İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter


Geri git   İLİMHAZİNEM Hepimize Yeter > PEYGAMBERİMİZ (S.A.V.)'İN SÜNNETİ,ÖRNEK HAYATI VE HADİS-İ ŞERİFLERİ > (S.A.V.)'in Ashab-ı Kiramı

Kayıt ol Arama Bugünün Mesajları Forumları Okundu Kabul Et

Aklimiz vardi, ama hidayetimiz yoktu

Görüntülemeler : 74  √  Cevap Sayısı : 1

Görüntüleyenler Üyeler:   √ Misafir:1

Yeni Konu aç Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 07-09-2009, 05:02   #1
güzide
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 22-11-2008
Mesajlar: 215
Rep Gücü: 15
güzide is a jewel in the roughgüzide is a jewel in the roughgüzide is a jewel in the roughgüzide is a jewel in the rough
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 17
88 Mesajda 168 Teşekkür Aldı
Aklimiz vardi, ama hidayetimiz yoktu

Hz. Ömer’in hilafet günleri, İslam’ın izzet, şeref ve adalet günleridir. On buçuk yıl süren hilafet görevi ile değil sadece dostlarına, düşmanlarına bile bir çok şey öğretmiştir. İmamet ve hilafetin ne demek olduğunu çok iyi anlayan o yüce insan, bir ömür İslam toplumunu büyük bir dikkat ile yönetmiş, en küçük bir sapmaya yada bozulmaya karşı çok ciddi önlemler almıştı. İşte o günlerin birinde altı yıl Nübüvvetin mesajına, cahiliyenin kendi üzerinde oluşturduğu taassuptan dolayı karşı olan Hz. Ömer, Peygamber Mescidinde, genç neslin ellerindeki en büyük imkân olan imanın yüceliğini anlamaları için cahiliye ile İslam arasındaki farkları onlara anlatıyor.
Zaman zaman duygulanan, zaman zaman kızan Raşid Halife, özellikle Medine’nin gençlerine İslam’ın kıymet ve değerini öğretme adına diyor ki: “Biz öyle karanlık bir zaman diliminde yaşadık ki! Kız çocuklarımızı ‘hadi dayına gidiyoruz’ diye yanımıza alır; Mekke’nin dışına çıkarır, kendi ellerimizle kazdığımız çukurlara diri diri onları gömerdik. Yine ellerimizle helvadan putlar yapar, acıkınca biraz önce önünde el-pençe divan durduğumuz o putları yerdik.”
Hz. Ömer’i “İbnu’l-Faruk/Faruk’un Oğlu” olarak tanıyan ve yüce kameti hiç kimselerin akıllarına gelmeyen ince, derin ve uzak görüşlülüğü ile bilen ve Hz. Peygamber’den onun hakkında; “Ömer’in dilinin üzerinde meleğin dili vardır; Ömer konuşan değil, konuşturulandır” sözlerini işiten o gençler, böyle bir insanın nasıl kız çocuklarının gömülmesine seyirci kaldığını ve nasıl helvadan yapılmış putlara tazim ederek cahiliyenin inançlarına kapı açtığını bir türlü anlayamıyorlardı. Çünkü onlar Hz. Ömer’i hep farukiyeti ile tanımışlardı. Cemaatte bulunan bir genç daha fazla dayanamadı, ayağa kalktı ve Hz. Ömer’e dedi ki: “Ey Müminlerin Emiri! Siz cahiliyede bu işleri yaparken aklınız yok muydu? Ancak aklı olmayan biri bunları yapabilir!”
Bir anda Hz. Ömer’in yüzünde acı bir tebessüm belirdi ve üzerinde durup saatlerce düşüneceğimiz şöyle bir cevap verdi:
Ya Büneyye! İndena akıl, ve lakin lem tekün indena hidayet” yani “Ey Evladım! Aklımız vardı, ama hidayetimiz yoktu.”

Öyle ya, hidayetsiz akıl ne işe yarar ki! Hidayetsiz akıl, ışıktan mahrum olan göz gibidir. Gözü olup da, ışıktan mahrum biri, var olan gözüne rağmen halen nasıl körlük çekiyorsa; aklı olup da, hidayetten mahrum olan biri de, akıl gibi büyük bir nimete rağmen, delilere rahmet okutacak işler yapabilir. İşte Hz. Ömer cahiliye günlerinde kendilerinde olan en büyük eksikliği böyle dile getiriyor ve Medine’nin genç Müslümanlarına hidayetin ne kadar önemli olduğunu veciz bir şeklide böyle ifade ediyordu.
Hz. Ömer, İslam’ın kıymetini çok iyi anlayan biriydi. O, cahiliyenin zifiri karanlığından, en büyük hidayet kaynağı olan Kur’an’ın mesajları ile kurtulmuştu. Bunun içinde; “İslam’dan daha büyük şeref mi olur?” diyordu. Ömerü’l-Faruk biliyordu ki; Kur’ansız bir dünya, aklını kaybeden yani, deli olan bir insan gibidir. Çünkü “Kur’an, dünyanın aklıdır.” Kur’an gibi bir nimetten mahrum olan birinden hayatının tamamında bir istikrar, düzen ve adalet beklemek boşa bir bekleyiştir.
Kur’an’ın hidayet dağıtan mesajlarından önce, o günün dünyasında en modern ve en ilerici olan Mekke toplumunun cahiliye diye isimlendirilmesi asla o insanların bilinen manada bir cahil oldukları yanlışına bizleri düşürmemelidir. Unutmamalıyız ki, o günün Mekke’si coğrafi, tarihi, iktisadi ve kültürel anlamda dünyanın merkezi konumundaydı. Böyle üstün meziyetleri olmasına rağmen cahiliye diye isimlendirilmesi, hidayetten ve hidayetin en büyük kaynağı olan Kur’an’dan mahrum olmalarından kaynaklanıyordu.
Bu bilgiler ışığında o günlerden bu günlerimize bir pencere açarsak; modern cahiliyenin mahrum olduğu şeyinde, Mekke cahiliyesi ile aynı olduğunu görmekte zorlanmayız. Bugün koca koca adamların, isimlerinin önünde ve arkasında büyüklüklerini (!) ifade eden unvanlar taşımalarına rağmen, dağdaki hiçbir şeyden haberi olmayan ümmi bir çobanı dahi güldüren sözlerini duyunca, hidayetin kıymet ve değerini daha iyi anlıyor; bu insanların gözlerine rağmen körlük çekmelerini, akıllarına rağmen dengeden mahrum işler yapmalarının sebebini daha iyi bir anlıyoruz.
Ne diyelim; Rabbim hepimize hidayet versin. Hidayetin yegâne kaynağı olan Kur’an’ın hayat veren mesajlarını anlamayı bizlere nasip etsin. Dünyalarımızı karartmak isteyen, hidayet mahrumlarının, ahiretlerini kurtarmak zorunda olduğumuz gerçeğini bizlere unutturmasın. (âmin)

m.emin yıldırım
güzide isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   güzide tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Yandaki Kullanıcılar güzide Arkadaşımıza Teşekkür Etti
HaZaN (01-12-2009)
Alt 01-12-2009, 01:05   #2
şehide
 
Avatar Yok
 
Bilgileriniz
 
Üyelik tarihi: 19-07-2008
Yaş: 24
Mesajlar: 865
Rep Gücü: 30
şehide is a glorious beacon of lightşehide is a glorious beacon of lightşehide is a glorious beacon of lightşehide is a glorious beacon of lightşehide is a glorious beacon of light
Teşekkürler
Teşekkür Sayısı: 105
272 Mesajda 446 Teşekkür Aldı
Ya Büneyye! İndena akıl, ve lakin lem tekün indena hidayet” yani “Ey Evladım! Aklımız vardı, ama hidayetimiz yoktu.”

cümlemize hidayetini nakşet RABBİM



Sen 55 yıl Mescid- i Aksa' nın nöbetiyle şereflenen ecdad...
Ben bir kere onu göremeden öleceği için korkan bir evlad...

Allah Mescid- i Aksa yollarını açsın..Bizi de oralara gidip, müslümanın derdine ortak olmaya çağırsın...




RABBİM; BANA ŞEHADETİ NASİP EDECEK AMELLER NASİP EYLE!
(amin)
şehide isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   şehide nickli üyeye özel mesaj gönderin şehide tarafından gönderilen bütün mesajları bul Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags: , ,

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Ama anne onun sizden baska kimsesi yoktu… ISRA Öykü Ve hikaye 0 26-08-2008 12:56
Abdurrahman Yalçınkaya yine yoktu ISRA Güncel Haberler 0 26-04-2008 02:10
Vadi'de adı vardı, kendisi yoktu haberci Güncel Haberler 0 25-04-2008 01:40



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı


Saat 11:33.

Forum Saati + 2 Olarak Ayarlanmıştır.

Powered by vBulletin® Version 3.8.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

www.ilimhazinem.com

Lisanlı Bir Forum Sitesidir

627 631 632 634 635 636 638 639 642 643 645 646 647 648 649 650 651 652 653 654 655 656 657 658 659 660 661 662 663 664 665 666 667 668 669 670 671 672 673 674 675 676 677 678 679 681 682 683 685 686 688 689 699 700 701 702 703 704 705 712 717 718 719 720 721 722 724 725 726 727 728 729 730 731 732 734 735 736 737 738 739 740 743 744 745 746 753 758 760 761 762 763 765 766 767 768 769 770 771 772 773 774 775 776 777 778 787 788 789 790 791 792 793 795 796 797 800 801 802 803 805 806 808 809 810 811 814 818 819 820 821 822 824 825 826 827 832 833 836 837 838 839 840 841 842 844 845 846 850 851 854 855 856 857 858 859 860 861 862 863 864 865 866 867 871 872 873 874 875 876 877 878 879 880 881 882 883 884 885 886 887 888 889 898 899 900 901 902 906 908 909 912 913 914 915 916 917 918 919 920 921 922 924 925 926 927 928 929 930 931 932 933 934 935 936 937 938 939 940 941 942 944 945 947 949 952 953 954 955 958 967 970 971 973 980 981 984 987 988 989 990 991 992 993 994 995 999 1000 1001 1002 1003 1004 1005 1006 1007 1008 1009 1010 1011 1013 1014 1015 1016 1017 1018 1019 1020 1021 1022 1023 1024 1025 1026 1027 1028 1029 1030 1031 1032 1033 1034 1035 1036 1037 1038 1039 1040 1041 1042 1043 1044 1045 1046 1047 1048 1049 1050 1051 1052 1053 1054 1056 1057 1058 1059 1060 1061 1062 1063 1064 1065 1066 1067 1068 1069 1070 1071 1072 1073 1074 1075 1076 1077 1078 1079 1080 1081 1082 1083 1084 1085 1086 1087 1088 1089 1090 1092 1093 1094 1095 1096 1097 1098 1099 1100 1101 1102 1103 1104 1105 1106 1107 1108 1109 1110 1111 1113 1114 1115 1116 1117 1118 1119 1120 1121 1124 1125 1128 1129 1130 1131 1135 1136 1137 1138 1139 1140 1141 1142 1143 1144 1145 1146 1147 1148 1149 1150 1151 1152 1153 1154 1155 1156 1157 1158 1159 1160 1161 1162 1163 1164 1165 1166 1167 1168 1169 1170 1171 1172 1173 1174 1175 1176 1177 1178 1179 1180 1181 1182 1183 1184 1185 1186 1187 1188 1189 1190 1191 1192 1193 1194