efraiil
14-10-2009, 23:16
İkinin ikincisi:
Ebubekir olmak!
Peygamber Efendimiz: "Ebu Bekir’in arkadaşlığı kadar bana güven veren bir arkadaşlık ve onun malı kadar bana güvenli olan bir mal olmamıştır. Eğer Rabbimin dışında kendime bir dost bulmak isteseydim, bu dost, Ebu Bekir olurdu. Ne var ki din kardeşliği de yeterli bir dostluktur" diyor, onun hakkında. Kur’an-ı Kerim’de övülen, ikiden ikincisi olarak işaret edilen Hz. Ebu Ebubekir gibi olmak mümkün mü? Gerçek bir önder ve örnek olarak Hz. Ebu Bekir’i tanıyıp, onun gibi olmak mümkün mü?
Peygamber (sav) Hıra’dan indikten sonra kimsenin yanına yanaşmadığı, davetine kulak asmadığı en zor günde "Ben sana inandım" diyen erkeklerin ilki oldu.
O ilk ve tekti.
***
İman ettikten sonra, geri kalan insanların küfür içinde bocalamalarından endişelenip davete çıkan ve Osman bin Affan, Zübeyir bin Avvam, Talha bin Ubeydullah, Sa’d İbnu Ebi Vakkas, Abdurrahman İbnu Avf gibi cennete müjdelenen sahabelerden beşini müminler arasına kattı.
O ilk ve tekti.
***
Müşriklerin karşısına dikildi. Onların önünde imanını haykırdı ve ölesiye dövüldü. Kendine geldiğinde ilk sorusu "Resulullah nasıldır acaba?" oldu.
O ilk ve tekti.
***
Malını Allah yoluna harcadı ve köleleri azat ettirip, Bilaller’i müminlerin arasına kattı.
O ilk ve tekti.
***
Peygamber (sav)’a, hicretinde arkadaş oldu, onunla mağarada yalnızlığını paylaştı.
O ilk ve tekti.
***
Peygamber (sav) ümmeti arasında en çok sevdiği, kendisinden sonra ümmetinin en değerlisi, peygamberlerden sonra cennete ilk gireni ve ölünce Peygamber (sav)’ın hemen yanına gömülen ilk yakını o oldu.
O ilk ve tekti.
***
Allah için kim ne verecek dendiğinde, elinde avucunda ne varsa tamamını getirdi. "Geride ailene neyi bıraktın?" sorusuna da "Allah ve Resulü’nü bıraktım" dedi.
O ilk ve tekti.
***
Miraçtaki aklı zorlayan haberleri doğrulayıp destekledi. "Vallahi O diyorsa doğrudur", dedi.
O ilk ve tekti.
***
Peygamber (sav)’ın, bütün savaşlarına istisnasız katılıp hep yanında oldu.
O ilk ve tekti.
***
Peygamber’den sonra Müslümanların başında bir lider olarak yaptığı ilk konuşmada:
"Ey İnsanlar!
En iyiniz olmadığım halde başınız oldum.
İyi iş yaparsam bana yardım edin. Hata edersem beni düzeltin. Doğruluk emanettir. Yalan da hıyanettir. Sizin aranızdaki zayıf, ben onun hakkını alıncaya kadar güçlüdür. Güçlü de ben ondan hakkı alıncaya kadar zayıftır… Allah’a ve Resulüne itaat ettiğim sürece siz de bana itaat edin. Ben Allah’a ve Resulü’ne asi olursam bana itaat etmeniz gerekmez."
Diyerek Müslüman bir lidere ait görüntüyü çizdi.
O ilk ve tekti.
***
Peygamber aleyhisselamın ölüm haberinden sonra o büyük şoku ilk önce o atlattı. Sonra da birliğe ve ibadete çağırdı.
O ilk ve tekti.
***
Peygamber aleyhisselamın vefatından sonra Müslümanların üzerinde tereddütsüz ittifak ederek seçtikleri ilk liderdi.
O ilk ve tekti.
***
Kur’an’ı bir araya getirip koruma altına aldı.
O ilk ve tekti.
Kimde bu özellikler varsa o cennetliktir
Bir gün Peygamberimiz arkadaşlarıyla birlikte otururken dediler ki;
- Bugün sizden kim oruçludur?
Ebu Bekir:
- Ben, dedi.
- Sizden bugün kim bir cenaze kaldırdı?
Ebu Bekir:
- Ben, dedi.
- Bu gün içinizden bir hasta ziyaret eden var mı?
Ebu Bekir:
- Ben, dedi.
- İçinizden bu gün bir sadaka veren var mı?
Ebu Bekir:
- Ben, dedi.
O zaman Peygamberimiz buyurdu ki;
"Kimde bu özellikler toplanmışsa o cennetliktir"
Ebu Bekir’in tavrı
Hz. Ebu Bekir, dünya ve ahiret işlerinde ciddi idi. Sınırı asla aşmazdı. Sahabe-i kiram arasında en isabetli görüşleri söylerdi. En güzel rüya yorumunu o yapardı. Ashab arasında sözleri, fiilleri ve değerlendirmesi en mükemmel olandı. İnsanlar arasında Allah’ı en iyi bilen ve Allah’tan en çok korkandı.
Yediklerinin ve içtiklerinin helâl olup olmamasına çok dikkat ederdi. Eğer şüpheli bir lokma ağzına götürmüş olsa, haram olduğunu anladığı esnada derhal onu çıkarırdı.
Bir gün Hz. Ebu Bekir’in hizmetçisi, kendisine yemek getirmişti. Yemeğe başlayınca hizmetçisi, "Efendim, daha önce sofraya her getirdiğim yemeği nereden, nasıl hazırladığımı soruyordunuz. Bugün hiç sormadınız" dedi. Hz. Ebu Bekir, "Açlık onu sormamı bana unutturdu" dedi.
Ardından hizmetçisine, "Peki bunları nereden getirdin?" diye sordu. Hizmetçisi, "Efendim, ben Müslüman olmadan önce sihir yapardım. Biri bana sihir yapmam karşılığında yemek vaat etmişti. Onlar, şimdi düğün yapıyorlar, bana da yemek ikram ettiler" dedi. Hz. Ebu Bekir Efendimiz, "Bu, sihir karşılığında verilen bir yemek mi?" diye sordu ve istifra etti.
Yanındakiler, "Ey Ebu Bekir! Bu haram değil, hırsızlık hiç değil. Bir lokma için niçin kendine bu kadar ıstırap ediyorsun?" dediler. Hz. Ebu Bekir şöyle dedi:
Eğer canım çıkma pahasına da olsa bu lokmayı çıkartırım. Zira Peygamber Efendimiz (sav), "Haram yiyen her ceset, cehenneme daha lâyıktır ve yakındır" ...
http://parkingmusic.com/files/Ummanında Kaybolduğum Nursun.mp3
Ebubekir olmak!
Peygamber Efendimiz: "Ebu Bekir’in arkadaşlığı kadar bana güven veren bir arkadaşlık ve onun malı kadar bana güvenli olan bir mal olmamıştır. Eğer Rabbimin dışında kendime bir dost bulmak isteseydim, bu dost, Ebu Bekir olurdu. Ne var ki din kardeşliği de yeterli bir dostluktur" diyor, onun hakkında. Kur’an-ı Kerim’de övülen, ikiden ikincisi olarak işaret edilen Hz. Ebu Ebubekir gibi olmak mümkün mü? Gerçek bir önder ve örnek olarak Hz. Ebu Bekir’i tanıyıp, onun gibi olmak mümkün mü?
Peygamber (sav) Hıra’dan indikten sonra kimsenin yanına yanaşmadığı, davetine kulak asmadığı en zor günde "Ben sana inandım" diyen erkeklerin ilki oldu.
O ilk ve tekti.
***
İman ettikten sonra, geri kalan insanların küfür içinde bocalamalarından endişelenip davete çıkan ve Osman bin Affan, Zübeyir bin Avvam, Talha bin Ubeydullah, Sa’d İbnu Ebi Vakkas, Abdurrahman İbnu Avf gibi cennete müjdelenen sahabelerden beşini müminler arasına kattı.
O ilk ve tekti.
***
Müşriklerin karşısına dikildi. Onların önünde imanını haykırdı ve ölesiye dövüldü. Kendine geldiğinde ilk sorusu "Resulullah nasıldır acaba?" oldu.
O ilk ve tekti.
***
Malını Allah yoluna harcadı ve köleleri azat ettirip, Bilaller’i müminlerin arasına kattı.
O ilk ve tekti.
***
Peygamber (sav)’a, hicretinde arkadaş oldu, onunla mağarada yalnızlığını paylaştı.
O ilk ve tekti.
***
Peygamber (sav) ümmeti arasında en çok sevdiği, kendisinden sonra ümmetinin en değerlisi, peygamberlerden sonra cennete ilk gireni ve ölünce Peygamber (sav)’ın hemen yanına gömülen ilk yakını o oldu.
O ilk ve tekti.
***
Allah için kim ne verecek dendiğinde, elinde avucunda ne varsa tamamını getirdi. "Geride ailene neyi bıraktın?" sorusuna da "Allah ve Resulü’nü bıraktım" dedi.
O ilk ve tekti.
***
Miraçtaki aklı zorlayan haberleri doğrulayıp destekledi. "Vallahi O diyorsa doğrudur", dedi.
O ilk ve tekti.
***
Peygamber (sav)’ın, bütün savaşlarına istisnasız katılıp hep yanında oldu.
O ilk ve tekti.
***
Peygamber’den sonra Müslümanların başında bir lider olarak yaptığı ilk konuşmada:
"Ey İnsanlar!
En iyiniz olmadığım halde başınız oldum.
İyi iş yaparsam bana yardım edin. Hata edersem beni düzeltin. Doğruluk emanettir. Yalan da hıyanettir. Sizin aranızdaki zayıf, ben onun hakkını alıncaya kadar güçlüdür. Güçlü de ben ondan hakkı alıncaya kadar zayıftır… Allah’a ve Resulüne itaat ettiğim sürece siz de bana itaat edin. Ben Allah’a ve Resulü’ne asi olursam bana itaat etmeniz gerekmez."
Diyerek Müslüman bir lidere ait görüntüyü çizdi.
O ilk ve tekti.
***
Peygamber aleyhisselamın ölüm haberinden sonra o büyük şoku ilk önce o atlattı. Sonra da birliğe ve ibadete çağırdı.
O ilk ve tekti.
***
Peygamber aleyhisselamın vefatından sonra Müslümanların üzerinde tereddütsüz ittifak ederek seçtikleri ilk liderdi.
O ilk ve tekti.
***
Kur’an’ı bir araya getirip koruma altına aldı.
O ilk ve tekti.
Kimde bu özellikler varsa o cennetliktir
Bir gün Peygamberimiz arkadaşlarıyla birlikte otururken dediler ki;
- Bugün sizden kim oruçludur?
Ebu Bekir:
- Ben, dedi.
- Sizden bugün kim bir cenaze kaldırdı?
Ebu Bekir:
- Ben, dedi.
- Bu gün içinizden bir hasta ziyaret eden var mı?
Ebu Bekir:
- Ben, dedi.
- İçinizden bu gün bir sadaka veren var mı?
Ebu Bekir:
- Ben, dedi.
O zaman Peygamberimiz buyurdu ki;
"Kimde bu özellikler toplanmışsa o cennetliktir"
Ebu Bekir’in tavrı
Hz. Ebu Bekir, dünya ve ahiret işlerinde ciddi idi. Sınırı asla aşmazdı. Sahabe-i kiram arasında en isabetli görüşleri söylerdi. En güzel rüya yorumunu o yapardı. Ashab arasında sözleri, fiilleri ve değerlendirmesi en mükemmel olandı. İnsanlar arasında Allah’ı en iyi bilen ve Allah’tan en çok korkandı.
Yediklerinin ve içtiklerinin helâl olup olmamasına çok dikkat ederdi. Eğer şüpheli bir lokma ağzına götürmüş olsa, haram olduğunu anladığı esnada derhal onu çıkarırdı.
Bir gün Hz. Ebu Bekir’in hizmetçisi, kendisine yemek getirmişti. Yemeğe başlayınca hizmetçisi, "Efendim, daha önce sofraya her getirdiğim yemeği nereden, nasıl hazırladığımı soruyordunuz. Bugün hiç sormadınız" dedi. Hz. Ebu Bekir, "Açlık onu sormamı bana unutturdu" dedi.
Ardından hizmetçisine, "Peki bunları nereden getirdin?" diye sordu. Hizmetçisi, "Efendim, ben Müslüman olmadan önce sihir yapardım. Biri bana sihir yapmam karşılığında yemek vaat etmişti. Onlar, şimdi düğün yapıyorlar, bana da yemek ikram ettiler" dedi. Hz. Ebu Bekir Efendimiz, "Bu, sihir karşılığında verilen bir yemek mi?" diye sordu ve istifra etti.
Yanındakiler, "Ey Ebu Bekir! Bu haram değil, hırsızlık hiç değil. Bir lokma için niçin kendine bu kadar ıstırap ediyorsun?" dediler. Hz. Ebu Bekir şöyle dedi:
Eğer canım çıkma pahasına da olsa bu lokmayı çıkartırım. Zira Peygamber Efendimiz (sav), "Haram yiyen her ceset, cehenneme daha lâyıktır ve yakındır" ...
http://parkingmusic.com/files/Ummanında Kaybolduğum Nursun.mp3