aşküma
12-10-2008, 23:16
Kul’u Allah’a ***üren pek çok yol vardır. Aynı bir ağacın dalları gibi, sonunda hepsi aynı gövdeden semaya uzanır. Yolların en güzeli, müminin sürekli vecd halinde olmasıdır ki bunu sağlayanlardan biri de namazdır. Hadislerde, namaz için “ Mümin’in miracı” buyurulmuştur. Lakin bu yükselme açık gökyüzünde değil, maneviyat ve kulluk boyutunda uçmak ve Allah’ı Teala’ ın rızasını kazanmaktır. Bu yükselme; Allah’ın huzurunda olduğunu idrakle, gönlünü, düşüncelerini, bütün uzuvlarını O’na yöneltmendir.
Mirac; seccadede başlar, “Allah-u Ekber” denildiği anda , tüm istekler, arzular, her türlü dünyasal duygular geriye atılmış, vücut tüm unsurları ile O’na doğrulmuştur.
Kişi artık Allah’ın huzurundadır, mecazi ifadeyle O’nun kapısını çalmaktadır.. ve kapı açılmış, “Buyur ya Kulum” denilmiştir. Ve kul o durumda, yaşadığı hiçbir dönemde hiç kimsenin karşısında durmadığı bir ifadeyle boyun eğer rüku’a varır.
Tüm zerreleri titrer, duyduğu huzur onun aldığı cevaptır..Secdeye varır..bu şükrandır, bu razı olmaktır, bu kulluğunu en son şekilde ifade etmektir.
Bilir ki, gücü veren O’dur..bilir ki aranılan her ne ise O’nda aranır, O ihsan ederse, her şey O’nda bulunur.
"Sen kendini küçük bir varlık mı sanırsın? Oysa sende büyük bir âlem gizlidir."der Alemlerin Rabbi..
Başını kaldırır..öylece oturur..kendisine söyleneni alır ve ;
Rabbiyle miracında kendisine verilenlere şükreder..Miracına şahit olanlara selam verir..ve hayata yine sonraki miracına kadar, O’na layik kul olma savaşına devam eder.
Artık öğrenmiştir; her seccadeye gidiş, O’nun huzuruna çıkıştır. Her seccade bir rampadır. Kul’u Allah’a ulaştıran rampalar, onu kullanacak olana, Allah’ın kapısını çaldıran rampalar..
Her secdeye varış da; kulluğunu ikrardır ve sonu vuslattır O güzeller güzeli Sevgili ile..
Ne demiş uğruna alemler yaratılan Cihan Serveri ;
“Namaz, kişinin kalbinde bir nurdur; artık sizden içini aydınlatmak dileyen, kalbindeki nurunu artırmaya çalışsın”
Rabbim; yüreklerinde O’nun aşkını taşıyan herkesi, onları Allah’a ulaştıran bu rampalardan uzak eylemesin…
Mirac; seccadede başlar, “Allah-u Ekber” denildiği anda , tüm istekler, arzular, her türlü dünyasal duygular geriye atılmış, vücut tüm unsurları ile O’na doğrulmuştur.
Kişi artık Allah’ın huzurundadır, mecazi ifadeyle O’nun kapısını çalmaktadır.. ve kapı açılmış, “Buyur ya Kulum” denilmiştir. Ve kul o durumda, yaşadığı hiçbir dönemde hiç kimsenin karşısında durmadığı bir ifadeyle boyun eğer rüku’a varır.
Tüm zerreleri titrer, duyduğu huzur onun aldığı cevaptır..Secdeye varır..bu şükrandır, bu razı olmaktır, bu kulluğunu en son şekilde ifade etmektir.
Bilir ki, gücü veren O’dur..bilir ki aranılan her ne ise O’nda aranır, O ihsan ederse, her şey O’nda bulunur.
"Sen kendini küçük bir varlık mı sanırsın? Oysa sende büyük bir âlem gizlidir."der Alemlerin Rabbi..
Başını kaldırır..öylece oturur..kendisine söyleneni alır ve ;
Rabbiyle miracında kendisine verilenlere şükreder..Miracına şahit olanlara selam verir..ve hayata yine sonraki miracına kadar, O’na layik kul olma savaşına devam eder.
Artık öğrenmiştir; her seccadeye gidiş, O’nun huzuruna çıkıştır. Her seccade bir rampadır. Kul’u Allah’a ulaştıran rampalar, onu kullanacak olana, Allah’ın kapısını çaldıran rampalar..
Her secdeye varış da; kulluğunu ikrardır ve sonu vuslattır O güzeller güzeli Sevgili ile..
Ne demiş uğruna alemler yaratılan Cihan Serveri ;
“Namaz, kişinin kalbinde bir nurdur; artık sizden içini aydınlatmak dileyen, kalbindeki nurunu artırmaya çalışsın”
Rabbim; yüreklerinde O’nun aşkını taşıyan herkesi, onları Allah’a ulaştıran bu rampalardan uzak eylemesin…