırmıştı.
Burada özellikle İngilizlerin Türk subaylarına yemek vermiş olması dikkat çekmektedir. İngilizlerin Osmanlı gemisini sıcak karşılamasının sebebi, gemiyi Müslüman halkın yanısıra ateşperestler ve putperestler de ziyaret ettiğinden, halk üzerinde iyi bir izlenim bırakmak ve buradaki Müslüman halkı kendisine düşman etmemekti.
Bombay’dan ayrılan gemi, 1 Kasım’da Seylan’ın (Sri Lanka) başkenti Kolombo’ya ulaştı. 300.000 nüfuslu Kolombo’da yaklaşık 200.000 kişinin gemiyi ziyaret ettiği, geminin etrafının kayıklarla dolu olduğu ve Bombay’da olduğu gibi Kolombo’da da Sultan adına hutbeler okunduğu belirtilmektedir. Gemi Bom-bay’dan ayrılırken kaza yaptığından Singapur’a varmak için acele edilmeliydi. 15 Kasım 1889’da gemi Singapur’a ulaştı. Burada Kaptan Albay Osman Bey gemiyi sağ sâlim Singapur’a ulaştırdığı için terfi ettirilerek mirlivalığa (tuğgeneral) getirildi. Ertuğrul, Singapur’da tamir edildiğinden ve Japonya’ya gitmek için en uygun mevsim beklendiğinden 4 ay kadar Singapur’da beklemek mecburiyeti hâsıl oldu. Bu zaman zarfında mürettebat Singapur halkı tarafından son derece samimi hislerle ağırlandı.
29 Ekim 1889’da Singapur’dan İstanbul’a çekilen telgrafta gemiyi Malaka, Sumatra ve Cava’dan Müslümanların ve bazı prenslerin ziyaret ettiği bildiriliyordu. Mürettebat her gün ziyafetlere davet ediliyordu. Hattâ Sumatra, Cava ve Siyam Müslümanları, Felemenklilerin yaptığı mezalimi dile getiren iki yazıyı Osman Paşa’ya vermişler ve Osmanlı Devleti’nden yardım istemişlerdi. Bunun yanısıra halk, Ertuğrul’u sanki mukaddes bir yer olarak görüyor, hattâ şükranlarını sunmak için gemide secdeye varıp dua ediyor, Singapur sularındaki gemilere de Osmanlı sancağı çekiliyordu. 22 Mart 1890’da Singapur’dan hareket eden Ertuğrul, Saygon’a uğradı, 26 Nisan’da Hon Kong’a vardı. Buradan 22 Mayıs’ta Nagasaki’ye, 26 Mayıs’ta Kore’ye ve 7 Haziran’da son durağı olan Yokohama’ya ulaştı. Japonya’ya 6 ayda ulaşması plânlanan gemi Yokohama’ya ancak, 11 ayda varabilmişti. Başta geminin çeşitli kazalar yapması olmak üzere, maddî imkânsızlıklar ve salgın hastalıklar yolculuğun uzun sürmesine sebebiyet vermişti.
Osman Paşa, 13 Haziran 1890’da imparatora, padişahın mektup, nişan ve diğer hediyelerini takdim etti. İmparator Meiji de, o gece verilen yemekte, Osmanlı nişanını taktı. Ayrıca Osman Paşa’ya ‘Sulilovan’ nişanının büyük kordonu ve yanındaki subaylara da aynı nişanın üçüncü ve daha sonraki rütbeleri hediye edildi. Türk heyeti ayrıca imparatoriçeye de taç ile murassa gerdanlığı sundu.
Heyet, burada bulunduğu zaman zarfında karşılaştıkları muameleden son derece memnun kaldı. Bu arada Osman Paşa Tokyo’da yabancı devlet elçileriyle resmî temaslarda bulundu.
Dönüş tarihi yaklaştığında Yokohoma-İstanbul rotası üzerinde farklı görüşler ortaya atıldı ve bunlar İstanbul’a soruldu. Ayrıca ekim ayına kadar tayfun mevsimi olduğu da gözönünde bulundurularak, dönüşte Japonya’nın Uraga, Hyogo ve Nagasaki, hattâ Çin’in Şangay gibi limanlarına uğrayıp buralarda birer ay bekleyerek tayfun mevsimini bu şekilde geçirmek fikri ağır basmaktaydı. Bunun yanı sıra Japonya’ya gelirken uğranılamayan, kalabalık bir Müslüman ahâlîye sahip Kalkuta’ya, Felemenk limanlarına ve Sunda adasına uğranmanın da münasip olacağı kanaati hâsıl oldu. O zamanlar Hollanda sömürgesi olan Açe’ye de uğranmak istenmesine rağmen, bu ziyaretin Hollanda-Osmanlı münasebetlerini bozacağı düşüncesiyle bundan vazgeçildi.
Ertuğrul 15 Eylül 1890’da Yokohoma’dan İstanbul’a doğru yola çıktı. Ancak Yokohama’dan Kobe’ye giderken Kashinozaki fenerini geçtiği sırada kayalıklara çarparak battı. Kaza Osmanlı ve Japon basınının yanısıra bütün dünya basınında geniş yer buldu. Bu hazin hâdisede Ertugrul mürettebatından sadece 69 kişi kurtulabildi; 538 kişi şehit oldu. Kazadan kurtulan gazilerimize ilk yardımı tam bir misafirperverlik örneği gösteren fakir köylüler yaptı.
İmparator Meiji, kazadan kurtulanlara çeşitli hediyeler sundu ve iki kruvazörünü tahsis ederek onları İstanbul’a gönderdi. Abdülhamid’e de hediyeler getiren bu kruvazörler bir ay İstanbul’da kaldı. Daha sonra da Yakın Doğu Ticaret Komitesi Şefi Torajiro Yamada, Tokyo zenginlerinden toplanan parayı 1891’de İstanbul’a getirdi. Yamada ile bir diğer vazifeli Sultan Abdülhamid’in isteği üzerine, Türk subaylarına Japonca öğretmek için kaldılar ve kendileri de Türkçe öğrendiler. Yirmi iki sene İstanbul’da kalarak, Japon kültürünü tanıtmaya, iki ülke münasebetlerini geliştirmeye çalışan Yamada aynı zamanda Beyoğlu’nda açılan ilk Japon hediyelik eşya dükkânının da ortaklarından oldu.
Şehitler için Oshima halkı tarafından bir taş kitabe dikildi. Wakayama’da ise, bir kabristan yapıldı ve bu münasebetle buranın valisine ikinci rütbeden Osmanlı nişanı verildi. 1900 yılında şehitlere ve şehitliğe ait fotoğrafları Yamada getirdi. Kitabe ikinci defa, 1929 yılında Türk-Nippon Ticaret Derneği’nin yardımıyla düzeltildi. Ertuğrul Kitabesi’nin üçüncü düzenlenmesi de 3 Haziran 1937’de gerçekleştirildi. Günümüzde çok sayıda Japon, Ertuğrul trajedisinden haberdârdır. Hüzünlü olsa da, iki millet arasındaki dostluğu başlatan hâdise her yıldönümünde yâd edilir. Şehitler için dikilen âbideleri Japonlar akın akın ziyaret etmektedir.
Yolculuk tamamlanamamasına rağmen şehitlerimiz kendilerine verilen vazifeyi yerine getirdiler. Bazı Avrupa ülkeleri tarafından Abdülhamid’in Japonya ile münasebet kurma teşebbüsü ‘Japonları İslâm’a dâvet’ şeklinde yorumlandı. Bunun sebebi, yol güzergâhındaki hemen bütün ülkelerde yaşayan milletlerin Sultan’a ve onun şahsında Osmanlı Devleti’ne gösterdiği sevgiydi ve Avrupa’yı asıl korkutan da buydu. Ertuğrul yolculuğunu tamamlayabilseydi tesiri daha büyük olacaktı.
Büyük bir trajedi olan bu kaza Türk-Japon münasebetlerinin başlangıcı olarak kabul edilebilir. Zaman içerisinde bu münasebetler tam bir dostluğa dönüşmüştür.
Şehitlerimiz bizlere yüz yılı aşkın bir zaman öncesinden çok önemli bir miras bırakmışlardır. Bizlere düşen vazife ise, bu dostluğu daha ileriye ***ürmek olmalıdır.

Kaynaklar
- Osmanlı Araştırmaları
([Linkleri görebilmek için üye olmalısınız. Üye olmak için tıklayınız...])
- Çetinkaya Apatay, Ertuğrul Fırkateyni’nin Öyküsü. XIX.yy’dan Bugüne Türk-Japon İlişkileri, Milliyet Yay., ist., 1998.




ISRA isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   ISRA nickli üyeye özel mesaj gönderin ISRA tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags: , , , , ,

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
iran gazzeye yardım gemisi götürcek aşküma İslam Ülkelerinden Haberler 0 27-12-2008 04:10
Hangi savaş? Silahlar eşitse savaş olur. ISRA Hekimoğu ismail 0 02-06-2008 11:31
Dev yolcu gemisi karaya oturdu haberci Güncel Haberler 0 05-05-2008 14:36
ABD Basra Körfezi'ne uçak gemisi gönderdi haberci Güncel Haberler 0 30-04-2008 09:58
Yunanistan'da Türk gemisi karaya oturdu haberci Güncel Haberler 0 28-04-2008 02:07



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı


Saat 14:52.

Forum Saati + 2 Olarak Ayarlanmıştır.

Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

www.ilimhazinem.com

627 631 632 634 635 636 638 639 642 643 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 681 682 683 685 686 688 689 699 700 701 702 703 704 705 712 717 718 719 720 721 722 724 725 726 727 728 729 730 731 732 734 735 736 737 738 739 740 742 743 744 745 746 753 758 760 761 762 763 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 787 788 789 790 791 792 793 795 796 797 800 801 802 803 805 806 808 809 810 811 814 818 819 820 821 822 824 825 826 827 832 833 836 837 838 839 840 841 842 844 845 846 850 851 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 893 894 895 896 897 898 899 900 901 902 906 908 909 912 913 914 915 916 917 918 919 920 921 922 924 925 926 927 928 929 930 931 932 933 934 935 936 937 938 939 940 941 942 944 945 947 949 952 953 954 955 958 967 970 971 973 980 981 984 987 988 989 990 991 992 993 994 995 999 1000 1001 1002 1003 1004 1005 1006 1007 1008 1009 1010 1011 1013 1014 1015 1016 1017 1018 1019 1020 1021 1022 1023 1024 1025 1026 1027 1028 1029 1030 1031 1032 1033 1034 1035 1036 1037 1038 1039 1040 1041 1042 1043 1044 1045 1046 1047 1048 1049 1050 1051 1052 1053 1054 1056 1057 1058 1059 1060 1061 1062 1063 1064 1065 1066 1067 1068 1069 1070 1071 1072 1073 1074 1075 1076 1077 1078 1079 1080 1081 1082 1083 1084 1085 1086 1087 1088 1089 1090 1091 1092 1093 1094 1095 1096 1097 1098 1099 1100 1101 1102 1103 1104 1105 1106 1107 1108 1109 1110 1111 1113 1114 1115 1116 1117 1118 1119 1120 1121 1124 1125 1128 1129 1130 1131 1135 1136 1137 1138 1139 1140 1141 1142 1143 1144 1145 1146 1147 1148 1149 1150 1151 1152 1153 1154 1155 1156 1157 1158 1159 1160 1161 1162 1163 1164