İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter


Geri git   İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter > PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)'İN SÜNNETİ,ÖRNEK HAYATI VE HADİS-İ ŞERİFLERİ > Siyer-i Nebi (S.A.V)

Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Forumları Okundu Kabul Et

Beni Kurayza

Görüntülemeler : 17  √  Cevap Sayısı : 0

Görüntüleyenler Üyeler:   √ Misafir:1

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 21-05-2008, 19:37   #1
ISRA
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 09-01-2008
Bulunduğu yer: Bir Garip Yolcu
Yaş: 32
Mesajlar: 4.194
Rep Gücü: 124
ISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 218
387 Mesajda 553 Teşekkür Aldı
Bayrak Beni Kurayza

Beni Kurayza





Dinlenmek için sadece birkaç saatleri vardı. Çünkü öğle namazından hemen sonra Cebrail, Peygamber (s.a.v.)´e gelmişti. Çok güzel giyinmişti. Sarığı gümüş ve altın işle*meliydi. Gümüş ve altın İşlemeli bir örtü de onu getiren katırın semerine örtülmüştü, «Ey Allah´ın Rasulü, teslim mi oluyorsun?» dedi. «Melekler teslim olmadılar. Düşmanı kovalamaktan şimdi döndüm. Ey Muhammed Cs.a.v.), ger*çekten yüce Allah sana Beni Kurayza´ya karşı çıkmanı em*rediyor. Ben şimdiden onların yanına gidiyorum. Belki on*ları korkutabilirim.[1].

Peygamber (s.a.v.), Beni Kurayza yerleşim bölgesine ulaşana kadar kimsenin ikindi namazı kılmamasını em*retti. Sancak Ali (rJ´ye verilmişti. Hendekte, Kureys. ve müttefiklerine karşı çıkan aynı üçbin kişi güneş daha bat*madan tüm Kurayza kalelerini kuşatmıştı.

Kuşatma yirmibeş gece sürdü. Yirmi beş günün sonun*da yahudiler, Peygamber (s.a.v.)´e Ebu Lübabe ile görüş*mek istedikleri haberini gönderdiler. Beni Nadir gibi on*lar da uzun süreden beri Evs´in müttefiki idiler. Ebu Luba-be de bu ittifakı sağlayan önemli liderlerden biriydi. Pey*gamber (s.a.v.) ona, Beni Kurayzalılara gitmesini emretti. Ebu Lübabe oraya vardığında ağlayan çocuk ve kadınlar*la karşılaştı. Bu, onun hain düşmana karşı duyduğu kini yumuşattı. Adamlar, Muhammed fs.a.v.)´e teslim olup ol*mamaları konusundaki fikrini sorunca O: «Evet» dedi. Ay*nı zamanda elini boğazına dokundurarak, teslimiyetten ölümü kasdettiğini ima etti. Bu jest teslimiyet fikrine ay*kırıydı ve kuşatmanın daha da uzamasına sebep olabilir*di. Daha Önce Peygamber (s.a.v.) bir hurma ağacını ve*layeti altındaki bir yetime vermesini teklif etmiş, kendisi de bunu reddetmişti. Zaten bu hareketinden dolayı büyük bir suçluluk duyuyordu. Bu jesti yaptıktan hemen sonra duyduğu suçluluk daha da arttı[2]. «Daha ayaklarımı yerin*den oynatmamıştım ki, Allah´ın Rasulüne ihanet ettiğimin farkına vardım» dedi. Ebu Lübabe´nin yüzünün rengi de*ğişti ve şu âyeti okudu: «Biz Allah´a ait (kullar) iz ve şüp*hesiz O´na dönücüleriz.» (Bakara: 156i. Ka´b: «Sana ne oldu?» diye sordu. Ebu Lübabe: «Allah´a ve Rasulüne iha*net ettim» dedi. Üst kattan aşağı indiğinde sakalını tuttu, gözyaşlarıyla sırılsıklam olmuştu. Geldiği kapıdan çıkıp, kendisinden haber bekleyen diğer Evs´Iilerle karşılaşmaya dayanamayacağını hissetti. Bu nedenle kalenin arka kapı*sından çıkıp şehre doğru yola koyuldu. Doğruca Mescid´e gitti. Kendisini Mescid´in direklerinden birine bağlayıp şöy*le dedi: «Allah yaptığım şeyi affedinceye kadar burada bağlı kalacağım».

Peygamber (s.a.v.) onun gelip haber getirmesini bek*liyordu. Neler olduğunu duyunca şöyle dedi: «Eğer bana gelseydi, onu affetmesi için Allah´a dua ederdim. Fakat onun bu yaptığını gördükten sonra, Allah ona merhamet edinceye kadar onu bırakamam»[3].

Ebu Lübabe, on ya da onbeş gün o direkte bağlı kaldı. Her namazdan önce veya gerektiğinde kızı gelip onu çö*züyor ve namazını bitirdikten sonra tekrar aynı yere bağ*lıyordu. Bu durumdan duyduğu üzüntü, kuşatmanın hâlâ sürdiğü gecelerden birinde gördüğü bîr rüya ile biraz ha*fifledi. Rüyasında kendisini yapışkan çamurdan bir batak*ça)lığa gömülmüş görüyordu. Neredeyse bataklığın saldığı pis kokudan, ölmek üzere iken akan bir pınar görüyor ve pınarda yıkanıyor. Etrafındaki. koku da güzelleşiyor. E bu Lübahe (rJ uyandığında Ebu Bekir´e gidip bu rüyanın ne anlama gelebileceğini sordu. Ebu Bekir, (r.) ona, vücu*dunun ruhunu temsil ettiğini, ilk önce ruhunu baskı altı*na alan kötü bir olay yaşayacağını, fakat bundan sonra kurtulacağını söyledi. Ebu Lübabe direkte bağlı olduğu sürece bu kurtuluşun ümidiyle yaşadı.

Benî Kurayza´ya gelince, Ka´b onlara, nasıl olsa hep*si Muhamed´in (s.a.v.) Peygamber olduğuna inandığına göre onun dinine girip mallarını ve hayatlarını kurtarmayı teklif etti. Fakat onlar ölümün bundan daha iyi olduğunu ve Tevrat´tan ve Musa´nın kanunlarından (namus) başka bir şey istemediklerini söylediler. Bunun üzerine Ka´b onlara başka çözüm yollan Önerdi, fakat hepsi kabul edilmeyecek nitelikteydi. Kuşatmanın başından beri Beni Kurayzahların kalelerinde kalmakta olan Beni Hedl´den Kurayza´nın er*kek kardeşi Hedl´in soyundan gelenler üç genç adam Ka´b´m öne sürdüğü ilk teklife taraftardılar. Gençliklerin*de, kendi aralarında yaşamaya gelen Suriye´li yahudi İbn el-Heyeban´ı tanımışlardı. Şimdi onun beklenen Pey*gamber (s.a.v.)´le ilgili söylediklerini tekrarlıyorlardı «Onun vakti geldi. Ey yahudiler, ona ilk ulaşan sizler olun. Çünkü O kendisine karşı çıkanları Öldürmek ve kadm ve çocuklarını esir almak üzere gönderilecek. Bu durumun sizi ondan uzaklaştırmasına izin vermeyin.» Fakat gençlere verilen tek cevap: »Biz.Tevrat´tan vazgeçme*yiz.» oldu. Bunun üzerine üç genç o gece Kurayza kale lerinden kaçıp, Müslüman kampına sığındılar. Müslüman olmak istediklerini söyleyip Peygamber´e (s.a.v.) biat et*tiler. Beni Kurayzalılardan ise sadece iki kişi onların yo*lundan gitti. Bunlardan biri, Amr îbn Su´da´, zaten başın*dan beri Peygamber (s.a.v.) ´le yapılan anlaşmayı bozmaya karşıydı ve resmen kendisinin buna karşı olduğunu açık*lamıştı. Şimdi ise eğer Müslüman olmayacaklarsa, Pey*gamber (s.a.v.)´e haraç veya vergi ödeyebilecekleri fikrini ortaya attı. «Ama, onun bu teklifi kabul edip etmeye*ceğini bilmiyorum.» dedi. Buna karşılık yahudiler, Arap*lara haraç ödemektense ölmeyi yeğleyeceklerini söylediler. Bunun üzerine kaleden yalnız başına ayrıldı; kuşatma çemberini Müslüman olarak geçti ve o geceyi Medine´deki Mescid´de geçirdi. Fakat o geceden sonra bir daha onu gö*ren olmadı. Bugüne kadar onun nereye gittiği ve nerede öl*düğü Öğrenilememiştir. -Peygamber (s.a.v.) onun hakkın*da: «O, inancı nedeniyle Allah´ın koruduğu bir adamdır» derdi. Müslüman olan diğer adam ise Rifâ´a îbn Semey´al´di. O gece yahudi kalelerinden kaçmış, askerlerin arasından gizlice geçip, Hazreç´in Beni en-Neccar kolundan bir adamla evlenen Peygamber (s.a.vj´in teyzesi Selma binti Kays´m yanına sığınmıştı. Rifâ´a onun evinde Müs*lüman olmuştur.

Ertesi gün, Ebu Lübabe´nin uyarısına rağmen Benî Kurayza´lılar kalelerinin kapılarını açtılar ve Peygamber (s.a.v.)´in adaletine teslim oldular. Adamlar elleri arkala*rına bağlı bir şekilde kendileri için kampın bir tarafında ayrılan yere doğru gittiler. Diğer bir tarafa da kadınları ve çocukları topladılar. Peygamber (s.a.v.) kadın ve çocuk*ları koruma görevini. Beni Kaynuka´nın eski lideri olan Abdullah Ibn Selâm´a verdi. Silahlar, giyecekler ve ev eş*yaları kalelerden getirilip bir yere yığıldı. Şarap ve maya*lanmış hurma suyu kavanozları teker teker açıldı ve bo*şaltıldı. .

Evs kabileleri Peygamber (s.a.v.)´e bu eski müttefikle*rine de, Hazreç´in müttefiki olan Kaynuka´hlara gösterdiği yumuşaklığı göstermesini rica eden bir haber gönderdiler. Peygamber (s.a.v.). «Ey Evsliler, eğer onlar hakkındaki kararı sizden birine bırakırsam bu sizi tatmin eder mi[4]» dedi. Onlar da bu fikri kabul ettiler. Bunun üzerine Pey*gamber (s.av.) onları yaraları henüz iyileşmemiş olan ve Mescid´de bir çadırda tedavi gören liderleri Sa´d Ibn Mu-hz (r.)´a gönderdi. Peygamber (s.a.v.), onu daha sık ziyaret odübümek için mescide yerleştirmişti. Rudeyfe adında*ki Eşlem´1 i bir kadın da Sa´d´ın yarasını tedavi ediyordu.

Kabilesinden birkaç adam Sa´d´in yanına gittiler. Onu bir katıra bindirip kampa gittiler. Yolda ona: «Müttefiklerimi*ze iyi davran, çünkü Allah´ın Rasulü seni onlara müsama*halı davranman için kararı sana bıraktı.» Fakat Sa´d çok adaletli bir adamdı; Ömer gibi o da Bedir esirlerini öldür*me taraftarıydı ve onların bu görüşü vahiy tarafından des*teklenmişti. Bedir´de fidye karşılığı serbest bırakılanların çoğu Uhud´da ve Hendek´te geri gelip onlara karşı savaş*mışlardı. Bu son savaşta ise istilaya gelenlerin asıl gücü, sürgün edilen Beni Nadir´in yardımlarından kaynaklanı*yordu. Eğer onlar sürgüne gönderilmek yerine öldürülmüş olsalardı, Kureyş ordusu yarıya iner ve Beni Kurayza´Iılar da anlaşmaya sadık kalırlardı. Bundan başka Sa´d (r.) kriz anında Beni Kureyza´ya gönderilen elçilerden biriydi ve onların Müslümanların yenileceğine inandıklarında na*sıl ihanet ettiklerini gözleri ile görmüştü. Eğer onlar hak*kında sert bir karar alırsa bütün Evs´liler onu suçlayacak*tı. Fakat Sa´d (r.) bu tür düşüncelere zaten Önem vermez*di. Yakında öleceğini hissettiği bu seferki kararında ise bu tür kaygılar ondan tamamen uzaktı. Kabilesinden adam*ların sözlerine kısaca şu karşılığı verdi: «Artık Sa´d´m, Al*lah katında, hiçbir suçlunun suçuna önem vermeme zama*nı gelmiştir.»

Sa´d, güçlü yapılı, yakışıklı ve heybetli bir adamdı. O kampa geldiğinde Peygamber (s.a.vJ: «Başkanınıza saygı için ayağa kalkın» dedi. Onlar da ayağa kalktılar ve şöyle dediler: «Ey Amr´ın babası, Allah´ın Rasulü seni mütte*fiklerimiz hakkında karar vermek üzere görevlendirdi.-Sa´d (r.): «Peki, benim kararımın onlar üzerindeki son hü*küm olacağına Allah´a yemin edip, O´na ahit verir misi*niz?» dedi. «Evet» dediler. Sa´d Peygamber (s.a.v.)´e doğru bir göz atıp, adını anmaksızın: «Bu, buradaki herkes için mi geçerli?» dedi. Peygamber «Evet- dedi. «O hal*de» dedi Sa´d, «ben erkeklerin Öldürülmesi, mallarm dağı*tılması, kadın Ve çocukların esir alınmasına hüküm veriyorum»[5] Peygamber (s.a.v.) ona: -Sen, yedi kat yüksek se*mada Allah´ın verdiği hükmün, aynısını verdin» dedi.

Kadınlar ve çocuklar şehre ***ürülüp yerleştirildiler. Erkekler ise kampta kaldılar ve geceyi Tevrat okuyup bir*birlerine sabır ve dayanıklılık tavsiye ederek geçirdiler. Sabahleyin Peygamber Is.a.v.) pazar yerinde dar, fakat uzun ve derin hendekler açılmasını emretti. Toplam yedi-yuz kişi olan adamlar bazı kaynaklara göre yediyüzden fazla, bazılarına göre ise daha az küçük gruplar halinde gönderildiler. Her grup kendi mezarı olacak olan´ çukurun başına dfzildi. Daha sonra Ali ve Zübeyr gibi Ashabın genç*leri hepsini birer kılıç darbesi ile öldürdüler.

Huyay pazar yerine doğru gönderildiğinde Peygam*ber (s.a.v.)´e döndü ve ona şöyle dedi: *Sana karşı geldi*ğim için Kendimi suçlamıyorum. Allah´ı terkeden, aynı şekilde terkedilecektir.» Daha sonra yahudilere dönerek: «Allah´ın emri yanlış olmaz, bu Allah´ın kitabında Israil-oğullanna gönderdiği bir karar, bir hüküm ve katliamdır» dedi. Çukurların yanına oturdu ve başı kesildi.

Son Öldürülenin başı bir meşale ile kesildi. Daha sonra Zabir İbn Bata adındaki yaşlı yahudi, hakkında karar ve*rilemediği için kadın ve çocukların olduğu eve yerleştirildi. Ertesi sabah erkeklerin öldürüldüğü haberini alan kadın*lar, tüm şehri ağıt sesleri ile ayağa kaldırdılar. Fakat yaşlı Zabır onları teskin etti ve şöyle dedi: «Sessiz olun! Siz dün*ya kuruldu kurulalı îsraüoğullanndan esir alman ilk ka-dinlar mısınız? Eğer erkekleriniz iyi olsaydı, sizi bu du*rumdan kurtarırlardı. Siz kendinizi yahudi dinine verin, çünkü bu din üzere ölüp, ahirette bu din üzere tekrar di-rilmeliyiz.»

Zabir en azılı İslâm düşmanlarından biriydi ve çoğu kişiyi Peygamber (s.a.vJ´e karşı gelmeye o teşvik etmişti. Fakat iç savaşlar sırasında, Sabit İbn Kays adındaki Haz-reç´li bir adamın hayatını kurtarmıştı. Sabit bu borcunu ödeme amacıyla Peygamber Cs.a.v.)´den Zabir´in yaşama*sına izin vermesini rica etti. Peygamber (s.a.v.); «O se*nin» dedi. Fakat Sabit, Zabir´e bu durumu anlatınca O «Kansız ve çocuksuz yaşlı bir adam hayatta ne yapar?» dedi. Bunun üzerine Sabit tekrar Peygamber (s.a.v.) ´e git*ti. O da ona Zabir´in karısını ve çocuklarını verdi. Fakat Zabir bu kez de: «Hicaz´da hiç bir varlığı olmayan bir aile neyle geçinir?» dedi. Sabit yine Peygamber (s.a.v.)´e gitti. Peygamber (s.a.v.) de ona Zabir´in zırh ve silahlan dışın*daki bütün mallarını verdi. Fakat tüm arkadaşlarının Öl*dürülmüş olması Zabir´i meşgul eden bir düşünce haline geldi. Sabit´e: «Senden olan hakkıma dayanarak, Allah adı*na, senden beni de arkadaşlarımın yanına göndermeni is*tiyorum. Onlar gittikten sonra benim için hayatın bir an*lamı yok» dedi, İlk önceleri Sabit bunu kabul etmedi, fa*kat onun çok ciddi olduğunu görünce onu da infaz yeri*ne ***ürdü ve Zübeyr (r.) onun başını kesti. Karısı, ço*cukları serbest bırakıldı ve malları Sabit´in velayeti altın*da onlara iade edildi.

Diğer kadın ve çocuklar ise, mallarla birlikte kuşat*mada görev alan askerlere dağıtıldı. Bu esirlerin çoğunu Hayber´deki soydaşları Beni Nadir, fidye verip kurtardılar. Peygamber (s.a.v.)´e hisse olarak Reyhane adında, Na-dir´li Zeyd´in kızı olan ve Kurayza´lı biri ile evlenmiş olan bir yahudi kadm düştü. Reyhane çok güzel bir kadındı ve beş yıl sonra ölene dek Peygamber (s.a.v.)´in cariyesi ola*rak kaldı. Peygamber {s.a.v.) ilk önceleri onu, Rifa´a´nm sığındığı teyzesi Selma´nm yanma yerleştirdi. Reyhane ilk önceleri İslâm´a karşıydı, fakat Rifa´a ve Beni Hedl´den Müslüman olan üç genç ona İslam´ı anlattılar. Bundan kı*sa bir süre sonra üç gençten biri olan Se´lebe Peygamber (s.a.v.)´e geldi ve Reyhane´nin Müslüman olduğu haberini verdi. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v.) çok sevindi. Peygamber (s.a.v.) ona gitti ve onu serbest bırakıp evlenme teklif etti. Fakat Reyhane (r.): «Ey Allah´ın Rasulü, beni kendi himayende bırak; bu benim için de, senin için de daha kolay» dedi.







--------------------------------------------------------------------------------

[1] I. I. 684

[2] Bkz. Bölüm: 48

[3] W. 5ğ7.



[4] I. I. 136

[5] Sad´ın karan tamamen onların ihanet suçuna dayanıyordu. Fakat bu karar, yahudi kanunlarında varolan, ihanetle suçlanmasa bile kuşatılan bir şehir halkının öldürülmesi kanunu*na uyuyo/du -Rabbimz Alah, size onu verdiğinde, oradaki Kıtım erkeklori kılıçtan, geçirin: fakat kadınları, küçükleri, hayvanları ve âhirdeki bütün herşeyi kendinize alın.» (Eski ^hit, Bes´r.ci Kitap: 20:12).



ISRA isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   ISRA nickli üyeye özel mesaj gönderin ISRA tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags:

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Beni Benden Al karia İslamda Tasavvuf 1 05-11-2009 15:42
Ey Yâr Kurtar Beni!.. şehide İslami Yazılar 1 16-08-2009 23:43
Beni Tanırsın Sen...! AnGeL Şiir Defteri 2 07-08-2009 02:54
Güldürme Beni YASİN Şiir Defteri 1 04-01-2009 01:22
Beni Kim Dövüyor ttemizsoy Fıkra Ve Komik Yazılar 0 25-05-2008 01:49



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı


Saat 13:51.

Forum Saati + 2 Olarak Ayarlanmıştır.

Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

www.ilimhazinem.com

627 631 632 634 635 636 638 639 642 643 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 681 682 683 685 686 688 689 699 700 701 702 703 704 705 712 717 718 719 720 721 722 724 725 726 727 728 729 730 731 732 734 735 736 737 738 739 740 742 743 744 745 746 753 758 760 761 762 763 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 787 788 789 790 791 792 793 795 796 797 800 801 802 803 805 806 808 809 810 811 814 818 819 820 821 822 824 825 826 827 832 833 836 837 838 839 840 841 842 844 845 846 850 851 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 893 894 895 896 897 898 899 900 901 902 906 908 909 912 913 914 915 916 917 918 919 920 921 922 924 925 926 927 928 929 930 931 932 933 934 935 936 937 938 939 940 941 942 944 945 947 949 952 953 954 955 958 967 970 971 973 980 981 984 987 988 989 990 991 992 993 994 995 999 1000 1001 1002 1003 1004 1005 1006 1007 1008 1009 1010 1011 1013 1014 1015 1016 1017 1018 1019 1020 1021 1022 1023 1024 1025 1026 1027 1028 1029 1030 1031 1032 1033 1034 1035 1036 1037 1038 1039 1040 1041 1042 1043 1044 1045 1046 1047 1048 1049 1050 1051 1052 1053 1054 1056 1057 1058 1059 1060 1061 1062 1063 1064 1065 1066 1067 1068 1069 1070 1071 1072 1073 1074 1075 1076 1077 1078 1079 1080 1081 1082 1083 1084 1085 1086 1087 1088 1089 1090 1091 1092 1093 1094 1095 1096 1097 1098 1099 1100 1101 1102 1103 1104 1105 1106 1107 1108 1109 1110 1111 1113 1114 1115 1116 1117 1118 1119 1120 1121 1124 1125 1128 1129 1130 1131 1135 1136 1137 1138 1139 1140 1141 1142 1143 1144 1145 1146 1147 1148 1149 1150 1151 1152 1153 1154 1155 1156 1157 1158 1159 1160 1161 1162 1163 1164