İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter


Geri git   İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter > PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)'İN SÜNNETİ,ÖRNEK HAYATI VE HADİS-İ ŞERİFLERİ > Siyer-i Nebi (S.A.V)

Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Forumları Okundu Kabul Et

Beni Kaynuka

Görüntülemeler : 26  √  Cevap Sayısı : 0

Görüntüleyenler Üyeler:   √ Misafir:1

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 21-05-2008, 19:28   #1
ISRA
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 09-01-2008
Bulunduğu yer: Bir Garip Yolcu
Yaş: 32
Mesajlar: 4.194
Rep Gücü: 124
ISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond reputeISRA has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 218
387 Mesajda 553 Teşekkür Aldı
Bayrak Beni Kaynuka

Beni Kaynuka





Uzun süreden beri, yahudilerin, Peygamber (s.a.v.)´le yaptıkları anlaşmaya uymadıkları ve çoğunun müşrik putperestlori, tek-tanrıya inanan müslümanlara tercih ettik*leri biliniyordu.. Vahy, bazı yahudilere güvenilebileceğini belirtmekle birlikte, topluluk olarak, müslümanlan onlara karşı uyarıyordu. Peygamber (s.a.v.} ve arkadaşları bu*nun farkında olmaları için âyetlerle uyanlıyorlardı:

«Ey İman edenler, kendinizden olmayanı sırdaş edinmeyin. On-tar sise kötülük ve zarar vermekte kusur etmezler, sîze zorlu bir sıkıntı verecek şeyden hoşlanırlar. Buğz (ve düşmanlıkları) ağız-taundan dışa vurmuştur, sinelerinin gizli tuttukları ise, daha hu yüktür». (M´i imran: 118).

Yahudilerin, yeni dini altetme ve Yesrib´i eski haline çevirme girişimlerinde tek ümitleri Peygamber fs.a.v.)´in kendi kabilesine dayanıyordu. Peygamber (s.a.v.)´in tüm hareketleri hemen Mekke´ye haber veriliyordu. Kureyşli-ler, yahudi yerleşim bölgelerinin uzagındaki Güney Medi*ne´ye -Peygamber (s.a.v.)´in mescidinin yarım günlük yol uzağına- saidınrlarsa, yahudfler geriden kureyş ordusunu takviye etme olanağına sahiptiler.

«Size bir iyilik dokununca onları tasalandırır, size bir kötülük isabet edince ise onunla sevinirler», (Ali ttn120),

Yahudiler bunu Bedir zaferine karşı tutumlarıyla gös*termişlerdi. Zafer haberleri geldiğinde Kaynuka, Kurayza ve Nadir kabileleri üzüntü ve hayal kırıklıklarını gizleye-mediler. Eşref oğlu Ka´b´ın durumu ise çok şaşırtıcıydı. Babası Tayy kabilesinden bir Arap olmasına rağmen Ka´b, annesi bir yahudi olduğu için kendini Nadir kabilesinin bir üyesi sayardı Hatta, zenginliği, güçlü kişliği ve şairliği nedeniyle kabilenin ileri gelenlerinden biri olmuştu. Zeyd ve Abdullah, Kureyş´İn ileri gelenlerinden bir çok kişinin savaşta öldüğü haberini getirince Ka´b kendini tutamaya-rak bağırdı: «Tanrıya andolsun, eğer Muhammed (s.a.v.) bu adamları öldürdüyse, yerin altı üstünden daha iyi». Ge*tirilen haberlerin gerçek olduğunu öğrenince, Peygamber (s.a.v.)´in dönmesini beklemeden hemen Mekke´ye doğru yola çıktı. Orada öldürülen Ebu Cehil, Utbe, Şeybe ve di*ğerleri için bir ağıt yazdı. Bunun yanısıra Mekke´lileri bü*yük bir ordu hazırlayıp Yesrib´e saldırarak öçlerini alma*ları için teşvik etti.

Ka´b´ın etkinliklerinin haberleri Medine´ye ulaşmıştı. Fakat o an için Ka´b çok uzaklardaydı ve müslümanların, onun kabilesinden başka bîr yahudi kabilesiyle görülecek hesaplan vardı. Peygamber (s.a.v.) özellikle Beni Kaynu-ka´nın ihanet ve kötü etkinliklerine karşı uyanıktı. Çün*kü Abdullah Ibn Selam eskiden onların ileri gelenlerin*den biriydi ve onların taktiklerini iyi biliyordu. Bunun ya*nısıra Beni Kaynuka, münafıkların başı Hazreç´li îbn Ubeyy´in müttefiki idi. Onların varlığı şehirde, diğer ya*hudi kabilelerine nazaran daha çok hissediliyordu. Çünkü yerleşim merkezleri şehre çok yakındı, oysa Evs´in mütte*fikleri olan Beni Nadir ve Beni Kurayza şehrin dışında yer alıyorlardı.

Kısa bir süre Önce Peygamber fs.a.v.), şu emri almıştı:

«Eğer bir kavmin ihanet edeceğinden kesin olarak korkarsan, sen de açık ve adil bir tutumla (onlarla olan anlaşma mimini ve diplomatik ilişkiyi yüzlerine) at. Gerçekten Allah, ihanet edenleri , sevmez». (Enfal: 58).

Fakat vahiy şu durumu da belartiyordu:

«Eğer onlar bartşa eğitim gösterirlerse, sen de ona eğitltm. gös*ter ve Allah´a tevekkül et. Çünkü O, işitendir, bilendir». (btfaİ: 61).

Bu yüzden Peygamber (s.a.v.) barışçı yollardan hal*ledilebilecek sorunlar karşısında geri dönülmez faaliyetle*re girişmek istemiyordu. Bunun bir göstergesi olarak Be-rtir´den hemen sonra, yahudilerin Medine´nin güneyinde*ki pazar yerlerine gitti. Bedir´deki mucize üzerinde düşün*meleri onları imana getirebilirdi. Bu yüzden Peyg"anıber ts.a.v.) onları, Kureyş´in üzerine inen Allah´ın azabını ken*di üzerlerine çekmemeleri için uyardı. Onlar ise şu cevabı verdiler: «Ey Muhammed, bu seferki başarın seni aldat*masın. Karşılaştığın kişiler savaş konusunda bilgisizdi, bu nedenle sen onların en iyilerini öldürebildin. Fakat, Tan*rıya andolsun, seninle biz savaşsak, o zaman asıl korkula*cak olanların biz olduğumuzu anlayacaksın». Peygamber Cs.a.v.) geri döndü ve onlardan ayrıldı. Onlar, bu seferlik zafer kazandıklarını zannettiler.

Birkaç gün sonra aynı pazar yerinde, gerginliği doruk noktasına ulaştıran bir olay meydana geldi: Mal almak ve*ya satmak için çarşıya gelen bir müslüman kadına, bir yahudi kuyumcu fena halde hakaret etmişti. O sırada ora*da bulunan Ensardan biri hemen kadını savunmaya baş*ladı ve kavga sırasında hakaret eden adam öldürüldü. Bu*nun üzerine yahudiler hemen üzerine saldırıp müslümanı öldürdüler. Müslümanın ailesi öçlerinin alınmasını istedi ve tüm Ensan kendi tarafında topladı. Ikı taraftatı da kan dökülmüştü. Eğer yahudiler, Peygamber (s.a.v.) ´in an*laşmaya uygun hareket etmesini isteselerdi, mesele kolay*ca halledilebilirdi. Fakat yahudiler, müslümanlara bir ders vermenin zamanı geldiğini düşünüyorlardı. Bu amaçla da*ha önceden müttefikleri olan Hazreç´li îbn Ubey ve Uba-de îbn Samit´e haber gönderdiler. Güçlerini toplayıp mûs-lümanlara saldırmayı plânlıyorlardı. Müslümanların dir´deki ordusunun iki katından fazla, yediyüz kişilik bir ordu kurabilecek güçleri vardı. Yanısıra, îbn Ubey ve Uba-de´nin adamlarına da güvenebilirlerdi. Artık Peygamber (s.a.vJ´e daha önceki tehditlerinin boş sözler olmadığını göstereceklerdi.

Fakat gerçekte, bu tehditler onların kendi yenilgileri*ne sebep oldu. Birkaç saat içinde kendi ordularından da*ha büyük bir ordu tarafından tüm çevrelerinin sarılmış olduğunu görünce, çok şaşırdılar. Onlardan koşulsuz ola*rak teslim olmaları isteniyordu.

Îbn Ubey, Ubade´ye danışmaya gitti; fakat Ubade Pey*gamber (s.a.v.)´le yapılan anlaşmadan önceki ittifak anlaş*malarının geçersiz olduğunu ve Kaynuka ile ilgili hiçbir sorumluluk kabul etmediğini söyledi. îbn Ubey´e gelince, onun tabiatı, yıllardan beri bu denli güçlü müttefiklerle olan bağlarını bir anda kesmeye müsait değildi. Fakat onun, yahudiler gibi, hemşehrilerinin Peygamber Cs.a.v.´e ne denli bağlı olduğunu görmemesi imkânsızdı. Peygam*ber (s.a.v.)´e bağlanan bu adamların kendisiyle daha ön*ceden varolan anlaşmalarını alteden başka bir anlaşmayla ona bağlandıklarını çoğu kez sınamıştı. îki yıl önce olsa, askerlerini toplayıp kolayca kuşatmayı kaldırabilirdi. Fa*kat şimdi Peygamber (s.a.v.)´in karşısında hiçbir şey ya*pamayacağını hissediyordu. Bu nedenle Beni Kaynuka ku*şatma altında ümitle bekliyor, fakat yardım gelmeksizin günler geçtikçe ümitleri hayal kırıklığına dönüşüyordu. İki haftalık karşı koymanın sonunda kayıtsız şartsız teslim oldular.

îbn Ubey kuşatmanın olduğu yere gelip, Peygamber (s.a.v.)´e yaklaştı ve: «Ey Muhammed, müttefiklerine iyi davran» dedi. Peygamber onu reddetti. îbn Ubey isteğini tekrarlayınca, yüzücü ondan çevirdi. Bunun üze*rine îbn Ubey Peygamber (s.a.v.)´in arkasından, zırhını boyun kısmından tutup çekti. Peygamber (s.a.v.)´İn yüzü hiddetten karardı ve: «Beni bırak» dedi. îbn Ubey: «Tan*rıya andolsun, onlara iyi davranmaya söz verinceye ka*dar yakanı bırakmayacağım. DÖrtyüz zırhsız ve üçyüz zırhlı adam onlar beni bütün siyah ve kırmızı adamlara

kargı korudular. Onları bir anda kesip öldürecek misin?» dftdi «Sana onların hayatlarını bağışlıyorum» dedi, Pey*gamber [1]Fakat yeni gelen vahy, kendisiyle yapılan aafegmayı bozanlarla ilgili şöyle diyordu:

«Savaşta ontart yakalarsan, öyle darmadağın et kt, onlarla ar-kotamdan gelecek olanlar (ı yıldır). Umulur ki ibret alırlar». (En* fat: 57).

Bunun üzerine Peygamber (s.a.v.), Beni Kaynuka´lı-lann bütün değerli mallarını bırakıp sürgün edilmelerine karar verdi. Onları vadiden çıkarmakla da Ubade İbn Sa-mlt´i görevlendirdi. Kaynuka´lılar ilk önce kuzey-batıda, vadi el-Kura´daki yahudi akrabalarının yanına sığındılar, daha sonra onların yardımıyla Suriye sınırında bir yerle*şim merkezi kurdular.

Yahudiler Medine´de metal işçiliği ve ticaretiyle uğ*raşıyorlardı. Bu nedenle, Peygamber (s.a.v.) ganimetlerin beşte birini kendisi ve devletin giderleri için aldıktan son*ra geriye kalan ganimetler, Ensar ve Muhacirlerin zengin savaş aletlerine sahip olmasını sağladı.





--------------------------------------------------------------------------------

[1] Siyan ve kırmızı, her ırktan İntan, yani tüm insanlar anla-mm» getir.



ISRA isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   ISRA nickli üyeye özel mesaj gönderin ISRA tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags: ,

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Beni Benden Al karia İslamda Tasavvuf 1 05-11-2009 15:42
Ey Yâr Kurtar Beni!.. şehide İslami Yazılar 1 16-08-2009 23:43
Beni Tanırsın Sen...! AnGeL Şiir Defteri 2 07-08-2009 02:54
Güldürme Beni YASİN Şiir Defteri 1 04-01-2009 01:22
Beni Kim Dövüyor ttemizsoy Fıkra Ve Komik Yazılar 0 25-05-2008 01:49



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı


Saat 21:11.

Forum Saati + 2 Olarak Ayarlanmıştır.

Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

www.ilimhazinem.com

627 631 632 634 635 636 638 639 642 643 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 681 682 683 685 686 688 689 699 700 701 702 703 704 705 712 717 718 719 720 721 722 724 725 726 727 728 729 730 731 732 734 735 736 737 738 739 740 742 743 744 745 746 753 758 760 761 762 763 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 787 788 789 790 791 792 793 795 796 797 800 801 802 803 805 806 808 809 810 811 814 818 819 820 821 822 824 825 826 827 832 833 836 837 838 839 840 841 842 844 845 846 850 851 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 893 894 895 896 897 898 899 900 901 902 906 908 909 912 913 914 915 916 917 918 919 920 921 922 924 925 926 927 928 929 930 931 932 933 934 935 936 937 938 939 940 941 942 944 945 947 949 952 953 954 955 958 967 970 971 973 980 981 984 987 988 989 990 991 992 993 994 995 999 1000 1001 1002 1003 1004 1005 1006 1007 1008 1009 1010 1011 1013 1014 1015 1016 1017 1018 1019 1020 1021 1022 1023 1024 1025 1026 1027 1028 1029 1030 1031 1032 1033 1034 1035 1036 1037 1038 1039 1040 1041 1042 1043 1044 1045 1046 1047 1048 1049 1050 1051 1052 1053 1054 1056 1057 1058 1059 1060 1061 1062 1063 1064 1065 1066 1067 1068 1069 1070 1071 1072 1073 1074 1075 1076 1077 1078 1079 1080 1081 1082 1083 1084 1085 1086 1087 1088 1089 1090 1091 1092 1093 1094 1095 1096 1097 1098 1099 1100 1101 1102 1103 1104 1105 1106 1107 1108 1109 1110 1111 1113 1114 1115 1116 1117 1118 1119 1120 1121 1124 1125 1128 1129 1130 1131 1135 1136 1137 1138 1139 1140 1141 1142 1143 1144 1145 1146 1147 1148 1149 1150 1151 1152 1153 1154 1155 1156 1157 1158 1159 1160 1161 1162 1163 1164