İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter


Geri git   İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter > KUR'AN-I KERİM > KUR'ANI KERİM

Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Forumları Okundu Kabul Et

Ayetlerle Allah Korkusunu Anlamak

Görüntülemeler : 214  √  Cevap Sayısı : 33

Görüntüleyenler Üyeler:   √ Misafir:1

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 07-10-2008, 16:08   #21
SaNaL FaNi
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 13-01-2008
Bulunduğu yer: İlimhazinem kat.3
Mesajlar: 8.595
Rep Gücü: 210
SaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 3017
1805 Mesajda 3020 Teşekkür Aldı
ALLAH'TAN KORKMAYAN İNSAN NASIL BİR AHLAKA SAHİPTİR?
Güzel bir ahlaka sahip olabilmek ancak 'tan korkmakla ve O'nun emirlerine kesin olarak boyun eğmekle mümkündür. Bir insanın güzel ahlaka sahip olması ve bunu kararlılıkla sürdürebilmesi için, güçlü bir sevgisi ile birlikte güçlü ve derin bir korkusu taşıması gerekir. 'tan gereği gibi korkabilmek ise, 'ın büyüklüğünü, şanını ve azametini, üstün makamını, sonsuz ilim ve kudretini, kulları üzerindeki kayıtsız şartsız güç ve hakimiyetini, dilediğini dilediği gibi gerçekleştirebileceğini sürekli akılda tutmak ve tefekkür etmekle, 'ın vaadine, tehdidine, hesap gününe, cezasının şiddetine, cehennem azabının sonsuzluğuna ve korkunçluğuna kesin olarak iman etmekle mümkündür. Bu iman, güçlü bir korkusunu doğurur. Bu korku da insanın tüm tavır ve davranışlarını, hareket ve konuşmalarını 'ın beğendiği, hoşnut olduğu ahlak doğrultusunda düzenlemesini sağlar. 'tan korkan kişi O'nun sınırlarını korumaya karşı derin bir hassasiyet içinde olur.

'tan korkmayan insanlar ise, 'ın beğenmediği her türlü tavrı gösterebilirler. 'a hesap vereceğini unutmuş bir insanın dürüstlük göstermesi, insanlara fedakarlıkta bulunması, adil ve namuslu olması, kısacası güzel ahlaklı olması için hiçbir nedeni yoktur. Onun tüm ahlakını yalnızca kendi kişisel hırsları ve çıkarları şekillendirir. Ve ölümlü insanlara güzel ahlak göstermenin onun için bir anlamı olamaz.
Bu bakış açısının bir sonucu olarak kişinin kendi çıkarları uğruna yapmayacağı şey yoktur. 'ın kadrini gereği gibi takdir edemediğinden 'ın azabı onun için caydırıcı bir unsur olmaz. 'tan korkmadığı ve karşılık göreceğini düşünmediği için haddi aşmada, insanlara zalimce bir tavır göstermede hiçbir sınır tanımaz ve alabildiğine azgın bir karakter sergiler. 'ın azametini ve intikam alacağını aklına getirmediği için rahatlıkla 'ın sınırlarını aşar.
Bu nedenlerden dolayı korkusu olmayan insanlar, her türlü günaha ve ahlaki bozukluğa açıktırlar. Hem 'ın dinine uymazlar, hem de zalimce bir tavır göstererek diğer insanları da Kuran ahlakından uzaklaştırmaya çalışırlar. Dinin sunduğu güzel ahlakın yaşanmasına kesinlikle tahammül edemezler. Elbette bu insanlar dünyada işledikleri zulümlerin karşılıklarını ahirette göreceklerdir. Kuran'da bu insanları ve uğrayacakları sonu şöyle haber vermiştir:
Dünkü gün adil bir şahit olarak geride kaldı.
Bugün de sana adaletle şahilik edecektir.
Eğer dünü bir kötülükle geçirdiysen,
Bu gün hamd ederek güzellikle iki iyilik işle.
Sakın iyilik işlemeyi yarına bırakma,
Belki yarın olduğunda sen olmayacaksın.






SaNaL FaNi isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   SaNaL FaNi nickli üyeye özel mesaj gönderin SaNaL FaNi tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Alt 07-10-2008, 16:08   #22
SaNaL FaNi
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 13-01-2008
Bulunduğu yer: İlimhazinem kat.3
Mesajlar: 8.595
Rep Gücü: 210
SaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 3017
1805 Mesajda 3020 Teşekkür Aldı
Şüphesiz, inkar edenler ve yolundan alıkoyanlar gerçekten uzak bir sapıklıkla sapmışlardır. Gerçek şu ki, inkar edenler ve zulmedenler, onları bağışlayacak değildir, onları bir yola da iletecek değildir. Ancak, onda ebedi kalmaları için cehennem yoluna (iletecektir.) Bu da 'a pek kolaydır. (Nisa Suresi, 167-169)
Bu bölümde 'tan korkmayan zalim insanların Kuran'da tarif edilen belli başlı çarpık karakter özellikleri incelenecektir.

Şeytanla Olan Benzerlik: Şuursuzluk
'ın varlığını ve gücünü bildikleri halde, 'ın dilediği biçimde davranmayan, O'ndan gerçek manada korkmayan insanların durumu şeytanın durumuyla benzerlik taşır. Şeytanın sürekli telkini ve etkisi altında bulunan bu kimseler, neredeyse şeytanla aynı tür bir zihniyet ve ruh hali içine girmişlerdir. Bu ortak ruh halinin en belirgin özelliği ise şuursuzluktur. Yani insanın bildiği ve gördüğü bir gerçek karşısında vermesi gereken mantıklı tepkiyi, göstermesi gereken en akılcı tutum ve davranışı, ruh halini değil, göz göre göre çarpık, dengesiz ve kendi zararına sonuçlanacak tepki ve davranışı göstermesidir. Bu çarpık davranış tarzının en somut örneğini şeytanın 'a başkaldırmasında görürüz. Kuran'da bu olay tüm insanlar için bir ibret vesilesi olarak aktarılır.
Hz. Adem'den önce melekleri ve cinleri yaratmıştı. Onlar 'ı övgü ile tesbih ediyorlardı. Sonra ilk insan olan Hz. Adem'i yarattı ve meleklere ona secde etmelerini emretti. Melekler 'ın emrine gönülden itaat ederek Hz. Adem'e secde ettiler. Ancak meleklerin arasında bulunan ve cinlerden olan İblis, 'ın bu emrine başkaldırarak O'na isyankar oldu. Çünkü kendisinin Hz. Adem'den daha üstün olduğuna inanıyordu. Bu kibiri yüzünden, kendisine, "Ey İblis, iki elimle yarattığıma seni secde etmekten alıkoyan neydi? Büyüklendin mi, yoksa yüksekte olanlardan mı oldun?" (Sad Suresi, 75) diye sorduğunda şöyle cevap vermişti:
..."Ben ondan daha hayırlıyım; Sen beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın." (Sad Suresi, 76)
Dünkü gün adil bir şahit olarak geride kaldı.
Bugün de sana adaletle şahilik edecektir.
Eğer dünü bir kötülükle geçirdiysen,
Bu gün hamd ederek güzellikle iki iyilik işle.
Sakın iyilik işlemeyi yarına bırakma,
Belki yarın olduğunda sen olmayacaksın.






SaNaL FaNi isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   SaNaL FaNi nickli üyeye özel mesaj gönderin SaNaL FaNi tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Alt 07-10-2008, 16:08   #23
SaNaL FaNi
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 13-01-2008
Bulunduğu yer: İlimhazinem kat.3
Mesajlar: 8.595
Rep Gücü: 210
SaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 3017
1805 Mesajda 3020 Teşekkür Aldı
'ın emrine karşı böyle bir itaasizliğe cüret eden İblis'i lanetledi ve kendisi için ebedi cehennem azabı takdir etti. Kuşkusuz İblis'in bu isyanında esrarengiz bir ruh hali hakimdir. İblis 'ın varlığına bizzat şahittir. Öyle ki, 'la konuşmuştur. 'ın sıfatlarını, gücünü ve sonsuz cehennem azabını da çok iyi bilmektedir.
Şeytanın ve korkusundan uzak tüm insanların esrarengiz benzerliği burada gizlidir: 'ın varlığını bildikleri halde O'nun hükmüne karşı gelebilmek ve inkarcılardan olmak. Bu aslında son derece mucizevi bir olaydır. Çünkü bu bilgilere sahip olan şeytanın çok üstün bir imana ve korkuya sahip olması gereklidir. Şuur seviyesi de aynı oranda yüksek olmalı, 'a son derece itaatli ve saygılı olmalıdır. Oysa şeytan çirkin bir cüret ve cesaret göstermiştir.

Hem 'ın varlığını tanımak, O'nun sonsuz gücünü ve ilmini kabul etmek, hem de O'na kasıtlı olarak isyan etmek açık bir şuurla izah edilemeyecek bir durumdur.
Bir ayette bu kişilerin durumu şöyle tarif edilir:
De ki: "Göklerden ve yerden sizlere rızık veren kimdir? Kulaklara ve gözlere malik olan kimdir? Diriyi ölüden çıkaran ve ölüyü diriden çıkaran kimdir? Ve işleri evirip-çeviren kimdir? Onlar: "" diyeceklerdir. Öyleyse de ki: "Peki siz yine de korkup-sakınmayacak mısınız? (Yunus Suresi, 31)
Bir başka ayette ise inkarcıların şuursuzca davranışları ve ruh halleri şöyle haber verilmiştir:
İnkar edenlerin örneği bağırıp çağırmadan başka bir şey işitmeyip (duyduğu veya bağırdığı şeyin anlamını bilmeyen ve sürekli) haykıran (bir hayvan)ın örneği gibidir. Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; bundan dolayı akıl erdiremezler. (Bakara Suresi, 171)
Bu insanların şuursuzca inkar ettikleri konulardan biri de, yeniden diriliştir. Ancak yokken var edilmiş ve öleceğini kesin olarak bilen bir insanın bir daha nasıl diriltileceğini sorması kuşkusuz son derece hayret vericidir. Bir ayette, insanların yeniden dirilişi inkar etmelerinin şaşırtıcı olduğuna şöyle dikkat çekilir:
Eğer şaşıracaksan, asıl şaşkınlık konusu onların şöyle söylemeleridir: "Biz toprak iken mi, gerçekten biz mi yeniden yaratılacağız?" İşte onlar Rablerine karşı inkara sapanlar, işte onlar boyunlarına (ateşten) halkalar geçirilenler ve işte onlar -içinde ebedi kalacakları- ateşin arkadaşları olanlardır. (Rad Suresi, 5)
Dünkü gün adil bir şahit olarak geride kaldı.
Bugün de sana adaletle şahilik edecektir.
Eğer dünü bir kötülükle geçirdiysen,
Bu gün hamd ederek güzellikle iki iyilik işle.
Sakın iyilik işlemeyi yarına bırakma,
Belki yarın olduğunda sen olmayacaksın.






SaNaL FaNi isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   SaNaL FaNi nickli üyeye özel mesaj gönderin SaNaL FaNi tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Alt 07-10-2008, 16:08   #24
SaNaL FaNi
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 13-01-2008
Bulunduğu yer: İlimhazinem kat.3
Mesajlar: 8.595
Rep Gücü: 210
SaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 3017
1805 Mesajda 3020 Teşekkür Aldı
Gururlu ve Kibirlidir
Ona: "'tan kork" denildiğinde, büyüklük gururu onu günaha sürükler, kuşatır. Böylesine cehennem yeter; ne kötü bir yataktır o. (Bakara Suresi, 206)

korkusu olmayan insanların en belirgin özellikleri boş bir kibir ve gurur içinde olmalarıdır. Bunun temelinde kişinin kendisini 'tan bağımsız bir varlık olarak görüp, sahip olduğu bazı özelliklerin kendinden kaynaklandığını zannetmesi yatar. Oysa bu son derece anlamsız bir düşüncedir. Çünkü insan son derece aciz ve pek çok eksikliği olan bir varlıktır. İstediği kadar kendini üstün ve kusursuz zannetsin, mutlaka yorulur, acıkır, susar, başı ağrır, uyumadan yapamaz, hasta olur, yaşlanır ve eninde sonunda ölür, bedeni çürüyüp parçalanır.
'ın büyüklüğünü, herşeyi yoktan var ettiğini, insanlara sahip oldukları bütün imkan ve özellikleri verenin O olduğunu, dilediği anda hepsini geri alabileceğini, tüm canlıların ölümlü olduğunu, yalnızca 'ın varlığının baki olduğunu bilen ve sürekli bunun bilincinde olan bir insanın, kibirli ve azgın bir tavır içinde olması mümkün değildir. Ancak bunları kavrayamayan, eksikliklerini, acizliklerini ve ölümlü olduğunu unutan, şuuru bulanık bir insan böyle bir şeye cüret edebilir. Tıpkı 'ın Kuran'da insanlara bu konuda ibret olarak aktardığı Karun gibi...
Karun'un 'tan korkmadan azmasına ve kibirlenmesine sebep olan şey zenginliğidir. Mülkün tamamının 'ın olduğunu ve dilerse hepsini geri alabileceğini unutmuş, bu hazineleri kendisinin sahip olduğu bazı özelliklerinden dolayı hak ettiğini düşünmüştü:
Gerçek şu ki, Karun, Musa'nın kavmindendi, ancak onlara karşı azgınlaştı. Biz, ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarları, birlikte (taşımaya) davranan güçlü bir topluluğa ağır geliyordu. Hani kavmi ona demişti ki: "Şımararak sevinme, çünkü , şımararak sevince kapılanları sevmez."
"'ın sana verdiğiyle ahiret yurdunu ara, dünyadan da kendi payını (nasibini) unutma. 'ın sana ihsan ettiği gibi, sen de ihsanda bulun ve yeryüzünde bozgunculuk arama. Çünkü , bozgunculuk yapanları sevmez."
Dedi ki: "Bu, bende olan bir bilgi dolayısıyla bana verilmiştir." Bilmez mi, ki gerçekten , kendisinden önceki nesillerden kuvvet bakımından kendisinden daha güçlü ve insan-sayısı bakımından daha çok olan kimseleri yıkıma uğratmıştır. Suçlu-günahkarlardan kendi günahları sorulmaz. (Kasas Suresi, 76-78)
Ayetlerde görüldüğü gibi, Karun aynı ahlaktaki tüm insanlara ibret olarak daha dünyadayken azaplandırılmıştır. Eğer iddia ettiği gibi bir güç sahibi olsaydı kuşkusuz önce kendini bu azaptan kurtarırdı. Ancak ne bilgisi, ne hazineleri, ne de topluluğu ve itibarı onu 'ın gazabından koruyamamıştır:
Sonunda onu da, konağını da yerin dibine geçirdik. Böylece 'a karşı ona yardım edecek bir topluluğu olmadı. Ve o, kendi kendine yardım edebileceklerden de değildi. Dün, onun yerinde olmayı dileyenler, sabahladıklarında: "Vay, demek ki , kullarından dilediğinin rızkını genişletip-yaymakta ve kısıp-daraltmaktadır. Eğer , bize lütfetmiş olmasaydı, bizi de şüphesiz batırırdı. Vay, demek gerçekten inkar edenler felah bulamaz" demeye başladılar. (Kasas Suresi, 81-82)
Karun'un durumu, korkusu taşımadıkları için büyüklenme tutkusuna kapılan ve kendilerini acıklı bir sona sürükleyenlere apaçık bir örnek teşkil etmektedir. Ahiretteki güzel sonucun ise ancak büyüklenmeyen takva sahiplerine ait olduğu bir ayette şöyle bildirilmektedir:
İşte ahiret yurdu; Biz onu, yeryüzünde büyüklenmeyenlere ve bozgunculuk yapmak istemeyenlere (armağan) kılarız. (Güzel) Sonuç takva sahiplerinindir. (Kasas Suresi, 83)
Kıskanç ve Saldırgandır
Dünkü gün adil bir şahit olarak geride kaldı.
Bugün de sana adaletle şahilik edecektir.
Eğer dünü bir kötülükle geçirdiysen,
Bu gün hamd ederek güzellikle iki iyilik işle.
Sakın iyilik işlemeyi yarına bırakma,
Belki yarın olduğunda sen olmayacaksın.






SaNaL FaNi isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   SaNaL FaNi nickli üyeye özel mesaj gönderin SaNaL FaNi tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Alt 07-10-2008, 16:09   #25
SaNaL FaNi
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 13-01-2008
Bulunduğu yer: İlimhazinem kat.3
Mesajlar: 8.595
Rep Gücü: 210
SaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 3017
1805 Mesajda 3020 Teşekkür Aldı
korkusundan uzak insanlar içlerindeki kibiri öyle büyütüp beslemişlerdir ki, iyi olan herşeye yalnız kendilerinin layık olduğunu düşünür, bu yüzden de başkalarının sahip oldukları üstünlükleri kıskanırlar. Bu konuyla ilgili , Kuran'da ibret olarak Hz. Adem'in iki oğlu arasındaki olayı anlatmıştır:
Onlara Adem'in iki oğlunun gerçek olan haberini oku: Onlar ('a) yaklaştıracak birer kurban sunmuşlardı. Onlardan birininki kabul edilmiş, diğerininki kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen) Demişti ki: "Seni mutlaka öldüreceğim." (Öbürü de ", ancak korkup-sakınanlardan kabul eder."

"Eğer beni öldürmek için elini bana uzatacak olursan, ben seni öldürmek için elimi sana uzatacak değilim. Çünkü ben, alemlerin Rabbi olan 'tan korkarım."
"Şüphesiz kendi günahını ve benim günahımı yüklenmeni ve böylelikle ateşin halkından olmanı isterim. Zulmedenlerin cezası budur."
Sonunda nefsi ona kardeşini öldürmeyi (tahrik edip zevkli göstererek) kolaylaştırdı; böylece onu öldürdü, bu yüzden hüsrana uğrayanlardan oldu. (Maide Suresi, 27-30)
korkusu olan bir insan nefsinin kötülüklerinden sakınır. Bunun dışında hiçbir korku insanda, kendi olumsuz özelliklerini köklü bir şekilde düzeltme isteği ve gayreti doğurmaz. Bu nedenle yukarıdaki ayetlerde de açıklandığı üzere 'tan korkmayan kardeşlerden biri nefsinin sınır tanımaz kötülüklerine kendini teslim etmiştir. Kardeşine karşı olan rekabet duygusundan ve kendi kurbanının kabul edilmemesinden kaynaklanan kıskançlık ve öfkesi yüzünden, bir anda öz kardeşini öldürmeye kalkışabilecek bir duruma girmiştir. Bu örnek, nefsine uymanın ve 'tan korkmamanın insana neler yaptırabileceğini, ne kadar korkunç bir hale sokabileceğini gösteren önemli bir ibrettir.
'tan korkmayan insan, nefsine dokunan bir olayda, sırf kendi nefsinin istekleri için karşısındakilere maddi ve manevi zarar vermekten asla çekinmez. Kıskançlık aynı zamanda şeytanın karakterinin de temel özelliğidir. Şeytan da 'ın huzurundan kovulduğunda, Hz. Adem'e karşı olan kin ve kıskançlığı tümüyle ortaya çıkmış ve var gücüyle onun soyundan gelecek insanları cehenneme sürükleyeceğine dair yemin etmiştir. Ne var ki bu yemini yine ancak kendi yandaşları ve dostları için geçerlidir. 'tan korkup sakınan samimi müminler üzerinde ise hiçbir etkisi yoktur.
Dünkü gün adil bir şahit olarak geride kaldı.
Bugün de sana adaletle şahilik edecektir.
Eğer dünü bir kötülükle geçirdiysen,
Bu gün hamd ederek güzellikle iki iyilik işle.
Sakın iyilik işlemeyi yarına bırakma,
Belki yarın olduğunda sen olmayacaksın.






SaNaL FaNi isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   SaNaL FaNi nickli üyeye özel mesaj gönderin SaNaL FaNi tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Alt 07-10-2008, 16:09   #26
SaNaL FaNi
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 13-01-2008
Bulunduğu yer: İlimhazinem kat.3
Mesajlar: 8.595
Rep Gücü: 210
SaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 3017
1805 Mesajda 3020 Teşekkür Aldı
Müstağnidir
"Müstağni", hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, her türlü kusur, eksiklik ve sorundan uzak demektir ve bu sıfat ancak 'a mahsustur. İnsanlar ve diğer tüm canlılar da 'ın yarattığı ve her an O'nun dilemesiyle yaşamlarını sürdüren, birçok acizlik ve ihtiyaç içinde olan varlıklardır. Ancak başta da belirttiğimiz gibi, 'tan korkmayan insanlar, akıl ve şuurları kapandığı için 'a karşı acizlik içinde olduklarını görmezden gelirler. Kendi akıllarını beğenirler ve eksik ya da hatalı olabileceklerini düşünmezler. Kendilerinden son derece emin oldukları için de günaha girmekten sakınmaz, endişe duymazlar. Kuran'da, bu zihniyetin sonucunun "azgınlık" olacağını bildirmiştir:

Hayır; gerçekten insan, azar. Kendini müstağni gördüğünden. (Alak Suresi, 6-7)
Bu insanlar kendilerini herşeyden müstağni gördükleri gibi yaptıklarının cezasını görmekten, bela ve azapla karşılaşmaktan da kendilerini uzak görürler. Bu nedenle azgınlıklarını ısrarla ve şuursuz bir cesaretle sürdürürler.
'ın bir denemesi olarak nimetlerde bir artış olursa azgınlıkları iyice pekişir. Halbuki bu, 'ın onlar için hazırladığı bir denemedir. Ve azgınca yaşadıkları süre arttıkça, cehennemde görecekleri azabın şiddeti de aynı oranda artacaktır:
Onların malları ve evlatları seni imrendirmesin; bunlarla, ancak onları dünyada azablandırmak ve canlarının onlar inkar içindeyken zorluk içinde çıkmasını istiyor. (Tevbe Suresi, 85)
Onlar bu gerçeğin farkında olmadıkları için, 'ın denemek için verdiği güç ve imkanların, kendilerini 'ın azabından koruyabileceği gibi bir yanılgıya düşerler. Örneğin, sağlam ve lüks bir arabanın kendilerini kazadan, yaralanmaktan ya da ölümden, sağlam bir binanın ise depremlerden, felaketlerden, saldırılardan koruyacağını düşünürler. İnsan elbette korunabilmek amacıyla sağlam bir binada oturabilir. Ancak dünyanın en sağlam binası bile yeri geldiğinde büyük bir felaket karşısında yıkılabilir. Bunun gibi söz konusu insanlar, sahip oldukları imkanlarla alacakları diğer pek çok tedbirin kendilerini her türlü tehlike ve beladan koruyabileceğini, sağlıkları ve bedenleri ile ilgili alacakları her türlü önlemin kendilerini sarsılmaz kılacağını sanırlar.
Oysa bu, tamamen sonuçsuz bir çabadır. Tek bir virüs bile 'ın azabını bu insanlara taşımaya yeterlidir. Ya da beyinlerindeki tek bir kılcal damarın çatlaması bu kişilerin sonsuza kadar yaşayacakları azabın başlangıcı olabilir. Hiç kimse ve hiçbir güç, bir insanı 'ın gazabından koruyamaz. bu gerçeğe; "... Benim gazabım, kimin üzerine inerse, muhakkak o, tepetaklak düşmüştür." (Taha Suresi, 81) ayetiyle dikkat çekmiştir.
Dünkü gün adil bir şahit olarak geride kaldı.
Bugün de sana adaletle şahilik edecektir.
Eğer dünü bir kötülükle geçirdiysen,
Bu gün hamd ederek güzellikle iki iyilik işle.
Sakın iyilik işlemeyi yarına bırakma,
Belki yarın olduğunda sen olmayacaksın.






SaNaL FaNi isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   SaNaL FaNi nickli üyeye özel mesaj gönderin SaNaL FaNi tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Alt 07-10-2008, 16:09   #27
SaNaL FaNi
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 13-01-2008
Bulunduğu yer: İlimhazinem kat.3
Mesajlar: 8.595
Rep Gücü: 210
SaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 3017
1805 Mesajda 3020 Teşekkür Aldı
'tan korkmayan kimseler kendilerini ölümden bile müstağni görürler. Bu insanlar için, yakın çevrelerinden henüz yaşı genç bir insanın ölümü ya da makam-mevki, kültür seviyesi gibi konularda kendilerinden üstün gördükleri bir insanın ölümü ani ve beklenmedik durumlardır. Bu kişinin özellikle, bir kaza ya da ağır bir hastalık sonucu ölmüş olması, genç ve sağlıklı görülen bedeninin tanınamayacak, hatta bakılamayacak hale gelmesi, ölümü unutmak isteyen bu tip insanlara büyük bir darbe olur.
Belki de daha bir-iki gün önce beraber oldukları bir insanı, hurda şeklinde yol kenarına çekilmiş bir arabanın kenarında, yerde tanınmayacak şekilde yatarken görmeleri, daha sonra da siyah bir naylon torbanın içine konulup fermuarının boydan boya çekilmesi, unutmaya çalıştıkları birçok şeyi akıllarına getirir. Kendilerine hem yaş, hem hayat tarzı, hem de ruh hali olarak çok benzeyen bir insanı, etrafına üşüşmüş bir kalabalık tarafından yolda yatan cesedi seyredilirken görmek, kalplerini kendi ölümlerine ve ahiretlerine hiç hazırlık yapmamış olmanın verdiği korkuyla doldurur. Çünkü belki de bir-iki gün öncesine kadar üzerindeki kıyafetlerle insanlara hava atan, bütün amacının mesleğinde en üst seviyeye gelmek olduğunu ve din ile ilgilenecek vakti olmadığını anlatan ya da ahiret konusunda alaycı espriler yapan bu tanıdıkları, şimdi çok farklı bir durumdadır. Görevliler yola saçılan ve parçalanmış olan gözlüğünü, ezilen ayakkabılarını veya marka olduğu için hava attığı diğer eşyalarını süpürerek çöpe atarlar. Oldukça beğendiği vücudunun kokmaması için hemen morga kaldırılan ve orada diğer ölülerin bulunduğu soğuk dolaba bırakılan bu insan, bir iki gün içinde de beyaz bir bezin içine sarılarak kendisi için açılan çukurun içine atılır.

Ancak çoğu kişinin, yakını olan bir insanın ölümünden ve bu durumunu görmekten duyduğu korku, çok kısa sürer. Aradan az bir süre geçmeden umursuz ve pervasız zihniyetlerine yeniden geri döner ve ölümü yine kendilerinden uzak görmeye başlarlar. Etraflarında sürekli ölen insanları görmelerine, ahiretin varlığını bilmelerine, bedenlerinin de gitgide yıpranmasına ve ölüme adım adım yaklaşmalarına rağmen 'tan korkup sakınmadıkları için ölümü ısrarla düşünmez kendilerinden uzak görürler. Bu yüzden de çok kısa süreleri kalmasına rağmen kendilerine çeki düzen vereceklerine, kendilerini 'ın dilediği biçimde düzelteceklerine, daha kalın bir gaflet perdesine bürünürler.
Dünyevi Korku ve Endişelerle Doludur
Dünkü gün adil bir şahit olarak geride kaldı.
Bugün de sana adaletle şahilik edecektir.
Eğer dünü bir kötülükle geçirdiysen,
Bu gün hamd ederek güzellikle iki iyilik işle.
Sakın iyilik işlemeyi yarına bırakma,
Belki yarın olduğunda sen olmayacaksın.






SaNaL FaNi isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   SaNaL FaNi nickli üyeye özel mesaj gönderin SaNaL FaNi tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Alt 07-10-2008, 16:09   #28
SaNaL FaNi
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 13-01-2008
Bulunduğu yer: İlimhazinem kat.3
Mesajlar: 8.595
Rep Gücü: 210
SaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 3017
1805 Mesajda 3020 Teşekkür Aldı
inancına ve korkusuna sahip olmayan insan için tüm dünya kaos ve belirsizliklerden oluşur. Herşeyin tesadüfler sonucu geliştiğini, etrafında olup biten olayların da başıboş işlediğini sanır. Bu durumda hiçbir zaman gerçek bir emniyet ve huzur duygusu yaşayamaz. Çünkü her an başına bir şeyler gelebilir, onu üzecek, yıpratacak, zarar verecek olaylar gelişebilir. Gelecekle ilgili sayısız endişeleri ve korkuları vardır. Örneğin amansız bir hastalığa yakalanabilir, tüm parasını kaybedebilir ya da sevdiği bir insandan ayrılabilir. Veya hiç ummadığı felaketler kendisinin ya da yakınlarının başına gelebilir. Tüm bu muhtemel olayları kontrolsüz zannettiği için her birinden ayrı ayrı endişe ve tedirginlik duyar. Her birini kendi kontrolü altına almanın mümkün olmadığını da bildiği için büyük bir çaresizlik ve ümitsizlik içine düşer.
Etrafında kendisini ezmeye, alt etmeye çalışacak sayısız rakipleri vardır. Bunlarla başa çıkabilmesi mümkün değildir. İnsanların kendisi hakkında ne düşündüğüne kadar herşeyi tek tek hesaplamak zorundadır. Bu, ona tarifsiz bir gerilim ve stres yaşatır.

Oysa yalnızca 'tan korkan bir insan saydığımız bu korkuların hiçbiriyle muhatap olmaz. korkusu ve iman bu korkuların hepsini ortadan kaldırır. Herşeyin sahibinin ve yaratıcısının olduğunu, olayların 'ın kontrolünde ve çizdiği kader doğrultusunda geliştiğini, Kendisi'ne inanıp güvenen kullarını 'ın koruyup kollayacağını bilmek iman eden bir insanı her türlü korku ve bağımlılıktan özgürlüğe kavuşturur. Bir ayette şöyle buyrulur:
(ortak koşanlar için) bir örnek verdi: Kendisi hakkında uyumsuz ve geçimsiz bulunan, sahipleri de çok ortaklı olan (köle) bir adam ile yalnızca bir kişiye teslim olmuş bir adam. Bu ikisinin durumu bir olur mu? Hamd, 'ındır. Hayır onların çoğu bilmiyorlar. (Zümer Suresi, 29)
'a iman etmeyen, dolayısıyla 'tan korkmayan insanlar milyonlarca farklı korku yaşarlar. Bu insanlar, insanlardan korkup, çekinirler de bir tek 'tan korkmazlar. 'ın huzurunda hesaba çekilecekleri anı asla akıllarından geçirmez ama işyerinde kendilerinden daha üst mevkideki bir insana, eşlerine, annelerine, babalarına bunun gibi birçok insana verecekleri hesaptan titizlikle sakınırlar.
Dünkü gün adil bir şahit olarak geride kaldı.
Bugün de sana adaletle şahilik edecektir.
Eğer dünü bir kötülükle geçirdiysen,
Bu gün hamd ederek güzellikle iki iyilik işle.
Sakın iyilik işlemeyi yarına bırakma,
Belki yarın olduğunda sen olmayacaksın.






SaNaL FaNi isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   SaNaL FaNi nickli üyeye özel mesaj gönderin SaNaL FaNi tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Alt 07-10-2008, 16:09   #29
SaNaL FaNi
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 13-01-2008
Bulunduğu yer: İlimhazinem kat.3
Mesajlar: 8.595
Rep Gücü: 210
SaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 3017
1805 Mesajda 3020 Teşekkür Aldı
Yalnızca 'a yöneltilmesi gereken korku hissi O'nun yarattıklarına duyulduğunda bu korku kişinin tüm tavır ve davranışlarını da etkileyerek kendisini son derece aşağılık bir konuma sokar. Çünkü kendisinden gerçekten korkulmaya layık olan tek varlık 'tır. Mutlak gücün sahibi O'dur, herşey O'nun dilemesi ve kontrolü altındadır. 'ın bilgisi, ve izni dışında hiçbir şey gerçekleşemez. O'nun dilemesi olmadıkça hiçbir şey insana zarar veremez. Dolayısıyla 'tan başka korkup sakınılması gereken varlık yoktur.
Başta da belirttiğimiz gibi, 'tan değil de başkalarından korkan insanlar, 'ın yarattıklarını 'tan bağımsız bir güç ve irade sahibi olarak görürler. 'ı bırakıp O'nun yarattıklarından medet ummak gibi büyük bir yanılgıya düşerler. Bu beklentilerinin karşılığını hiçbir zaman alamadıkları gibi ömürleri aşağılanarak ve ezilerek geçer. 'a kul olmakta kibirlenen, büyüklenen bu insanlar aslında binlerce insanı razı etmeye çalışırlar.

iman edenlere kesinlikle insanlardan korkmamalarını, yalnızca Kendisi'nden korkmalarını emretmiştir:
... Öyleyse insanlardan korkmayın, Benden korkun ve ayetlerimi az bir değere karşılık satmayın... (Maide Suresi, 44)
... Onlardan korkmayın, Benden korkun, üzerinizdeki nimetimi tamamlayayım. Umulur ki hidayete erersiniz. (Bakara Suresi, 150)
Vicdansız ve Nankördür
Kuran'da 'tan korkup sakınmayanların nankörlüklerine dair pek çok örnek vardır. Fakat bunların içinde belki de en ayrıntılı olarak aktarılan örnek, İsrailoğulları'nın 'a ve peygamberlerine karşı gösterdikleri vicdansızlık ve nankörlüklerdir. İsrailoğulları kimseye verilmeyen nimetlerle donatılmış, kendilerine sayısız mucizeler gösterilmiş, aralarından peygamberler çıkmış bir kavim olduğu halde, içlerindeki birtakım azgın kimseler bunlardan hiç etkilenmemişlerdir. Hz. Musa her defasında onları sabırla eğitmeye çalışmış, ancak onlar "gerçek iman"a ve "'a kul olmaya" asla yanaşmamışlardır. Azabı görünce 'ın affına sığınmışlar, kendilerinden azabı kaldırınca ise yeniden zulme sapmışlardır. onları her affettiğinde, onlar yeniden inkara dönmüşler, hatta O'ndan başka ilahlar edinmişlerdir. Peygamberleri inkarcılara karşı zorlu bir mücadele içindeyken, İsrailoğulları içindeki münafıklar kendi arzu ve beklentilerini, menfaatlerini ön planda tutmuşlar, hiçbir zaman samimi olarak 'a ve O'nun dinine bağlanmamışlardır. Büyük bir nankörlük göstererek, peygamberleri Hz. Musa'yı mücadelenin en zorlu anında tek başına bırakmış ve kendi canlarının ve çıkarlarının derdine düşmüşlerdir. Bununla da kalmamış, son derece küstah ve nankörce tavır ve ifadeler sergilemişlerdir:
Dediler ki: "Ey Musa biz, onlar durduğu sürece hiçbir zaman oraya girmeyeceğiz. Sen ve Rabbin git, ikiniz savaşın. Biz burada duracağız. (Maide Suresi, 24)
Görüldüğü gibi bu insanlar içlerinde korkusu taşımadıklarından, nefisleriyle çatışan bir olay karşısında, derhal 'a ve peygamberine karşı nankör ve asi bir tavır göstermişlerdir. 'ın ve elçisinin daha önce, kendilerini en zorlu düşmanları olan Firavun'un zulmünden kurtardığını, sayısız nimetler verdiğini, onları sürekli imana ve ebedi kurtuluşa davet ettiğini bir anda unutuvermişlerdir.
Dünkü gün adil bir şahit olarak geride kaldı.
Bugün de sana adaletle şahilik edecektir.
Eğer dünü bir kötülükle geçirdiysen,
Bu gün hamd ederek güzellikle iki iyilik işle.
Sakın iyilik işlemeyi yarına bırakma,
Belki yarın olduğunda sen olmayacaksın.






SaNaL FaNi isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   SaNaL FaNi nickli üyeye özel mesaj gönderin SaNaL FaNi tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Alt 07-10-2008, 16:10   #30
SaNaL FaNi
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 13-01-2008
Bulunduğu yer: İlimhazinem kat.3
Mesajlar: 8.595
Rep Gücü: 210
SaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond reputeSaNaL FaNi has a reputation beyond repute
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 3017
1805 Mesajda 3020 Teşekkür Aldı
ALLAH'TAN KORKMAYANLARIN GÖRDÜKLERİ KARŞILIK


Dünyada Gördükleri Karşılık

Kendisi'nden korkup sakınmayan insanlara dünyada gerek fiziki gerekse manevi sıkıntılar yaşatır. Her ne kadar onlar açıkça görülen bir musibet bekleseler de, aslında farkında olmadan maddi manevi sayısız musibetle içiçe bir yaşam sürerler. Onları en çok yanıltan sebeplerden biri de herşeye rağmen birtakım nimetlere hala sahip olabilmeleridir. Örneğin böyle bir kişi zengin olabilir ya da güzel bir görünüme sahip olabilir. O, tüm bunlara aldanarak herşeyin yolunda gittiğini zanneder ve taşkınlıklarına devam eder. Halbuki kendisi farkında değildir ama yaptığı herşeyin Katında an an hesabı tutulmaktadır. Cehennemde ise tüm bunlar karşısına sonsuz bir azap kaynağı olarak çıkacaktır. insanları bu konuda şöyle uyarmıştır:
Artık sen onları, belli bir süreye kadar kendi gafletleri içinde bırak. Onlar sanıyorlar mı ki, kendilerine verdiğimiz mal ve çocuklarla Biz onların hayırlarına koşuyoruz (veya yardım ediyoruz)? Hayır, onlar şuurunda değiller. (Müminun Suresi, 54-56)
Ama elbette bu insanların hepsinin durumu bir değildir. Kimisinin de azabı dünyada başlar.
Dünkü gün adil bir şahit olarak geride kaldı.
Bugün de sana adaletle şahilik edecektir.
Eğer dünü bir kötülükle geçirdiysen,
Bu gün hamd ederek güzellikle iki iyilik işle.
Sakın iyilik işlemeyi yarına bırakma,
Belki yarın olduğunda sen olmayacaksın.






SaNaL FaNi isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   SaNaL FaNi nickli üyeye özel mesaj gönderin SaNaL FaNi tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags: , , ,

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
İnsanlığa faydası ayetlerle sabit meyve YASİN Kur'an-ı Kerim Hakkında Yazı Ve Makaleler 1 21-10-2008 21:30
Uzay resimleriyle ve ayetlerle tefekkur etmek ister misiniz? istikamet Dini Resimler 0 22-09-2008 23:04
Allah Korkusunu Anlamak YASİN ALLAH''a İman 0 08-05-2008 14:00
Abdülhamid'i Anlamak,Herşeyi Anlamak Olacaktır... ISRA Türk Ve Osmanlı Tarihi 0 30-04-2008 21:08
Kurbanı Anlamak METROPOLİS Hac Ve Kurban Kesmek 0 15-12-2007 05:28



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı


Saat 03:53.

Forum Saati + 2 Olarak Ayarlanmıştır.

Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

www.ilimhazinem.com

627 631 632 634 635 636 638 639 642 643 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 681 682 683 685 686 688 689 699 700 701 702 703 704 705 712 717 718 719 720 721 722 724 725 726 727 728 729 730 731 732 734 735 736 737 738 739 740 742 743 744 745 746 753 758 760 761 762 763 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 787 788 789 790 791 792 793 795 796 797 800 801 802 803 805 806 808 809 810 811 814 818 819 820 821 822 824 825 826 827 832 833 836 837 838 839 840 841 842 844 845 846 850 851 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 893 894 895 896 897 898 899 900 901 902 906 908 909 912 913 914 915 916 917 918 919 920 921 922 924 925 926 927 928 929 930 931 932 933 934 935 936 937 938 939 940 941 942 944 945 947 949 952 953 954 955 958 967 970 971 973 980 981 984 987 988 989 990 991 992 993 994 995 999 1000 1001 1002 1003 1004 1005 1006 1007 1008 1009 1010 1011 1013 1014 1015 1016 1017 1018 1019 1020 1021 1022 1023 1024 1025 1026 1027 1028 1029 1030 1031 1032 1033 1034 1035 1036 1037 1038 1039 1040 1041 1042 1043 1044 1045 1046 1047 1048 1049 1050 1051 1052 1053 1054 1056 1057 1058 1059 1060 1061 1062 1063 1064 1065 1066 1067 1068 1069 1070 1071 1072 1073 1074 1075 1076 1077 1078 1079 1080 1081 1082 1083 1084 1085 1086 1087 1088 1089 1090 1091 1092 1093 1094 1095 1096 1097 1098 1099 1100 1101 1102 1103 1104 1105 1106 1107 1108 1109 1110 1111 1113 1114 1115 1116 1117 1118 1119 1120 1121 1124 1125 1128 1129 1130 1131 1135 1136 1137 1138 1139 1140 1141 1142 1143 1144 1145 1146 1147 1148 1149 1150 1151 1152 1153 1154 1155 1156 1157 1158 1159 1160 1161 1162 1163 1164